sevgi duası;

selam ederim;

Allahım! sen'den sen'in sevgini, sen'i sevenin sevgisini ve sen'in sevgine beni ulaştıracak ameli bana nasip etmeni istiyorum. Allahım, sen'in sevgini bana kendimden, ailemden ve soğuk su'dan daha sevimli hale getirmeni istiyorum.

bu dua davut peygamberimizin duasıdır ona candan selam ederim. sevgi dileği ile başlıyor sevgi dileği ile bitiyor. ne kadar samimi ve içten değilmi? hiçbir istek yok ne cennet ne başka birşey neden peki? çünkü onun sevgisine erişmekden daha üstün değildir cennet! maneviyatı çok yüksek bir duadır. elbette tüm peygamberlerin duası bizim için aynıdır sebebi ise cebrail as vahy etmiştir oda bize bildirmiştir. birşey daha dikkatinizi çektimi "SU" ile ilgili kısım. soğuk su dan daha sevimli diyor niçin? çünkü o dönemde ne buzdolabı var nede sebil soğuksu bugünkü gibi git mutfağa canın isteyince aç dolabı iç değil. aslında ne kadar şanslıyız değil mi? peki o suyu içerken biz bir kelam edipdemi içiyoruz? küçücük bir kelimede yeter ve hiçbir kaybımız olmadan sadece "şükür" diyeceğiz okadar. söylüyormuyuz?

sevgili muhammed peygamberimiz (yürekden selam olsun ruhuna) su içtikden sonra nasıl dua ederdi biliyormusunuz?

"içtiğimiz suyu tuzlu veya acı değilde tatlı yaradan ulu Allaha hamd olsun". doğruya ya acı veya tuzlu olsaydı ve bir ömür içmek zorunda kalsaydık? biz bunları düşünebilecek kabiliyet ve anlayışda neden değiliz? onlar peygamber oldukları içinmi bu kadar düşünceliler? ama hepimiz eşit yaratıldık aklımız var mantığımız var vicdanımız var muhakememiz var? yoksa hazır onlar herşeyi düşünmüş yerimize dualarda etmişler bizim düşünüp fark etmeye ihtiyacımız mı yok? e iyide bu tembellik ve bencillik olmuyormu? bedava diye komşunuzdan habire her sabah akşam su istemezsiniz değilmi? bir ikide karşılığını vermek lazım iki çift kelam ile zormu bu değil peki neden yapmıyoruz veya unutuyoruz bildiğimiz halde? adı gaflet ve düşüncesizlik olmasın.
 
selam ederim;

insanlar, havaya ve suya şükretmek, bu yönde ulu Allahımıza şükürler ile meleklerimize güzel hamd dolu sözler iletecekleri yerde, bu konuda içi boş konuşmalarını ve yaşantılarını bile "havadan sudan" diyerek kötü ve onlara kırıcı sözler iletmiş olurlar. yaşamak için muhtac olduğumuz ulu Allahın büyük lutfüna karşı düşüncesiz, muhakemesiz ve nankör bir tutum ve davranış içine girerler. eh sizce buradaki sözleri hak etmedik mi? varsa içinizde hak etmedik biz bu sözleri diyebilen, bende toplayayım yazıları buradan çekip gideyimde bir daha insan içine çıkmayayım. biz meleklerimizin TANU RUHU diyerek isimlendirdiği küçük bir toplum ruhu modeli olarak bu yazılardaki sözlerden bizde utanıp eziliyoruz. şüphesiz bu duygu bizim kusurlarımızıda düzelten, imanımızıda arttıran, doğrulmamıza vesilen olan bir duygudur. önemli olan bunun farkına varıp doğrunun hakkını vermektir. ilahi adalet dediğimiz işte budur. öyle ise sizde bu mehdi ve uyanış konusunda idrakınızın anlayışınızın kapılarını açarak, din tabularınızdan kurtularak doğruya sığınarak, muhakeme etmeli ve ulu Allahın müjdelediği o zafere doğru düşünerek varmalısınız. sahabe dediğimiz kişiler neden bugün bu kadar kıymetlidir? peygamberimize yakın oldukları içinmi? elbette değil, sevgili muhammedimizdeki (ona candan selam ederim) doğruluğu, inceliği, KUR'AN I KERİM deki hakikati görüp idrak edebildikleri için kıymetlilerdir. onlardan sonra gelenler hazır düşünülüp idrak edilmiş inanışı devralmış ve düşünmeyi bir kenara bırakarak, işin maneviyatındanda uzaklaşılmıştır. hatta doğrudan bile sapmalar, bölünmeler meydana gelmiştir.

(85)
EYY ANANUR!...HU! SEN BİZİM DEĞERLİ BASİRETLİ ERDEMLİ SABIRLI VE İZİNLİ MEHDİMİZSİN! VE ŞİMDİ ORADA seninle mühim BİR HADİSEMİZ VAR! BİLİYORSUN HAYDİ MİHRABINA GEL! GEL DE O DERİN maneviyatınla BÜTÜN DÜNYAYA ..İŞTE! BU DUAYI DA OKU! “INNA ENZELNAHU FILEYLETIL KADRI VE MA EDRAKE MALEYLETUL KADR LEYLETUL KADRI HAYRUN MINELFI SEHR MELAİKETU VERRUHU FIHA BIIZNI RABBIHIM MIN KULLI EMR SELAMUN HIYE HATTA MATLA IL FECR” VE “EY! HAYIRDIR İNŞALLAH? O DÜNYA HAYATI HER CANLI İÇİN ZAMANLA GEÇER GİDER” ZAMANLA ZAMANLA!..AMA SANIRIZ SANIRIZ..GALİBA SİZ ARTIK ONUN TOBYEKUN TAMAMEN BİTMESİNİ İSTİYORSUNUZ “kararınız” BU MUDUR? BU İSE O UMURSAMAZLIĞINIZI İSRARLA SÜRDÜREREK (yecuc mu? mecuc mu?) O NETİCEYİ BİZE AÇIKÇA BİLDİRİN!” derim --- ey kusurlu dünya alemi!...suçlu İNSANLAR! durun! “İDRAKA VE ANLAYIŞA” uyanın! artık yalnız bize değil ki? oralarda birbirinize bile selam vermezsiniz! NEDEN? acaba NEDEN? derdiniz nedir? herhalde mesele havadan sudan! rahatlık ve bereketten olsa gerek burunlarınız iyice büyüdü! bir havalara büründünüz ehh! UTANIN! biz biz biz..buna daha nereye kadar tahammül edelim? söyleyin! orada herşey size size size! (heb bana! bana!) BU AHVALİNİZİ KINARIZ! OLMADI! ARTIK yeter! BİZİM artık o arsızlığınıza o saldırganlığınıza da tahammülümüz kalmadı! BİTTİ! mehiliniz o istanbul olayından (ZELZELE!) itibaren tam yedi senedir! VE GECİKMEYESİNİZ! sen “ey insanlar! haberi DUYDUNUZ MU? EEE şimdi meleklerimiz de sizin-bizim GİBİ hararetli! fitil! fitil! fitil gibidir!” de ve haydi dünya! ağlamayın! sulh ile ELELE GELİN! ve artık o “kabalığı” unutun! bu ”sur” bu “sur!” ile ve o namazla hemen BİZE! yani bir “inceliğe” gelin! artık o “selamımızı” da (birbirinize ve BİZE !) sakın ihmal etmeyin! AMA BURADAN BİR DAHA SİZE “SULH BARIŞ” demeyiz! DEMEYİZ! BUNU unutmayın E Mİ?.......”İsrafil”

bu vesile ile "yecüc ve mecüc"'un anlamı artık ortaya bu yazıda çıkmıştır. o beşeriyetin unutmadığı ve iyi bir yere koyduğu shakespeare'in sözü OLMAK yada OLMAMAK (verilen 7 yıl müddet içersinde doğrulmak veya doğrulamamak) anlamını taşır.
 
Son düzenleme:
Üst Alt