On beş yıl önce açığa çıkarılan plan!

Anlatacağım olay 1998 yılının Mart ayına aittir.
ANAP iktidardadır, Mesut Yılmaz da Başbakan.
Partinin kapalı grup toplantısı yapılmaktadır.
Bir milletvekili söz ister. Başbakana hitaben der ki: “İlk üç ayda hükümetin fazla tenkit edilmemesini, hükümetle ilgili yorumların üçüncü aydan sonra yapılmasını istemiştiniz. Şimdi dokuzuncu aydayız.”
Sözlerine “Türkiye, çok zor dönemlerden geçen bir haldedir. Bu durumu 1920 şartlarına benzetmek bile mümkündür.”
Ve devam eder:
“İtalyan Dışişleri Bakanı dini bir münasebetle diyor ki: ‘Türkiye’nin doğu sınırları, zaten 1920’lerde tam da netleşmiş bir halde değildi. Bu bakımdan buna yeniden bir vaziyet etmek lazımdır.’
Benzer argümanı İçişleri Bakanı Cook dillendiriyor.
Benzer sözleri Alman Dışişleri Bakanı Kinkel söylüyor.
Bu da yetmiyor; İngiliz Dışişleri Bakanı diyor ki: ‘Buna Avrupa Birliği olarak yeniden vaziyet etmemiz lazım gelir.’
Bu, Türkiye’nin karşılaşabildiği, 1920’lerden bu yana, en ciddi haldir.”
Bu konuşmanın yapıldığı sırada henüz İkiz Kulelere saldırı olmamıştır. Irak Savaşı başlamamıştır. Ortada ne AKP, ne reddedilen tezkere vardır.

ANAP’ın feraset sahibi Milletvekili, olacakları 15 yıl öncesinden sezip söylemiştir.
Aradan 6 yıl geçer.
Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice 2004 yılında bir demeç verir, der ki; “Ortadoğu’da yirmiye yakın ülkenin sınırları değişecektir!”
Şimdi, ki binli yılların başına dönelim.
AKP’nin tek başına iktidar olduğu, on yıl boyunca iktidarını sürdürecek olan yıllara.
ABD Başkanının oval ofisinde ilk defa Cumhurbaşkanı veya Başbakan sıfatını kazanmamış bir zat, önüne kırmızı halılar serilerek karşılanmıştır.
Bu günkü Cumhurbaşkanı, o günün Dışişleri Bakanıdır.
Aralarında iki sayfa, dokuz maddelik bir anlaşma imzalanır.
Sonradan roller değişecek, hiçbir sıfatı olmadan ABD’de kırmızı halılarla karşılanan AKP Genel Başkanı Başbakan olacak, Dışişleri Bakanı da Cumhurbaşkanlığı makamına getirilecektir.
Bu, iki sayfa dokuz maddelik anlaşma ile bu günlerin olacakları karşılıklı olarak imza altına alınmıştır.
Türkiye Başbakanı artık ABD Başkanı ile birlikte Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanıdır.
Irak’tan sonra, Arap Baharı ile önce göze kestirilen ülkelerin liderleri tasfiye edilmiş, sıra sınırlara gelmiştir.
Aynen eski ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın dediği gibi.
Merhum Erbakan’ın defaatle işaret ettiği, ama bir türlü milletine anlatamadığı Büyük İsrail, Büyük Kürdistan, Büyük Ermenistan hayaline doğru adım adım ilerlenmektedir.
Ne yazık ki bu ilerlemeye merhumun öğrencileri “şerik” olmaktadır!
Irak, Tunus, Libya, Mısır halledildi. Şimdi projenin Suriye ayağı üzerinde çalışılıyor. İsrail korunsun diye Petriot füzeleri topraklarımıza yerleştiriliyor.
Suriye halledildikten sonra sıra İran’dadır.
Kürt kartı hem Irak, hem Suriye, hem İran, hem Türkiye üzerinde oynanmakta.
Bu ülkelerden koparılacak topraklarla Büyük Kürdistan’ın inşa edilmesi öngörülmektedir.
Böylece İsrail’e Ortadoğu’da geniş bir saha açılacaktır. “Kardeş devlet” Kürdistan (tabii ki İsrail’e kardeş), İsrail’e kol kanat germek, petrol bölgesinde ABD’ye jandarmalık yapmak üzere oluşturulmaktadır.
15 yıl, belki de daha öncesine dayanan plan şakır şakır işlemektedir.
On beş yıl önce bu öngörüyü yapan milletvekilini merak etmişsinizdir.
Bu milletvekili, ANAP’ın o dönemdeki Bursa Milletvekili İlhan Kesici’dir.
O şimdi, sorumlu bir siyasetçi ve aydın olarak, bulunduğu köşesinden bütün bu olup bitenleri izlemekte, analiz etmekte ve tıpkı on beş yıl önce olduğu gibi gelecek üzerine kafa yormaktadır.

Mehmet Necati GÜNGÖR
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt