Prn degil MESNEVI

Merhaba

Bursali 68
Cildin en başında da şu yazıyor....:
Rahman ve Rahim Allah adıyla

Onsoz/Giris/Baslangic kisminda da
basligindan
Bu kitap, Mesnevi kitabıdır.
Mesnevi, hakikata/gercege ulaşmanin bilgiyle butunlesmenin ve
yakin/kesin sırlarını açma hususunda din asıllarının asıllarının asıllarıdır.
Tanrının en büyük fıkhı,
Tanrının en aydın yolu,

Tanrı nın en açık bürhanıdır.
diye yaziyor......

Yani
Tasavvuf evliyasina iman ederseniz,
Yukaridaki hikayeninde Tanri sozu olduguna iman etmis olursunuz.

Ustelik
Tasavvuf evliyasina gore
Mesnevinin bir harfi bile degistirilemez.....mis!

Yani
Yukaridaki hikayeler Vahiydir!

Yani
Inamayan Kufre girer!

Baglaminda:
Bunlarin Vahiy olduguna
Tasavvuf dininde inanmayan kufre girer.
Islam dininde inanan dinden cikar.

Cunku:
Tasavvuf Islam disi bir inanc sistemidir.......
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Özellikle yukarıda yazdığım beyitlerden dolayı aklıma SODOM ve GOMORRA geldi...İkilemleri düşündüm...

Sağlıcakla kalınız...
 
Selam!

Mai nisan;
Mopsi; sen olan tezlerine, seen olan sentezlerin yalandır.
Sen de dolayısı ile yalancısın.
Tıpkı Mesnevi yi , hayvanlıgın en havyalığı olan p...... işlevi ile eşdeger görmen gibi.
Boyle bir sentez 'e ve tez ‘e sahip olman seni nazarımda en büyük yalancı yapar,
Ve şunu söylemem de en büyük rol oynar.
“lenetullahi alel kazibin”
Allahin laneti yalancıların üzerine olsun Mopsı ..

Ummi;
İlahi kattan gelen ilhamları yazmak neden şirk olsun....

Muhammed eşittir Allah denilmesi doğrumudur? basligindan alinti:
Mesnevi.....
1850.Tanrı vahyidir!
Tanrinin en buyuk fikhidir!

Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir....
Celaleddin Rumi
(C.4 Beyitler 1850- s. 151 )

Bulut;
...oysa sufiler inanmazlar... Sufiler bilir.

Iste
Tanri sozu

Iste
Tanridan gelen Vahiy.

Iste
Tanrinin en buyuk fikhi:

Iste
Sufilerin bildigi:

Bir halayık (hizmetci) şehvetin çokluğundan, hırsının fazlalığından bir eşeği kendisine alıştırmıştı.
O eşek, kendisine yakınlaşmayı adet edinmiş, insana yakın olmayı öğrenmişti.

1335. O hilebaz halayığın bir kabağı vardı. Eşek kendisine ölçülü yaklaşsın diye kabağı, eşeğin aletine takardı. Yakınlaşma zamanında aletin yarısı girsin diye bu işi yapmaktaydı. Çünkü, eşeğin aleti tamamı ile girse rahmi de parçalanırdı, damarları da. Eşek boyuna zayıflayıp durmaktaydı. Eşeğin sahibi olan kadın da neden bu eşek böyle zayıflıyor, neden böyle kıl gibi inceliyor deyip dururdu. Fakat işin ne olduğunu anlamakta acizdi. Nalbantlara illeti nedir, neden zayıflamakta diye gösterdiyse de,

1340. Onda hiçbir illet görünmedi, kimse bunun iç yüzünü haber veremedi. Kadın bu işin aslını adamakıllı araştırmaya başladı. Her an eşeğin haline dikkat etmekte, neden böyle zayıfladığını bulmaya çalışmaktaydı. İnsanın adamakıllı çalışmaya kul olması gerekir. Çünkü her şeyi iyice arayan nihayet bulur. Eşeğin haline dikkat edip dururken bir de ne görsün? O halayık eşeğin altına yatmıyor mu? Bunu kapının yarığından gördü bu hale pek şaştı.
 
Selam!
Mai nisan;
Mopsi; sen olan tezlerine, seen olan sentezlerin yalandır.
Sen de dolayısı ile yalancısın.
Tıpkı Mesnevi yi , hayvanlıgın en havyalığı olan p...... işlevi ile eşdeger görmen gibi.
Boyle bir sentez 'e ve tez e sahip olman seni nazarımda en büyük yalancı yapar,
Ve şunu söylemem de en büyük rol oynar.
lenetullahi alel kazibin
Allahin laneti yalancıların üzerine olsun Mopsı ..
Ummi;
İlahi kattan gelen ilhamları yazmak neden şirk olsun....

Muhammed eşittir Allah denilmesi doğrumudur? basligindan alinti:

Mesnevi.....
1850.Tanrı vahyidir!
Tanrinin en buyuk fikhidir!

Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir....
Celaleddin Rumi
(C.4 Beyitler 1850- s. 151 )

Bulut;
...oysa sufiler inanmazlar... Sufiler bilir.

Iste
Tanri sozu

Iste
Tanridan gelen Vahiy.

Iste
Tanrinin en buyuk fikhi:

Iste
Sufilerin bildigi:

1345.
Eşek, erkekler kadınlara nasıl yakınlaşırsa aynen onun gibi halayığa yakınlaşmış, işini becermekteydi. Kadın hasede düştü. Dedi ki, bu eşek, benim eşeğim, nasıl olur bu iş? Bu işin bana olması lazım ben işe daha ehlim. Eşek işi öğrenmiş, alışmış. Adeta sofra yayılmış, mum da yanmış. Görmemezlikten gelip ahırın kapısını vurdu. A kız ne vakte dek ahırı süpürüp duracaksın? dedi. Bu sözü işi gizlemek için söylüyor, ben geldim kapıyı aç diyordu.

1350. Sustu, halayığa hiçbir şey söylemedi. Bu işe tamah ettiği için işi gizledi. Halayık bütün fesat aletlerini gizleyip kapıyı açtı. Yüzünü ekşitip gözlerini yaşartarak dudaklarını oynatmaya başladı, güya oruçluyum demek istiyordu. Eline sapı yıpranmış bir süpürge aldı, develerin yatması için ahırı süpürüyor göründü. Elinde süpürge kapıyı açınca kadın, dudak altından seni usta seni, dedi.

1355. Yüzünü ekşittin, eline süpürgeyi aldın, iyi. Fakat yemeden içmeden kesilmiş eşeğin hali ne? İşi yarıda kalmış, öfkeli, aleti oynayıp durmada. Gözleri kapıda seni beklemede. Bunu dudağı altından söyledi, halayıktan gizledi. Onu suçsuz gibi ululayıp, Dedi ki: Tez çarşafını başına al. Filan eve git benden selam söyle. Şunu söyle, böyle yap, şöyle et. Neyse ben kadınların masallarını kısa kesiyorum.

1360. Maksat neyse sen onun hülasasını al. O işi görmezlikten gelen kadın onu yola vurunca, Zaten şehvetten sarhoş olmuştu, hemen kapıyı kapadı, oh dedi. Yalnız kaldım, bağıra, bağıra şükredeyim. Artık erkeklerin gah tam, gah yarım yamalak yakınlaşmasından kurtuldum. Kadının keçileri, sanki bini bulmuştu, öyle neşelendi. Eşeğin şehvet ateşiyle kararsız bir hale düştü. Hatta ne keçisi? O yakınlaşma kadını keçi haline getirdi. Ahmağı keçi haline getirmeye, hor hakir bir hale sokmaya şaşılmaz ki!
 
Selam!

Mai nisan;
Mopsi; sen olan tezlerine, seen olan sentezlerin yalandır.
Sen de dolayısı ile yalancısın.
Tıpkı Mesnevi yi , hayvanlıgın en havyalığı olan p...... işlevi ile eşdeger görmen gibi.
Boyle bir sentez 'e ve tez ‘e sahip olman seni nazarımda en büyük yalancı yapar,
Ve şunu söylemem de en büyük rol oynar.
“lenetullahi alel kazibin”
Allahin laneti yalancıların üzerine olsun Mopsı ..

Ummi;
İlahi kattan gelen ilhamları yazmak neden şirk olsun....

Muhammed eşittir Allah denilmesi doğrumudur? basligindan alinti:

Mesnevi.....
1850.Tanrı vahyidir!
Tanrinin en buyuk fikhidir!

Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir....
Celaleddin Rumi
(C.4 Beyitler 1850- s. 151 )

Bulut;
...oysa sufiler inanmazlar... Sufiler bilir.

Iste
Tanri sozu

Iste
Tanridan gelen Vahiy.

Iste
Tanrinin en buyuk fikhi:

Iste
Sufilerin bildigi:

1380. Su hazır olmalı, ahçılığı da bilmelisin ki o tenceredeki çorba, dökülmeden, bozulmadan pişsin. Demircilik sanatını bilmiyorsan demirci ocağından geçerken sakalını bıyığını yakarsın. Kadın kapıyı kapadı, sevine, sevine eşeği kendisine çekti, cezasını da tattı ya! Eşeği çeke, çeke ahırın ortasına getirdi. O erkek eşeğin altına yattı. O kahpe de muradına ermek üzere halayığın yattığını gördüğü sekiye yatmıştı.

1385. Eşek ayağını kaldırıp aletini daldırdı. Eşeğin aletinden kadının içine bir ateştir düştü. Alışmış eşek kadına abandı, aletini ta hayalarına kadar sokar sokmaz kadın da geberdi. Eşeğin aletinin hızından ciğeri parçalandı, damarları koptu birbirinden ayrıldı. Soluk bile alamadan derhal can verdi. Seki bir yana düştü o bir yana. Ahırın içi kanla doldu, kadın baş aşağı yıkıldı, öldü. Kötü bir ölüm, kadının canını aldı.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Bir ara bir İTALYAN Milletvekilliği yapmış biri vardı...Şimdi adını yazmayayım,gazetelerde de çok sık konu olmuştu...Bunları okuyunca O aklıma geldibir an...Gerçi O eşeklerle değil de AT larla arkadaşlık ederdi ama olsun akraba sayılırlar...:)))

Sağlıcakla kalınız...
 
Muhterem Kardeşlerim hepinizi saygı ile selamlıyorum.

Mesnev ideki mahremiyete ait konuların farklı yönlere çekilerek ele alınması yanlıştır.
Bu eserde birçok konular fevkalade incelikle anlatılırken bazı konularda ise kabaca misaller verilmiştir.

İncelikle anlatılanlar kavrama ve anlayışı hassa olanlar içindir.
Kaba ve benzeri anlatışlar da anlayı ve kavrayışı bu şekilde olanlar içindir.

Bazı Tasavvuf ehli olanlar eserlerinde bu tür benzetmeler yapmışlardır.
Kimisi o güzel benzetmelerden alır çünkü onun işi güzellikleri görmektir.
Kimisi ise ciltler dolu eseri okur da sadece bir kaç kaba bentezmeye takılır ve bütün eseri o şekilde görür.
İşte onun nasibi maalesef o güzelliklerde değildir.

Bülbül karga ile arkadaşlık eder mi her biri nerde oyalanır malûmdur.
Fakat her ikisinin de oyalandığı şey aynı yerdedir.

Konu yazdıkça uzar gider.
Cenabı Hakk CC cümlemizi güzellikler içinde seyredenlerden eylesin.

Kalbi selam ve Muhabbetler.

Takrir
 
Selam!

sn.Takrir:
Konu Mesnevi isimli
Ve
Donemi icinde,
[Hatta bana gore gunumuzde de
En onemli eserlerden biridir.]
Onemli bir misyonu yerine getirmis
Bir eserin icindeki,
Tartismasiz acik s e x masallarini/menkibelerini yazarak
Kitabin ciddiyetine zarar vermek degildir.

Burada elestirilen sudur:

Mesnevi.....
1850.Tanrı vahyidir!
Tanrinin en buyuk fikhidir!

Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir....
Celaleddin Rumi
(C.4 Beyitler 1850- s. 151 )

Siz
Hint p o r n o masallarindan birini
Kamasutra’dan alip
Farscaya cevirecek,sonra bunu
Mesneviye alacaksiniz.
Buraya kadar normal.

Baglaminda;
"Bu Allah cc nun sozleridir.
Bir kelimesi bile degistirilemez
"
...diyeceksiniz.....

Haaa!
Olur ya,
Biz deriz!
Bizim inancimizdan size ne?
Derseniz,

O zaman da size :
Tasavvuf Islamdir,
Mesnevi Kur'an'in aslidir/tevilidir
Demeyin.

Islamin Rabb'i bu por-nolari Vahy etmez!
Islamin Rabb'inin teblige mazhar
SON Vahy'i Kur'an'dir

Deriz...........
 
Son düzenleme:
Selam!

Mai nisan;
Mopsi; sen olan tezlerine, seen olan sentezlerin yalandır.
Sen de dolayısı ile yalancısın.
Tıpkı Mesnevi yi , hayvanlıgın en havyalığı olan p...... işlevi ile eşdeger görmen gibi.
Boyle bir sentez 'e ve tez ‘e sahip olman seni nazarımda en büyük yalancı yapar,
Ve şunu söylemem de en büyük rol oynar.
“lenetullahi alel kazibin”
Allahin laneti yalancıların üzerine olsun Mopsı ..

Ummi;
İlahi kattan gelen ilhamları yazmak neden şirk olsun....
Muhammed eşittir Allah denilmesi doğrumudur? basligindan alinti:

Mesnevi.....
1850.Tanrı vahyidir!
Tanrinin en buyuk fikhidir!

Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir....
Celaleddin Rumi
(C.4 Beyitler 1850- s. 151 )

Bulut;
...oysa sufiler inanmazlar... Sufiler bilir.

Iste
Tanri sozu

Iste
Tanridan gelen Vahiy.

Iste
Tanrinin en buyuk fikhi:

Iste
Sufilerin bildigi:

Şam’da bulunan Şeyh Ali Hariri kademli, parlak kalbli, metanet sahibi bir kişiydi.
Semâ esnasında, kime baksa derhal o, ona mürit olurdu. Giydiği hırka parça parça idi.
Semâ esnasında vücudunun her tarafı görünürdü. Halifenin oğlu da bunun menkıbelerini işittiği için, semâ’ım görmek istedi.
Sema edenleri seyretmek için makam kapısından içeri girdiği vakit şeyhih nazarı ona ilişti. O derhal mürit oldu ve elbise giydi.
Oğlunun şeyhe mürit olduğu haberi Mısır’da halifenin kulağına ulaştı. Son derecede canı sıkıldı. Şeyhi öldürmek istedi.
Fakat şeyhin yüzünü görür görmez o da tam bir samimiyetle şeyhe teveccüh gösterdi. Halifenin karısı da onu görmek istedi.
Şeyhi eve davet ettiler. Hatun ilerleyip şeyhin ayaklarına kapandı ve elini öpmek istedi.
Şeyh tenasül âletini kaldırarak kadının eline verdi ve: “Senin istediğin o değil; budur” dedi ve semâ’a başladı.
Bunun üzerine halifenin itikadı bir iken bin oldu.
MENAKIB’ÜL ARİFİN II s.59

[Orjinali konyadaki mevlana müzesinde ;
Mevlana lakapli Rumi hocanin kendi el yazması iledir
]
 
Selam!

Mai nisan;
Mopsi; sen olan tezlerine, seen olan sentezlerin yalandır.
Sen de dolayısı ile yalancısın.
Tıpkı Mesnevi yi , hayvanlıgın en havyalığı olan p...... işlevi ile eşdeger görmen gibi.
Boyle bir sentez 'e ve tez ‘e sahip olman seni nazarımda en büyük yalancı yapar,
Ve şunu söylemem de en büyük rol oynar.
“lenetullahi alel kazibin”
Allahin laneti yalancıların üzerine olsun Mopsı ..

Ummi;
İlahi kattan gelen ilhamları yazmak neden şirk olsun....

Muhammed eşittir Allah denilmesi doğrumudur? basligindan alinti:
Mesnevi.....
1850.Tanrı vahyidir!
Tanrinin en buyuk fikhidir!

Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir....
Celaleddin Rumi
(C.4 Beyitler 1850- s. 151 )
Bulut;
...oysa sufiler inanmazlar... Sufiler bilir.

Iste
Tanri sozu

Iste
Tanridan gelen Vahiy.

Iste
Tanrinin en buyuk fikhi:

Iste
Sufilerin bildigi:

Bir gün Kira Hatun,un aydınlanmış içinden Mevlana hazretleri epey zamandır az yemek,az uyumak,sema yapmak,oruç tutmak,bilgiler saçmak ve söz söylemek hususunda çok mübalağa ediyor,çetin riyazet çekiyor ve bundan dolayı da bize hiç iltifat etmiyor,cinsel yakınlık göstermiyor.Acaba beşer sıfatından ve şehvetten onda hiçbir iz kalmadı mı? Yoksa iştihası tamamen söndü de o lezzetten vazmı geçti? Diye düşündü.

Hemen o gece Mevlana Kira Hatun,u ziyaretle şereflendirdi ve kükremiş mest bir aslan gibi yetmiş defa muamelede bulundu.Nihayet Kira Hatun Mevlana,nın elinden medresenin da ma kaçıp bağışlamasını diledi.Fakat Mevlana hazretleri Daha tamam olmadı diye ısrar etti.
MENAKIB’ÜL ARİFİN s.364
 
Üst Alt