• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Ölüm Meleği

Okunuyor :
Ölüm Meleği

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
'Ölüm Meleği': Genetikçi Dr. Jozef Mengele

Günümüzde, GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) bazı çevrelerce, bir roman kahramanı olan Doktor Frankeştayn'a benzetilerek tanıtılmaktadır.
Doktor Frankeştayn, İngiliz kadın yazar Mary Shelley'in bir romanının kahramanıdır.
Dr. Frakeştayn, bir korku romanı türü olarak algılanmış ve yapılan filmlerde Frankeştayn bir "canavar" olarak gösterilmiştir.
Doktor Frankeştayn, bilimsel bir buluş üzerinde çalışmaktadır. Çalışmaları sonunda, ortaya "canavar" görünümünde bir yaratık çıkar. İnsanları korkutan görünümü dışında, aslında duygusal ve insanlara zarar vermeyen bir yaratıktır. Ancak insanlar onun görünüşüne aldanıp onu yok etmek için sürekli peşine düşerler ve öykü böyle sürüp gider.

Mary Shelley bu romanında, toplumların kendilerine benzemeyenlere karşı "acımasız" olduklarını anlatmaya çalışmıştır. Doktor Frankeştayn toplumsal eleştiri içeren bir "bilimkurgu" romanıdır.
İnsanın oluşumunu, değişimini ve kalıtımsal özelliklerini araştırmak bilim insanları için "önemli bir konu" olmuştur.

Mendel'in başlattığı "genetik üzerine" araştırmalar, her geçen gün giderek hız kazanmış ve günümüzün en önemli bilim dallarından birini oluşturmuştur. Görüşler, "genetik bilimin", büyük bir sabır ve sorumlulukla araştırma yapılmasını gerektiren bir bilim dalı olduğu yönündedir.

2. Dünya Savaşı öncesi, "Adolf Hitler", Almanya'da, kendisini önce "Führer (önder) " olarak atayıp, sonra başbakan yapan Alman halkının toplumsal genetiğini büyük ölçüde değiştirebilmiştir.
Almanların bir bölümü, "Nazi, SS ve Gestapo" adını alarak örgütlenir ve bunların "insanlık genleri", "canavarlık genleri" ile değiştirilir. Geriye kalan Alman halkı da "sessiz kalma" genleri ile baş başa kalır.
"Canavar genleriyle donatılan Naziler, SS'ler ve Gestapo'lar ", Führerleri Hitler'in önderliğinde, "soykırım yapmak, insanlığa kan kusturmak ve ölüm dağıtmak" için görevlendirilir.
İçlerinden biri de genetik bilimcidir. Tarihe "Ölüm Meleği" Doktor Jozef Mengele olarak geçmiştir.
Mengele Almanya'daki toplam 284 toplama kampından en büyüğü ve en korkuncu olanı, "Auschwitz Toplama Kampı'nın" sağlık sorumlusu olur. Mengele kamp tutsakları arasından seçtikleriyle ve özellikle de çocuklar üzerinde korkunç deneyler yapar.
Josef Mengele deneylerinde, örneğin insanların bütün uzuvlarını (kol, bacak, mide vb.) "anestezi kullanmadan kesip, biçer." Josef Mengele'nin en çok ilgilendiği de "ikiz çocuklar" olmuştur. Mavi gözlü "saf Alman ırkı" yaratmak için deneylerinde "ikiz çocukları" kullanır.
Kullandığı yöntemler son derece "canavarcadır". İkizlerin kanlarını birbirleriyle değiştirerek deneme yapar.
Mengele göz renginin kalıtsal olarak değiştirilip değiştirilmeyeceğini öğrenmek için ikizlerin gözlerine renkli mürekkep enjekte eder. İkiz çocuklar bu deneylerde büyük acılar çeker ve çoğu da kör olur. Ayrıca çocuklara çeşitli hastalıkların mikroplarını aşılayarak yaptığı deneylerde de pek çok çocuk ölür.
Çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek tutsaklar, Mengele adlı bu Nazi canavarının elinde büyük acılar ve işkenceler çeker, sakat kalır, büyük bölümü de yaşamını yitirir.
"Canavar genli" bir genetikçi olan Dr. Jozef Mengele, 2 milyon insanın ölümünden sorumlu, insan görünümünde ve doktor diplomalı "bir kanser urudur".
Günümüz dünyasında, "insan görünümlü kanser urları" giderek yayılmakta ve "geleceğin dünyasını da" yaşanmaz duruma getireceğe benzemektedir.
YILMAZ ŞİPAL
Cumhuriyet 23.11.2009
 

sailor

Amatör
Üye
Araştırmalarından (işkencelerinden) biride insanları soğuk sulara atıp ölmeden önce ne kadar direnebiliyorlar diye bir sürü insanı da bu şekilde öldürmüş.Tarihin en cani doktorudur.
 
Üst Alt