• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Sevgide vefa

Okunuyor :
Sevgide vefa

bziya

Kıdemli
Üye

Silsile-i aliyye büyüklerinden Seyyid Tâhâ hazretleri buyuruyor ki:


(Üstadına muhabbet ve onun sohbetinde bulunmak, her şeyden üstündür; çünkü üstad, kemal mertebelerin en yükseğine kavuşturmak ve ona marifetleri vermekle, talebesinin hastalıklarını tedavi eder.

İki şeyi size tavsiye ederim, birisi dinin sahibine uymak, ikincisi bağlı bulunduğunuz zata muhabbet etmek. Eğer bu iki şey sizde varsa, geri kalan, ister olsun, ister olmasın, hiç üzülmeyin!

Şah-ı Nakşibend hazretleri, yolunun esasını, Eshab-ı kiramın yolu üzere kurdu. Onlar Resulullahın muhabbetiyle şereflendikleri gibi, bize de üstada muhabbetin şerefi gerekir.

Bizim yolumuzun yolcularının faydaları, ana ve babalarına, hatta yedi sülalesine ulaşır.

Büyüklerimizin yolunu inkâr edenden, aslandan kaçar gibi kaçmalı. Bunun ekmeğini yiyenin kalbi, zikre karşı 40 gün ölür. Bu inkârcılar, Resulullahın zamanında olsaydı, onu da inkâr ederlerdi.) ( Not : Ehli sünnet kaynaklarını adeta bir müctehid edasında kendi yarım aklına göre ele alıp kaynak vermeden hezeyanlar savuran , medresesiz , cühela sıfatlarını ilmi ledünni masalları ile destekleme gayretinde olan , ehli sünnet büyüklerini yalanlarına alet etmekten geri durmayan ve Ehli Sünnet alimlerine saygı ve edepsizlikte ileri giden SAİD NURSİ'nin hakikatini kavramak için bu nasihat dahi bir müslüman için yeterlidir.

Van’ın Gürpınar ilçesinden genç bir tüccar, Nehri’ye gidip, Seyyid Tâhâ hazretlerine talebe olmak istedi. Kabul edilince, verdikleri tesbihi de alıp geri evine geldi.

Bu zat, talebe olduktan birkaç gün sonra, hayvanlarının bir kısmını kurt kaparak telef etti. Bütün işleri ters gitmeye başladı. Şeytan, (Bu hocaya bağlanmak sana yaramadı, uğursuz geldi) diye vesvese verdi. O talebe nihayet, Seyyid Tâhâ hazretlerinin daha önce kendisine hediye ettiği tesbihi de yanına alıp, hocasından ayrılmak maksadıyla onun evine geldi. Kapıyı Köse Halife açtı. Hocasıyla görüşmek istediğini bildirdi. O da şu anda evde olmadığını söyledi. Bunun üzerine, hocasından ayrıldığını, bir daha gelmeyeceğini söyleyerek, tesbihi de hocasına verilmesi için Köse Halife’ye iade etti. Seyyid Tâhâ hazretleri eve geldiğinde, Köse Halife durumu arz edip, tesbihi takdim ettiğinde, tebessüm buyurdu.

Aradan aylar geçmişti. Seyyid Tâhâ hazretleri, bir gün öğle vakti namaza kalkarken, birden ellerini uzatıp, (Def ol, ya lâin!) buyurup namaza başladılar. Namazdan sonra Köse Halife sordu:

─ Efendim, mübarek ellerinizi uzatıp, öyle söylemenizdeki hikmet ne idi?

─ Gürpınar’da bir Müslüman ölmek üzereyken, şeytan imansız gitmesine çalışıyordu. Büyüklerin bereketiyle defedildi. Adam imanla vefat etti.

─ Efendim, o zat, tesbihi iade eden genç tüccar mı?

─ Evet, oydu.

─ Peki, hocam, o edepsizlik edip hediyenizi iade ettiği halde, neden yardım ettiniz?

─ Birkaç gün de olsa bizi sevdi. Biz de, onun sevgisine vefa gösterdik.


Kaynak : Dinimiz İslam / Evliyalar Ansiklopedisi
 

tansxx

Kıdemli
Üye
selam ederim;

ahde vefa sevgide vefa birtek insandamı var? bazı insanlarda yok amma KÖPEK de bile var. sakın onlara hayvan deyip geçmeyin duyguda pek çok insandan üstündürler bu zamanda malesef.

sevgide vefaya birde ben örnek vermek isterim, hachiko;

bir hayvan. bir köpek. 1924 yılında tokyo üniversitesinde görev yapan japon profesör hidesabura ueno, küçük bir köpek yavrusu edindi kendine. profesör ueno, japoncada "sekiz tane" anl***** gelen hachiko adını koydu köpeğine.
safkan akita cinsi beyaz bir erkek olan hachiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden metroya yürüyen sahibine eşlik etti. metronun dış kapısına kadar getirdiği sahibini uğurladıktan sonra da eve döndü. çok geçmeden bir akşam üniversite dönüşünde metronunn çıkışında hachiko'yu kendisini beklerken gördü profesör ve çok şaşırdı. bu akıllı köpek sahibinin eve dönüş saatlerini hesaplayarak ve aynı yolu kullanacağını düşünerek metronun önüne gitmişti.
ondan sonraki bir yıl boyunca her sabah sahibini metroya kadar götürdü, her akşam iş çıkışında da metronun önünde karşıladı hachiko. hiç saatini şaşırmadı.
ama bir akşam metrodan çıkmadı profesör, gözleri metronun kapısında gece boyunca bekledi hachiko.
bir sonraki akşam yine yoktu profesör. üçüncü akşam metrodan yine çıkmadı. üniversitede kalp krizi geçirip ölmüştü profesör.
hachiko her akşam sahibim metrodan çıkar diye inatla bekledi. haftalar, aylar boyunca her akşam tokyo metrosunun shibuya istasyonunun kapısına gitti. tam 10 yıl boyunca. 12 yaşındayken metronun kapısında öldü hachiko.
bugün tokyo'ya gidenlerin shibuya istasyonunun kapısında karşılaştığı köpek heykeli hachiko'dur.
japonlar, sadakat ve insan hayvan ilişkisinin sembolü olarak ölümünden hemen sonra 10 yıl boyunca sahibini beklediği yere heykelini diktiler hachiko'nun.
ikinci dünya savaşı'ndan sonra da unutmadılar ve savaş sırasında tahrip olan heykelin yerine 1948'de yenisini diktiler.
bugün shibuya istasyonunun o kapısı hachiko çıkışı olarak biliniyor ve tokyo'nun en önemli buluşma merkezlerinden biridir. her yıl hachiko'nun ölüm yıldönümü olan 8 nisan'da da bir çok hayvansever heykelin önünde buluşurlar.
hachiko'nun hikayesi 1987 yılında bir japon filmine de konu oldu. ülkemizde de japon filmleri festivali'nde gösterilmişti.
70 yıl önce yaşanmış bu köpek hikayesinin şimdi de hollywood versiyonu çekildi ve hachiko'nun sahibi profesörü richard gere canlandırdı.
 
Üst Alt