Padişahın avrat fermanı

Evliya Çelebinin bundan 350 küsur sene önce yazdığı kadınlı, zinalı, kanlı, tâcizli vesaireli gerçek bir macera:

İbşir Paşaya ait güzel avratın öyküsü

Sene 1648 idi, Osmanlı tahtında Sultan İbrahim vardı ve devlet dert içerisindeydi. Yıllardır devam eden savaşlar bir türlü bitmemekte, Anadoludaki isyanların biri bastırılmadan öteki patlamakta, valilikler rüşvet mezatına çıkmadaydılar... Hazine tamtakırdı ve bütün bunların yanısıra, padişahın aklından zoru olduğu söylenmekteydi! İstanbul sarayına sadece ve sadece israf hâkimdi. Samur kürkler moda olmuştu, her yere samur döşeniyordu ve cephelerde yaşananları kimse hatırına getirmek istemiyordu. Valilerin vazifeleri arasında padişaha harçlık yollamak da vardı...

Sıra günün birinde Sivas Valisi Varvar Ali Paşaya geldi ve saraydan gönderilen bir çavuş, Padişahın 30 bin kuruş harçlık istediğini söyledi. Paşa, padişahın adamını Sivasın tek kuruşu yok! Bu parayı nereden vereyim? Yol keserek halkımı soyayım deyip geri gönderdi. Bir müddet rahat bırakılacağını zannediyordu ki, hemen üstüne bir başka saray memuru geldi ve sarayın talebi ile Paşayı hayretlere düşürdü...

PADİŞAHIN AVRAT FERMANI

Sultan İbrahimin canı, bu defa para değil, kadın çekmişti! Anadoludaki kumandanlardan İbşir Paşanın karısını... Kadının güzelliğini anlata anlata bitiremeyip Bu avrat sadece efendimize lâyıktır diyenler aklı zaten başında olmayan padişahı daha da azdırmışlar ve Sultan İbrahim

Sivasa İbşirin avradı alınıp tez bana gönderile diyen bir ferman yollamıştı. Varvar Ali Paşa Bre ben **** miyim? Bir Müslüman âdemin nikâhlı avradını elinden alıp padişah bile olsa bir başka herife nasıl veririm? dedi ve saraydan gelenleri tekmetokat kapıdışarı etti. Sonra Devlet elden gidiyor deyip isyan bayrağını açtı, asker topladı ve Sivastan ayrılıp Tokat taraflarına gitti. İsyanı haber alan saray bu sefer daha da garip bir iş etti ve ayaklanmayı bastırma vazifesi karısını Varvar Ali Paşanın sayesinde padişaha kaptırmayan İbşir Paşaya verildi...

İbşir Paşa Asiyi tez zamanda yakalayıp tepeleyesin! Ya başı, ya başın! diye ferman gönderen padişahın daha birkaç hafta önce Avradını hemen bana yollayasın! dediğini unuttu! Ferman efendimizindir deyip Varvar Ali Paşanın peşine düştü ve 1648 yazında Tokatın dışında bir yerde kıstırıp yakaladı. Cellâd tamkellesini uçuracağı sırada Varvar Ali Paşa, İbşir Paşaya hitaben Ulan, ben senin avradının ırzını korumak için isyan etmiştim! Senin gibi herifi benimüzerime musallat etmelerinin sebebi budur, bilmiyor musun? Beni Allahın emrine karşı çıkmayıp da namusunu koruduğum için mi katledeceksin ****?! diye bağırdı.

İbşir Paşa bir hayli kızarıp bozardı ama padişahın emrini kendi namusundan da üstün tuttu ve bir işaretiyle namusunun bekçisi Varvar Ali Paşa canından oldu. (haberturk)
 
Üst Alt