• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Ölüm İnsanın Kaderiyse, Öldürülen İnsanın Katili Suçlu mudur?

Okunuyor :
Ölüm İnsanın Kaderiyse, Öldürülen İnsanın Katili Suçlu mudur?

KOMANDO

Tecrübeli
Üye
Sosyalist aslinda Sayin Ümmi yazilmasi gerekeni yazmis ben konuya dahil olmayacaktim ama Ümmi de bir seyi gözden kacirdigi icin bil hassa sana hitap ederek yazacak olsamda asil mesaj ümmi ye olacak..

sosyalist sen ki Allah 'a inanmayan , Allah(cc) Yaratan Tek varlik oldugu Tekvin SIFATINI bile doga ya yükleyen birisin..
simdi senle kader mevzusunu tartismak neye benzer biliyormusun..?

Diyelim ki ,Kainat denilen sey senin icin sadece Dünya dan ibaret diyelim yani sen uzayda fezada gükte ,yerde Sadece dünya var baska bir sey yok diyen ve bundan baska hicbirseye inanmayan birisin , sana üranüsten galaksilerden günes sisteminden saman yolundan bahsetmeye kalkiyoruz...

Ve sen Israrla diyorsun ki ; Arkadas benim icin dünyadan baska birsey yok diyorum benim yok saydigim seylerden bahsedip inanmami istiyorsunuz dedigin halde biz sana hala bilgi vermeye calisiyoruz...

Kader inanc sisteminin icinde 6 esastan sadece biridir...
Ama ilki degildir.. Biri ilkine yani Allah a inanmiyorsa arkasindan gelen 5 esasi tartismanin anlami yokki; Cünkü bu kalan 5 o ilk esas a inanarak teslim olunarak kabul edilebilen anlam bulan seyler...
o ilk 1. yoksa sende , senle ben yada ümmi 2 yi 3-4-5 ve 6 yi neden tartisalim..?

Ne yazarsak yazalim en sonunda sen muhtemelen $öyle bitereceksin konuyu , Ya siz salakmisiniz ben Allah denen olguya inanmiyorum siz kalkmis benle günlerce Allah inanci olanlarin inandigi, cennet-cehennem , Kaza,kader, öldükten sonra dirilme gibi imani konulari yaziyorsunuz... Alo Ben Allah'a inanmiyorum siz ne diyorsunuz...! diyeceksin...
 

KOMANDO

Tecrübeli
Üye
$unu eklemeden edemeyecegim ikinizde sakin yanlis anlamayin lütfen vallahi derdim yeni bir polemik cikarmak degil...
Sosyalist ile ilk tartisilmasi gereken Allah varmi yokmu konusu olmali...Bu konu Sosyalistin özgür iradesi ile bir sonuca baglandiginda devami gelmeli yada nokta konmali...

Ne zaman Ben Allah'a inaniyorum dedin sira peygamber ,kitaplar Ahiret kaza-kader gibi takip eden konulara gelir...

Ama sen Kararinda Ben Hala Allah a inanmiyorum gibi kararda kalirsan senle imani konular üzerinde tartismak bosuna ve seninde verilecek cevaplar ne olursa olsun hic bir sartta ve sekilde inanmayacagin sorulari sorman biz inananlarada hakaret olur..
 

ümmi

Kıdemli
Üye
sn.Komando Allahın varlığı konusuda imani bir konu zaten.Yani tartışılmakla olacak birşey değil.sen Allah yarattı diyorsun o ;"bazı oluşumların oluşturduğu oluşumların meydana getirdiği oluşumlar" diye inanıyor.Sen her gördüğünden,Allahın esmasına,sıfatına intikal ediyorsun,o,tesadüfen oluştuk sanıyor.
Allahı ispatlamaya gerek bile yok aslında apaçık gerçek ama insan görmek istemeyince görmüyor.
Bu başlığa cevabım ise sadece sosyalist için yazılmadı.Konuyu okuyan herkese yazıldı.Çünkü müslümanlar arasında bile bu mevzuda yanlış anlamalar mevcut.Kimisi kaderinin kendi elinde olduğuna inanıyor,kimiyse kaderim böle deyip çabalamaktan vazgeçiyor yada günahları için Allahı suçluyor.
 

kıyamet

Amatör
Üye
SORU: İnsan kendine ait süreyi uzatıp ya da kısaltabilir mi?

ALİ İMRAN SURESİ
145-Allah’ın izni olmadıkça hiçbir kişi ölmez. Vakti belirlenmiş bir yazıdır o.

FATIR SURESİ
11- ...Ömür verilen bir kimsenin ömrü kitapta olanın dışında uzatılmaz veya onun ömründen eksiltilmez.

SORU: İnsan başka insana ait süreyi uzatıp ya da kısaltabilir mi?

ENFAL SURESİ
17--Siz öldürmediniz onları, Allah öldürdü. Attığın zaman de sen atmadın, Allah attı. İnananları kendisinden güzel bir imtihanla denemek için yaptı bunu.

ALİ İMRAN SURESİ
154- …Diyorlar ki: “bu işten bizim lehimize bir şey olsaydı, şuracıkta öldürülmezdik.” Söyle onlara: Evlerinizde kalsaydınız da üzerine ölüm yazılmış olanlar, uzanacakları yeri muhakkak boylayacaklardı

Kuran ölçüleri dahilinde şu sonuç ortaya çıkıyor...

İnsan kendisini öldüremez…
İnsan başka bir insanı öldüremez…
İnsan konuşamaz…
İnsan adım atamaz…
Allah dilemediği sürece…
FAKAT
İnsan kendisini öldürmek isteyebilir…
İnsan başka insanı öldürmek isteyebilir…
İnsan konuşmak isteyebilir…
İnsan adım atmak isteyebilir…
İnsana ait bu istekleri, Allah dilerse söz ve eylem olarak fiziki ortama taşır…

SORU: İnsana ait iradenin sınırı nedir?

A- Fiziki irade
İnsanın fiziki olarak, başka insanları etkileyebileceği iki unsur vardır
1-Davranış-hareket: Başka bir insanı öldürmek ya da zarar vermek ya da yarar sağlamak için kullanılabilir…
2-Söz-konuşma; Başka bir insanı etkilemek, hak olana ya da batıl olana çağırmak için kullanılabilir…

Fiziki irade tamamıyla Allah’a aittir

B- Düşünsel irade
Düşünsel iradenin sınırlarını belirleyen Allah’tır… Allah’ın belirlemiş olduğu sınırlar dâhilinde insan dilediği şeyi düşünebilir…
İnsan düşünsel iradesi dâhilinde iyi ya da kötü insan olma sonucuna ulaşır…

İnsana ait düşünsel yapı nasıl işler?

Göz, kulak bilgi toplar…
Akıl bilgiyi depolar…
Şeytan bir konu hakkında vesvese verir
Nefs o konu hakkında kötülüğü emreder…
Ruh o konu hakkında iyiliği emreder
Akıl; Nefs ve Ruhtan gelen istekler doğrultusunda muhakeme yaparak bir karar verir…
Verilen karar insanın kalbine yerleşir…
Verilen karar nefsin istediği yönde ise Kalpte paslanma başlar…
Verilen karar Ruhun istediği yönde ise Kalbi temiz ve dayanıklı olur…
Kalbe yerleştirilmeyen sadece akılda gezinen bir düşünceden insan sorumlu tutulmaz
Süreç bu şekilde işler…

Kalp; insanın göğüs boşluğunda bulunan boş bir kasedir… Bu kase insan tarafından doldurulur…Kalbe yerleştirilen kötü istekler kalbin kararmasına ve ruhun devre dışı kalmasına neden olur

MÜTAFFİFİN SURESİ
14-… Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.

-İnsan başka bir insana iyilik yapmayı düşünebilir-dileyebilir ve bu dileğini kalbine yerleştirebilir; fakat Allah dilemediği sürece söz ya da davranış olarak bu iyiliği gerçekleştiremez…

-İnsan başka bir insana kötülük yapmayı düşünebilir-dileyebilir ve bu dileğini kalbine yerleştirebilir; fakat Allah dilemediği sürece söz ya da davranış olarak bu kötülüğü gerçekleştiremez…

-Fakat insan fiziki olarak gerçekleştiremediği bu eylemden dolayı iyi ya da kötü bir sonuç elde eder…

ALİ İMRAN SURESİ
154--… De ki: Emir ve oluş tümüyle Allah’ındır. Öz benliklerinde, sana açıklamaz oldukları şeyler saklıyorlar. Diyorlar ki: “bu işten bizim lehimize bir şey olsaydı, şuracıkta öldürülmezdik.” Söyle onlara: Evlerinizde kalsaydınız da üzerine ölüm yazılmış olanlar, uzanacakları yeri muhakkak boylayacaklardı. Bu, Allah, göğüslerinizdekini denesin, kalplerinizdekini ortaya çıkarsın diyedir. Allah, göğüslerin özünü çok iyi bilir.

SORU:İnsan kendi kalbine yerleştirmiş olduğu düşüncelerden tümünü ya da dilediğini söz ve eylem olarak fiziki boyuta taşıyabilir mi?
Hayır…
Allah dilediği düşünceleri söz ya da eylem olarak fiziki boyuta taşır

SORU: İnsan; kendi kalbine yerleştirmiş olduğu düşüncelerden fiziki boyuta söz ya da eylem olarak taşınmayanlardan sorumlu tutulabilir mi?
Evet...
Allah; fiziki boyuta taşımadığı kalbe yerleşen düşüncelerden insanı hesaba çeker

BAKARA SURESİ
225-Allah sizi, dil sürçmesi sonucu lağv olarak yaptığınız yeminlerinizden sorumlu tutmaz; ama O sizi kalplerinizin kazandığından hesaba çeker.

BAKARA SURESİ
284- İçlerinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah, ondan sizi hesaba çeker de dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder.

AHZAB SURESİ
5 -…Yanılarak işlediğiniz şeyde, üzerinize günah yoktur; fakat kalplerinizin kastetmiş oldukları müstesna.

Sonuç: İnsan; bilgi toplamak, iyi ve kötü olanı görmek için fiziki boyutta Allah'ın iradesi dâhilinde yaşatılır; bu bilgiler ışığında, Allah'ın sınırlarını belirlemiş olduğu düşünsel iradesini kullanarak kendisine ait sonucu belirler...

TEVRAT / SÜLEYMANIN MESELLERİ–Bab - 16
1- Yüreğin düşünceleri insanındır; fakat dilin cevabı Rabdendir.
9- Adamın yüreği kendi yolunu tasarlar; fakat onun adımını Rab kılavuzlar.

İnsanlara ait imtihanın adaletli olduğu; Kuran ve Tevrat'ta var olan reenkarnasyon sisteminin farkedilmesi ile mümkündür...
Bu sistemde insana ait ömür ortalama bin yıldır...
 

kıyamet

Amatör
Üye
Örnek:
İki kişi, ikisi de mümin… Ve biri diğerini öldürüyor…

A-İSTEMEDEN ÖLDÜRÜYOR
NİSA SURESİ / 92-Yanlışlık hali müstesna, bir müminin bir mümini öldürmesi olacak şey değildir. Yanlışlıkla bir mümini öldürenin, özgürlüğü elinden alınmış bir mümini özgürlüğüne kavuşturması, ölenin ailesine de üzerinde anlaşmaya varılacak tatmin edici bir diyet vermesi gerekir; varislerin, diyeti bağışlaması hali müstesna. Eğer öldürülen, mümin olmakla birlikte size düşman bir topluluktan ise o zaman öldürenin, özgürlüğünden yoksun bir mümini özgürlüğüne kavuşturması gerekir. Öldürülen, sizinle aralarında antlaşma bulunan bir toplumdan ise o durumda, öldürülenin ailesine tatmin edici bir diyet verme yanında, hürriyetinden yoksun bir mümini hürriyetine kavuşturmak da gerekir. Bunlara imkân bulamayan, Allah’a tövbe olarak iki ay kesiksiz oruç tutar. Allah, gereğince bilendir, hikmeti sonsuzdur.

B-KASITLI ÖLDÜRÜYOR
NİSA SURESİ / 93-Bir mümini kasten öldürene gelince, onun cezası, içinde sürekli kalmak üzere cehennemdir.

O kişinin o an ölmesi kaçınılmazdır… Allah bir insana ait ölümü başka bir insanı kullanarak gerçekleştirmiştir… Dileseydi bu ölümü daha farklı bir yöntemlerle de gerçekleştirirdi…

Bu durumda insanı ilgilendiren diğer kişini ölmesi değildir…
O kişiyi öldürme düşüncesini kalbine yerleştirip yerleştirmemesidir
Kalbinde böyle bir kasıt olup olmamasıdır

HİCR SURESİ / 23-Biziz, elbette biziz o hayat vermekte olan, o öldürmekte olan.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
ALİ İMRAN SURESİ
145-Allah’ın izni olmadıkça hiçbir kişi ölmez. Vakti belirlenmiş bir yazıdır o.

FATIR SURESİ
11- ...Ömür verilen bir kimsenin ömrü kitapta olanın dışında uzatılmaz veya onun ömründen eksiltilmez.
ALİ İMRAN SURESİ
145-Allah’ın izni olmadıkça hiçbir kişi ölmez. Vakti belirlenmiş bir yazıdır o.
Ayete bakıldığında şöyle sorular geliyor akla;

Mesela Suriye'de iç karışıklık başladıktan bu yana 15 bine yakın insanın öldürüldüğü söyleniyor.
Bu durumda öldürenleri suçlayabilir miyiz?
Öldürenler suçluysa, öldürmemesi gerekiyorsa,(ki Allah'ın verdiği canı Allah'tan başkası alamaz deniliyor.)
ölmesi gerekenler nasıl ölecek peki?
 

ümmi

Kıdemli
Üye
sn sosyalist
Senin cüziide olsa irade sahibi olman yani tercih yapabilmende ilahi kader gereği.İyi ve kötü arasında seçim yapman kaderinde var.yaptıklarının sonuçlarıyla karşılaşmanda kader.
yani verdiğin örneklerde,kişi kendine verilen tercih yapma serbestisini öldürmeye kullanmışsa sonucunada katlanması kaderinde vardır.

bu konuda İmamı Azamla caferi sadık arasındaki şu konuşma aydınlatıcıdır anlayana;
İmam-ı Azam ile İmam-ı Cafer-i Sadık arasında şöyle geçti., İmam-ı Azam sordu:

— Ey Resulûllah torunu, Allah-ü Taâlâ, işi kullarına bırakmış mıdır?.

İmam-ı Cafer-i Sadık şöyle cevap verdi:

— Allah-ü Taâlâ, rübubiyeti kullara bırakmak şanında çok çok yücelik sahibidir.

İmam-ı Azam sordu:

— Onları bu işe zorlamış mıdır?.

İmam-ı Cafer-i Sadık şöyle cevap verdi:

— Haşa ki, Allah-ü Taâlâ, onları bu işe zorlaya sonra da, kendilerine azab ede..

İmam-ı Azam sordu:

— O halde bu durum nasıl oluyor?.

İmam-ı Cafer-i Sadık şöyle cevap verdi:

— İkisinin arası, ikisinin arası.. Ne cebir vardır; ne de işi kullara bırakmak.. Ne zorlamak vardır; ne de işi onlara havale etmek..
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
sn sosyalist
Senin cüziide olsa irade sahibi olman yani tercih yapabilmende ilahi kader gereği.İyi ve kötü arasında seçim yapman kaderinde var.yaptıklarının sonuçlarıyla karşılaşmanda kader.
yani verdiğin örneklerde,kişi kendine verilen tercih yapma serbestisini öldürmeye kullanmışsa sonucunada katlanması kaderinde vardır.

bu konuda İmamı Azamla caferi sadık arasındaki şu konuşma aydınlatıcıdır anlayana;
İmam-ı Azam ile İmam-ı Cafer-i Sadık arasında şöyle geçti., İmam-ı Azam sordu:

— Ey Resulûllah torunu, Allah-ü Taâlâ, işi kullarına bırakmış mıdır?.

İmam-ı Cafer-i Sadık şöyle cevap verdi:

— Allah-ü Taâlâ, rübubiyeti kullara bırakmak şanında çok çok yücelik sahibidir.

İmam-ı Azam sordu:

— Onları bu işe zorlamış mıdır?.

İmam-ı Cafer-i Sadık şöyle cevap verdi:

— Haşa ki, Allah-ü Taâlâ, onları bu işe zorlaya sonra da, kendilerine azab ede..

İmam-ı Azam sordu:

— O halde bu durum nasıl oluyor?.

İmam-ı Cafer-i Sadık şöyle cevap verdi:

— İkisinin arası, ikisinin arası.. Ne cebir vardır; ne de işi kullara bırakmak.. Ne zorlamak vardır; ne de işi onlara havale etmek..
Sayın ümmi ne alaka.
Sorunun cevabını bunun neresinde söyler misin ?
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Reklam amaçlı yazı ve link içeren yorumlar onaylanmaz.
Üst Alt