Ona 'Güneşlerin Güneşi deniyor

zekaikc

Uzaklaştırıldı
Türkiyede bulunan tasavvufî cemaatler ya da tarikatların çoğu Halidiyye kolunun birer şubesi.. Halidilik ile ilgili çok önemli eserler yakın zamanda okurla buluştu..

Türkiyede, Kafkasyada ve Ortadoğu coğrafyasında bulunan tarikatların silsilelerinin yüzde 8090 oranında Mevlâna Halid-i Bağdadîye dayandığını söylememiz mümkün. Yıllar içinde, farklı isimler adı altında insanları irşat eden Nakşibendîlik yolu, şeyh Mevlâna Halid-i Bağdadî ile beraber Halidîlik adını almıştır. Halidîlik aslında Nakşibendîlikin bir koludur. Halidîlik kolunun da onlarca, belki de yüzlerce şubesi bulunmaktadır.

Türkiyede Halidî kolunun şubeleri
Nitekim Türkiyede bulunan tasavvufî cemaatler ya da tarikatların çoğu Halidiyye kolunun birer şubesidir. Örneğin İsmailağa Cemaati olarak bilinen, Fatih Çarşambada temerküz eden Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi etrafında halkalanan tarikatın silsilesi Mevlâna Halid-i Bağdadîye dayanmaktadır.
Yine Adıyaman-Menzil Cemaati olarak bilinen ve Gavs-ı SaniSeyyid Abdulbaki Efendi etrafında halkalanan tarikatın silsilesi de Hz. Mevlana Halide dayanmaktadır.
Yine aynı şekilde İskenderpaşa Cemaat olarak bilinen merhum M. Zahid Kotku Hocaefendietrafında halkalanan cemaat de, Ömer Ziyaeddin Dağıstani, Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevîhazretleri tarikıyla Halidilike bağlanmaktadır.
Yine aynı şekilde Altınoluk/Hüdai Cemaati olarak bilinen ve Osman Nuri Topbaş Hocaefendietrafında halkalanmış cemaat de Musa Topbaş, Ramazanoğlu Mahmud Sami Efendi ve Esad Erbilî tarıkıyle Mevlana Halid-i Bağdadîye bağlanmaktadır.
Ramazanoğlu Mahmud Sami Efendinin bir başka öğrencisi de Yahyalılı Hacı Hasan Efendidir. Yeni Dünya/Safa Vakfı Cemaati olarak da bilinen ve bugün Ali Ramazan Dinç Hoca etrafında halkalanmış cemaat de Halidîdir.
Yine Şeyh Nazım Kıbrısînin cemaati de silsile itibariyle Şeyh Şerafeddin hazretleri yoluyla Mevlana Halide dayanmaktadır.

Şeyh Şamilin de Halidiyye koluna mensup bir şeyh olduğunu biliyoruz. Ki, kendisi Kafkasyada müridizm denilen hareketini başlatarak Ruslara karşı verilen destansı bir cihadın fitilini ateşlemiştir ki, Rus Çarına verdiği cevap tarih kitaplarında kayıtlıdır. Hazır yeri gelmişken belirtelim, Şeyh Şamilin İstanbul Karacaahmet mezarlığında bir aile kabristanı bulunmaktadır. Nerede derseniz, kendisi gibi Halidiyye kolunun önemli şeyhlerinden Şeyh Cemaleddin el-Kumukî ed-Dağıstanî hazretlerinin hemen yanında. Şeyh Cemaleddin Kumukî nerededir derseniz, ismiyle anılan kapının bulunduğu paftadadır. Bunlar gibi nice tasavvufi cemaatin silsilesi Şeyh Mevlana Halid-i Bağdadîye dayanmaktadır.
Mevlana Halid-i Bağdadî kimdir?
Halidilikin Anadoluda, Kafkasyada ve Ortadoğuda bu kadar yaygın olmasının ana nedeni elbette ki Osmanlı devletinin güttüğü siyasettir. Kendisi de bir Şazeli olan II. Abdülhamid hemen bütün tariklere kucak açmış ve ülkenin dört bir yanında tarikatlar yoluyla insanların dinlerini öğrenmelerine maddi, manevî destekte bulunmuştur.
Peki, Mevlana Halid-i Bağdadî kimdir? Zamanının en muhakkik âlimi, bütün ilimlerin üstadı iken manevi arayışlar ve işaretler sonucunda Hindistana kadar gidip orada Şeyh Abdullah Dehlevîhazretlerine intisap ederek seyr u sülukunu tamamlamıştır. Ardından Abdullah Dehlevî tarafından kendisine icazet verilmiş ve Nakşîbendiyye, Kadiriyye, Sühreverdiyye, Kübreviyye, Çiştiyye tariklerinin hilafeti giydirilmiştir.
50 yaşında veba hastalığına yakalanarak hicri 1241 yılında vefat eden Mevlâna Halid-i Bağdadinin türbesi Suriye'nin başkenti Şamda Kasiyon Dağı eteklerinde bulunuyor. Hazretin kabrinin bulunduğu yer Sultan Abdülmecid zamanında padişah fermanıyla türbe yapılmış. Daha sonra İkinci Abdülhamid Han zamanında onarılarak türbeye müştemilat bölümleri ilave edilmiş.

Eserin müellifi Şükrü Efendi aynı zamanda bir kürsü şeyhi
Mevlana Halidin yüzlerce halifesi vardır ki, bunlardan kimileriel-Hac Hasan Şükrü Efendi tarafından Güneşlerin Güneşi anl***** gelen Şemsüş-Şümûs adlı eserde bir araya getirilmiştir.
Eser Sazak tarafından sadeleştirilmiş olan eser, geçtiğimiz Ağustos ayı içinde Semerkand Yayınları tarafından okuyucuların istifadesine sunulmuş. Kitapta, Mevlana Halidin doğumu, ilmî ve edebî kişiliği, tarikata süluku, şeyhi, aile hayatı, tasavvuf terbiyesi, halifeleri ve vefatı ile ilgili çeşitli menkıbeleri okuyabiliyoruz. 1900lü yılların başında yazılanŞemsüş-Şümûsa kadar Türkçede Mevlana Halidi anlatan bir eser yok imiş. Eserin müellifi Şükrü Efendi ise İstanbul beyefendisi bir zat, aynı zamanda bir kürsü şeyhidir. Şükrü Efendi, Türkçede hazreti anlatan bir kitabın yokluğundan dolayı bizar olarak, Türkçe okuyan Müslümanların da şeyhin hayatından ve menkıbelerinden istifade edebilmeleri için bu güzel eseri kaleme aldığını belirtiyor. Mevlana Halidin hayatını, menkıbelerini ve halifelerini öğrenmek isteyenlerin başvuracağı nadide eserlerden birisidir Güneşlerin Güneşi.
Hemen burada şunu da belirtelim, bu kitabı tamamlayan bir başka kitap da yine Semerkand Yayınları tarafından basılmış olan İbrahim Fasih Haydarîye ait Mecdüt-Talîd (Büyük Doğuş) adlı eserdir. Eser, Eser Sazak tarafından Türkçeye tercüme edilmiş. 2011 yılının Ekim ayında okurların istifadesine sunulmuş. Birbirine benzer bilgilerin ve menkıbelerin bulunduğu iki eseri bir arada beraberce okumanın faydalı olacağını hemen belirtelim.

Halidiyye Risalesi de yine müstakil olarak basılmıştı ama
Burada hemen bir kadirşinaslık örneği olarak şunu da belirtelim ki bu iki eser ve bu iki esere ilaveten bir de Mevlana Halid hazretlerinin Risale-i Halidiyye diye bilinen küçük risalesi (ki Halidiyye yolunun esaslarını anlatan güzide bir eserdir) Fatih/Çarşambada bulunan Furkan Kitabevi tarafından 1997de
basılmıştı. Yakup Çiçek Hoca tarafından hazırlanan bu üç kitap, piyasaya sürülmediği ya da sürülemediği için ilgililerine ulaşmamıştı. Nitekim bu fakir, bahsi geçen kitapları bir sahaf gezintisi sırasında ele geçirmiş ve bulduğu iki nüshayı da almıştı.
Bunun dışında Mevlana Halidin az önce bahsi geçenHalidiyye Risalesi de yine müstakil olarak Seha Neşriyat tarafından basılmış ve insanımızın istifadesine sunulmuştu. 1990 yılında tab edilen cep kitabı boyutundaki eseri, Mehmed Zahid Kotku hazretleri sadeleştirmiş. Ne büyük devlet Zahid Kotku hazretlerinin sadeleştirdiği risaleyle birlikte bir risale daha var ki, o da Hediyyetül-İhvan fî Âdâb-ı Zikril-Mennân adını taşıyor. Bu risale deHalidiyye Risalesini tercüme eden Ahmed b. Ali adındaki bir zatın tercüme ettiği nüshanın kenarındaki matbu bir risaleymiş. Ancak malum olduğu üzere Seha Neşriyat uzun bir zamandan beri yayın yapmıyor ve uhdesinde bulunan birçok değerli kitap maalesef bugünün okurunun ilgisini ve istifadesini şereflendiremiyor bir durumda.
Bu arada Semerkand Yayınlarına da, bu iki kitaptaki özenli baskılarından dolayı teşekkür edelim. Bu iki nadide eserin Türkçeye kazandırılmasında rol oynayan, her iki kitabın da editörü vasfını taşıyan şair ve çevirmen Ali Sözere ayrıca teşekkür edelim.
Temennimiz odur ki, bahsettiğimiz kitaplar ilgililerine ve müntesiplerine ulaşır ve hizmete ve himmete vesile olur.

dunyabizim.com
 
Üst Alt