Oruç kefareti var mıdır?

Bu bilginin gerçekliğine inanıyor musunuz? Bu bilginin kaynağı nedir?
kuranda orucun kefaretiyle ilgili herhangi bir ayet yoktur
kefaretinin delili sünnettir
Bir gün birisi gelip, “Ya Rasulellah mahvoldum! Hanımımla oruçlu oruçlu birlikte olduk!” deyince Efendimiz ona kefaret olarak bir köle azat etmesini söylemiş, imkânım yok deyince de, iki ay peş peşe oruç tutmasını emretmiştir onada imkanım yok deyince ozaman iki ay bir yoksulu doyur
buyurmuştur.
Oruç, nefsin isteklerine hükmetme çalışmasıdır. Oruç, ekmeksizlerin halini anlamayı ve ekmeksizliğe dayanmayı sağlamalıdır. Nefsini kendi hükmü altına almayı öğretebilmelidir. Nefsinin isteklerine hükmedemeyen biri zayıf noktasından yakalandığında özgürlüğünü kaybedebilecektir.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Sn.SEHERYELİ , önce bu....;

Oruç kefareti bir özür bulunmaksızın orucunu bozan bir müslümanın bir köle veya cariye azad etmesidir. Buna gücü yetmiyorsa, arka arkaya kesinti
yapmaksızın iki ay oruç tutması. Buna da gücü yetmezse altmış fakire (sabah akşam) yemek yedirmesidir

Ve sonra bu....;

kuranda orucun kefaretiyle ilgili herhangi bir ayet yoktur
kefaretinin delili sünnettir
Bir gün birisi gelip, “Ya Rasulellah mahvoldum! Hanımımla oruçlu oruçlu birlikte olduk!” deyince Efendimiz ona kefaret olarak bir köle azat etmesini söylemiş, imkânım yok deyince de, iki ay peş peşe oruç tutmasını emretmiştir onada imkanım yok deyince ozaman iki ay bir yoksulu doyur
buyurmuştur.
Oruç, nefsin isteklerine hükmetme çalışmasıdır. Oruç, ekmeksizlerin halini anlamayı ve ekmeksizliğe dayanmayı sağlamalıdır. Nefsini kendi hükmü altına almayı öğretebilmelidir. Nefsinin isteklerine hükmedemeyen biri zayıf noktasından yakalandığında özgürlüğünü kaybedebilecektir
.

Sanki burada bir kararsızlık var...Oysaki Kur'an ne diyor bakalım...;

BAKARA
184. Eyyâmen ma’dûdât(ma’dûdâtin), fe men kâne minkum marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) ve alellezîne yutîkûnehu fidyetun taâmu miskîn(miskînin), fe men tatavvaa hayran fe huve hayrun leh(lehu), ve en tesûmû hayrun lekum in kuntum ta’lemûn(ta’lemûne).

Bu ayete ait İKİ ÇEŞİT MEAL vardır...:

BİRİNCİSİ...:

184. Sayılı günlerde... Hasta olanlarınız veya yolculukta bulunanlarınız tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Güç yetirenler bir yoksulu doyurarak adakta bulunsunlar. Kim gönül isteğiyle (daha fazla yoksulu doyurmak için) iyilik yaparsa kendisi için daha iyidir; ancak oruç tutmanız sizin için en iyisidir, bir bilseniz!


İKİNCİSİ
184. Sayılı günlerdir. Sizden kim hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutar. Oruca zorlukla dayananlar üzerine düşen, fidye olarak bir yoksulu doyurmaktır. Kim bir mecburiyeti olmaksızın içinden gelerek iyilik yaparsa bu onun için daha hayırlı olur. Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.

Buna göre

1- Zorunluluk halinde tutamayanlar.....Tutamadığı gün sayısınca sonraki günlerde...,

2-Oruca zorlukla dayanıp,kısaca terkedenler....Her gün için bir yoksulu doyuracak....,


Yani zorunlulukla veya bilerek orucu terketmenin kefareti varmıymış...Ayetler bize EVET VAR diyor...


Diğer bir deyişle...

KUR'AN DİYOR Kİ BU...;

1- Zorunluluk halinde tutamayanlar.....Tutamadığı gün sayısınca sonraki günlerde...,

2-Oruca zorlukla dayanıp,kısaca terkedenler....Her gün için bir yoksulu doyuracak....,



KUL / BEŞER DİYOR Kİ BU...;

Oruç kefareti için peş peşe, 60 gün oruç tutar. 60 gün sonra, tutmadığı her gün için, birer gün daha tutar. Birkaç Ramazanda kefaretleri olan veya bir Ramazanda, 2 gün kefareti olan kimse, birinci kefareti yapmamış ise, ikisi için yalnız bir kefaret yapar. Birinci kefareti yapmış ise, ikinci kefareti de, ayrıca yapar.

Kefaret orucu, hastalık, yolculuk gibi bir özür ile veya bayram günlerine rastlamak sebebi ile bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden 60 gün tutmak gerekir. Bayram günlerinde bozmazsa, yine yeniden başlaması gerekir. Hayz ve nifas sebebi ile bozunca, yeniden başlamaz. Temizlenince, geri kalan günleri tamamlar.


Sağlıcakla kalınız...
 
Son düzenleme:
Merhaba,

Sn.SEHERYELİ , önce bu....;



Ve sonra bu....;



Sanki burada bir kararsızlık var...Oysaki Kur'an ne diyor bakalım...;

BAKARA
184. Eyyâmen ma’dûdât(ma’dûdâtin), fe men kâne minkum marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) ve alellezîne yutîkûnehu fidyetun taâmu miskîn(miskînin), fe men tatavvaa hayran fe huve hayrun leh(lehu), ve en tesûmû hayrun lekum in kuntum ta’lemûn(ta’lemûne).

Bu ayete ait İKİ ÇEŞİT MEAL vardır...:

BİRİNCİSİ...:

184. Sayılı günlerde... Hasta olanlarınız veya yolculukta bulunanlarınız tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Güç yetirenler bir yoksulu doyurarak adakta bulunsunlar. Kim gönül isteğiyle (daha fazla yoksulu doyurmak için) iyilik yaparsa kendisi için daha iyidir; ancak oruç tutmanız sizin için en iyisidir, bir bilseniz!


İKİNCİSİ
184. Sayılı günlerdir. Sizden kim hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutar. Oruca zorlukla dayananlar üzerine düşen, fidye olarak bir yoksulu doyurmaktır. Kim bir mecburiyeti olmaksızın içinden gelerek iyilik yaparsa bu onun için daha hayırlı olur. Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.

Buna göre

1- Zorunluluk halinde tutamayanlar.....Tutamadığı gün sayısınca sonraki günlerde...,

2-Oruca zorlukla dayanıp,kısaca terkedenler....Her gün için bir yoksulu doyuracak....,


Yani zorunlulukla veya bilerek orucu terketmenin kefareti varmıymış...Ayetler bize EVET VAR diyor...


Diğer bir deyişle...

KUR'AN DİYOR Kİ BU...;

1- Zorunluluk halinde tutamayanlar.....Tutamadığı gün sayısınca sonraki günlerde...,

2-Oruca zorlukla dayanıp,kısaca terkedenler....Her gün için bir yoksulu doyuracak....,



KUL / BEŞER DİYOR Kİ BU...;

Oruç kefareti için peş peşe, 60 gün oruç tutar. 60 gün sonra, tutmadığı her gün için, birer gün daha tutar. Birkaç Ramazanda kefaretleri olan veya bir Ramazanda, 2 gün kefareti olan kimse, birinci kefareti yapmamış ise, ikisi için yalnız bir kefaret yapar. Birinci kefareti yapmış ise, ikinci kefareti de, ayrıca yapar.

Kefaret orucu, hastalık, yolculuk gibi bir özür ile veya bayram günlerine rastlamak sebebi ile bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden 60 gün tutmak gerekir. Bayram günlerinde bozmazsa, yine yeniden başlaması gerekir. Hayz ve nifas sebebi ile bozunca, yeniden başlamaz. Temizlenince, geri kalan günleri tamamlar.


Sağlıcakla kalınız...
bir karasızlık değil yanlış anlaşılma var sn bursalı
oruç kefareti denince benim aklıma gelen tek şey oruç tutamamanın değil,hiç bir özür olmak sızın kişinin nefsine yenik düşüp orucu bozmanın cezası olarak anladım ve bu konuyla ilgili KURANI KERİNMDE bir ayete rastlamadım.
onu anlatmaya çalıştım yoksa kefaretle ilgili birçok ayet var bunu biliyor yazdıklarınıza katılıyorum.
 
Son düzenleme:
B

bursali68

Ziyaretci
bir karasızlık değil yanlış anlaşılma var sy bursalı
oruç kefareti denince benim aklıma gelen tek şey oruç tutamamanın değil,hiç bir özür olmak sızın kişinin nefsine yenik düşüp orucu bozmanın cezası olarak anladım ve bu konuyla ilgili KURANI KERİNMDE bir ayete rastlamadım.
onu anlatmaya çalıştım yoksa kefaretle ilgili birçok ayet var bunu biliyor yazdıklarınıza katılıyorum.

Merhaba,

Özür dilerim , ben kararsızlık gibi algıladım...Açıklamanız için sağolun...

Sağlıcakla kalınız...
 
184. Sayılı günlerdir. Sizden kim hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutar. Oruca zorlukla dayananlar üzerine düşen, fidye olarak bir yoksulu doyurmaktır. Kim bir mecburiyeti olmaksızın içinden gelerek iyilik yaparsa bu onun için daha hayırlı olur. Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.

60 gün kefaret diye bir şey yoktur.Kuran'Da böyle bir hüküm yoktur.Oruca zorlukla dayananlardan maksat sağlığı yerinde olup fakat oruç tutarken zorlananlar için getirilmiş bir kolaylıktır.Bu kişiler sağlıklıdır fakat oruç tutmak bu insanlara zor gelmektedir.Allah' ta onlara bir kolaylık getirmiş ve günde bir fakiri doyurmalarının da yeterli olacağını buyurmuştur.Bununla beraber oruç tutmanın da daha hayırlı olacağını belirtmiştir.

Şunu da unutmayalım Allah'ın dininde olmayan bir hükmü dinde varmış gibi göstermek Allah'a iftiradır.Açık şirktir.Çok büyük bir vebaldir.
 
Orucu bozup kefaret gerektirenler nelerdir? Kuran' da iki ay aralıksız (60 gün) oruç kefareti diye bir kefaret var mıdır?

Selam!

Kur’an’da kasten tutulmayan/tutulurken kasten bozulan orucun
kefaretine dair her hangi bir hukum yoktur.

Mezhepler bu konuda ihtilaf etmiştir.
Kasten Yeme ve icme ile bozulan oruç için İmam Azam Ebu Hanife ve İmam Malik keffaret gerekir demislerdir.
Kasten Yeme ve icme ile bozulan oruç için İmam Safii ve İmam Ahmed b. Hanbel keffaret ongormemislerdir.

İmamlar da delillerini Ebu Hureyre’den nakledilen bir hadisten almislardir.Kiyasla ictihad etmislerdir.
Reddiye imamlari: Delildeki illetin hususiligine hukmedip, iki bozma turu arasinda illet birligi olmadigindan
kiıyasa gerek olmadigi sonucuna varmislardir.
 
Selam!

Mezheb imamlarini kari karsiya getiren Hadis sudur:

Nebi’ye bir adam gelerek “Helak oldum ya Rasulallah!” dedi.
Allah Rasulü ona “Seni ne helak etti?” diye sordu ve
“Ramazan günü/oruclu iken hanımımla yattım” cevabını aldı.

Allah Rasulü “Bir köle azad edecek kudretin var mı?” sorusuna
“Hayır!” cevabı aldı.
Bunun üzerine “Öyleyse, iki ay aralıksız oruç tutabilir misin?” diye sordu?
Adam yine “Hayır!” dedi.
Bu kez “O halde altmış yoksulu doyurabilir misin?” diye sordu.
Adam ona da “Hayır!” dedi ve oturdu.

Allah Rasulü içinde hurma dolu bir zenbil getirtti ve ona uzatarak
“Bunu fakirlere sadaka olarak ver!” dedi.
Adam “Şu iki kayalık arasındaki vadide (Medine’de) benden daha fakiri yok ki!” dedi.
Allah Rasulü bunun üzerine azı dişleri görününceye kadar güldü ve ardından
“Haydi al da git ve bunu ehline yedir” dedi.

Buhari, Savm 30,

Sebeb: CINSELLIKLE KASTEN ORUC bozmak
Fetva: YEME_ICME ILE KASTEN ORUC bozmak...........
 
Selam!

Hadis naklinde olayin gecisi:
“Ramazan günü/oruclu iken hanımımla yattım”

Ve Hadiste UCLU KEFFARET

-“Bir köle azad edecek kudretin var mı?”
- “Öyleyse, iki ay aralıksız oruç tutabilir misin?”
- “O halde altmış yoksulu doyurabilir misin?”

Peki bu hadisteki UCLU KEFFARET in Kur'an'daki karsiligi var mi?
Evet/Hayir!

Bismillahirrahmanirrahim
58.3.Kadınlarına zıhar edip sonra sarf etmiş oldukları söze geri dönenler,
ilişkiye girmelerinden önce,
özgürlüğünü yitirmiş bir benliği özgürlüğüne kavuşturacaklardır.
İşte size yöneltilen öğüt budur.
Allah, yapıp etmekte olduklarınızdan gereğince haberdardır.

58.4.Özgürlüğe kavuşturma imkânını bulamayan, ilişkiye girmelerinden önce,
aralıksız iki ay oruç tutacaktır.
Buna da gücü yetmeyen,
altmış yoksulu doyuracaktır.
Bütün bunlar Allah'a ve resulüne inanasınız diyedir.
Ve işte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır.
Küfre sapanlara korkunç bir azap vardır.
SADAKALLAH!

AYETTEKI UCLU KEFFARET
-özgürlüğünü yitirmiş bir benliği özgürlüğüne kavuşturacaklardır.
-aralıksız iki ay oruç tutacaktır.
-altmış yoksulu doyuracaktır.

Ancak Bu uclu keffaretin sebebi ZIHAR...

Peki yukaridaki hadisteki oruclu kisi, ayni zamanda ZIHAR yapmis olabilir mi?
Yani; “Ramazan günü/oruclu iken Zihar yaptigi hanımiyla yatmis olabilir mi”
Bunu inceledigimizde soyle bir sonucla karsilasiriz:

devam edecek...
 
Selam!

Musned’de bu hadis soyle rivayet edilmis;
Seleme b. Sahr el-Ensari soyle anlatir:
“Cinsel gücüm çok yüksekti. Ramazan girdiğinde gecemde bir şeyler olurdu.
Gündüz oluncaya kadar kendimi tutamam da koynuna atılırım korkusuyla
Ramazan geçinceye kadar cismen ayrılmak suretiyle karıma zıhar yaptım.
Bir gün bana hizmeti sırasında bedeninden bir yer açıldı.
Ben de dayanamayıp üzerine atıldım ve beraber oldum.

Hemen aileme koştum ve durumumu anlattım.
“Beni Peygamber’e götürün durumumu anlatayım” dedim.
“Yemin ederiz ki biz seni götürmeyiz, (kabilemiz) hakkında âyet inmesinden korkarız,
ola ki Nebi ağırımıza gidecek bir şeyler söyler. İstersen sen git, münasip olanı yap!” dediler.

Çıktım Nebi’ye varıp durumumu anlattım.
Üç kez bunun gerçekten böyle olduğunu bana teyit ettirdi.
“Sabrederim, Allah’ın emrini bana uygulayınız” dedim.

“Bir köle azad et!” dedi. Ben de elimle boynumu gösterdim ve
“Şu boynumdan başka mülküm yoktur” dedim.

“O halde aralıksız iki ay oruç tut!” dedi.
Ben de “Ya Rasulallah! Bütün bunlar oruçtan dolayı başıma gelmedi mi?” dedim.

“O halde sadaka ver!” dedi.
Bu kez ben de “Yemin ederim geceyi aç geçirdik” dedim.

Nebi “O halde sadaka sahibi Zureyk oğullarına git! Vermeleri gereken sadakayı sana versinler.
Aldığından altmış yoksula altmış ölçek hurma yedir, kalanını da ailenizle birlikte siz yiyin.

Adam akrabalarına dönerek “Sizde sıkıntı ve kötü fikir,
fakat Allah Rasulü’nde genişlik ve bereket buldum,
bana sadakalarınızı vermenizi emretti: Bana onları veriniz!” dedim ve verdiler.”
(İbn Hanbel, Müsned IV, 37; Ebu Davud II, 256).

devam edecek.....
 
Son düzenleme:
  • Etiketler
    oruç kefareti
  • Üst Alt