Otobüs dertli ve öfkeli

OTOBÜS DERTLİ VE ÖFKELİ

Mehmet Necati GÜNGÖR



Otobüs her zamanki gibi.

Yüzü gülen insan sayısı o kadar az ki, seçilemiyorlar.

Suratlar asık ve düşünceli.

Sohbetler dertler ve öfkeler üzerine.

İnsanlar sıkıntılı, insanlar geçinemiyor, insanlar olup bitenlere tahammül edemiyorlar.

İnsanlar önce bu düzenin değişmesini istiyorlar.

Demokrasi istiyorlar, özgürlük istiyorlar, sevgi ve barış istiyorlar.

Hak getire.

Yanıma yaşlı bir beyefendi oturdu.

Belli ki yurt ve dünya olaylarını takip eden, çok okuyan birisi.

Makine Mühendisi imiş.

Bir kamu kuruluşundan emekli olmuş.

“Ulusa gidiyorum.” dedi.

“Oran’dan Ulus’a Uzun bir mesafe” dedim.

“Keyfimden değil, beyim. Ulus haline gidiyorum. Orası buralara göre daha ucuz.”

“Ucuzu bulduğumuz yere gidiyoruz.”

“Geçinemiyoruz. Allah bunları kahretsin. Üretim yok. Üretim olmayınca bolluk yok, bolluk olmayınca ucuzluk yok.”

“Bir köroğlu, bir ayvaz, emekli maaşıyla geçinemiyoruz.”

“Bizden olmayanlar bu memlekette keyif çatarken, biz onların ülkesini temizlemeye gidiyoruz, şehitler veriyoruz. Vatan evlatları oralarda can verirken, bu herifler 30 milyar dolarlık yardımlarla keyif çatıyorlar. Bizler de Ulus halinden sebze ve yiyecek taşıyoruz. Yazıklar olsun.”

“Üzülmeyin, bu da geçer.”

“Geçiyor da delip geçiyor beyim.”

Kızılay’da ben indim, o devam etti.

Başka bir koltukta iki bayan konuşuyorlar.

Onlar da dertli ve öfkeli.

Pahalılıktan şikâyet ediyorlar.

Kadın cinayetlerinden, cinsel tacizlerden yakınıyorlar.

“Adalet yok bacım adalet.”

“Bu memlekette adalet büyükler için işliyor. Bizim gibi küçükler ise hep eziliyoruz.”

“Dert fakir fukaranın, keyif onların.”

“Aldıkları maaşlar haram olsun.”

“Cephede fukara çocukları ölüyor, onların çocukları gemi yüzdürüyor.”

“Adam oğluna testis kanseri raporu almış.”

“O çürükten üç çocuk nasıl peyda oldu, anlaşılır şey değil.”

“Topunuz çürüyün inşallah.”

Dinlerken midem kasıldı.

İyi ki bu ülkede yönetici sınıfından değilim.
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt