• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Ruhumun Hicran Damlaları...

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Ne kadar tehir edeceksin!


Dalma
Artık sende derinliğe
Ömrün nihayetinde ki ürpertilerle

Aşkın
Sevda sahilinde
Umutların rengârenk çiçekler içinde

Ömür
İnsana hasredilirken
Muvazenesiz tercihler olmaz aşk için

Düşünmek
Gönül iklimine girmek
Vefayı önceleyerek sevgiyi yeşertmek

Akla gelen
Her şeyi yersiz yurtsuz
Mizandan korkusuz, akılsız izansız dileme

Sen senden
Ben enaniyetimde ki enlerden
Kalbim tuğyan ve şirkten arî olmadan gitme

Sevmek haksa
Aşk sabrın yatağında aranacaksa
Vuslat anlamlı yaşamak için nefse ruhsatsa

Hak yakmaz
Cehennem seni asla anmaz
Zebaniler senin hasretinle suhulet bulmaz

Ecirlerin
Niyetinde ki esrarın
İhsandan maada hezeyanın seni yakacaktır

Kulluğu bilmezsen
İnsanlık erdeminden nasipsizsen
Kalbi muhabbetten bedevi kimliğinde isen

Şefkati öncelemeden
Himmetini ihtiyaçlıya hasretmeden
Rızanın demiyle nefeslenmeden göçer isen

Nafile umutla
Hesapsız olan avuntularınla
Nefsin vukuatında, hayatın serencamında

İbretsiz yozluğa
Reddi mirasçılığın mahkûmluğuna
İcbar edilen o hezeyanların duvarlarında

Sen asla ağıt yakma
Arkana dönüp te gelen var mı sanma
Sen hilkatin yolculuğunda, vebalin yanında

Kabrin safi toprak
Dört duvar arasında sana yok rahat
Mazine eğil de şöyle bir bak, ölüm hakikat


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Anlamadan ayıkmadan kanma!


Sanma ki
Ayrılık, tenlerin hülasadır
Nefeslerin sıcaklığının hüzün salkımlarıdır

Mekânsal
Ayrılık hiçbir an olmayacaktır
Kan akmasa, can çıkmasından korkulsa da

Ayrılık halden
Ruhun ikliminde ki güzelliğinden
Kalbin yegânesinden, hissedilmeyen enden

Hükmün sahibinden
Kitabı celilin akseden inceliğinden
Gülün ezeli hikmetinde ki dirlik adresinden

Ne kadar sevsen de
Kelamı mısralara döşesen de
Kalp sahibinden habersizse söyle vefa nerde

Sen seni var edeni
Benliğinde nakşeden lekeleri
Tekebbür vehmiyle raks eden sefilliği sorgula

Sen kendiyle
Kaim olmayan bir nefes iken
Hüccetinde ayetler seni ayan ederken uyuklama

Hala heveslerine
Nihayeti aşikâr olan zevklerine
Lafazanlıkta lügat tanımayan pervasızlığa kanma

An ve bekleyen zaman
Ömür içinde nefeslerini anlamayan
Ruhun baharında hicrana sarılan bir canda olma

Kan durunca
Can senden sakıtlaşınca
Ruhun ezeliyle muhabbetinin hasretine dalınca

Nefsin kalacak
Seninle sadece ve baş başa
Sen kimliğinde ki bedbinliği soluyunca hayrola

Muhabbet erzakları
Sevginin intizarı, dostluğun hazanı
Ruhunu daraltacak, nedametler seninle anılacak

Hakkın kelamı
Tegannilerde ki meramı
Hakkıyla anlaşılmayan beyanı gün gibi parlayacak

Feveran olan halin
Sahnelere taş çıkartacak hazin
Sayfalardan fevkalade muhkem olan has niyetin

Seni sana anlatarak
Senin yargıçlığında hükme ulaşarak
Çaresizliğin kadimliğinde ruhun utanarak kalacak

Eza, cefa, sana
Aşk, sevda kalbiyle barışık olana
Ruhun ikliminde yeşeren mümbit baharlar anlayana

Hülasa edersem
Dertlerin serinliğinde şükredersen
Hikmetin tecellisinde vicdanın hükmüne meyledersen

Cenneti dünyanda
Cehennemi vehimlerinin odağında
Kalbin senden ayrı, yüreğin kanın tavında hicranıyla

Sen ruhunu anlamayınca
Kalbin itminanlığına duyarsız kalınca
Ayrılık şarkısı nağmeleriyle yanıksa da sen iyi anla

Yolun safiliğinde canla
Kanın damarlarında sana baksa da
Sen kalbin yelpazesinde, ruhun vaziyetiyle çok yaşa

Akıl anlamak için
Tahkik zekâdan inkişaf eden bilginin
Tasarruf sadece hakikatin ve sende var olan kalbin


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Kalbi serzenişler sana!


İstemesem de
Bir gün nasıl olsa gideceksin
Zamanın çığlıkları hali sarhoş ederken

Yoksul
Hayallerin sarılmalarında
Gece kanarken gözlerimi silmeyeceksin

Kuşatılmış
Sokakların çirkin suratlarını
Durma bir an evvel sal üstüme hazmedesin

Kırılsın
Tüm düşler, aşklar kuytulaşsın
Salarım yalnızlığımı düşlerinin eteklerine

Asık
Suratımla nazar ederim gecelere
Buğulanan yüreğimle akıtırım gözyaşlarımı

Anlamsız
Bakışlar sarsa da bu gözlerimi
Biliyorum bir gün seslenmeden gideceğini

Bilmektesiniz ki
Çaresizim ben ey haykırışlar
Martılar, gecenin karanlığında umut arayanlar

Yüreğimden
Boşalan mısraların güftesini
Sizinle paylaşıyorum bahtsızlığımın her çilesini

Çaresizliğime çareyi
Demek ki hak etmemişim sevgini
Aşk yalnızlığın kaderi, çilenin hanesiymiş meğer

Kimliğimde ki
Hengâmeler yamaçlarda inlemeler
Sabrın ülfetiyle hal ikliminde azimle direnmeler

Bırak yalnız kalayım
Aşkın kıvamında ben halde yanayım
Kalbi anlayım, ruhuma açılayım, ölümü anayım


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Mızrabın dilinden olunca!


Mızrap
Öyle vuruyor ki,
Ta derinlerdekini uyandırıyor,

Kabuk
Tutan yarayı ayırıyor,
Her dokunuşunda hali kanatıyor…

Telden
Perdelerden vurdukça,
Halde biriken efkârı harmanlıyor

Meramı
Dalgalarıyla anlatıyor
Seven kalplerde vuzuhu aralıyor

Yüreğim
Bir mayın patlayacak,
Ancak melodiler onunla kalacak

Umut
Kalmadı gideni arayacak,
Hiç olmazsa nağmelerde haz yaşasak…

Elden
Gelmeyeni serzenişi
Sinemde demlediğim hislerimi vuruyor

Hissiyat
Ürperti içinde ağlıyor
Mecal kalmıyor, hasret çekip anılıyor

Ne diyelim
Kime ne söyleyelim
Hikmetin neticesini biz nerden bilelim

Sabredelim
Sabırla kahvemizi içelim
Nağmeler eşliğinde sevdayı yâd delim…


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Hislerin seyrinde düşünürken!


Kuytu
Bir yamaçta
Unutulan baharın nazıyla

Nüfus
Ediyorsun sen
Kalbimin engin serinliğine

İnce
Bir sızı mefkûresiyle
Terennüm ediyorum hisleri

Beni
Alıyorsun sen
Sessizce ve kendi derinliğine

Bir
Gülümsemeyle
Yüreğimde her ne varsa senin

Sana
Doğru akışı başlıyor,
Beklemesem de ben hislerimi

Hüzün,
En kadim dostum
İken terk ediyor kendiliğinden

Sevimci
Vaat ediyor,
Bülbüllerin şakıyan baharından

Bir
Anda her şeyi
Unutuyorum, var ettiğin sevginle

Gün
Doğmuş, güneş
Batmış şimdi kimlerin derdinde

Günümü
Gün ediyorum
Senin nadide olan şevki hasretimle

Yeniden
Yaşıyorum sanki
Ömrümün kalan günlerinde neşemle

İnsanız
Bizlerde işte,
Bir tevekkellik var her ne hikmetse

Avuturuz
Kendimizi heveslerle
Bitmeyen hülyalarımızın renkleriyle

Kavuşamadığımız
Özlemlerimizi yaşarken de
Mutlu oluruz nasibe, yetiniriz kendimizle

İşte
Elbette burada saklıdır
Bir zanaattır kanaat sabrın güzelliğinde

Hamdet
Her halinle şükret,
Ahir ömründe ve özellikle etme kabahat

Ey âdemi
Mutlak, senin
Asliyendedir her hikmette ecir
İnsan olduğuna şükret, mükellefliğe sarıl


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Ne söylesem yüreğimden!


Ağlarım
Anıların serinliğine dalarım
Kalbin sezgilerinde çaresiz bir hicranım

Bitsin
Deyince ne bitiyor
Yüreğin yangısından hissedenler anlıyor

Hal mi?
Kalıyor şevk uzaklaşıyor
Nazarlar anlamsızlığın kadriyle bakıyor

Dilim
Suskunluğunu koruyor
Sinem acılarıyla sarsılıyor can dayanmıyor

Anlatılmayan
Halde hususiyetini koruyan
Mütemadiyen kanayan dinmeyen bir hicran

Sabırla
Korlaşan itminan olan
Kalbin vuzuhunda inkişafla müsterih olunan

Sevdayı
Hasrederek manayı
Aşkın sinelerde hapsolmayacak fermanını

Kuşatan
Serencamında ki hazzı
Terennüm etmeliyiz biz kalbi niyazlarımızı

Aşk
Ne ağıtta kaldı
Sevda umutlarda uçuşan zarif uçurtmalardı

Hülyalar
Düşlerde korunan anılar
Ömrün baharında hissedilen yalın sayfalar


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Gecenin sessizliğinde hüzünle!


Bekledim
Çokta sakindim ışıkları
Söndürerek geleceğini hep düşledim

Birden
Hüznün serinliğinde
Kadimleşen mukavimliğimle hissettim

Senin
Sevginle filizlendim
Yokluğunda ise hicran için nefestim

Kaderim
Koşulsuz teslimim
Sensizlikte ben ne kadar çok acizim

Nakış misali
Sinemi halinle işledin
Kimliğimde şevk için baharın tadıydın

Adımların
Issızlığında yalnızlığım
Düşlerinde şimdilerde yorgun haldeyim

Yüreğimde
Derlenen umutlarım
Senin aşkın ile ben yaşamayı anlayanım

Alın yazım
Kalbim senin tufanın
Dirliğim kalmadı sensiz ben çok hazanım

Ruhumdan
Bigane koşan adımım
Hasretin yalnızca umutlarımla ağız tadım

Ben sana razıyım
Şartlarında teklifsiz hancıyım
Sürur için niyazım, kalbi itminanlıktır harcım

Ben kiracıyım
Emanetlerde ki yolcuyum
Aşk için davacıyım, sevdaya sancıyla hazırım


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Sen olmayınca!






Ne
Yapacağımı
Bilemedim senden sonra,

Şaşkınlığın
Haykırışlarına sancılıydım,

Yutkunmalarımın
Hızıyla ancak ayaktaydım.

Umutların
Tükenen hazanında
Ben yalnızlıkla arkadaştım,

Yaprakları
Sessizliğinde yeniden andım,

Ortalıkta
Kala kaldım,
Şevksiz sokakta ben ne ararım,

Gecelerin
Soluğunda hüznümle ağlarım.

Ben
Artık yastayım,
Hastalığın yekpare adıyım,

Devasızlıkta
Hıçkırıklara boğulan davacıyım.

Nereye
Gitsem, neyi elime alsam,

Arkama
Dahi yaslansam
Biliyorum ki boşluktayım…

Ben
Sana mahkûm bir sızıyım,

Hicranımla
Sabahlara kadar sarsılırım,

Senin
Sıcaklığını
Her yanımda ararım,

Ayazlar
İçinde nefesi ne yapayım…


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
On an hissedilendir yazılan!




Bilirsiniz ki
Hissiyat rüzgârlar misalidir…

Hissedilir
Ve kendi sessizliğinde
Hilkatine çekilerek beklemektedir

İnsan,
Manasında kalan,
Zafiyetleri olan bir varlıktır…

O an
Ve hissedilen zamanda
Düşünceler kelimelerde anlatılır…

Hasretin,
Muhabbetin,
Vakfedilen sevginin,
Şefkatin güzelliğinde anmaktır…

Kulluğun
Acizliğinde…

Kalbin
Serinliğinde hıçkırıklar
Vesilesiyle hasret dillendirilir…

Kul,
Kulluğunda,
Kalb sahibinde kalmakta,

Sıkıntılıysa
Hasredilen sevgi anılacaktır…

Dolayısıyla,

Hissedilen,
Ve sevilen kimse,

Manasıyla
Terennüm edileni
Hak ediyorsa güzelliktir…

Ben
Acizliğimin
Ve zafiyetlerimin,

Nizamsız
Olan nefsimin,
İdraksiz bilgimin,

Tafsili
Öncelemeyen dirliğimin,

Kalbi
Marazlarıyla, mısralara
Aktarıyorum düşüncelerimi…

Öykü
Bu şekliyle,
Mefkûreden arî hasletiyle,

Hislerin
Feveran eden
Haliyle anlaşılmasıdır…

Sevgi
Ve muhabbetle,

Tahkik
Yeteneğinizde ki
Güzelliğinizle selam eğliyorum…


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Anlamak ne müşkülmüş meğer!



Seni anlamak bu kadar mı zormuş
Yazgılara kalem nasibimi anlatmış
Hikmeti nerede varmış an’a kalmış
Sukut içinde gayret sabra adaymış

Her gün birçok aşinayı görüp geçeriz
Hissetmezse nasıl aşktan söz ederiz
Sessizliğin hecelerinde biz bölünürüz
Edep içinde tecelliyi hasretle bekleriz

Sevdayı, yar için akan kanı, her acıyı
Farklı anlaşılmaları kaygılarda ki zannı
Seher vakti idamı, vuslat için o sabahı
Haysiyet için vefayı, aşkım için fedayı

Kalbin müstesna köşesinde ki C.Allahı
Bahşettiği her ihsanı, kâinattaki kanı
Sevdan içinde hasredilen aşkın sancısı
Yürek hicranı, hüznün hal için devranı

Ne anlar, umut içinde aşkı soluyanlar
Hasret dergâhında sabırla anlaşanlar
Nefsi marazlara bulaşmayan cananlar
Halin deminde has kemaliyeti bulanlar


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Sizin kelamınızla!


Her
Nedense
Sizinle kelam eylerken,

Derinliğin
Kuşatıcılığından
Hasseten davet alıyorum...

Halim
Sürura gark olurken,
Kalbim kendi kuraklığında,

Rahmetin
İhsanını anlamayacak
Uzaklıkta, kelimeler girdabıyla karşımda...

Birçok
Nefeslerle
Hem hal ediyorum oysaki

Dostluk
Ve muhabbet için
Niyaza meylediyorum,

Halinizin
Derinliği hakkında
Neden merakta kalıyorum,

Hususen
Dikkat ediyorum, ufki
Açılımlarınızı fevkalade önemsiyorum...

Gül
Ve naif kokusuyla
Terennüm edebilmek,

İklimlerin
En asudesiyle
Kelamı hal eylemek,

Bir
Birimiz için niyaz
Ve selamla ötelere seslenmek,

Kalbin
Sahibinde müşterekliği bularak,
Emanette ki ömrümüzü tüketmek dileğiyle...


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Belki bilmiyorsunuz!






Mısralarınızın
İçinde kaybolurken,

Hissiyat dalgaları
Yavaş yavaş mecalimi kuşatıyor...

Ve bu manada
Size şiir yazmak çok yakışıyor,

Derinliğin
İkliminde nefes aldırıyor...

Biliyorum,
Güzel çalışmalarınıza
Gerekli katkıyı yapamıyorum,

Bu anlamda
Halimde huzursuzum...

Lakin
Genel olarak böyle bir içsel
Sıkıntının prangasında solumaktayım...

Yoğunluğumdan
Dostları ihmal ettiğimin farkındayım...

Siz,
Hususiyetlerinizle
Fevkalade yücesiniz…

Kalbinizle
Şefkati önceleyen hamiyetsiniz...

Edebiyatı
Veya şiiri, edepten
Ari olduğum ve nitelik konusunda,

Sorunlu
Bulunduğum için
Sizin kadar güzel yazamıyorum…

Lakin göğsümün
Kabardığını ifade etmeliyim...

Teşekkürler ediyorum,
Halinizin
Güzelliğinde sürur diliyorum,

Muhabbetle
Niyaz ile selam eğliyorum efendim...


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Bilmeliyim ki!





Kulum,
Kulluğumda
Arızi lekeler bulurum,


Hak
Yolunda,
Mukallitliğimle solurum,


Ne
Derler vehmiyle
Takiyyelere bulaşırım,


Ruhumun
Kalbi nizam
Etmesinden uzağım...

Dert
Ve her türlü illet
Bilinmelidir ki hikmet,


Çileler
Devranında,
Sabrı kanaat halis ülfet,


Nefsin
Hastalığından
Şikâyet, iradidir elbet,


Bilincin
Kadar sahavet,
İhsanın adıdır rahmet...


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Siz lütfedince kelam eyledik!




Fevkalade
Samimi olan ve
Bir o kadar da zarif tarzınız,

Lekelerden
Azade bulunan
Sarih olan kalbi sayfalarınız,

Bu fakire
Lütfederken
Hamiyetli önceleyen tavrınız,

Ayalinizle
Olan muhabbeti
Bereketlendiren gayretiniz,

Edep için,
Yapılması lüzumu hâsıl
Olan edebiyatı hissetmeniz,

Derinliğinizde ki,
Hususiyetleri tahkik
İle mücerret hale getirmeniz,

Felahın,
An ve bir gün
Bitecek olan mühleti zamanın,

Muhabbet
İçin sevdayı aşkın,
Ruhunuzda sizi bekleyen nakışın

Vehimlerden
Azade hilkatinizin
Güzelliğinde, hizmetin azimetiyle,

Yozluğun
Kurak ikliminden
Sanki habersiz olan sadakatinizle

Nefeslerin
Müsaadesi nispetinde
Her canla muhabbeti dilediğinizce,

Ön yargı
Sinenizi kireçlemedikçe
Vehimler naif halinize yün vermedikçe

Vefayı ezeli
Cefayı hikmetin nasibi
Hakkı, sırat içinde ki vaaz edilen nidayı,

Kalbi marazlardan
Ruhi daralmalardan arî hali,
Vuslat için önünde seni bekleyen zamanı,

Heder etmeden,
Nefsin nizamıyla iştigal ederken,
Ölümü, aşk ile sevda ikliminde hissedersen,

Tenleri,
Zahir içinde ki hevesleri,
Kalbin serinliğinde ki seni bekleyen değeri,

Hissederek,
Seherlerde şevkle zarifleşerek,
Gecelerde, ürpertilerin deşifresini bilerek,

Korkulardan,
Sakıt olan kalbi yakınlığın,
Zerrede gizli olan kuvvette ki her hakikatin,

Düşlerinde,
Seni bekleyen nuru aşkın,
Cihana yetecek kadar bereketlenen sevdanın,

Yolculuğunda,
Bizar olup hiç yorulmadan,
Azığı, azimet bilerek kaygı duymadan gitmelisin,

Sen bizzat,
Sancıların hedefinde kalkan,
İnsanlığın önünde tarihteki yerine ülfetle alacaksın…


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Zamanın mazideki sayfaları!


Tenha bir köşede halimleyim
Ve bir telaş içindeki koşturanların şahidiyim
Ne dertleri var, hangi gaileye hasret duyar ne bilirim

Ürperti içinde yemlenen
Güvenlik içinde su içen güvercinler içindeyim
Nefesin idrakinde miyim kalbi itminanlığı merak ederim

Sıhhat içindeki nefesin
Hakikat aşkıyla ritmeden güle hasret kalbin
Nedenler içindeki tahkikin akli muvazenenin takibindeyim

Uzaktan aşina olduğum
Ve fevkalade sefilliğine şahit olduğum ihtiyar
Mütebessim bir duruşla, her ne kadar yavaş adımlasa da

Bana doğru geliyordu
Bakışlarında, sakin adımlarında vakar vardı
Sırtında sallanan ve kolun yordamıyla kollanan heybe ardı

Yaklaştıkça yaklaşıyor
Adımları sıklaşıyordu, o vakit içim burkuldu
Ve bilmediğim bir kuşku her yanımı kuşatmıştı ürperti andı

Birden ayağa kalktım
Âdemi hakikatin selamını aldım ve o an rahatladım
Sanki biraz bakımsızdı ve adeta sakin sokakların erbabıydı

Konuşmak için uğraştığında
Tek tük dişi kalmıştı yorgun ve solgun ağzında
İşte her ne muradı varsa, oturmuştu fakirliğin sağanağına

Elini dizime ve torbasını
Büyük bir ihtimamla yanı başına hazla koydu
Gözlerinde şahit olduğum muazzam bir derinlik yayılıyordu

Cezbeden bir nefes olmuştu
Kelamı kemaliyet içinde zikrine de başlamıştı
Zaman onun için her vakit andı ve kan hakikati için akandı

Çok az ve fakat sakin konuşuyor
Yanındaki torbasına uzanarak içinden çıkarıyordu
İki parça ekmek ama hayli bayatlamış olunca suyu arıyordu

Dayanamadım ve suyumu uzattım
Gözlerime dikkatlice baktı ve tebessüm ederek
Aldığı su şişesini bayat eğmeğin üzerine ihtimam az boşalttı

Yumuşayan parça ekmeği
Öncelikle bana doğru uzatarak ikram etmek istedi
Hayli şaşırmış olduğumdan teşekkür ettim ve geriye çekildim

Bakışların değiştiğini anladım
O an kendi adıma ve zavallılığıma fevkalade utandım
Nihayetinde bende bir kandım, bir muvazene içindeki candım

Varlık adına kişiliğimin
Ar babında hiçliğimin, an katında fakirliğimin sancısıyla
Ve büyüyen iç sıkıntısıyla, âdemden adamlığa uzanan o acıyla

Zamanın mazideki sayfalarını
Bir bir önüme açan nazarları fark edince titredim
Takatimin acizliğini fark ettim, düşünmek adına çok hederdim

İhtiyar ve fakir amcanın
Ceketinde ki alel usul dikilen yamalıkları fark ettim
Adeta çuvaldızla dikildiğini yakinen gördüm, nedense imrendim

Kişiliğimi, nefsi kimliğimi
Kat kat takiyyelerle alaladığım hiçliğimi o an gördüm
Her çarede ve yanılgılarda ve hatta maslahatımda ilmi siyaseti

Çıkarlarıma hasrettiğimi gördüm
Kelamı, dostluğu ve her varlığımın sancısını yaşadım
Ruhi hastalıklarım ve kalbi lekelerim beliriyordu gözümün önüne

Kendimden geçmiştim
Sefilliğime refakat ettim lakin yine tektim
Yanıma gelen ihtiyar amca ne zaman gitmişti hiç fark etmedim


Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Hicran ruhumdan ilzam eden bir ar!















Ey suskun yar
Ne vakit kalemi elime alsam
Sinemin hüznünden akseden serencamı yazsam
Yıllara sari hasretin feveraniyle sessizce ağlasam ve yine ansam


İçimi titreten
Gönüme hüzün bahşeden
Dilimi lal edip, gözyaşları ıstıtrap haline getiren
Isssız sokakların melaliyle sineme sökün eden, lakin ses vermeyen


Nedenler nerde
Sualsiz hüküm vermek söylermisin kimin haddine
Hak ve hukuk adına duyarlı olmak sanki mechul nefes kadrinde
Hiç üzülmeden,sinenin sahifelerinde bir iz bırakmadan yok oldun niye


İnsanım, var acım
İçimi burkan her halin lahzasında davacıyım
Hangi yanlışın kurbanıyım, niçin sual edilmez bu hicranım, arım
Solan umutlarım halsiz kaldı, şevkimden bir takat olsun hiç kalmadı


Geceden söz edeyim
Hüzün zerkeden kederin hangisini söyleyim
Yazılan şiirlerin dilinden mi sesleneyim, dinmeyecek mi kaderim
Ah u zarım kimsenin değil benim, ancak hicranla var olacak vicdanım


Sevmek suç mudur
Gönül vermek ne kadar hakikatin halinde bulunur
Sadakat içinde nefeslenmek ne vakit bir kabahat olur, an burkulur
Suçsuz ve günahsız bir can, yalnızca sevdiği için mi sukut etmekten sakınır


Akıl ve izan farktır
Düşünmeden amel etmek ne kadar makbuldür
İnşirah nasıl bir kalbin ihtiyacıdır, yalnızca keyfiyet mi aranır
Sınırsız iştah bir had mi tanır, her isteğin yerine gelmesi kalpte ar mı bırakır


Ne söyleyim söyle
Yazmayan kalem misali, dertlerim benimle
Suskun bırakan firkat bilmem ki hangi müjdenin derinliğinde
Zahir olan ne varsa içinde, batına erişmek haddim değil, evet, yakınen biline


Dinmiyor bu akşam
Hissiyatım, yıllara sari anılarım ve acım
Adeta yalnızlaaşan bir figanım, rıhtımların hicranıyla yol alırım
Hırçın dalgaların sesgisini söyle hangi gönüle anlatırım, niye sessizce ağlarım




Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Nisa, ruhun ve kalbin lahzasında ferdir!

Nisa, ruhun ve kalbin lahzasında ferdir!














Ne kadar kederlense
Sinesinde beslediği umutları ayan etmekten çekinse
Her vakit boyun büken bir eda ile gönüllerin insicamında ki ülfetse
Mahzundur, mahcuptur, istemeden yanakları kızarır, gözleri niye sessizce yaşarır


Nesiller anlamalıdır
Zira o rahmetin ve bereketin dile gelen kitabıdır
Niçin hidsiyatın salkımlarında mütemadiyen mahzur kalır ve dağlanır
Söyleyemediği ne varsa, gözlerinden boşalır, titreyerek anlatmaya adanan nazdır


O her ailenin adıdır
Onsuz ne bereket ve ne de şevk hale yakındır
Nesillerin muradı olarak her vakit içimizde yaşattığımız elhak niyazımızdır
Mesrur eden bir nazdır, bazen keder zerkeden melaldir, suskun kaldıkça naçardır


Neden erkek dilenir
Hakikat adına ne kadar evla olan bir gerekçedir
Neslin emniyeti için zikredilen ibret midir, hangi teslimiyette ki nedendir
Sahibin kim olduğu ayan olan aşk değil midir, tütlü bahaneler niye bitmeyecektir


Bir nisa edeple nazdır
Ruhunu ve kalbinin insicamıyla şehredilen kandır
İçinde dinmeyen bir umut vardır, teslimiyeti kadar zafare ulaşan hardır
Bela müsibetten hiç hoşlanmayan candır, sükunet ve derinliği bulunan manadır


Hangi satırı yazsa
Kalemin lisanından konuşan bir hicransa ardır
İçinde tutuklu kalan bir hülyadır, nefesini nizam eden hüznün adıdır
Her resmin inkişafında bulunan namdır,şefkatin ve hamiyetin sultanı olan candır


En büyük korkusu
Aldatılmak üzre hazırlığı bulunmayan adaydır
hayal-i sukut yaşatan her ne varsa ömürlük olan bir başucu kitabıdır
Her ah u zarında gözleri dolan felahtır, sessiz kaldıkça içi dolan buru buhrandır


Rekabeti sever
Hem cinsleri bakımından dikkat kesilen sancıdır
Kızken, gelin olur içinde ki korku ayyuka çıklar, kaynana olur, kıskançlık başlar
Görümce olur rekabet adına neler varsa ortaya çıkar, marazlık içinde azabı yaşar


Gelinini kıskanır
Bir zamanlar başından geçenleri hemen unutur
Ağlunun kafasına girmek için azimle süzülür, her fırsatta oğluna yakınlaşır
Oysa vakit gelmişti, sevenler birbirleri içindi, sırnır ve seviye ihmal edilen nazardı




Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Bahta ne çıkarsa de me,tahkiki önemse!

İnsan aklı ve fikriyle farktır
İradesi adına sultandır, ehliyet bakımından nazardır
Her ne yaparsa yapsın, iştişare ve tefekürü ihmal ederse endişe vardır
Aklı selimlik, ruhu manada derinlik ilmin ve tecrübenin ihmaliyle anlaşılan ardır


Hiç kimse yekpere değildir
Taraf etrafıyla ancak ibretli ferdir,özgüveni bilendir
Kuşku ve tedirğinlik her ne kadar istenmese de vazgeçmeyen tesirdir
Bu bakımdan emniyet için kuvvetin ve aklın müşterekliği evla olan bir rehberdir


Nerde yaşıyorsan iyi tanı
İçinde barındığın sosyal ortamı, ferasat cenahını
Mürebbi ihsanını, arifin beyanını, dervişin nasihatını, ananın duasını
Babanın mahzun nazarlarında ki ihsan farkını,canından çok sevdiği sevdasını


Bir sokum ekmek verdiğin
Her kapıya çıktığında etrafında gördüğün kedinin
Sadakatte ki sabrını ve hakkı ihlal edildiği zaman ki tanınmaz halin
Feryadını iyice oku, yaşatığın şartlar ve reel piyasa varlığında ki sır anahtardır


Bilmediğin ve tanımadığın
Her nefesin muhabbetine kanma, macera arama
İnsan zafiyetleriyle yol alan candır sakın unutma ve de yakınma
Masumiyet aklın ve izanın nispetinde, akil kimliğin ahenginde ki farktır unutma


Tercihin her ne olacaksa, anla
Yanan ve yakılan sadece sen bulunmayacaksın baksana
Aşk, halin demidir, vaktin ve ahdin kefilidir, ruhun dilinden söz edenden korkma
Ölümden bir an olsun uzaklaşma, yaşadığın ne olursa olsun, fanilik adına unutma


Ümmeti olduğun kimse korkma
Onu sana bahşeden efendinin kitabını anlamadan yaşama
Furu meselelerle sakın uğraşma, birdat ve hurafeler kalbini kurutur sarkma
Nederlere göre ömrünü vakfedip, keder içinde ah ederek gözyaşı döküpte yakınma


İnsan, bir beşer olarak doğar
Sünneullah üzre nefesin müddetine doğru yol almaya başlar
Ancak ehliyet sahgibi olunca imtihan başlar, verilen akıl ve irade azmine bakar
Kimler korku yaşar, bilgiden ve tedbirden uzaklaşan insan gam ile yol alan bir zan


Kayboluşun kapısı aralanırsa
Ruhun, tenine bizar kalarak sessizce bakıp hayıflanırsa
Akılın felaha ermen için sukuta kapılınca, izanın zafiyetleri başlayınca
Döktüğün gözyaşları kifayet etmez,ne kadar keşkeye iltifat etsen aslına döndürmez




Mustafa CİLASUN
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Verdiğin Kadar!






Can…
Verdiğin
Ne kadarsa
Hissettiğin o kadar

Rahmet
İçinde aranır
Her türlü nevbahar

Su niye
Kendi sevdasında
Sessiz ve şevkle akar

Zaman
Kimler için var
Akıl, irade ne işe yarar

Ruh
Mizanı arar
Nefs her ne yaparsa
Kendi akıbetini hazırlar

Mustafa Cilasun
 

Mustafa CİLASUN

Amatör
Üye
Niçin Bu Kalbi Dinlemezsin..




Yar..
Bilmem ki
Bu fakir halimden
Ne isterler
Olur olmaz,
Eleştirmek için
Can çekerler
Gönül incitmeyi
Sanki marifetbilirler,
Düşlemedendüşünmeyi
Nasılbecerirler

Bir insan
Nezaket ve
Edebiyleirfandır
Kalbi hassasiyeti
Takva bilen
Aziz birnazardır
Tefrikaya bel bağlayan,
Aklına gelenikonuşan
Bedevi ruhlu
Yaşayan birkandır

İnsan
Öncelikle içindeki
Bağnazlıktankurtulmalı
Rabbinbahşettiği müddeti
Dikkate alarakkonuşmalı
Her önünegeleni
Yargılayıpdışlamamalı,
Sonra da dinadına
Ehliyetebakılmalı

Kul,
Yaratılandır
Her imtihana açık
Zafiyetlinazardır
Peygamberler dahi
Bu hale yabancı
KalmayanFurkandır
Her türlü nehyin
İçinde yaşayandahi,
Ümit beslenmesiiçin
Gerekli olanhicrandır

Kim
Ahkâm keserse
Hâkim kürsüden
Konuşmak içinheveslenirse
Gönlüme hitap etmez,
Beden dilim isenezaret eğlemez
İnsanı kâmilkılan
Edep ve nezaket
Her fırsattaruhu ve
Kalbi kuşatanaşk olmalı

Mustafa Cilasun


- - - Güncellendi - - -

Kime Söylenir, Sabırla Kal Edilir





Ümit
Ne kadar uzaktı
Ruhuma hicranzerk eden farktı
Yakınlık, lakinnasıl olacaktı
Bilinmeyen birsızı vardı

Ne hasret
Ve ne deözlemle
İfade edilecekkadar ayandı
Yıllara sâriolan bir esrardı
Gönül yaralı,izan kapalı
Halin bendindeacziyet ardı

Kime
Söylenir, nasılkal edilir
İçimde dinmeyenhicran ah ettirir
Geçip gidenyıllar yaramı tazeletir
Yalnızlığınkollarındayken nedense
Gözlerimdensessizce yaşlar gelir

Bazen
Sukut etmekyetmiyor
Aklıselimdavranmak acıyı dindirmiyor
İşte o vakitsualler ne çok bereketleniyor
İtminan olmanınvakti çoktan geçiyor

Daraldığımzaman
Yüksek tepelereçıkarım
Derin bir nefesalarak sahibime anlatırım
Büyük birmuhabbet ve sürurla ellerimi açarım

Ya Rab
Hikmetsenindir,
Sırrına vakıfolmak ise ancak
Senin razıolduğun kul ve hanif kalplerdir

Mustafa Cilasun
 
Üst Alt