Normal uyku süresi ne kadar?

Normal 'uyku' süresi ne kadar?

Günlük aktiviteleri devam ettirebilmek ve verimli olabilmek için günde en az 6-8 saat uyumak gerektiğini belirten uzmanlar, "Çok uyumak değil kaliteli uyumak önemlidir. Sık sık uykunun bölünmesi ile uyku süresi artar. Yani verimli bir dinlenme için daha uzun süre uyumak gerekir. Oysa rahat normal sıcaklık ve neme sahip bir ortamda uyanmadan uyunan bir uyku daha kısa da olsa yetebilir. Bu nedenle şartlar da göz önüne alınmalıdır" uyarısında bulundular.

Uykusunu alamayan kişinin gün boyu bunun sıkıntısı çektiğini dikkati çeken uzmanlar, bireyin unutkan, sinirlili davranabildiğini, dikkatsizlik ve iç sıkıntı sorunu yaşadığını kaydettiler. Uykunun insanoğlunun her zaman çok ilgilendiği konular içerisinde yer aldığını ve bunun nedenin herkesin günlük işlevselliğini sürdürebilmek için uyku uyuma ihtiyacı olduğunu vurgulayan uzmanlar, şu bilgileri verdi:

"Günlük aktivitelerimizi devam ettirebilmek için,verimli olabilmek için bir günde belli sürede uyumamız gerekmektedir. Ve biz, bu gerekli uykuyu alamazsak gün boyu bunun sıkıntısı çekeriz. Unutkan oluruz,sinirliliklerimiz artar, dikkatimiz dağılır, iç sıkıntısı duyarız. Ancak bazen de uykuyu fazla kaçırmaya başlarız. O zaman da, problem olur bizim için. Az uyumak gibi çok uyumakta bir problemdir. Altında yatan sebep araştırılmalıdır. En önemli sebeplerden biri depresyondur. Aşırı uyuma ile birlikte sinirlilik halleri öfke hayattan zevk almama halleri de eşlik edebilir. O zaman konuya daha hassas davranmalı kendimizi bunu sebebine yönelik araştırma yapmaya yönlendirmeliyiz.

Uykunun normali nedir?

diye bir soru sorulursa o zaman şöyle cevap vermek gerekir. Uyku uyuma hususunda herkes için geçerli olan bir normal olmamakla birlikte 6-8 saat normal uyku kabul edilebilir. Gerçi uykunun süresi kalitesi ile alakalıdır. Sık sık uykunun bölünmesi ile uyku süresi artar. Yani verimli bir dinlenme için daha uzun süre uyumak gerekir. Oysa rahat normal sıcaklık ve neme sahip bir ortamda uyanmadan uyunan bir uyku daha kısa da olsa yetebilir. Bu nedenle şartlar da göz önüne alınmalıdır.

Günlük olaylarla etkilenme uyku süresini bozabilir.

Mesela sınavımız kötü geçmiş olabilir, eşimizle kavga etmiş olabiliriz yada o gün çok ciddi para kaybetmişizdir. Ama bu tür uyku bozuklukları gelip geçicidir. Sebep ortadan kalktıktan sonra tamamen düzelir. Bazen de çok uzun uyunabilir. Eğer tembellik etmiyorsak ve uykumuzun aşırı olması çok uzun zamandır varsa ve biz buna rağmen dinlenmemiş kalkıyorsak o zaman ilk önce uyku hijyeni şartlarımızı gözden geçirmeliyiz. Yani yatağımız sağlıklı mı? Odamızın havası temiz mi? Oda ısısı normal mi ? Geceleri sık sık uyanıyor muyuz ? Tüm bunları gözden geçirdikten sonra hiçbir problemimiz yoksa ve fazla uyumamız hayatımızdaki bazı işleri kısıtlamaya başlamışsa artık iş çığırından çıkıyor demektir. Biz uykumuz için bir hekime başvurmalıyız ve sebebe yönelik araştırma yapmalıyız. Kaynağını bulmalı ve bunu halletmeliyiz."

Horlama Evliliği Bile Bitirebilir!

Burnunuzun akciğerlerinize yeterli oksijen sağlayamaması durumunda (alerji, kırık burun v.b. bağlı olarak) vücudunuz, esneme esnasında olduğu gibi, ağız yoluyla solunum yapacaktır. Uyku halinde iken ağız genellikle açık kalır ve alt çene geriye düşer, dil ve yumuşak dokular ağzın gerisine düşer ve bu durum solunum yolunun engellenmesine yol açar. Hava girişindeki azalmayla birlikte, vücudun eşit miktarda oksijen almaya çalışması yumuşak dokuların titremesine ve horlamaya sebep olur, nefes verişlerde rahatsız edici bir ses ortaya çıkar.

Burun deliklerini açık tutarak burun yolu hava akışını arttırır ve yeterli oksijeni sağlamak amacıyla beynin daha fazla nefes alma sinyallerini önleyen aparatlar mevcuttur.
Solunum daha rahat bir hal alır, daha fazla nefes almak için ağzın açılmasına ihtiyaç kalmaz. Dolayısıyla horlamaya sebep olan dar havayolu titreşimlerinin azalmasına yardımcı olarak horlamayı önler. Bu sayede de geniş bir şekilde açılmış, kuru bir ağızla uyumanın önüne geçilmiş olunur.
devam edecek........
 
Üst Alt