şamda cuma namazı

ŞAMDA CUMA NAMAZI
Mehmet Necati GÜNGÖR

Tayyip beyin “Şam’da Cuma Namazı Kılma” hayali uğruna sürüklendiğimiz şu duruma bakar mısınız?

Dünyanın akıllı güçleri, “maşa varken elimizi ateşe atmanın ne alemi var?” sorusunu kendi kendilerine sorup akılcı kararlar alırken, bizimkiler “Esat gitsin de ne olursa olsun” havasından bir türlü sıyıramıyorlar kendilerini.

İngiltere parlamentosu aklın yolunu erken bulanlardan.

Dedi ki: “Ben bu işte yokum.”

Almanya da katılmamaktan yana olan tavrını açıkça ortaya koydu.

Amerika, Suriye’ye koalisyonla müdahaleden yana. Ama bunu başaramazsa, Ortadoğu’da sınırları değiştirme ilkesinden vazgeçmeyerek, gerekirse tek başına da müdahale edebileceğinin sinyallerini veriyor. Bahanesi ise hazır: Türkiye’ye gazlı bomba atılırsa, NATO müttefiki olarak bizi koruma görevini yerine getirecekmiş!

Peh, Peh! İnandık gitti.

Fransa, (herhalde arka planlarında bilmediğimiz çıkar hesapları var) kararını açıklamakla kalmadı, bir de tarih verdi. En geç önümüzdeki Çarşamba günü Suriye’ye müdahale olabilirmiş!

Türkiye, dünden razı. Kahramanımız, bulvar açılışında kükreyiverdi: “Her türlü duruma karşı teyakkuzdayız!”

Yani, ABD’nin kararını bekliyor. Vur derse, dünden razı, vuracak!

Devletimizin Anadolu Ajansı, nükleer saldırısının sorumlusunu bulup ilan bile etti.: Esat Rejimi. Hangi füzenin hangi tepedeki birlikten atıldığını koordinatlarıyla vererek…

Suriye’den ise tık yok. Ne “attım” diyor, ne “atmadım.”

İşler, tüm boyutlarıyla arapsaçı.

Ama, nedense kazın ayağını hesaplayan yok.

Rusya ve İran, açıkça Suriye’den yana olan tavırlarını dile getiriyorlar.

Çin, henüz sesini çıkarmıyor.

Suriye’ye müdahalenin yeni bir dünya harbine yol açabileceğini yapan yorumcular da var.

Hadi, gelin de çıkın bu çıkmazın içinden!

Savaş tamtamları sadece Suriye için çalmıyor, bölgenin tümünü kapsayacak bir genişliğe ulaşıyor.

Suriye’ye müdahale en başta Türkiye için büyük yıkımdır!

Herkes, bu yıkımdan payını alır, enkazı Türkiye’nin başına kalır; haberimiz olsun!

Hariciye Nazırımız açıkladı; yeni bir tezkereye ihtiyaç yokmuş. Peşin alınmış!

Meclis’i devre dışı bıraktın mı, gerisi sultanımızın emrine kalmış.

“Gir” diyecek, girecekler!

Yıkım kendini gösteriyor da, bu yıkımın sorumlusu kim?

Tabii ki başta ABD ve onun eş başkanı Tayyip bey.

Aile yemeklerinden sonra kanlı bıçaklı hale gelen Tayyip-Esat ikilisi arasındaki bu düellonun kesin mağduru ise Suriyeliler ve Türk milleti.

Suriye’de yüzbinlerce insan, çoluk-çocuk, genç-ihtiyar hayatını kaybetti.

Yüzbinlercesi göç etti.

Suriye’den Türkiye’ye göç dalgaları dinmiyor.

Bu arada ekonomimiz de kötü sinyaller vermeye başladı. Dolar avro ha bire tırmanıyor. Akaryakıt zamları günü bıraktı, neredeyse saatlik periyotlarla yağıyor.

Milletin karnı aç, bu halimizle bir de komşuları doyurmaya kalkıştık.

Şam’da Cuma namazı iyi de;

Ya bozulan abdestin sesi Şam’dan Yemen’den duyulursa?
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt