• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Paşa evinde ekmek kırıntısı

Okunuyor :
Paşa evinde ekmek kırıntısı

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
PAŞA EVİNDE EKMEK KIRINTISI
Mehmet Necati GÜNGÖR

Şahsın iki ayyaş dediği o iki ayyaş(!)tan, içki ile arasının pek iyi olmadığı bilinen İsmet Paşa ile ilgili, muhataplarından dinlediğim iki anekdotu aktaracağım bu gün.

İlk anekdot, Erzurumlu iş adamı Aziz Gözüme ait.
Gözüm, ömrü boyunca hep sağ partilere oy vermiş, bu dönemde ise AKPye yakın durduğunu tahmin ettiğim, alüminyum doğrama ve taahhüt işleriyle meşgul bir iş adamı. Halen hayatta, aktif ve 71 yaşının içinde.

Küçük yaşlarda, (1950li yıllar) halası ile birlikte çiftliklerinde hayvan besler, sütçülük yaparlarmış.
İnönü ve Menderes ailelerinin günlük taze sütlerini hala-yeğen Gözümler verirmiş.

Bir gün halası, sonradan Toker soyadını alacak İnönünün kızı Özden hanımdan bir istekte bulunur. Der ki: Söylemeye sıkılıyorum Özden hanım, ekmek ve yemek artıklarınızı bir torbaya koysanız da geldiğimizde alıp hayvanlarımıza yedirsek.

Özden hanım, Bizim evde ekmek artığı ve kırıntısı olmaz ki diyerek ev hallerinden şu durumu anlatır:

Böyle bir şey yaparsak babam kıyameti koparır. Biz bayat ekmekleri ve kırıntıları zayi etmez, kavurarak çorbalarımızda kullanırız. Babam hep şunu anlatır bize: Askerlerimiz bir savaşta aç kalmışlar, atların dışkılarından ayıkladıkları arpaları yiyerek hayatta kalmayı başarmışlar. Onun için babam israfa çok kızar. Biz, evimizde hiçbir kırıntıyı, özellikle de ekmek kırıntılarını israf etmeyiz.

Bir diğer anekdotu, eski Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Nuri Yılmazdan dinlemiştim.

İnönünün Ya ben ya o! diyerek kestirip attığı, genel kurulun ise Ecevit dediği o meşhur kongrede, Erzurum il başkanı Osman Polat (Mehmet Nuri Yılmazın dostlarındandır) İnönüyü desteklemektedir.

Yaptığı bir konuşma Ecevitçilerin tepkisini çeker ve kongre salonunda tartaklanır.
Kongre bitmiş, CHP Genel Başkanlığına Ecevit seçilmiştir.
İl başkanının tartaklandığını işiten İnönü bu duruma bir hayli üzülür ve Osman Polatı evine davet ederek hem teskin, hem teşekkür eder.
Hizmetçi iki bardak sütle içeri girer. Birisini İnönünün, diğerini Polatın önüne bırakır.
Aradan dakikalar geçer, sütlere dokunulmamıştır.
Polat, Paşanın içmesini, Paşa da Polatın içmesini bekler.
Hizmetçi fark eder ki, misafir Paşaya olan saygısından dolayı süte dokunmamış.
Kulağına eğilir, şöyle der: Misafir içmeden Paşa içmez. Siç için ki O da içsin.
Dönelim Erzurumlu iş adamının anlattıklarına:
Gözüm, bize şunu da anlattı o sohbette.
Evlerine her gittiğimizde Mevhibe hanımı (İnönünün eşi) ya Kuran okurken, ya namaz kılarken bulurduk.

Bir de Menderesten aldığı harçlığı anlattı.

Menderes bir gün çiftliğimize geldi. Ben de sevinerek halama Menderesin geldiğini heyecanla Menderes amca geldi, Menderes amca! diye bağırarak duyurmuştum.

Bu davranışım Menderesin hoşuna gitmişti.
Başımı okşadı ve o zamanın parasıyla çıkarıp 50 lira harçlık verdi.
O harçlıkla benim adıma bu gün Mustafa Kemal Mahallesi olarak bilinen yerde 3.5 dönüm arsa alındı.
Paraya çok sıkıştığım anlarda bile o arsayı satmadım.
Menderesin aziz hatırası olarak halâ saklıyorum.
Hepsini kaybettik.

O güzel insanlar beyaz atlarına binip gittiler.
Allahın rahmeti hepsinin üzerine olsun.
 

karafetva

Tecrübeli
Üye
Türkiye de kurtlu fasülye yenmektedir. İnönü o kıtlıkta bizim fasülyemizi (iki gemi miydi neydi) yunanistan a hediye eder. Gerçekten kırıntı bırakmıyor... Ama kurtlu olanları kırıntıdan saymıyor demek ki.... Bi de lozan var. sol tayfa savunur durur, kahramanlık der. Ama haritaya baktığımızda bize kırıntı bile kalmamıştır...
 
Üst Alt