• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

savaşa hayır deyin

Okunuyor :
savaşa hayır deyin

aslnyrkli

Tecrübeli
Üye
SONRA YAPILACAK TEK ŞEY VAR!...
Askerler!!-C.Chaplin

Sen. Makine başındaki adam ve atölyedeki.

Sana yarın su boruları ve vanalar yerine çelik miğferler ve makineli tüfekler yapmanı emrederlerse,

yapılacak bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Tezgahı ardındaki kız ve bürodaki kız.

Sana yarın bomba doldurmanı ve keskin nişancı tüfekler için hedef dürbünleri monte etmeni emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Fabrika sahibi.

Sana yarın pudra ve kakao yerine barut satmanı emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Laboratuardaki araştırmacı.

Sana yarın eski yaşama karşı yeni bir ölüm icat etmeni emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Odasındaki ozan.

Sana yarın aşk şarkıları yerine nefret şarkıları söylemeni emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Hastası başındaki doktor.

Sana yarın savaşa adam yazmanı emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Kürsüdeki din adamı.

Sana yarın savaşa dair kutsal sözler söylemeni emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Vapurdaki kaptan.

Sana yarın buğday yerine top ve tank taşımanı emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Havaalanındaki pilot.

Sana yarın kentler üzerine bomba ve fosfor yağdırmanı emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Dikiş masası başındaki terzi.

Sana yarın üniformalar dikmeni emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Cübbesi içindeki yargıç.

Sana yarın savaş mahkemesine gitmeni emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. İstasyondaki adam.

Sana yarın cephane treni ve kıt'a nakli için kalkış sinyali vermeni emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Kentin varoşlarındaki adam.

Sana yarın gelir de siper kazmanı emrederlerse,

yapacağın bir tek şey var: HAYIR de!...

Sen. Normandiya'daki ana ve Ukranya'daki, sen Frisko ve Londra'daki ana.

Sen Hoangho ve Missisippi' deki ve Hamburg ve Kore ve Oslo'daki ana.,

bütün toprak parçaları üzerindeki analar, dünyadaki analar,

sizden yarın yeni kırgınlar için hemşireler ve çocuklar doğurmanızı isterlerse,

dünyadaki analar, yapacağınız bir tek şey var:

HAYIR deyin!... Analar, HAYIR deyin!...

Çünkü eğer hayır demezseniz, eğer hayır demezseniz analar, sonra, sonra:

Gürültülü vapur dumanlarıyla yüklü liman kentlerinde büyük gemiler inildiye inildiye sessizleşecek,

dev mamut kadavraları gibi su üstünde ölgün ve hantal, su yosunu,

deniz bitkileri ve midye kabuklarıyla kaplı,

önceleri öyle ipildeyip çınlayan gövdesi mezarlık ve çürümüş balık kokusuyla yüklü,

yıpranmış, hasta ve ölü gövdesi rıhtım duvarlarına karşı,

ölü ve yalnız rıhtım duvarlarına karşı yalpalanacak.

Tramvaylar beyinsiz, ışıltısız, cam gözlü kafesler gibi

yamru yumru olacak. Çürümüş hangarların arkasında,

büyük çukurlar açılmış yitik caddelerde raylar öylece duracak.

Çamur grisi, pelteleşmiş, kurşuni bir sessizlik dönenecek ortalığı,

her şeyi unutarak, büyüyecek okullarda ve üniversitelerde

ve tiyatro salonlarında büyüyecek, stadyumlarda ve çocuk parklarında,

korkunç ve hırslı kesintisiz bir sessizlik büyüyecek.

Güneşli taze bağlar yıkık yamaçlarda çürüyecek, kuraklaşan toprakta kuruyacak,

pirinç ve patates ekilmeyen tarlalarda donacak ve sığırlar katılaşmış bacaklarını

devrilmiş iskemleler gibi dikecek gökyüzüne.

Enstitülerde büyük doktorların dahi buluşları asitlenecek, çürüyüp, mantarsı küfle kaplanacak.

Mutfaklarda, hücre odalarda ve kilerlerde,

soğuk hava depolarında ve ambarlarda son torba un,

son kase çilek, kabak ve diğerleri bozulup gidecek,

ekmek ters çevrilmiş masaların altında,

parça parça olmuş tabakların üstünde yemyeşil kesilecek,

ortalığa yayılan yağ arap sabunu gibi kokacak,

tarlalarda buğday paslanmış karasabanların yanına düşüp kalacak,

yok edilmiş bir ordu gibi ve tüten tuğla bacalar, demirci ocakları

ve yıkık fabrika bacaları sonsuz çimle kaplanarak ufalanacak,

ufalanacak, ufalanacak, ufalanacak.

Sonra son insan dökülüp parçalanmış barsaklarıyla

ve kirlenmiş ciğerleriyle zehir gibi kızaran güneşin altında

yalnız ve yanıtsız ve yalpalayan yıldızların altında bir yanılgı gibi ordan oraya dolaşacak,

o kocaman beton yığınları, tenha kentlerin soğuk putları

ve gözden kaçması olanaksız toplu mezarlar arasında yalnız, son insan,

kupkuru, delirmiş, allaha küfrederek, yakınarak o korkunç soruyu soracak :

NEDEN?

Bu ses bozkır derinliğinde yiterek duyulmaz bir hale gelecek,

yıkıntılar üzerinde esecek,

çatlaklar arasından akacak, bu ses,

ibadethane enkazları içinde ve sığınaklara çarparak şaklayacak,

kan birikintileri üzerine düşecek, duyulmayacak, yanıtlanmayacak,

son insan-hayvanın son hayvanca bağırışı.

Tüm bunlar olacak,

yarın, yarın belki, belki hemen bu gece,

belki bu gece, eğer-eğer-eğer siz. HAYIR demezseniz!...


wolfgang borchert - Çeviri : Rahman Haydar
 

Guney

Kıdemli
Üye
Tüm bunlar olacak,

yarın, yarın belki, belki hemen bu gece,

belki bu gece, eğer-eğer-eğer siz. HAYIR demezseniz!...


HAYIR diyoruz .....
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
Kim ister ki, yurdunun üzerinde kara bulutlar dolaşmasını
Kim ister ki , anneler çöpleri karıştırıp bir lokma ekmek bulupta bebelerine verdiklerinde yüzlerinde bayram sevinci olmasını
Kim , kim ister ki kucağında nazlı yavrularının kanlarının ellerine bulaşmasını
Kim ister ki ,başka devletlerin kendisi üzerinden rant elde etmesini
Kim ister ki ???

Savaşa HAYIR
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

Savaş en iyi çözüm yoludur çünkü hiç kimse olmazsa sorun da olmaz
Ölüm bütün sorunları çözer, insan olmazsa sorun da olmaz.
Bir insanın ölümü trajiktir, on insanın ölümü dramatiktir, bir milyon insanın ölümü
ise sadece bir istatistiktir.

Herkes sistemini ordularının erişebildiği yere kadar empoze eder. Bu
başka türlü de olamaz. Eğer şu anda Paris'te komünist bir hükümet yoksa, bunun
sebebi 1945 yılında Sovyet ordusunun oraya erişecek kadar güçlü olmamasıdır.

Savaşın amacı ülkeniz için ölmek değil, karşınızdaki alçağın ülkesi içi ölmesini
sağlamaktır.


Yoldas JOSEF Stalin
Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri
 

Guney

Kıdemli
Üye
Sen var ya sevgili Mopsy sen tam bir provakatörsün...:)))
Stalin gerekeni yaptı...:))
 

mopsy

Emektar
Üye
Evet bunu yapmazdı aslında nasıl olduda sen hala YAŞIYORSUN...:))

Gözden kaçmışsın........
ve onun yokluğunda ortaya çıktın ama unutma onun yılmaz neferleri ile karşı karşıyasın...:))
Merhaba!

Sn.Refik Erduran;sn.Nazim Hikmeti balikci motoru ile aciktaki Romanya tankerine bindirerek Turkiyeden kacirmisti.

Ayni anda yoldas Gorbacov da mopsyi; yaltadan bir balikci motoru ile aciktaki Italyan tankerine bindirerek Rusyadan kacirmisti.

Yani en buyuk nefer Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Mihail Gorbacov ve tum parti yonetimi dogruyu gordu.Benim bindigim tankere gecde olsa bindiler.

Bu cok bereketli bir tanker.Butun Cin de ona binip kurtuldu.
Yetmedi tum dogu Avrupa komunist partileri de bindiler.

Yakinda Adana limanina ugrayacak.
Bohcanizi hazirlayin lutfen....
 
Üst Alt