Sevgi, hoşgörü, dostluk ve barış

SEVGİ, HOŞGÖRÜ, DOSTLUK VE BARIŞ

İnsanların beslenme, barınma, güvenlik yanında her zaman ihtiyaç duyduğu konu, sevgi, hoşgörü, dostluk ve barıştır.
Türkiye de, bölge de, dünya da yaşanılan olaylar, sevgiye ve hoşgörüye ne kadar muhtaç olunduğunu gösteriyor.
İnsan; sevgi ve gönül e verilen değer ışığında insanlığın anlamını anlar.
Amaç; sevgi, dostluk ve barıştır. Bu yolla insanların gerek kendileriyle, gerekse çevresiyle kaynaşmasına, barışık olmasına ve sonsuz hayatta yeniden doğmasına yardımcı olur. Sevgide gönül; alemin göz bebeğidir
Sevgi ve hoşgörü denilince de Yunus Emre akla gelir.. Öyle ki, Yunus Emre gönül için, Hakk'ın tahtı, der.
Gönül Çalab ın tahtı, gönüle Çalab baktı
İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkarsa

Yunus Emre; seslendiği insanların toplumdaki seviyelerine bakmadığı gibi, onları dinine, mezhebine, ırkına ve rengine göre de ayırmamıştır. Bu gönülle Yunus Emre tüm insanlığı kucaklayan bir tutum izlemiştir.
Yunus Emre; ayrılıkçı değil, birlikçi, birleştirici bir insandır.

Yunus dili ile özetlersek:

Gelin tanış olalım,
İşi kolay kılalım
Sevelim, sevilelim
Bu dünya kimseye kalmaz
Ben gelmedim davi için
Benim işim sevi için
Gönüller dost evi için
Gönüller yapmaya geldim


İnsanı, hayvanı, doğayı, evreni çok ama çok sevin. Bu sevginizi hoşunuza giden hareketler yaptığında da, hoşunuza gitmeyen hareketler yaptığında da muhafaza edin. Kalbinizi her daim sağlam tutun. Her türlü hava şartında mutlu ve sevgiyle uçun.
İnsanlara iyilik yapabilmek için fırsat kollayın. Yardım edebilmek için, kendi rahatınız kaçsa da, size zor gelse de elinizden geleni yapın. Size yardım edebilme fırsatı verdikleri için onlara minnettar olun, şükredin.
Yaşlılara ve çocuklara özel ilgi gösterin. Bilhassa yalnız yaşayan yaşlıların hâl hatırını sorun, ihtiyaçlarıyla eksikleriyle ilgilenin.
İnsanlarla, haklı da olsanız, haksız da olsanız münakaşa etmekten sakının. İçinizde haklı veya haksız olarak bir kin, kırgınlık, öfke, kıskançlık taşımayın. Bu durum kalbinizi hasta eder.

Yanıp, pişip, hamlıktan kurtulalım. Gerçek özgürlüğü bulalım!
İnsanları sevip, kurtuluşuna vesile olmak için gayret edelim.
Anlamalı, izlemeli, yaşanmalıdır. Bütün canlılar, doğa, dosttur. Gariplerin dostudur. Bir gönül o dostu arıyor, bulacak. İnsan da, bir gönül arıyor, konacak. O, gariplerin dostu olalım.

Aklın ve bilimin aydınlattığı yolda; emin adımlarla, varlık yapmadan dengeli bir şekilde yürüyelim. Bizim gayemiz insanlara yardım etmek. Kafaları karıştırmak değil. Dengeli olalım, özgür irademizle Hakk'ı bulalım. Çünkü Hak kazanılmaz. Hakk'ı kimse kazanamaz. Evi-ocağı bırakıp terk ederek, iftira atarak, zulmederek Hak kazanılmaz.
Bize düşen, önce insan olmak, sonra olgunlaşmaktır. Başkalarına eziyet etmeyen, eşiyle, işiyle mutluluk içinde olan insan olmak gerekir.
Her zaman yapıcı olunmalıdır! Dedikodudan, fitneden, kötü zandan kaçınmak ve kusur aramaktan sakınmak gerekir. Kusur zannettiğiniz olaya akıl ermez.

Selam o insana ki; o, dost, sırdaş, sevgi kaynağı, barış elçisidir.
Selam; o vefalı sevgiliye gönül verenlere.
Selam; barışın, sevginin huzurun güvenin hasreti ile mest olanlara.
Selam; bilim ve akılla gerçeğin aşkı ile bütün dertleri unutanlara ve unutturanlara.

Günün sözü: bilgi, sevgi, hoşgörü, yardımlaşma ve paylaşım insanı mutlu eder.

Nurullah AYDIN
15 Aralık 2104-ANKARA
 
selam ederim;

dünya nereye gidiyor sizce? konu başlıkları tartışmalar ne kadar umut verici. insanlar tefekkür çağına girişin eşiğindeler. ve bu artık aşikar oldu. ne mutlu bunu idrak edene. güneş ufukta görüldü dostlarım ışıl ışıl parlıyor, gözler kamaşacak, ışığa bakmak adapte olmak kolay değildir. umarım bu süre kısa olur.
 
bilgi, sevgi, hoşgörü, yardımlaşma ve paylaşım

Bu gün için ( günümüzde ve özellikle ülkemizde )...:

BİLGİ.........: Hiçbirşey ifade etmiyor...Bilgi sahibi olmayan FİKİRSİZLERİN enflasyonunu ile karşı karşıyayız ki maalesef kazananlar onlar...Yani bilgi değil, bilgisizlik prim yapıyor...

SEVGİ.......: Çok göreceli bir kavram olduğunu biliyorduk da toplum olarak komple uygulamalarına şahit olmamıştık uzun zamandır...Göstermelik yapılanların SEVGİ ZANNEDİLDİĞİ bir ortamda yaşıyoruz...

HOŞGÖRÜ....: Hoşgörü olabilmesi için öncelikle EMPATİ sahibi olunması gerek...Empatisiz hoşgörüyü öğrendik...

YARDIMLAŞMA ve PAYLAŞIM.....: Örgütlülük, yardımlaşma ve paylaşımı ortaya çıkartan en güçlü kurumsal davranışlardır...Ancak bunun HER KESİME, HER TOPLUMA EŞİT ve ÖTEKİLEŞTİRMEDEN olabilmesi için sanırım yukarıdaki 3 şıkkın da gerçek yerini bulması gerek...Bunlar olmadan yapılan paylaşım ve yardımlar istisnalar hariç TEK TARAFLIDIR...
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt