Olayı tevilde zorlanıyorlar!

OLAYI TEVİLDE ZORLANIYORLAR!

Kolay değil. Bu kadar şehit kanına karşılık katillerle aynı masaya oturmak hiçbir yetkilinin kolaylıkla izah edebileceği bir durum değildir.
Bunu terörü bitirme çabası olarak görenler de vardır, ihanet diyenler de.
Tevili fevkalade zor bir durum.
Başbakan bunu önce inkar etti. Çok da ağır ifadeler kullandı. Dedi ki:
Terör örgütü ile görüşen ********dir, namussuzdur! Biz bu güne kadar terör örgütü ile masaya oturmadık, bundan sonra da oturmayız.
Yardımcısı Bülent Arınç da Ondan geri kalmadı:
Biz, terör örgütü ile pazarlık yapacak namussuz ve ahlaksızlardan değiliz!
Sosyal medyada bu sözler kendi seslerinden veriliyor ve tıklanma rekorları kırıyor.

Başbakan, Kayseri konuşmasında muhalefete meydan okurken de şunları söyledi:

Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme ********liğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir

Kendilerine baksınlar. Terörist başını ANAPa MHPye DSP kim emanet etti. Onu asma sözünü kim verdi.

Ecevit basın toplantısında Öcalanın niçin idam edemeyeceklerini açıklıyor. Sonra gelip Devlet Bahçeliye soruyorlar. Sayın Başbakan gerekli olanları açıkladı. Benim bir şey söylemeye gerek yok diyor. Sayın Bahçeli sen kimi kandırıyorsun. Bunların hepsi kayıtlarda var.

Şunu bilin Tayyip Erdoğanın başında bulunduğu bir iktidar hiçbir zaman terör örgütü ile masaya oturmaz.

Çin gezisinin son durağı olan Şanghay'da bir gazetecinin sorusu üzerine de bu görüşmeleri devlet adına yapan MİT müsteşarı Hakan Fidanı
"O benim sır küpüm. Türkiye Cumhuriyeti devletinin sır küpü. Biz insan kıyma makinesi değiliz. Mit müsteşarımızı İmralı'ya gönderen benim, Oslo'ya gönderen benim."
diyerek hem koruma altına alıyor, hem görüşmeyi ağzından kaçırıyor; yani bir nevi itirafta bulunuyor.
Şimdi de İngiltere'de Kuzey İrlanda barış süreci müzakerelerini yürüten Jonathan Powelle kulak verelim:
Uzun süre teröristlerle görüştüğümüzü reddettik. Demokratik hükümetler için terörist gruplarla konuşmayı kabul etmek, bu gruplar hala masum insanları öldürürken çok zordur."

İşte Başbakanın en son sözleri:
Atatürk Havalimanında açıklama yapan Erdoğan, tek muhatap Öcalan mı sorusuna kızarak şu cevabı veriyor:

-Olayın bizim açımızda iki ayağı var: 1-Devlet ayağı, 2- Siyaset ayağı.. Ama bunu anlamayanlar var. Bu inceliği ayırt edemeyen siyasetçiler var. İstihbarat teşkilatı yürütmenin en önemli ayağıdır. Bu dünyanın her yerinde böyledir. Bizler de şu anda bu adımı attık. Tabii bu esnada gelişmeler var. Bizler siyasetçi olarak böyle bir görüşmenin içinde olmadık, olmayacağız. Biz terörle mücadele, siyasetçiyle müzakere ederiz.

Yukarıya aldığımız sözlerden, Hükümetin terörle müzakerede İngiliz aklıyla hareket ettiğini görüyoruz.

Hükümetimiz teröristlerle görüştüğünü uzun süre reddettikten sonra, topu yürütmenin en önemli ayağıdır dediği MİTin üstüne yıkıyor.

Bu kadar görüşmeden sonra bombayı Kandilin kara yılanı patlatıyor:
Fırat Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan Karayılan, Kasım ayından bu yana bir devlet heyetinin İmralı'da Abdullah Öcalan'a görüşmeler yürttüğünden haberdar olduğunu belirterek;

bütün bunlar yeni bir çözüm sürecinin başladığı anl***** henüz gelmemektedir. Bu görüşme ve diyalogların Kürt sorununda bir çözüm sürecine dönüşüp dönüşmeyeceği ancak önümüzdeki günlerde anlaşılacaktır. Çözüm projemizi bir protokolle 5 Mayıs 2011'de Başbakan'a sunulmak üzere Türk heyetine sunduk. Kürt tarafı olarak bizim çözüm projemiz bu protokollerdir. Ayrıca önderliğimizin hazırladığı yol haritası var. Türk tarafının projesinin de açığa çıkması, ortaya konulması gerekmektedir. Bunlar olmadan, peşinen, silah bırakılacak, silah bırakma hedeflenecek gibisinden yaklaşımlarla herhangi bir yere varılamaz. Kimse bu silahları eğlenmek için ya da farklı keyfi bir amaç için eline almadı. Bu silahlı güçlerin varlığının bir nedeni vardır.

Anladınız mı şimdi?
Başbakan Erdoğanın siyasi baş danışmanı Yalçın Akdoğan bunu en iyi anlayanlardan. Bakın, ne diyor:
Karayılan'ın açıklamalarını afaki gördüm. Abdullah Öcalan'ın iradesine karşı bir tavır sergiliyor. Öcalan'a racon kesiyor. Kandil'den gelen açıklamalar bende negatif bir etki uyandırdı"
Evet, Karayılan bence de racon kesiyor.
Demek istiyor ki; hükümet ne derse desin biz bildiğimiz yolda yürüyeceğiz.
Bunun anlamı şudur:
Kan akmaya devam edecek, bunu ancak Öcalanın bizzat dizginleri ele alarak durdurabileceği kamuoyuna pompalanacak.
Sonunda, Öcalanın serbest bırakılması da dahil, akla gelen her şeyi dayatacaklar!
Bakalım, bu yıkıntının altında kimler kalacak?!

Mehmet Necati GÜNGÖR
 
Üst Alt