• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Palu ailesi son durum

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Palu ailesi son durum ne oldu? Palu Ailesi ifadeleleri ortaya çıktı!

Palu Ailesi Türkiye'nin gündemine oturdu. Müge Anlı'nın programına kızı ve torunu hakkında kayıp başvurusu için gelip anlattıkları ile adeta kan donduran Palu Ailesi'nin 6 üyesi Kocaeli'de yargılanmaya başladı. İlk olarak Meryem Tahnal cinayeti için yargılanan Tuncer Ustael, Emine Ustael, Hava Palu, Ayşe Palu, Fatih Palu ve İsa Palu'nun ilk ifadeleri de ortaya çıktı. Tuncer Ustael suçlamaları reddederek akılalmaz bir savunma verdi. Peki, mahkemenin kararı ne oldu? İşte Palu ailesinde son durum...


PALU AİLESİNİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

TUNCER USTAEL'İN İFADESİ

Sanıklar mahkeme salonuna alındı. İlk olarak Palu Ailesinin damadı olarak bilinen Tuncer Ustael ifade verdi. Ustael ifadesinde şunları söyledi:

"MERYEM'İ, HİKMET VE YUSUF ÖLDÜRDÜ"
"İddianamedeki ifadem büyük ölçüde doğru olmakla birlikte olay günü Meryem’in cesedini bulduğumuz doğru değildir. O ifadeyi emniyetin baskısıyla verdim. Meryem’i, Hikmet Ş. ve Yusuf Ş. öldürdü. Maktulü iğne tozuyla öldürmüşler. Ben ifademi baskı altında verdim. Biz Mercedes marka araçta hep birlikte yaşarken bir gece Meryem kayboldu. Kendisini bir daha ne canlı ne de ölü olarak gördüm. Maktulün kredi kartı ve banka kartı ölmeden önce bende duruyordu. Zaman zaman para çekerek kendisine veriyordum. Daha sonra kim kullandı bilmiyorum. 2008 yılı Aralık ayında kartı kullandığım söyleniyor ancak o tarihte zabıtalar beni barınma evine götürmüştü, barınma evinde kalıyordum.

"CİN VE BENZERİ ŞEYLERE İNANMAM"
Baştan beri adli makamlar beni hiçbir şekilde dinlemediler. Maktul kaybolduktan sonda annesi Havva ve kardeşi İsa, polise giderek kayıp başvurusu yaptılar. Aleyhime olan beyanları kabul etmiyorum. Ölen Meryem’in eşinin ailesi problemliydi bu nedenle beni suçlandıklarını düşünüyorum. Ben bu olaylar öncesinde İstanbul’da yaşıyordum. Benim bir çocuğum kaçırıldı. Eline büyükçe bir iğne batırıldı. Kalçasına şırınga batırıldı. Benim araçta yaşamaya başlamamda, cin ve benzeri şeylerin etkisi yoktur. Ben böyle şeylere inanmam.

"MERYEM TAHNAL'I HİÇ DARP ETMEDİM"
Arabada yaşamaya başlamamızın nedeni Meryem’in ailesinin bizi tehdit etmesidir. Ben bu aileden uzak durmaya çalıştım. Kendilerinin polisle de ilişkilerinin olduğunu düşünüyordum. Bu nedenle bizi tehdit ettikleri zaman polise gitmedim. Ben Meryem Tahnal’ı hiçbir dönem darp etmedim. Kendisinin eşi öldürüldü ve bizim eve geldi. Ölene kadar da hep birlikte yaşadık. Hiçbir zaman evde cin çıkarma gibi bir faaliyette bulunmadım."

Hava Palu kızının ölümünü ise şöyle anlattı:

"Meryem hasta olduğunu söyledi. Battaniye alıp yattı. Sonra baktığımda ölmüştü. 2-3 gündür 'hastayım' diyordu. Bir sesler duyduk, uğultular duyduk, baktık ölmüştü. Camiye götürüp yıkadığımda yüzünde ve vücudunda darp izleri gördüm. Meryem'i camide yıkadıktan sonra Tuncer ve İsa götürüp gömdüler. Beni 2 gün sonra mezarına götürdüler. Meryem'in bir hastalığı yoktu, sadece migreni vardı. Ölmeden önceki son 3 güne kadar Tuncer, Meryem'i hep dövdü, aç bıraktı. Açık ve soğuk etkisiyle kızım bitkisel hayatta gibi yaşıyordu. Dayaktan sonra Meryem halsiz kalmıştı. Biz zor şartların etkisi ile durumu idrak edemedik."

'BİZ KIZIMA YARDIM EDEMEDİK'
Tuncer Ustael'den korktuklarını söyleyen Hava Palu, "Biz kızıma yardım edemedik. Tuncer'den korkuyorduk. Kızım öldükten sonra eve geldiğimiz zaman bizi ayrı odalarda tutuyordu. Bizi bazen aç bırakıyordu. 2011 yılında Tuncer hapse girdikten sonra ben polise gidip her şeyi anlatmıştım. Bizi odalarda tutarken aç bıraktığı zamanlarda telefonla birileriyle konuşup bizimle alay ederdi. 'Bunların evini sattım, aç bıraktım, susuz bıraktım' diye konuşurdu. İsa'da bende de akıl bırakmamıştı. Benim adıma öyle terbiyesiz şeylerin olduğu bir kağıt yazıp İsa'ya imzalatmış. İsa aklı başında olsa o kağıdı imzalar mı?" dedi.


'BU CİNLERİN, PERİLERİN YARGILAMASI DEĞİL'
Savcının televizyona neden çıktıklarını sorması üzerine Hava Palu, "Tahnal ailesinin gerçek yüzü ortaya çıksın diye çıktık" diye cevap verdi. Kendisine yöneltilen tüm soruları yanıtlayan Hava Palu, "Evin çatısında insanların çıktığını söylediğinde Tuncer evde idi. İnsanların ayak seslerini duyuyordum ama görmüyordum. Tuncer o zamanlar evde idi. Kapıyı içeriden kilitleyip bize sirke içiriyordu. Eve cin çıkarmak için birisi gelmişti" dedi.

Avukatların sürekli olarak cinlerle ilgili sorular sorması üzerine mahkeme başkanı, "Bu cinlerin, perilerin yargılaması değil, öldürülme olayı ilgili sorularınızı yöneltin" diyerek uyarıda bulundu.

'BENİM KALP GÖZÜM AÇIK, SİZİ KORUYORUM' DEMİŞ
Meryem Tahnal'ın ölümünün ardından sığınma evine götürüldüğünü belirten Hava Palu, "Ben sığınma evindeyken, Tuncer'in Körfez'de bulunan 4 katlı evimi sattığını söylediler" dedi. Neden şikayetçi olmadığının sorulması üzerine Hava Palu, "Her gün evde beraberdik. Hiç yanımızdan ayrılmıyordu. Şikayet etme fırsatımız yoktu. Etkisi altındaydık, korkuyorduk. Tuncer bize, 'Benim kalp gözüm açık, ben sizi koruyorum, yoksa çeker giderim, burada kalırsınız' diyordu" ifadelerini kullandı.

Hava Palu son olarak mahkeme heyetine sanıklar arasında bulunan kızı Ayşe Palu için bekaret testi yapılmasını istediğini söyleyerek, "Ayşe bekar. Ama Tuncer, araba ile zaman zaman onu alıp gidiyordu. Bu kızımı götürdüğünde neler oldu bilmiyorum. Bu araştırılsın, test yapılsın" diye konuştu.

İSA PALU: ABLAM GÖMÜLÜRKEN ÜZERİNE TOPRAK ATTIM

Öldürülen Meryem Tahnal'ın kardeşi İsa Palu ise "Annemin verdiği ifadeye katılıyorum. Her şey annemin anlattığı gibi oldu. Maktul gömülürken ben de oradaydım. Üzerine toprak attım. Meryem kış ayazında dışarıda da yatıyordu. Biz arabada yatarken o dışarıda yatıyordu. Öldüğünde Tuncer'in isteği ile karakola gidip kaybolduğunu söyledik. Ben kardeşim Meryem'e hiç vurmadım. Sadece Tuncer kendisine vurmuştur. Aç bırakma iddiası doğrudur. Ölüm anında ben de oradaydım. Ablamın ölüm anında ağzından köpük gelip gelmediğini hatırlamıyorum. En son ölmeden 2-3 gün önce Tuncer ablamı darp etmişti. Sırtına ve kafasına vuruyordu. İstanbul'da kaldığımız dönemden itibaren Tuncer ablamı hep darbetti. Ablamın belirli bir hastalığı yoktu. Sadece migren olduğunu biliyordum. Tuncer, Meryem'i ölmeden önce ayağından ağaca bağlamıştı. Sanık Tuncer evimize geldikten sonra gece ve gündüz karanlık şeyler görüyorduk. Ablamı gömerken kullandığımız kazma küreği bir nalburdan satın aldık. Ablam öldükten sonra da kredi kartını Tuncer kullanıyordu. Tuncer, Meryem'i öldüreceğinden bize bahsetmedi, biz bilmiyorduk. Biz Tuncer'in, Meryem'e kötü muamelede bulunmasına karşı çıkıyorduk. Ama bize işime karışmayın diye kızıyordu" dedi.

EMİNE USTAEL: ANNEM YALAN SÖYLÜYOR
Emine Ustael ise ifadesinde suçlamaları kabul etmeyerek, "Biz arabada yaşarken Meryem tuvalete gitmek için araçtan ayrıldı ve bir daha gelmedi. Sabaha kadar aradık, bulamadık. Ablamın kaybolması üzerine polise gittik. Ablamın eşim Tuncer tarafından darbedilip aç bırakıldığı ve öldürüldüğü iddiası gerçek dışıdır. Annem Hava, kardeşlerimden korktuğu için bu iddiaları söylüyor. Annem yalan söylüyor. Tuncer cezaevindeyken annem polise gitmedi, bu da onun yalan söylediğini gösterir" diye konuştu.

AYŞE PALU: ABLAM ÇİMLERDE OTURURKEN ÖLDÜ
Ayşe Palu ise "Ablam ölmeden önce çimenlikte oturuyordu. Yere yattı ve hareketsiz kaldı. Vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar vardı. Ölmeden önce bitkin ve baygındı. Arabada 2-3 ay kaldık. Eniştem sürekli ablamı darbediyordu. İstanbul'da kaldığımız dönemde de Tuncer ablam Meryem'i hep darbediyordu. Eliyle yüzüne, kafasına ve sırtına vuruyordu. Aynı dönemde ablamı aç da bırakıyordu, 2-3 günde bir yemek veriyordu. Biz engel olmak istiyorduk ama Tuncer 'Siz karışmayın' diyordu. Ablam bir gece çimenlikte otururken birden öldü. Ölmeden önce de bitkin durumdaydı. Daha sonra Tuncer'in ısrarı ile ablamı gömdüler ve karakola gidip kayıp başvurusu yaptık" diye ifade verdi.

'CİN ÇIKARACAĞIM DİYEREK İLİŞKİYE GİRDİ'
Ayşe Palu, eniştesi Tuncer Ustael'in kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia ederek, "Meryem ölmeden önce benim karnım ağrıyordu. Tuncer 'Cin çıkaracağım' diyerek beni kandırdı ve cinsel ilişkiye girdi. Bizi sürekli korkutuyordu, o olmazsa cinlerin bize zarar vereceğini söylüyordu. Bu nedenle Tuncer'in sözünden çıkamıyorduk" dedi.


FATİH PALU: CİN ÇIKARMAK İÇİN DUVARLARI KAZIMAMIZI İSTEDİ
Fatih Palu da ifadesinde, "Annem, kardeşlerim İsa ve Ayşe'nin beyanlarına katılıyorum. Ablamı darbeden Tuncer Ustael'dir. Benim ve diğer yakınlarımın herhangi bir darbetme olayı olamamıştır. Tuncer Ustael ablam Meryem'i darbediyordu, ancak sıklığını hatırlamıyorum. Ben maktulün ağaca bağlandığını görmedim. Evin çatısından bazen sesler geldiği oluyordu. Tuncer bu anlarda bizi duaya kaldırılıp, çatından ve pencerelerden uzak durmamızı istiyordu. Ölümün ardından Tuncer oturduğumuz evi başkalarına sattı, bundan bizim haberimiz sonra oldu. Evde kendi aramızda konuştuğumuzda bizi cezalandırıyordu. Tuncer cin çıkarmak için duvarları kazmamızı istedi. Biz de yaptık" diye konuştu.
 
Üst Alt