Osiris mabedi'nde saklanan thot'un ( enoch / idris ) sırları

  • Konbuyu başlatanbursali68
  • Başlangıç tarihi
B

bursali68

Ziyaretci

OSİRİS MABEDİ'NDE SAKLANAN THOT'UN ( ENOCH / İDRİS ) SIRLARI

Büyük Piramit'te bıraktığımız inisiye adayının yaşadıkla¬rına geri dönüyoruz...

Büyük Piramidi'nin içinde gerçekleştirilen Osiris İnisiyasyonu'nda, yukarıda kısaca Özetlemeye çalıştığımız Thot'un Kitabı'nın içerdiği sırların inisiye adayına açıklanması önemli bir yer tutardı.

Thot'un Kitabı inisiye adayına okuyup, "Atlantisli rahip Thot'un gördükleri ve öğrencilerinin de bize ulaştırdıkları şeyler bunlardır" dedikten sonra Başrahip sözlerine şöyle devam etmekteydi:

Pano30-1-1.jpg

Başrahibin bu sözlerinden sonra inisiye adayı kendisine anlatılanlar üzerinde düşünür, yaptığı meditasyonlarda bunla¬rın derinliklerine nüfuz etmeye çalışırdı. Thot'un Kitabı üzerine, inisiye adayına mabedin kâhini de zaman zaman dersler verirdi. Bu dersler, kutsal kitabı yorumlanmasından oluşmaktaydı. Başrahibin anlattığı temel il¬keleri inisiye adayının anlamasında, kâhin kendisine yardımcı olurdu.

Osiris Mabedi'nin kâhini, İnisiye adayını karşısına aldık¬tan sonra, Thot'un Kitabı'nı açar ve ''Işık Kelâm Öğretisi"ne ait varoluş, evren ve ruhla ilgili kitapta dile getirilenleri önce üstü örtülü bir şekilde dile getirmeye başlardı. Bu anlattıklarının perdesini, her derste biraz daha fazla açar ve sonunda inisiye adayının bazı sırlara kendisinin ulaşmasını sağlardı.

Perdeli inisiyasyonun perdeleri teker teker ve belli bir sü¬reç gözetilerek açılırdı. Sırlar bir kerede ve açık olarak asla di¬le getirilmezdi:

Pano30-1-2.jpg

Pano30-1-3.jpg

Maddenin ve ruhsal varlığm yedi farklı hali ile kâhinin anlatmak istediği: Maddi alemin farklı boyutları ve bu farklı boyutlara enkarne olmuş ruhsal varlıklarıdır. Nitekim açıkla¬masının ileriki bölümlerinde, bu daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Devam edelim...

Pano30-1-4.jpg

Böylelikle "Yedi Melek" sembolünün tam bir açıklaması adaya yapılmış oluyordu:

"Yedi Melek": Kozmosun Melekleridir. Yani kozmik varoluşun görüp gözeticilik sisteminin uygulayıcısı olan yönetici varlıklardır... Bu bilgi daha sonraları "Evrensel İdare Mekanizması" ya da "Ruhsal İdare Mekanizması" adı altında Metapsişik ve Ezoterik çalışmalarda yer almıştır. Evrensel İdare Mekanizması'nın yedili hiyerarşik yapısı sadece Mısır Ezoterizmi'nde değil, daha pekçok toplumun ezoterik öğretilerinde açık olarak, dinlerinde ise üstü kapalı bir şekilde yer almıştır:
 
B

bursali68

Ziyaretci
Hint'in Yedi Deva'sı, Persler'in Yedi Amşapand'ı , Kalde'nin Yedi Yüce Meleği, Kabal'ın Yedi Sefirot'u, Hristiyanlığın Yedi Baş Meleğii, İslâm Tasavvufu'ndaki ve Orta Asya Türk Geleneklerindeki Yedi Katlı Gök anlayışları hep bu ezoterik bilginin yansımalarındandır. Bu bilginin yansımaları hemen hemen tüm toplumların mitolojik kayıtlarında da yer almış ve hayli köklü bir tema olarak ele alınmıştır.

Mısır Ezoterizmi'nin "Yedili Sistemi" ile ilgili adaya da¬ha sonra bir başka bilginin daha aktırıldığını yine Thot'un Kitabı'ndaki anlatımlarda görmekteyiz.

Thot'un Kitabı'ndaki aşağıdaki satırlar, insanın ruhsal ve fiziksel yapısında da "Yedili Sistem"in bir yansıması olduğu¬nu açıkça dile getirmektedir:

Pano30-2-1.jpg

İnsanın yedili yapısı ile anlatılmak istenen kavram insanın ruhsal ve fiziksel bağlantı noktalarıyla ilgilidir. Bu bağlantı noktaları Doğu Ezoterizmi'nde "Sahralar" olarak isimlendi¬rilmiş ve Batı Dünyası'nda da aynı isim günümüze kadar kul¬lanılarak gelmiştir. Şakralar da yedi adettir.

Buradan da inisiye adayına şakralarla ilgili önemli bilgi¬lerin aktarılmış olduğu anlaşılmaktadır. Zaten inisiyasyonda şakraların açılması temel hedeflerden biriydi. Şakraların iş¬levselliğini artırarak, daha yoğun ruhsal enerjinin fizik bedene yansıtılmasına imkan sağlıyorlardı. Bu hem telepati, durugörü gibi parapsişik yeteneklerin kullanılmasını güçlendiriyor hem de şuursal aydınlanma yo¬lunda adaya önemli bir iç aydınlanma sağlıyordu.

Özetleyecek olursak: Şakraların açılması ile hedeflenen son nokta, adaya kendi miracı yaşatabilmekti. Yani kendi ruh¬sal enerjisi ile ya da başka bir yorumla söyleyecek olursak, bağlı bulunduğu ruhsal planıyla irtibatını gerçekleştirmek ve tam bir şuurluluk halinin yaşanmasını sağlamaktı...

Ve sonunda inisiye ilahilikle olan irtibatını farketmekte ve "Kendini bil böylelikle Tanrıları da bilirsin " sözünün ne anlama geldiğinin şuuruna varabiliyordu.

"İnsanın yedili yapısı" sözüyle anlatılmak istenen bir başka bilgi daha vardır. Az sonra değineceğimiz gibi Mısır İnisiyatik bilgilerine göre insan sadece fizik bedenden ve ruh¬tan meydana gelen bir varlık değildir. Fizik bedeniyle ruhsal enerjisi arasında -ruhsal enerjinin fizik enerjiyle uyumunu sağla¬yan- bir takım tampon unsurlara da sahiptir. (Astar Beden, Kozal Beden, Mantal Beden gibi)

İnsanı oluşturan bu yedili yapı Mısır İnisiyasyonu'nda "Klıat", "Khaibit", "Ka",Ab", "Ba", "Khu", "Khabs" ola¬rak isimlendirilmişti.

Evrenin yedili yapısı bu şekilde insanda da tezahür etmiş olmaktaydı ki, öldükten sonra varlık evrenin yedi katına kar¬şılığı gelen bedeni vasıtasıyla gidebilmekteydi.
Bir örnekle açıklamak gerekirse:
 
B

bursali68

Ziyaretci
Fizik Bedeni ile (Khat'ı) ile Fizik Dünya'da yaşarken, bedenini terk ettikten sonra Öte Alem'e yani Astral Mekan'a Astral bedeniyle (Ka'sıyla) geçmekteydi. Bu konuya tekrar döneceğiz... O nedenle daha fazla uzat¬mak istemiyorum...

Tüm bu derslerin sonunda Başrahip gelerek Thot'un Viz¬yonu ile ilgili şu son açıklamalarda bulunurdu:

Pano30-3-1.jpg

Tüm bu yaşadıkları ve en son söylenen sözlerden sonra içinden şu sözler geçmeye başlamıştı:

- "Gerçekler ülkesine varmış bir insanım. Yaşayan bir Tanrı gibi ölür de, dirilirim ben. Sonra Göklerde ikamet eden Tanrılar topluluğunda ışıldarım. Çünkü onların soyundanım ben."

Bir an için neler söylüyorum ben diye düşünmekten ken¬disini alamamıştı... Ama içinde karşı konulamaz bir enerjiyle bu sözlerinin doğruluğuna kuşku duymuyordu. Yine de ken¬disinin mırıldandığı bu sözlerinin ne anlama geldiğini tam ola¬rak anlayamadığının farkındaydı. Bu sözleri ileride daha de¬rinden kavrayacağını hissediyordu.

İşte tam bu sırada varlığının derinliklerinden gelen bir söz şunları söylemekteydi:

- "Ruh perdelenmiş bir ışıktır. Onu ihmal edersen kara¬rır ve söner. Ama onun kandiline kutsal aşk yağı koyarsan, ölümsüz bir ışık halinde yanar durur ve sana rehber olur."

Bu sözleri o mu söylüyordu, yoksa ona söyletiliyor muy¬du?... İçinden gelen ve karşı konulamaz akış tüm benliğini adeta sarıp sarmalamaya başlamıştı. Bu sözler, artık ruhsal bir bağlantının kurulduğunun açık bir göstergesiydi. Ruhsal rehberleri artık devredeydi. Ve onların sesleri ku¬laklarının içinde çınlamaktaydı... O artık yeryüzünde gökyüzünün sesini duyabiliyordu.

Evet... O da artık inisiyatik zincirin bir halkasıydı... Spiritüel güç artık onun da bünyesinden akıp geçmeye ve çevre¬ye onun bünyesinden yayılmaya başlamıştı. O artık inisiye adayı değil, "Sırlar Öğretisi"nin bir üyesi olmuş gerçek bir inisiyeydi. Mabedin derinliklerinde, gökyüzü ile yeryü¬zünün bir irtibat noktası daha böylelikle kurulmuş oluyordu. Bu, inisiyasyonda ikinci aşamadan üçüncü aşamaya ge¬çiş anl***** gelmekteydi.
Kaynak : misirgizemleri.blogspot.com
 
Üst Alt