• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Öyküde Sözel Canlandırı

mopsy

Emektar
Üye
"Erdoğmuş, Erol. TEK. Ankara 1953, Numune Basımevi, 16 sh. Beyazıt Devlet Kütüphanesi".

Kayıt böyle.

Yıl 1953. Şimdiden 56 yıl önce. 20 Yaşımdayken yayınlamışım. 16 Sayfalık bir broşür.

Neler demişim?

"Din; insana karanlık mazisini, ilim halini anlatıyor. San'at istikbalini anlatmalıdır. (...). San'at başlangıcından bu yana bize bizi anlattı durdu. Onu dedikodu olmaktan kurtarmak lazımdır. San'at yapıcı olmalıdır, san'at bugünü inşa, yarını hülya olmalı. (...). Bana beni inşa eden san'ata san'at derim. Hamle kudreti veren san'ata san'at derim. San'at inşa edişiyle fayda, hülya edişiyle san'at içindir. -sh. 3-"

"Gerçekte edebiyat, hayattır yaşanır. (...). Sonra bize rivayet edilir. (...). Edebiyat sözle anlatış değil, sözle canlandırış olmalıdır. Anlayış, anlatış okuyanın işidir.-sh. 4-"

Şimdilerde de aynı özlemi taşıyorum. Öyküde şimdiyedek süregelen anlatı yönteminin yanı sıra, canlandırı yöntemi de denenmelidir. Müzik ve edebiyat, ses tabanlı iki ayrı sanattır. Müzik; insan, hayvan, doğa sesleriyle; enstrümantal sesleri işleyerek müzikleştiren sanattır. Edebiyat, insan sesini kelimeleştirerek anlamlandıran dilimizi; özneler, nesneler, kavramlar ve olaylarla işleyerek duygu ve düşüncelerimize sunan; sözel bir sanattır.

Müzik, kendini ses ile özdeşleştirip somutlaştırarak doğrudan ve anında sunarken; edebiyat şiir dışında doğrudan ve anında sunum yapamaz. Öykü ve roman, iş işten geçtikten sonra "... dedi"lerle rivayet edilir. Edebiyatın sözel canlandırıdan yoksunluğu, bu eksiği sözelliğe görsellik katarak karşılamaya çalışan tiyatro ve sinema sanatlarına yarar. Edebiyatın tiyatro ve sinema ile benzeşmesi gerekmez. Tiyatro, edebiyat ürünü öyküyü; sinema, romanı görselleştirip işitselleştiren özgün sanatlardır.

Edebiyatın rakibi, canlandırı bağlamında müziktir; tiyatro, sinema değildir. Müzik, sözsüz edebiyat; edebiyat, sözlü müziktir. Müzikte nota ne ise, dilde hece odur. Notalar sesleri, heceler kelimeleri ahenklendirir. Hele Türkçemiz gibi üretilgenliği yadsınan üretken bir dil sözkonusu olduğunda; üretilebilen yeni kelimeler dilin müzikalitesini artırır.

Türkçe; üretkenini bekleyen üretilgenliğiyle, bestecisini bekleyen müziktir. Müzik, nasıl kulağa hoş gelen seslerle somutlaştırılıyorsa; öykü ve roman ""...dedi" denilmeden canlandırılmalı, gerektiğinde şapur şupur gibi benzetik kelimelerden yararlanılmalıdır. Bilgisayar klavyelerindeki italik harfler, öykü veya roman yazarının anlatısını yansıtmalıdır. Normal harfler; öznenin başkalarına söylemediği düşüncelerini, kalın harfler konuşmaları göstermelidir.

Erol Erdoğmuş
indigodergisi.com
 
başlatan benzer konular forum cevaplar tarih
H dini sohbet 2
Gül@y eğitim 0

benzer konular


Üst Alt