• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Sanal Dünya'nın Pinokyoları

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 1
  • Görüntüleme 2K

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Yaşarken ne yaşadığını fark etmezmiş insan belki bundandır bu kadar çabuk tüketilen hayatlar. Sadece hayatı değil elimize geçen her şeyi sonuna kadar sömüren bir yığın halini alıyoruz çoktandır. Duygularımız yok gibi ama çok paylaşımcıyız. Özelimiz yok yiğidin malı meydandır düşüncesi sözümüzde değil ama kesinlikle özümüzde. Acılar, sevinçler, ilişkiler, hayaller, yaşamlar basit bir düğmenin ucunda düğümleniyor. Konuşamasak da yazıyoruz bilinçsizce

Doğumlar, ölümler, bitişler, başlangıçlar, söylemekten bıkmadığımız hatta birinin gözlerinin içine bakarak söyleyemediğimiz her şey, eğlencelerimiz, yaptığımız işler, isyanlarımız hatta davalarımız sosyal paylaşım sitelerinin göstermelik paylaşım sayfalarında

Peki nereye kadar?
Bu yaşamları kolaylaştırmak hevesi neden?

Türk filmlerinin tadı yok artık aşklarda Genç adam delice kıza aşıktır. Kızda adamı sever ama ayrı dünyaların insanlarıdır onlar. Araya insanlar, yalanlar girer. Acı çekerler karşılıklı ama bilmezler sadece hissederler ve filmin iyi kalpli yan rolü onları bir araya getirir. Bir ömür boyu mutlu yaşarlar.

Gerçekçi mi? Hayır
Sahte mi? Hayır

Aşkın ne olduğunu bilmeden, bir eşyayı seçer gibi yaşanılan, bıkılınca çöp poşeti olmadan kapının önüne konulan, yaşarken tapılan bitince yerin dibine sokulan, ömrü pastörize sütün raf ömründen kısa olan ve her insanda aynı hissi uyandıran Aşkın adını kirleten ana sayfalarda hiç okumadıkları yazarların, şairlerin yazılarıyla dizeleriyle anlatılan ki sanmıyorum gerçekte orada neler yazdığı anlaşılsın birkaç beğeniyle adresine gönderilen bu fast food aşklar

Başın sağ olsunlar, iyi ki doğdunlar, iyi bayramlar, seni seviyorumlar, özür dilerimler Hangi sanal dünyanın klavye yazısı sımsıkı bir kucaktan, gözlerin içine bakarken kalbine dokunmaktan, omzunda güçlü bir elden, kocaman bir gülümsemeden daha gerçektir?
Hep olmak istediğimiz ama kendimizce nedenlerle başaramadığımız bireyler olmak Belki de tek nedeni bu. İstediğimiz karakterler, istediğimiz vücutlar, istediğimiz meslekler, elde edemediklerimiz, elde etsek de güvenemediklerimiz
Girintisiyle, çıkıntısıyla biz

Dev aynalarıyla baktığımız kendimiz, gerçek aynada gördüğümüz eksikler
Hepimiz kahraman olmak istiyoruz. Mükemmel olmak. En olmak. Farkında olmadığımız tek şey bu en yoktur. Eğer en olsaydı her yıl dünya güzelleri şeçilmezdi, olimpiyatlar yapılmazdı, ödül sahipleri değişmezdi. En güzel aşk, en güzel kitap, en güzel şarkı yoktur. Sevdiklerimiz ve sevmediklerimiz vardır. Kurduğumuz hayaller ve emek verdiklerimiz vardır. Biz onlardan vazgeçeli en olmak çıktı ortaya, hayranıyız beyaz camda gördüğümüz her surata, bizden çok şey bilen, daha çok parası olan her insana. Bizim yapamadıklarımızı yapıp emek veren cesur olan her insana

Bizimse sanal bir dünya da bize ait ama herkese açık ahkam kesebileceğimiz sayfalarımız var. Sevdiğimiz her şeyi paylaştığımız. İçimizdeki dünya öyle küçük ki sevdiğimiz şeyleri sığdıramıyoruz. Sevgimizi paylaşamıyoruz artık ekmeğimizi paylaşamadığımız gibi en iyisine sahip olamadığımız gibi

Yalan söylemek ayıptı bir zamanlar pinokyo vardı. Onun burnu uzardı her yalan söyleyişinde, tahtadan da olsa kocaman bir kalbi vardı. İnsan olduktan sonra başına neler geldi bilmiyorum çünkü benim gördüğüm hiçbir yalancının burnu uzamadı ama doğru söyleyenin köylerden nasıl kovulduğu gördüm. Sanal dünyalarınıza bir bakın sonrada aynanıza burnunuz ne durumda?
derki.com
 
Üst Alt