• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

“Paranın dini yoktur”

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Cemaat ‘çakma Davos’ta’ coştu

TUSKON tarafından organize edilen “Dünya Ticaret Köprüsü” toplantısı dün başladı.
Ülkenin krizden kırıldığı bir dönemde yapılan organizasyonda patronlar coşarken, Başbakan aşka gelip “Paranın dini yoktur” dedi.

Fethullah Gülen cemaatine mensup işadamlarının oluşturduğu Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu
(TUSKON) tarafından organize edilen “Dünya Ticaret Köprüsü” buluşması dün başladı.

TUSKON’dan duyduğu gururla aşka gelen Başbakan Erdoğan,
“Birilerinin inandığı gibi, paranın dini yoktur, milleti yoktur, ırkı yoktur, vatanı yoktur.
Para bir civa gibidir, kendine uygun şartları nerede bulursa oraya gider.

Bu anlayışla hareket ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Bence PARA her türlü kötülüğün baş aktörüdür.
PARA, insanların dinini bile bir kenara itmesine neden olduğuna göre, her şeyi yaptıracak en büyük güçtür, diye düşünüyorum.

Peki, sizce PARA ne gibi tehlikelerin kaynağıdır?
 
E

Eftelya

Ziyaretci
Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır. Walter Scott

Para ruhun katilidir..Eftelya
 
K

Kadim

Ziyaretci
Bence PARA her türlü kötülüğün baş aktörüdür.
PARA, insanların dinini bile bir kenara itmesine neden olduğuna göre, her şeyi yaptıracak en büyük güçtür, diye düşünüyorum.

SOSYALİST sana lotodan para çıkarsa hepsini dağıtacakmısın :freakedout:

Yani her türlü kötülüğün baş aktörüya o bakımdan sordum.


Bence ise bütün zihniyetleri ideolojileri ütopyaları değiştirir :freakedout:
 

D€NiZ

Kıdemli
Üye
Din,siyaset,namus,riyakarlık,evlilik,çocuk,okul...daha akla gelmeyen...vb.hepsinde tehlike teşkil ediyor para..
 

yavuz34

Tecrübeli
Üye
Parayı kaldırsan Mara gelir.Onun için değişen bir şey yoktur.
Pekiyi Diri olanlar yokmu? Varda onlarada saygı duyulmaz.Çünkü paraları maraları yok yani GÜÇLERİ yok.Halbuki varlıklar Güce taparlar.Selamlar.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır. Walter Scott

Para ruhun katilidir..Eftelya
Kısa, öz ve mükemmel bir açıklama, tebrikler yoldaş.:alkis:

SOSYALİST sana lotodan para çıkarsa hepsini dağıtacakmısın :freakedout:

Yani her türlü kötülüğün baş aktörüya o bakımdan sordum.

Bence ise bütün zihniyetleri ideolojileri ütopyaları değiştirir :freakedout:
Paradan nefret ederim...😠

D€NiZ;197937' Alıntı:
Din,siyaset,namus,riyakarlık,evlilik,çocuk,okul...daha akla gelmeyen...vb.hepsinde tehlike teşkil ediyor para..
Haklısın Deniz yoldaş.
Paranın olmadığı bir dünya için elele...:prv:

Parayı kaldırsan Mara gelir.Onun için değişen bir şey yoktur.
Pekiyi Diri olanlar yokmu? Varda onlarada saygı duyulmaz.Çünkü paraları maraları yok yani GÜÇLERİ yok.Halbuki varlıklar Güce taparlar.Selamlar.
İyi düşün Yavuz Bey,
Mara'nın olmadığı bir dünya anlayışı da var...:prv:
 
K

Kadim

Ziyaretci
Başka sorum yok :freakedout:
 

bziya

Kıdemli
Üye
Para bıçak gibidir , faydalı bir çok işlere de yarar , adam öldürmeye de...Kullanan kişinin olgunluğuna göre değişir.

Paranın dini yoktur sözüne katılmam mümkün değildir.

Öyle zenginler vardır ki bütün servetini hak yolunda harcamaktadır.Kimileri de vardır nefs ve şeytan yolunda harcamaktadır.
 

mopsy

Emektar
Üye
merhaba

Teoriler ve onun uygulamalari.
Ve cikis olmayinca
Pratikler teoriyi yerle bir edince
Gercege hosgeldin partisi baslar

Soze iki propganda alintisiyla baslayayim

Haklısın Deniz yoldaş.
Paranın olmadığı bir dünya için elele...:prv:
Biri ayni zamanda YOL GOSTERME!

İyi düşün Yavuz Bey,
Mara'nın olmadığı bir dünya anlayışı da var...
Yasanan PRATIK sureclerden inciler:
Ocak 1949’da Gosplan başkanı Voznesensky ağır sanayi ve ulaşımda devlet sübvansiyonu sistemine son vermek amacıyla toptan eşya fiyatlarında reform girişiminde bulundu. Voznesensky, ağır sanayi ve demiryolu talımacılığı da dahil olmak üzere üretim birimlerinde üretim maliyettinin yüzde 3-5’i oranında bir asgari kar ilkesi getirmek istedi ve böylece üretim araçlarını metaya dönüştürmenin koşullarını yaratacaktı. Temel üretim araçlarının işleyişine değer yasasını sokma girişimine hemen son verildi. 5 Mart 1949’da Stalin’in inisiyatifiyle Voznesensky görevinden alındı.
‘Ekonomik Sorunlar’da Stalin SB’nde meta üretimi alanının sınırlı olduğunu belirtti: Burjuvazi mevcut değildi ve devletteki ilgili tek sosyalist üretici kooperatifler ve kollektif çiftliklerdi. Meta üretimi, kişisel tüketim maddeleriyle sınırlıydı. Bu nedenle Stalin, SB’nde meta üretiminin ‘meta olarak emek gücü, artı-değer, sermaye, kapitalist kar, ortalama kar oranı’ gibi kapitalist meta üretiminin ekonomik kategorilerine yol açacağı görüşünü reddetti. Sosyal bilimlerde anti-Marksist hatalara ilşkin Yudin’in eleştirilerinde açıkça görüldüğü gibi, Sovyet ekonomistlerin belli bir kesiminde bu tür nosyonlar oldukça yaygındı. Merzenev ve Mikolenko, SB’nde de emek gücünün tıpkı kapitalist toplumdaki gibi meta olduğu fikrini savunuyordu. Yakovlev ise ‘serrmaye’ kategorisinin Sovyet koşullarına uygulanabileceğini öne sürüyordu. Ünlü ekonomist Atlas da, ortalama kar oranının Sovyet ekonmisinde işlerliği olduğunu belirtiyordu. (Yudin, age, s. 23)
Stalin’in ölümü ile SBKP’nin 20. Kongresi arasındaki dönemde ekonomi politiksaında köklü dönüşümler yaşandı. Komünist toplumun temellerini oluşturma doğrultusundaki planlama perspektifi terkedilerek, yerine tüketimci bir refah programı getirildi. Meta dolaşımı yerine, şehir ve kır arasında tedrici bir ürün değişimi uygulamasını öngören Stalin’in önerisi –ki bu öneri 19. Kongre’de kabul edilmişti- Mayıs 1953’ten itibaren son buldu ve ‘Sovyet ticaretini yaygınlaştırma’ sloganı altında meta dolaşımının genişletilmesi programı kabul görmeye başladı. Nisan 1953’te Tüm Sovyetler Bakanlarının ekkonomik haklarının genişletilmesi ve 1955’te de Cumhuriyetlerin Bakanlıklarının ve İşletme Yöneticilerinin yetkilerinin arttırılması ile Sovyet ekonomisinde Gosplan’ın alanı büyük ölçüde sınırlandırılmış oldu. Stalin döneminden kalan merkezi direktif planlama sistemine 1955’te son verilerek yerine Gosplan, Tüm-Sovyetler ve Cumhuriyetler Bakanlıklarının yapacağı ‘koordinatif planlama’ sistemi getirildi.
20. Kongre sonrası iki yıl, Sovyet ekonomisinin işletilmesinde başka radikal değişikliklere de tanık oldu. 22 Mayıs 1957 tarihli ve 555 sayılı SSCB Bakanlar Kurulu kararı ile devlet sektörü ürünlerinin tahsisi sistemine son verilerek Sovyet sanayinin ürettiği sınai ürünleri satmak için çok sayıda merkezi satış örgütleri yaratıldı. Molotov, Kaganoviç ve Saburov’un SBKP’nin lider pozisyonlarından indirilmesi, ekonomi politikaları üzerindeki etkisini hemen gösterdi. İşletmelerin karlılık temelinde işletilmesini öngören 22 Eylül 1957 tarihli ve 1150 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile, üretim araçlarının metaya dönüştürülmesi işi başarılmış oldu.
SSCB’de kollektifleştirme ve grup mülkiyetinin kurulmasından sonra bile özel üretim sınırlı bir biçimde de olsa varolmaya devam etti. Gosplan, belli bir plan çerçevesinde sosyal emeğin dağılımını düzenleyerek devlet sanayi, devlet çiftlikleri ve MTİ alanlarında değer yasasının işleyişini ortadankadırabildi; fakat ekili alan, mahsul, traktör çalışmasının genişliği, toplumsal mülkiyet altındaki çiftlik hayvanı sayısı, toplam zirai üretim, zorunlu ödeme hacmi ve MTİ’na yapıalcak ödemeler direktif planlama kaps***** girse bile, devletin artı (fazla) meta üretiminin kullanımını ya da belli dönemler ve görevler için emek gücünün kullanımı planlayamadığı kollektif çiftliklerde bunu yapmak mümkün değildi. (Smolin, Voprosi Ekonomiki, No.1, 1953, s.33-45)

Suslov’un Voznesenski’nin broşürüne eleştirileri tam yerindeydi. Fakat Voznesenski SB Bakanlar Kurulu’na bağlı Gosplan’ın başkanı olarak sadece bir teorisyen değildi; 1948-49’da SB’nde meta-para ilişkilerinin işleyiş alanını genişleten bir politikayı uygulayacak bir konumdaydı. Gorbaçov döneminde Leningrad olayının incelenmesi, SSCB Devlet Erzak Komitesi başkan yardımcısı Pomazev’in, Voznesenski’nin yönetimi döneminde Gosplan’ın 1949 yılının bürünci çeyreği için ulusal sanayi plan hedefini düşürmesinden şikayet ettiği ortaya çıktı. Daha sonra Şkiryatov –Parti Denetleme Komisyonu’ndan- aynı suçlamayı tekrarladı ve SSCB Bakanlar Kurulu, Voznesensi’nin, hükümetin plan direktiflerini savunmada başarısızlık gösterdiğini belirtti. (Izvestiya Ts.K. KPSS No.2, 1989) Sanayi planı hedelerinin azaltılması, Ocak 1949’da ağır sanayi maddelerinin toptan fiyatlarının yükseltilmesi ve üretim araçlarının üretimine kar unsurunun sokulması ve bunların meta-parra ilişkileri alanına çekilmesi girişimiyle uygunluk arzetmektedir. 5 mart 1949’da Voznesenski’nin Gosplan’dan alınması, toptan eşya fiyatlarını 1949 seviyesinin yüzde 30 altına çekmek için aşamalar halinde Viznesenski’nin ekonomi politikalarının geçersiz hale getirilmesinin başlangıcı oldu. Voznesenski, Pazar ekonomisi çerçevesinde Sovyet ekonomisini yeniden düzenlemek isteyenlerin kahramanı haline geldi. Stalin’in ölümünden hemen sonra Voznesenski yeniden sahneye çıkarıldı.

‘Dönüştürülmüş’ değer nosyonu, kollektif çiftliklerin varlığının meta-para ilişkilerinin devamlılığını gerektirdiği bir dönemde, SB’nde değere iradi/keyfi olarak son verilebileceğini öne süren düşünceyi eleştirme ve sosyalist planlı ekonomi koşullarında değerin işleyişinin yardımcı, tabi (ikincil) ve sınırlı bir role sahip olduğu gerçeğini açıklama ihtiyacının bir ifadesi olarak ortaya çıkmış görünüyor. Ancak, ‘değiştirilmiş’ değer konseptinin Marksist anlamda belli bir ideolojik özü vardı. Stalin bu yüzden, bu formülün, SB’de uzun bir süredir aktüel olmasına rağmen doğruluk açısından terkedilmesi gerektiğini düşünüyordu. ‘Dönüştürülmüş’ değer nosyonu ise, hala değerin istendiğinde yaratılıp istendiğinde ortadan kaldırılabileceği fikrini taşıdığı için ve Vozneseski örneğinde görüldüğü gibi, meta-para ilişkilerinin işleyiş alanını daraltmak yerine genişletmenin meşrulaştırılmasında kolayca teorik bir manivela haline gelebileceği için iki yönlü bir sorun taşıyordu.

1953 sonrasında Sovyet ekonomisinde meta-para ilişkilerinin hızla yaygınlaşması ile ‘dönüştürülmüş’ metanın geri gelmesi belki de kaçınılmazdı. 1954 tarihli ‘Ekonomi-Politik Ders Kitabı’ sosyalist ekonominin özel ve toplumsal emek arasındaki çelişkiyi bilmediği öne sürülüyordu. (Ostrovityanov, et al, ‘Politicheskaya Ekonomiya, Uchebnik’, birinci baskı, Moskova, 1954, s.442) Böyle bir muhakeme pekçok sorun ortaya çıkarıyordu. Sınırlı bir tarzda da olsa hala meta üretimini kullanma gereği duyan bir toplumda, işçi sınıfının tüketim maddelerini satın almasını sağlayan ücret biçiminde ödeme almaya devam etmesine rağmen toplumsal emeğin tüm biçimleriyle varolduğunun söylenebileceği ifade ediliyordu. Üstelik, Marx’a göre ancak komünist toplumda sona erecek olan somut emek ile soyut emek arasındaki çekişkinin halihazırda çözülmüş olduğu ima ediliyordu. Ayrıca, belli dönemler ve görevler üzerinden bütünüyle sosyalist planlama alanında olmayan ve iş ile ürün arasındaki ilişki bütünüyle değer biçiminde ifade edildiği için özel emeğin bazı özelliklerini koruduğu kollektif çiftlik köylülüğünün emek gücünün o tarihsel aşamasındaki işçi sınıfının toplumsal emeği seviyesine – tüm halkın mülküyetini kontrolü altında bulunduran – getirilerek özel emeğe son verilmesi gerekmediği, ortaya konuyor. Bu kitap Sovyet ekonomi-politiğinin Voznesensky’nin ‘çelişkisiz meta’sına geri götürüp, Stalin’in, Sovyet toplumunda üretim araçları ile üretici güçler arasındaki sosyal çelişkinin devam ettiğini belirten ‘Ekonomik Sorunlar’daki tutumunu reddediyordu.

Fakat 1953-58 piyasa reformlarıyla üretim araçlarının meta olarak dolaşıma girmeye başlamasıyla, durum nitel olarak değişti. Stalin’in belirttiği gibi sosyalizmde ürünün meta biçiminin özel bir karakteri vardır. Reformlardan sonra, meta üretimine konan sınırlamalar kaldırıldı ve meta biçimleri, faklı türden ekonomik ilişkileri cisimleştirmeye başladı. Marx Kapital’de, kapitalizmin temel hücresi olarak metanın kendi içinde hem ücretli emeği hem de sermayeyi içerdiğini ortaya koymuştu. Hızla genişleyen meta üretimi mantığı, emek gücü, artı-değer, kapitalist kar ve ortalama kar oranı gibi ekonomik kategorilerin yeniden ortaya çıkması anl***** geliyor. Kruşçev’in 1961’de öne sürdüğü komünist toplumu kurma programı bu bağlamda değerlendirilmelidir. SBKP, meta üretimi ve meta dolaşımının işleyiş alanının daraltılması yerine, bunların daha da geliştirilmesini planladı. Program, sosyalizmde sınıfların ortadan kaldırılması görevini terkederek Sovyet toplumunun üretim ilişkilerini yeniden kurmaktan kaçındı. Stalin’in ortaya koyduğu, kollektif çiftliklerin grup mülkiyetini tüm halkın mülkiyeti seviyesine çıkarma perspektifine son verildi. Bunun yerine, Kruşçev döneminde, kollektif çiftlik mülkiyeti ile devlet mülkiyetinin gelecekte birleştirilmesi nosyonu benimsendi.

Vijay Singh- Moskova Devlet Üniversitesi’nde yapılan ‘Günümüzde Stalin’ konulu uluslararası seminer

Rusya 3 nesil halkini mahvettikten sonra bu beladan kurtuldu.
Agzinin payini aldi.

Durun bizde birkac nesil feda edelimde
Sonrasinda.......

BUYUKLERE MASALLARI ARTIK 21. yy. INSANLARININ COGUNLUGU DINLEMIYOR.
 

şєу∂α

Amatör
Üye
Para- Sevmediğim politikacı
Para- Ensesi kalın çift çeneli işadamı
Para- Ne onla nede onsuz olamadığım aşkım
Para- Sevmesemde zaman zaman ihtiyaç duyduğum
para- Dostlarımı esir alan
Para- bazen yanlız bırakan
Para- çok istediğimde yanımda olmayan
Para- Yokluğuyla süründürebilen
Para- Canı istediğinde gelip giden
Para- İstesemde istemesemde hayatımın bir parçası
Para- Zamane kızların erkekte aradığı ilk şey
Para- Sırf moda diye tektaş nesnenin karşılığı
Para- Her yerde karşıma çıkan
Para- Resimli,kirli elden ele dolaşn kağıt ve metal parçası
Para- Çocuktan yaşlıya herkesin saldırdığı
Para- Hayatı değiştiren
Para- Kişiliği bozan
PARA; Senden nefret etsemde bazen ihtiyaç duyduğumsun
Para para para
Senlede olmuyor sensizde
Ama genede seni sevmiyorum İNAN BUNA... (Şule) Şeyda..

Para deyince, daha önce yazdığım bir yazı geldi aklıma paylaşmak itedim sizlerle :prv:
 
Son düzenleme:

oddly

Amatör
Üye
şu an dünyada hiç bir şey parasız olmaz arkadaşlar... kimse kimseye karşılıksız kolay kolay bir şey yapmıyor...


paradan değil sorunlar insanoğlunun hırsından açgözlülüğünden kaynaklanıyor...
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Haklısın Deniz yoldaş.
Paranın olmadığı bir dünya için elele...
İyi düşün Yavuz Bey,
Mara'nın olmadığı bir dünya anlayışı da var...
Tum teoriye dayanip ahkam kesenlere .............

kapitalistler parayı kullanır; biz sosyalistler se fırlatır atarız...
fidel castro

Küba, ticaretin gelişmesi için Eximbank tarafından verilen kredinin 300 bin dolarlık son taksitini Türkiye`ye ödemeyi düşünmüyor. Bahane, başkent Havana`nın her yıl kasırgalara maruz kalması.
Küba, dünyada komünizmle idare edilen tek ülke. Amerika`ya kafa tutan, sol fraksiyonların mabet gibi gördüğü Havana..

Amerika`nın sembolü Coca-Cola`yı her yerde görmek mümkün. Çünkü ülkenin dolaylı yollarla da olsa en büyük ticaret yaptığı ülkelerden biri Amerika.

• Dünyanın en güzel sahillerinden birine sahip Havana`da kıyıdaki evler turizm için restore edilmeye başlandı. Daha önce sadece yabancıların girmesine izin verilen sahillere artık halk da girebiliyor.
• Devlet yabancı sermaye çekmek için adımlar atsa da hâlen birçok restoran ve kafe devlet tarafından işletiliyor.
• İki para birimi var. Birincisi, yabancıların kullandığı, değiştirilebilir Peso(CUC) ki bunun değeri 1,08 dolar. İkinci para birimi de yerli halkın kullandığı konvertibl olmayan Peso. 1 CUC, 24 yerli Peso`ya eşit......

Tum gazeteler.
 

eмiLy

Kıdemli
Üye
Paranın dini yoktur..
Paraysa söz konusu olan bölünmüşlük de yoktur..
Çünkü herkes aynı safta olur................. :p
 

yavuz34

Tecrübeli
Üye
Sosyalizmde parayı atamaz.İşte Sayın mopsy Kübadan örnekler verdi. SSCB sosyalistken Ruble kalkmışmıyıdı? Hayır.Yabancı Turistlerde Kübaya gelmeye başlamışlarsa oradaki Sosyalizmede şimdiden güle güle diyebiliriz.Selamlar.
 

orkuorkun

Kıdemli
Üye
Sosyalist sistemi sevmem ,ama kismen iyi taraflarindan biri vardi. Guney hanim ,sosyalist ve kadim disardan bilirler komunizmi, ben icinden geldim.onlar okudular.bazilari da sadece kotu tarafini okudu onlar da gitmedi.
Para gercekten onemli degildi.
Cocuklugumdan hatirliyorum. Annem bir utu alamamisti, ekstradan paramiz yoktu. Babam anneme umut verdi merak etme 1 ay sonra utuyu alacaksin. Komurlu utu vardi eskiden.

Evet 1 ay sonra babam utuyu aldi. Enflasyon diye hicbirsey yoktu, fiyatlar degisken degildi.
Eger evinizde Rus mali, Bulgar, yugoslav mali Bir fener, caki,saat varsa Ustunde degismeyen fiyati Demir baski ile hala yazar. ve mal kabadir ama 100 yil dayanir.

Siz ise calistiginiz icin ne zaman alacaginiz bilirsiniz mali. Sosyalizm sempatizani da degilim, Ancak avrupa toplulugununa girilirse, siz onlari degistiremeyeceksiniz. onlar sizi degistirecek. bugunku bircok sey kaldirilacak, serbestlikler gelecek.
Avrupanin ekonomik sisteminin icinde bazi sosyalist kanunlar var. Bu sosyalist kanunlar Halki partonlara karsi koruyor. Asiriya kacamiyorsunuz. bir dengeleme var.
Italyada Siz bilemezssiniz amaTurkiyedeki Pirelli fabrikasinda iscilere zam yapmamislar diye Greve bile gittiklerini duymustum,isvicredeki fabrikadaki 15 isci atilmis diye de italyada greve gittiklerini gordum. Bir haksizlik oldugu zaman devlet durur. Mahkemeler zayifi tutar. o yuzden insan haklari mahkemelerinde turkiye aleyhine davalar sonuclanir, cunku zayifi tutarlar.
. En kucuk bir problemde greve gidilir. Bu da kapitalist sistem, eger girersek Bicok kisiye zarari olur bu isin.
 

eмiLy

Kıdemli
Üye
Şöyle bir şey de var ki zaten verilen örnekler tam olarak süreçlerini tamamlamamışlar..
Yani paranın olması falan..
Zaten ''Sosyalist Anlayış'' aşamalardan oluşuyor..
İlk dönem Sosyalizm..
Eşitlik söylemlerine rağmen ilk aşamada bir diktatörlük rejimi öngörüyorlar..
Proletarya dikatatörlüğü..
Demek istediğim verdiğiniz kötü örnekler zaten istenilen sonuca ulaşmamıştır..
İstenilen ise Ütopyadır..

Ütopik kalmaya da devam edecektir..
Çünkü insanoğlu bencildir..
Çünkü insanoğlu hırslıdır..
 

lordhan

Tecrübeli
Üye
Napolyon ne demis;

para,para,para

otesi yok sanirim
 

orkuorkun

Kıdemli
Üye
Napolide (italyada) Copculer Zam yapilmadi diye greve gittiler 1-2 ay copculer cop toplamadi, Italyan hukumetinde belediye baskanlarindan tutn bircok istifalar basladi, salgin hastalik korkusu yuzunden tasinmaya basladilar,
Tasinanlara devlet yardim edicek ,Cadirlara gecicekler, E bu da para. masraf. Halkin baskisi basladi. yonetemiyorsunuz diye. Copculer de yasala olarak grev yapiyor,adamlar haklilar. 2 ay sonra zam yapildi. butun ulkede. calismadiklari gunleri ve sigortalarini aldiklari gibi devlet napoliden tasinanlara yardim etti, yetmezmis gibi bircok meclis temsilcisi ve otorite istifa etti.

Yunanistan da ayni , Para muhim degil, Issizlik sigortasi sosyalist sistemin bir parcasidir. Turkiyede de uygulanmaya baslandi. Butun avrupada issizlik sigortasi var. Devlet vatandasina bakmak zorunda, Malesef ...
 

eмiLy

Kıdemli
Üye
Napolide (italyada) Copculer Zam yapilmadi diye greve gittiler 1-2 ay copculer cop toplamadi, Italyan hukumetinde belediye baskanlarindan tutn bircok istifalar basladi, salgin hastalik korkusu yuzunden tasinmaya basladilar,
Tasinanlara devlet yardim edicek ,Cadirlara gecicekler, E bu da para. masraf. Halkin baskisi basladi. yonetemiyorsunuz diye. Copculer de yasala olarak grev yapiyor,adamlar haklilar. 2 ay sonra zam yapildi. butun ulkede. calismadiklari gunleri ve sigortalarini aldiklari gibi devlet napoliden tasinanlara yardim etti, yetmezmis gibi bircok meclis temsilcisi ve otorite istifa etti.

Yunanistan da ayni , Para muhim degil, Issizlik sigortasi sosyalist sistemin bir parcasidir. Turkiyede de uygulanmaya baslandi. Butun avrupada issizlik sigortasi var. Devlet vatandasina bakmak zorunda, Malesef ...
Almak o kadar zor ki ama..
Çalışma istek ve iradesine sahip olmana rağmen işsiz kalman lazım..
Herhangi bir kusurun olmayacak işten çıkarken..
Geriye doğru 3 yıl içinde en az 600 gün prim ödenmiş olmalı..
Geriye doğru 129 günlük işsizlik sigortası primi ödemiş olmalısın..
Yine yeni iş bulana kadar değil, geriye doğru ne kadar prim ödemişse ona göre belirleniyor bu yardımdan faydalanacağı süre..
Asgari ücretinde 2/3 ü kadar bir miktar ödeniyor bildiğim kadarıyla..
Bizdeki düzenlemenin bu derece zorlaştırılması krizin geleceği ve işsiz sayısının fazlalaşacağının tahmin edilmiş olmasındanmış..
Ayrıca bizim insanımızın işsizlik sigortasına güvenip ''yan gelip yatmasından'' endişeleniyor olunmasının da etkisi varmış.. (kominizmi ütopik bulmama gerekçe olacak bir düşünce tarzı işte)
Sanıyorum Hollanda'da da işsizlik sigortası uygulaması devlete çok büyük bir yük getirmiş..
Çünkü insanlar çalışmadıklarında da en az çalıştıkları zamandaki kadar rahat edebilecekleri miktarda ücret alıyorlarmış..

Sosyalist sistemde nasıl uygulanıyor acaba?
 

kirmizigül

Kıdemli
Üye
para insan oldugunu unutturmadigi mütte güzeldir merhamet yoksa kötü bir varliktir.
 
Üst Alt