• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

örümcek kafa

  • Konbuyu başlatan ümmi
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 23
  • Görüntüleme 4K

Okunuyor :
örümcek kafa

Apollonius

Tecrübeli
Üye
Allahü Teala hazretleri Nahl 44 .ayetine iman edenleri , Kur'anı Kerimi aklına göre tevil edip yolunu sapıtmaktan muhafaza buyursun.Buyurun işte ayetleri aklına göre tevil edenlerin içinde olduğu durum...Oysa Efendimize tâbi olduklarını ve onun dinine iman edip müslüman olduklarını söylüyorlar.Acaba ayetleri aklına göre tevil edenler Efendimize mi yoksa kendi akıllarına mı iman edip , akıllarına mı tâbidirler.
Selam;
Nahl 44 nedir diyenler için:
 

bziya

Kıdemli
Üye
Kur’an-ı kerimi tam olarak yalnız Resulullah anlamıştır. Çünkü muhatabı Odur. Kur’an Ona gelmiştir. Ondan başkası tam anlayamaz.

Onun için Allahü teâlâ buyuruyor ki:
(İnsanlara açıkla diye Kur’anı sana indirdik.) [Nahl 44]

Açıklamak, âyet-i kerimeleri, başka kelimelerle ve başka suretle anlatmak demektir. Bırakın bizleri, ümmetin âlimleri de, âyetleri anlayabilselerdi ve kapalı olanları açıklayabilselerdi, Allahü teâlâ Peygamberine, sana vahy olunanları tebliğ et der, açıklamasını emretmezdi. Bu ve benzeri âyetlere rağmen, (Resulullah Kur’anı getirmekle işi bitmiştir, o bir postacı idi) diyen mezhepsiz türediler vardır. Eshab-ı kiram, ana dilleri Arapça olduğu halde, bazı âyetleri anlayamayıp, Peygamber efendimize sorarlardı. Resulullah, Kur’an-ı kerimin tefsirini Eshabına bildirmiştir. Eshab-ı kiramın bildirdiğinden başka türlü söyleyenler, dalalete, hatta küfre düşer. Tefsir, yoruma değil, nakle dayanır.

Şahsi görüşe göre tefsir yapmanın büyük zararını iyi bilen Hz. Ebu Bekir, (Kur’an-ı kerimi kendi görüşümle tefsire kalkarsam, beni hangi yer taşır, hangi gök gölgeler) buyurmuştur. (Şir’a)
 

Ahrariyye

Amatör
Üye
Nahl 44. Ayetinin Gerçek manasını merak eden kardeşlerimiz linke müracat edebilirler.Bu ayeye iman edip bizleri ve dillerimizi bu ayete karşı durmaktan muhafaza buyursun.Amin.
 

Apollonius

Tecrübeli
Üye
Nahl:
43. [EY MUHAMMED,] Biz senden önceki çağlarda da, kendilerine vahyettiğimiz [ölümlü] adamlardan başka kimseyi [elçi olarak] göndermedik; bu konuda yeterli bilgiye sahip değilseniz, vahyedilmiş önceki kitaplara bağlı kimselere sorun,

44. [Onlar size, kendilerini] apaçık delillerle ve hikmet dolu ilahî kitaplarla [desteklediğimiz peygamberlerin ölümlü adamlardan başka kimseler olmadığını söyleyeceklerdir]. Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilegelen mesajın aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın ve onlar da böylece belki düşünürler.


Bu pasajın işaret etmek istediği iki husus vardır: ilki, 36. ayette beyan edilen ifadeyle bağlantılı olarak, Allah'ın şu ya da bu dönemde her ümmete, her uygarlığa peygamber gönderdiği ve dolayısıyla belli başlı hiçbir insan topluluğunun, hiçbir ümmetin ilahî yol gösterme rahmetinden yoksun kalmadığı hususu; ikincisi ise, inkarcıların, Muhammed (s)'in, ölümlü bir insan olduğu için Allah'ın elçisi olamayacağı yolunda sıkça dile getirdikleri itiraza cevap olarak Allah'ın bütün peygamberlerini ölümlü insanlardan seçmiş olduğu hususu. (Peygamberler de dahil, hiçbir kulun doğaüstü güçler ve niteliklerle donanmış olmadığı yolundaki Kurânî öğreti hk. bkz. 6:50 ve 7:188 ve bunlarla ilgili notlar; ayrıca 6:109 hk. 94. not.)

Alimler diye yorumlanan yer aslında Lafzen, uyarıcıya/hatırlatıcıya -çünkü vahyedilmiş her mesaj değişmeyen gerçek yönünde yapılmış bir uyarı ya da bir hatırlatmadır. Burada, sözü geçen konuda bilgilerine başvurulması istenen kimseler, anlaşıldığı kadarıyla Yahudi ve Hristiyanlardır (Taberî, Zemahşerî).

Muhammed Suresi:
24. Öyleyse, onlar bu Kuran üzerinde hiç düşünmezler mi? Yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var?
 

ümmi

Kıdemli
Üye
Selam!

Sn.Ummi ben asla TEFSIR yazmam.
Inancima gore Kur'an'in Tefsiri Kur'an'dir.
Turkiyedeyazdigim icin mecburen bugun kullanilan
Turkceye en yakin cevirisini asiyorum.
Arapca bilen icin sure/ayet nosunu veriyorum.
sn mopsy
baba erenleri gene andık sayenizde efenim.
hani diyolar ki niye namaz kılmıyon?
kuranda namaza yaklaşmayın yazıyor diyor?
iyide o ayetin başıda var diyorlar,
hafız değilim o kadarını bilmem diyor.

efenim size açıklıyoruz.Veli dost demek.Hatta Allahu tealanın isimlerinden biride El Veli yani dosttur.
Kuranda Allahın velileri ve şeytanın velilerinden bahsedilir.
Siz sadece şeytanın velilerini nazara veriyorsunuz.
Oysa ayetten başka kabul etmem diyorsunuz madem,size ayetlede kanıt sunduk neden kabul etmiyorsunuz.

Mâide 56
Ve her kim Allah Teâlâyı ve O'nun Resûlünü ve imân edenleri velî ittihaz ederse şüphe yok ki galip olanlar Allah Teâlâ'nın o fırkasıdır.

Allahrasulünü ve iman edenleri dost ittihaz etmekte,Allaha dostluk kapsamındadır.

Mürşidler,kendilerine tapınılan veya Allahın bırakıpta dost edinilenler değildir.Allah rızası için,Marifetullah ve muhabbetullahı öğrenmek üzere dost edinilenlerdir.
 

uzak yollar

Tecrübeli
Üye
Kur’an-ı kerimi tam olarak yalnız Resulullah anlamıştır. Çünkü muhatabı Odur. Kur’an Ona gelmiştir. Ondan başkası tam anlayamaz.

Onun için Allahü teâlâ buyuruyor ki:
(İnsanlara açıkla diye Kur’anı sana indirdik.) [Nahl 44]



......................

Yani artık Kuranı anlayamazmıyız bizler bziya,çünkü Rasulullah yok aramızda.
 

ümmi

Kıdemli
Üye
sn uzak yollar ayetleri anlama hususunda bir örnek vereyim umarım anlaşılır.
“Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın ve güzel hareket edin. Çünkü Allah güzellik ve iyilik edenleri sever.” ( Bakara/195)

Ayetin Nüzul Sebebi

İmam Buhari, Huzeyfe (radıyallahu anh)'dan, “Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın” buyruğu, infak (hak yolda harcamak) hakkında nazil olmuştur” dediğini rivayet etmiştir.

Yezid b. Ebu Habib, Eslem b. İmran'dan şöyle bir rivayette bulunmaktadır. Ebu İmran der ki: “Rum şehrinde idik. Karşımızda Rumlardan oldukça kalabalık bir grup vardı. Müslümanlardan da onlar gibi veya daha da fazla bir kalabalık karşılarına çıktı. O sırada Mısır'dan gelen askerlerin başında Ukbe b. Âmir, genel komutan da Fudâle b. Ubeyd idi. Müslümanlardan bir kişi Rumların (Bizanslıların) safına hamle yaptı ve onların arasına kadar girdi. Herkes yüksek sesle bağırıp, “Subhanallah! Bu adam kendi elleriyle kendisini tehlikeye atıyor” dedi. Ebu Eyyûb el Ensarî kalkıp şöyle dedi:

“Ey insanlar! Sizler bu ayeti böyle mi anlıyorsunuz? Halbu ki bu ayet biz Ensar hakkında nazil olmuştur. Allah İslam'ı kuvvetlendirip İslam'ın yardımcıları çoğalınca birbirimize gizlice Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in aramızda olmadığı bir sırada şöyle dedik: “Mallarımız sahipsiz kaldı, Allah da İslam'ı güçlendirmiş bulunuyor. İslam'ın yardımcıları çoğalmış bulunuyor. Mallarımızın başında dursak ve onlardan kaybolanları ıslah edip işimizi yoluna koysak nasıl olur?” Bunun üzerine Allah (cc) Peygamberine bizim aramızda söylediğimizi reddetmek üzere: “Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın” buyruğunu indirdi. Buna göre tehlike, mallarımızın başında durmak, onları yoluna koymaya çalışmak ve gazayı terk etmemiz diye açıklanmış oldu. Ebu Eyyûb, Rum topraklarında defnedilinceye kadar Allah yolunda ileri atılmaya devam edip durdu. Tirmizî der ki: Bu hasen, garib sahih bir hadistir.

yani ayetleri elbette anlarız .Ama yanlış anlama ihtimalimizde vardır.Doğru anlama hususunda,Rasulullahın,sahabenin uygulamaları,Ayetin nüzül sebebi,Önceki ve sonraki ayetlerle bağlantısı gibi pek çok husustan habersizsek ne anlıyacağımızı bilemeyebiliriz.
 

uzak yollar

Tecrübeli
Üye
sn uzak yollar ayetleri anlama hususunda bir örnek vereyim umarım anlaşılır.


yani ayetleri elbette anlarız .Ama yanlış anlama ihtimalimizde vardır.Doğru anlama hususunda,Rasulullahın,sahabenin uygulamaları,Ayetin nüzül sebebi,Önceki ve sonraki ayetlerle bağlantısı gibi pek çok husustan habersizsek ne anlıyacağımızı bilemeyebiliriz.
Örneğiniz için teşekkür ümmi,
bu kitap bütün iman edenlere inmiştir,size sorarım,Kuranın bütünü cihanşumül değilmidir?
Nüzül sebebi,Kuranın kuşatıcılığına ve kıyamete kadar yeteceğine engelmidir?
Sebeler zamana göre olsada hükümlse evrensel değilmiidir.
 

ümmi

Kıdemli
Üye
sn uzak yollar,
anlatamadım sanırım.
Yukardaki örneği ele alırsak,eyyub el ensarinin anladığı mana,günümüzde başka bir manaya kalbolunmaz.
Kuran en güzel Rasulullahın hayatıyla tefsir olunmuştur.Anlamak için Onun hayatını bilmek lazım.

Bakın bu memlekette koca koca ilahiyat profları ayetler hususunda bile fikir ayrılığına düşebiliyor.Demekki problem anlamada yaşanıyor.O diyor benim anladığım,bu diyor benim....

Birde anladığı halde eğip bükenler varki,Belam misali,Kuran onları dilini dışarı sarkıtıp soluyan köpeğe benzetiyor.
Kimi okuyor anlamıyor,uygulamıyor,Onlarıda kitap taşıyan merkebe benzetiyor....
bilmem anlatabildim mi?
 
Üst Alt