• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Ruh nereye gider?

Okunuyor :
Ruh nereye gider?

tansxx

Kıdemli
Üye
selam ederim;

degerli expositor, 1400 yil sonra ulu melekler gelip ayni bilgilerimi verecekti? tabiki akil ve idrak ileri gitmistir, ulu Allah her işi zamanina göre veren degilmidir? peygamberimize verilmeyen size niye verilsinde ne demek, insan degilmiydi o, biz insan degilmiyiz yani teessüf ederim. illa peygambermi olmak gerek vahiy gelmesi icin, akil erdirmesi guc size hak veriyorum ben. tabiki bize kuran gibi buyuk bir hikmet gelmiyor, bize gelen son uyaridir. akliniz ersede ermesede bizim yasadigimiz gercektir.

kimin ne yazdigi bizi baglamaz, biz kimseye özlü sözler söylemiyoruz dostluk, kardeşlik, sevgi gibi kelimeler kullanıp zihinleri alışılagelmiş sözlerle bulandırmıyoruz. ortada bizim sözümüz yok ulu meleklerin kelamı ve son uyarıları var. ben yaşadıgım gercege bakarim, bize gelen yeni bir din degil, dogru olan anlayıştır. ruh nereye gider demişler, bende anlattim bize verilen bilgileri. inanmak zorunda degil hiç kimse bize ayrıca bizde inandırmak zorunda degiliz hiç kimseyi. öyle olmasa 7 yıl gibi kısa bir süre verilmezdi insanlığa. bizler sabır gösteriyoruz bizahmet sizde sabır gösterin bekleyip görelim gerçekmiymiş yoksa sihirli çorbamıymış.
 
Son düzenleme:

expositor

Amatör
Üye
selam ederim;

degerli expositor, 1400 yil sonra ulu melekler gelip ayni bilgilerimi verecekti? tabiki akil ve idrak ileri gitmistir, ulu Allah her işi zamanina göre veren degilmidir? peygamberimize verilmeyen size niye verilsinde ne demek, insan degilmiydi o, biz insan degilmiyiz yani teessüf ederim. illa peygambermi olmak gerek vahiy gelmesi icin, akil erdirmesi guc size hak veriyorum ben. tabiki bize kuran gibi buyuk bir hikmet gelmiyor, bize gelen son uyaridir. akliniz ersede ermesede bizim yasadigimiz gercektir.
Kuran'daki ve kutsal kitaplardaki bilgilerin kaynağı melekler değil Yüce Allah'dır. Siz ise size gelen saçmalıkların meleklerden geldiğini iddia ediyorsunuz.

Ben de aynı soruyu tekrar soruyorum: "Allah'ın peygamberleri aracılığı ile kullarına vermediği bilgiyi neden ulu(!) melekler sizin aracılığınız ile versinler?"

Allah pisliği aklını kullanmayanlar üzerine bırakır. (Yunus 100)

Şurada söylediklerimi kendi iyiliğiniz için dikkate almanızı dilerdim.
 

ümmi

Kıdemli
Üye
efenim sn ekspositor ruh konusunda bilmeden atıp tutmak konusunda sizinde en az tasx ve arkun kadar çok yazınız olduğunu hatırlatırım.Hemde birbirinden farklı üç dört ayrı fikir:prv:
 

tansxx

Kıdemli
Üye
Kuran'daki ve kutsal kitaplardaki bilgilerin kaynağı melekler değil Yüce Allah'dır. Siz ise size gelen saçmalıkların meleklerden geldiğini iddia ediyorsunuz.

Ben de aynı soruyu tekrar soruyorum: "Allah'ın peygamberleri aracılığı ile kullarına vermediği bilgiyi neden ulu(!) melekler sizin aracılığınız ile versinler?"

Allah pisliği aklını kullanmayanlar üzerine bırakır. (Yunus 100)

Şurada söylediklerimi kendi iyiliğiniz için dikkate almanızı dilerdim.
selam ederim;

inanin ben tum gayretimle sorularinizi onerilerinizi ciddiye aliyor gucum yettigince cevap veriyorum ulu Allahin guzel nuru expositor ulu Allah seni gönendirsin, saglik ve sıhhat versin. fakat yaşadıgım bir gercekten sırf sen istiyorsun diye nasıl yüz çevireyim, bu bana yakışmaz dogrusu. bizim cebrail ve israfil as ile birlikteligimiz sizinle burada olan birlikteligimizden cok daha gerçektir, sizde bir parcada olsa inanmasanizda guvenin bana. gelenler ulu meleklerin sozleri tabiki yuce Allahtandir tamamini okusaydiniz bu soruyu sormazdiniz cunku defalarca sana verilene ulu Allah muktedir geciyor yazilarda yani bunun anlami sana yazdirdiklarimiz Allahdandir demektir. kurandada pek cok yerde ' biz' der ulu meleklerimiz simdi bu biz yuce Allah mi oluyor? ulu meleklerdir o ' biz'. biz verdik biz yaptik ve buna benzer cok ornek vardir. kurana islama abest nokta bile yok orada cunku o yazilar ayni yerden geliyor muhterem.

ulu Allah peygamberlere vermedigini bize neden versin? peygamberler kim bunu tartismak lazim ulu melekler onlara yaklasmadan once ne biliyorlardi? ulu Allah diledigine diledigini verir, burada sizin sorunuz kutsallastiriyor sayin expositor. asil sorunuz siz kim oluyorsunuzda bu kutsal gorevi aliyorsunuz, haklisiniz bu sorunun cevabini ancak cenabi Allah bilir, fakat her insan kutsaldir, ameliyat eden doktorda bir vahiy icra eder ulu Allahin bilgisini gucunu kuvvetini kullanirken. sorun aslinda bizim kim oldugumuzda degil, sorun peygamberlerin kutsallastirilarak putlastirma derecesinde onlari buyutmektir. ulu Allah diledigini yuceltir, diledigini alcaltir amma bir insan bir insani ne yuceltebilir nede alcaltabilir. siz kim oluyorsunuzda size geliyorlar derseniz bizde muhammed gibi isa gibi Allahin kuluyuz muhterem cok sukur. peygamber olmak gerekmez Allahin kulu oldugunu bilmek bile en buyuk sereftir bastan buyuk bir mertebedir biz camurdan yaratilan zayif nefisli nankor insanlara. yoksa biz kimdik ki. resmen hiçtik.

vallahi egerki üzerime akacak olan pislikten expositor memnun olacaksa o pislik üzerime aksin, cunku cenabi Allah memnun edeni, memnun eder.
 
Son düzenleme:

expositor

Amatör
Üye
efenim sn ekspositor ruh konusunda bilmeden atıp tutmak konusunda sizinde en az tasx ve arkun kadar çok yazınız olduğunu hatırlatırım.Hemde birbirinden farklı üç dört ayrı fikir:prv:

Nerenizden salladığınızı bilmiyorum ama kıvrımlı beyninizi pek kullandığınızı düşünmüyorum. Eğer böyle bir iddianız varsa sizi ispata davet ediyorum.

Ya da ben ispatlayayım da kimin ne olduğu belli olsun.

Ben öğrenme veya öğretme amacı ile somut bilgi kullanarak yazanlara ve art niyet beslemeden yorum yapanlara karşı sert yazmam. Fakat sizi art niyetli birisi olarak görüyorum. Eğer embesil olduğunuzu düşünseydim böyle sert davranmazdım. Art niyetli olduğunuzu nasıl anladığımı açıklayayım:



Bu forumda bazen ALINTI PAYLAŞIMLAR yapıyoruz bazen yorumlar yazıyoruz bazen ise yorumlarımızın arasına alıntılar yapıyoruz.

Örneğin başkasına ait olmasına rağmen benim paylaştığım:

konuları mevcuttur.
Bu yazarların yazılarının konularının nelerle ilgili olduğu başlığından bellidir. Bana ait olmadığı ise imzasından bellidir. Benim katıldığım kısım yazının genel olarak ifade ettiği konudur/başlık konusudur/ana fikridir. Aklı olan herkes bunu bu şekilde anlar/bilir.

Benzetme yapacak olursam; yarın öbürgün kansere çözüm bulan ateist bir profesörün bilimsel makalesini paylaştığımda, konu/haber başlığı "kansere çare bulundu" olmasına rağmen içinde geçen ateist doktora ait "evren bize bunları sunmuş" vb. ateizme yorabileceğiniz bir sözünden dolayı benim de ateist olduğumu ve bu görüşleri desteklediğimi söylemeniz ya embesilliktir ya artniyetliliktir. Ben sizin embesil olmadığınızı tahmin ediyorum.



Neyse onu geçelim. Bunu anlayamamış veya akıl edememiş olabilirsiniz desem, hüsnü zan yapsam o zaman şu var:

Siz bu konuda daha önce de yazmıştınız ben de size şurada ve şurada yanıtınızı vermiş ve şurada gerekli açıklamayı yapmıştım ve siz de onaylamıştınız. Bu açıklamalara rağmen burada gelip aynı şeyleri yazmış olmanız ise ya embesilliktir ya artniyetlilik. Ben sizin embesil olmadığınızı tahmin ediyorum.

Kaldı ki, açıklamada belirttiğim gibi herhangi bir konu hakkında görüşlerim değişmiş olsaydı da bunu açık yüreklilikle söyler ve eski söylediklerimi delillerle çürütürdüm veya değiştirirdim ki eski yazdıklarım nedeniyle insanlar yanlış bilgilenmesin. Fakat benim şu an bu forum için öyle bir durumum mevcut değil. Olursa leş kargalarından önce ben söylerim.


Sizin en son benim ruh anlayışımı onaylamanız ile forumdaki yazılarınıza baktığımızda ise söylediğinizden farklı bir durum gözüküyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Eğer bilgileniyorsanız bunda bir sakınca yok zaten o amaçla yazıyoruz ama bilgilenirken zaten biliyormuş gibi gözüküp sağa sola saldırmayın.

Bunlar yorumlarınız. Onayladığınız ve savunduklarınız konulardan açıkça belli:
1, 2, 3, 4, 5

Fakat en son bu konuda benim yazdıklarımı da onayladınız. Ondan sonra da 3-4 ayrı fikrim olduğunu iddia ettiniz. İnsanlar görsün diye yazdım, şimdi bunca şeyden sonra embesil misiniz art niyetli misiniz onlar karar versinler. Ben sizin embesil olmadığınızı tahmin ediyorum.

Bence benimle tartışmayı bırakın ben size bir kaç numara büyük gelirim. Safsata kılavuzunda Ad hominem olarak yer alan "asıl konuyu bırakarak kişiye saldırma" yöntemini terkedip adam gibi ilim yapabiliyorsanız yapın. Konular hakkında yorum yapın. Ancak Allahın dini konusunda delilsiz (işkembeden) konuşmayın. Müslümana yakışan budur. Yapamıyorsanız bu işleri tamamen bırakın. Saldırırsanız yanıtını alır, rezilliklerinize yeni rezillikler eklersiniz.

Lütfen, Allah rızası için bu huyunuzu, şeytana uymayı bırakın da birbirimizden bir şeyler öğrenmeyi deneyelim. Bu işi gurur meselesi yaparsanız gururunuz daha çok kırılır.

Selam Allahın sözlerine tabi olanlara.
 
Son düzenleme:

ümmi

Kıdemli
Üye
efenim embesil lafınızı size iade ediyorum. .Selametle.İşine gelen yerleri kopyala gelmeyenleri es geç.zaten kopyaladıklarından bir kısmındada yanlışından dönebilmeni onaylamışım fikirlerini değil.
Sanki Allahın ruhu yoktur diyen benim.benim sizin gibi tek tek mesajlarınızı araştırmaya vaktim yok.Gören görür ve cevapladığımız konularınıza bakınca anlar zaten durumu.

selametle efenim.böyle cevap vermediği durumlarda kabalaşıp çirkin sözler edenlerle işim yok.
 

bahadir

Acemi
Üye
selamlar;
biz aslında daha insan vücudunu çözememişken ruh hakkında konuşmaya kalkışıyoruz :)
insan bedenine canlılık sağlayan ruh yoktur denilmiş,
canlılık sağlayan ruh olmayabilir bedeniyle vardır yaşar insan,
bir çok şartın oluşması gerekir canlı kalabilmesi için, bunları sağlayan bir güç var sonuçta ve görmediğimiz bir güç.
göremediğimiz için inananlar var inanmayanlar var mâlum,
insan canlılığını bedenine borçlu dersek,
sevgi şefkat hangi organda?
akıl nerede?
düşünce neremizde?
beyin var ama akılı neden göremiyoruz ki ?
rüzgarı da göremiyoruz ama;
estiğinde yüzümüze sıcaklığı ve soğukluğunu hissediyoruz.
karşımızda hoşlanmadığımız bir insan olduğu zaman ona karşı soğukluk hissederiz,
tam aksine hoşlandığımız biri olduğunda ise sıcak duygular besleriz.
bu duygular ruh ile değilse ne ile bende merak ediyorum.
saygılar.
 

expositor

Amatör
Üye
selamlar;
biz aslında daha insan vücudunu çözememişken ruh hakkında konuşmaya kalkışıyoruz :)
insan bedenine canlılık sağlayan ruh yoktur denilmiş,
canlılık sağlayan ruh olmayabilir bedeniyle vardır yaşar insan,
bir çok şartın oluşması gerekir canlı kalabilmesi için, bunları sağlayan bir güç var sonuçta ve görmediğimiz bir güç.
göremediğimiz için inananlar var inanmayanlar var mâlum,
insan canlılığını bedenine borçlu dersek,
sevgi şefkat hangi organda?
akıl nerede?
düşünce neremizde?
beyin var ama akılı neden göremiyoruz ki ?
rüzgarı da göremiyoruz ama;
estiğinde yüzümüze sıcaklığı ve soğukluğunu hissediyoruz.
karşımızda hoşlanmadığımız bir insan olduğu zaman ona karşı soğukluk hissederiz,
tam aksine hoşlandığımız biri olduğunda ise sıcak duygular besleriz.
bu duygular ruh ile değilse ne ile bende merak ediyorum.
saygılar.
Selam;

Şahıslara değil de konulara dair yorumlar yazan insanları forumda görmek keyif verici. Aramıza hoşgeldiniz.

Beynimizi, organlarımızı, salgı bezlerimizi, bedenimizi, yaratılışımızı hafife almayınız. Bu vücut en büyük sanatkar tarafından hazırlandı. Sizin sorduğunuz soruların yanıtlarını bilim ile açıklandığını bilmiyor olmanız bunların açıklaması olmadığı anlamîna gelmiyor. Eskiden ben de "peki o zaman x nerede, y nasıl oluyor" derdim ama detaylı araştırınca bunların deneylerle ve cihazlarla tespit edilen bilimsel açıklamalarını okuyunca neyin gerçek neyin delilsiz yorum olduğunu anlayabilirsiniz.

Rabbimiz tarafından o kadar güzel, donanımlı yaratılmışız ki söylediğiniz konular için bedenimize ek olarak bir ruh'a ihtiyacımız olmadığını da görürsünüz. Hiç üşenmeyip bu söylediğiniz soruları bilime sorunuz.

Düşünce, akıl, duygular vb. konular bilimin gelişmediği çağlarda çaresizlik ve teknik imkansızlıklar nedeniyle tefekkür ile çözülmeye çalışılmış konulardır. Şu andaki tartışmalar ise ZANDAN BAŞKA hiç bir şeye dayanmayan bu ataların inançlarının kalıntıları ile GÖZLEM VE DENEYE DAYANAN bilim arasındadır.

Muhtemelen doğu dinlerinden İslama sızan ruh anlayışına ne Kuran'da ne bilimde destek bulamazsınız. Zaten Rabbimizin ayetleri (Kuran + kainat) birbirleri ile ASLA çelişmez.
 
Son düzenleme:

Arkun

Tecrübeli
Üye
Sayın [MENTION=136789]Arkun[/MENTION] ve sayın [MENTION=144413]tansxx[/MENTION] ;

Ruh hakkında nasıl o kadar çok şey biliyorsunuz? Hiç ruh gördünüz mü? Eğer tuz ruhu ile karıştırmıyorsanız, tadı nasıl?

Ruh hakkında uzuuuuun uzuuuuun yazdığınız bunca bilgi(!) için kaynak göstermeniz mümkün mü?

Nedense sayın Cem Yılmaz'ın "Kaynak gösterebilir misiniz?" sorusuna verdiği ile aynı yanıtı verecekmişsiniz gibi bir his var içimde...
gözden bakan birinin olduğunu mevlana celaleddin rumi söyler aklımada yatkın geliyor hücrelerin gözden bakması ve yorumlaması mantığın almayacağı bir iştir.dolayısıyla bir ruh vardır.

id ego ego süper ego kavramları ise psikolojinin getirdiği kavramlardır.

bir benlik duygusunun neden var olduğu ve niçin verildiği ise risalei nurlarda geçer.

düşünün bir benliğiniz yoktur o zaman ALlah seviyor denildiğinde siz bunu nasıl kavrayacaksınız. bir benliğiniz yok ki sevesiniz,bir benliğiniz yok ki nefret edesiniz bir benliğiniz yok ki affedesiniz bir benliğiniz yok ki ceza veresiniz bir ben algısı olmak zorundadır işte bu benlik ruhunuzdur nefsinizdir enenizdir.gözden bakan ve yorumlayan da bu benliğinizdir.kolunuz kopar fakat benliğinizden bir şey eksilmez. ruhunuza bir şey olmaz.ancak bedenin bütün işlevleri sona erdiğinde ruhunuz bedeninden çıkar bu çıkan benlik cennette 33 yaşında bir bedene girer artık benliğiniz yeni bir bedene girmiştir ve hayatına devam etmektedir. ruhun olmadığını söylüyorsunuz bu ben kelimeniz nedir,ruhun olmadığına inanan birinin ahiret inancı nasıl olur...
 

expositor

Amatör
Üye
gözden bakan birinin olduğunu mevlana celaleddin rumi söyler aklımada yatkın geliyor hücrelerin gözden bakması ve yorumlaması mantığın almayacağı bir iştir.dolayısıyla bir ruh vardır.

id ego ego süper ego kavramları ise psikolojinin getirdiği kavramlardır.

bir benlik duygusunun neden var olduğu ve niçin verildiği ise risalei nurlarda geçer.

düşünün bir benliğiniz yoktur o zaman ALlah seviyor denildiğinde siz bunu nasıl kavrayacaksınız. bir benliğiniz yok ki sevesiniz,bir benliğiniz yok ki nefret edesiniz bir benliğiniz yok ki affedesiniz bir benliğiniz yok ki ceza veresiniz bir ben algısı olmak zorundadır işte bu benlik ruhunuzdur nefsinizdir enenizdir.gözden bakan ve yorumlayan da bu benliğinizdir.kolunuz kopar fakat benliğinizden bir şey eksilmez. ruhunuza bir şey olmaz.ancak bedenin bütün işlevleri sona erdiğinde ruhunuz bedeninden çıkar bu çıkan benlik cennette 33 yaşında bir bedene girer artık benliğiniz yeni bir bedene girmiştir ve hayatına devam etmektedir. ruhun olmadığını söylüyorsunuz bu ben kelimeniz nedir,ruhun olmadığına inanan birinin ahiret inancı nasıl olur...
Sevgili kardeşim;

Gözünüzle görmeniz ve bunu yorumlamanız Celaleddin Rumi zamanında kimsenin açıklayamadığı bir mevzu olabilir fakat şu an biraz araştırsanız bilimin çok güzel bir şekilde tüm merak ettiklerinizi açıkladığını hayretle göreceksiniz. Bilim çağında bilimsel bir konuya Celaleddin Rumi görüşleri ile yanıt vermek pek de akıllıca bir yöntem değildir zira kendisi bilim adamı değildir, bu işleri bilmez. O da atalarından kendisine aktarılan masalları kullanarak ve harmanlayarak kendi de düşüncelerini ekleyerek kendinden sonrakilere aktarmaktan başka bir şey yapmamış, bilime katkısı bulunmamıştır. Son mesajınızın hemen üstündeki mesajımı iyi okuyunuz.

1) Kuran'da benlik NEFS olarak geçer Ruh değil.
2) Kuran'da ruh ilahi bilgi olarak geçer benlik olarak değil.
3) Ölünce ruhunuz falan çıkmaz bir yere gitmez çürürsünüz taki çürümüş toz olmuş kemikleriniz fiziksel ve bedensel olarak yeniden diriltilene kadar.
 
Üst Alt