Nocturne

19. yüzyılın başlarında piyano çalış tekniği ve şarkı söyler gibi ifadeli tonuyla
pek çok piyanisti ve besteciyi derinden etkilemiş, Avrupada en çok ses getiren konser
piyanistlerinden ve öğretmenlerinden biri olan besteci John Field (17821837), müzik
tarihinde solo piyano için bestelenmiş Nocturnelerin yaratıcısı olarak kabul
edilmektedir. John Field aynı zamanda Romantik Dönemi hazırlayan önemli
bestecilerden biri olarak da anılmaktadır.

19. yüzyılda çoğunlukla solo piyano için bestelenmiş ve karakter parçaları
olarak adlandırılan lirik eserler, kurallarla belirlenmiş bir formu olmasa da, oldukça
serbest olarak kullanılan şarkı formunda bestelenen, daha çok bir ruh hali veya bir
programı ifade etmek üzere yaratılan eserler olmaktadır. Karakter parçalar için en güzel
örneği oluşturan ve Gece müziği anl***** gelen Nocturne ağır tempolu, lirik, hüzünlü
ve düşsel özellikler taşıyan, solo piyano için bestelenmiş eserlerdir. Nocturneler
romantik karakterli, şiirsel ifadeli ezgiler ve genellikle Barcarolle bir eşlikten
oluşmaktadır.

İlki 1814 yılında yazılmış ve piyano literatüründe tamamen orijinal bir yol açmış
olan, piyano için bestelenmiş bu eserlerin nihai Nocturne başlığı, daha önce Pastoral,
Serenad ve Romans gibi isim arayışlarından sonra, karar kılınarak ilk olarak kendi
yaratıcıları olan John Field tarafından kullanılmıştır. Field Nocturneü yarattığı zaman
belirli bir form takip etmemiş, piyanoyu lirik ve şiirsel bir müzikal araç olarak
kullanmayı tercih etmiştir. Nocturnelerinde, bir temayı geliştirmek veya bir program
yaratmak yerine bir atmosfer, bir ruh durumu veya bir duygu hali yaratmıştır. Bu
müzikal form Chopinin dehasıyla zirveye ulaşmış, ondan etkilenen Faure, Barber gibi
besteciler solo piyano, Debussy orkestra, Britten ise tenor ve orkestra için Nocturneler
bestelemişlerdir.
 
Frederic Chopin in Nocturnelerinin Form, Teknik ve İcra Yönünden İncelenmesi

Merhaba

Nocturnelerin klasik modeli sol eldeki Barcarolle bir eşlik üzerinde sağ elde yer
alan melankolik ve rüya gibi akan ezgilerden oluşmaktadır. Kromatik armoniler,
dominant yedililer, pek çok modülasyona yol açan küçük veya büyük altılılar,
süslemeler, poliritmik pasajlar, kadanslar ve kromatik diziler F. Chopinin bu
eserlerinde en çok kullandığı teknikler olarak görülmektedir.

Fieldın kullandığı Nocturne başlığını ve stilini benimseyerek bu formdaki kendi
eserlerini yaratan Chopin, ilk Nocturneünü 1827 yılında 17 yaşında iken bestelemiş ve
bu eser ölümünden sonra Op. 72, No.1 olarak yayınlanmıştır. Bununla beraber do minör
ve do diyez minör Nocturneleri yine ölümünden sonra opus numarası olmadan Opus
Posthume olarak yayınlanmıştır. Opus 9dan, Opus 62ye kadar sıralanan diğer
18 Nocturneü ile berber Chopinin Nocturnelerinin sayısı toplam olarak 21 olarak
kaydedilmiştir.

Nocturne formu Chopinin ellerinde en müzikal, en kederli ve en romantik ifade
ile yoğrulmuştur. Chopin, Nocturnelerinde kendi düşüncelerini, hüzünlerini ve
özlemlerini yansıtmaktadır. Eşsiz, müstesna derecede lirik, çeşitli ruh durumları ve
duygularını yansıtan eserler olmaktadır, kişiliği en açık olarak bu eserlerinde
seçilebilmektedir. Bu Nocturneler gizem, melankoli, ıstırap ve romantizm ile doludur.
Nocturneler, teker teker çalındığında ve bu ezgiler, kendilerine özgü
ritimleriyle, en içten bir şekilde seslendirildiğinde, başka hiçbir müzikte görülmeyen bir
giz, tüm gücüyle ruha işlemektedir. Yeknesak gibi görünen uğultulu dalga çizgileri,
yükseklere çıkar ve iner. Bu eşsiz biçimlemelerde bas seslenin dalgaları, hafifçe
gölgelenen figürasyonlarıyla ezgi boyunca tekrarlanırlar. Ezginin tınıları sönüp bittikten
sonra da yankılanmalarını uzun uzun sürdürürler. Geniş alanları kaplayan bu dolu ve
geniş ses çizgileri, piyanonun tüm tellerinin bir arada tınlamasını amaçlamaktadır.

Sık sık koyu renkli ton cinsiyetlerine dalınır. Uzun tutulan pedallarla gölgelenen bas tını-
larının üzerinden, çoğu zaman sirenlerin şarkısını, şafak vaktinin kırlarda titreşen
tınılarını, anavatan özlemlerini, gecelerin aşk şarkılarını anımsatan ezgiler doğrulur.29
Süzülerek gelen bu ezgi, rüzgârla dolarcasına büyümekte, bulutların çeşitli
görünümlerine girerek, parçalanmakta ve sonunda sessizliği dinleyerek, son yanıtlarını
vermektedir. Chopinin Nocturnelerinin uğultulu bas çizgilerinde bestecinin düşleri,
bilmecelerle çözüm arayışları, kararsızlıkları, belki de yaradılışın gizlerine dalışlar
sezilmektedir. Chopinde armonik alt sesler, müzik gelişiminde o zamana dek hiç
bilinmeyen bir önem kazanmıştır. Rokoko döneminde, doldurma ya da süsleme
niteliğini taşıyan ses çizgileri, Chopinde, çeşitli ruh hallerinin etkisiyle başlıca bir etken
oldukları gibi, bu çizgiler, yeni armonik boyutları da sergilerler. Chopinin
kromatizminde, pedal sanatı büyük bir önem taşımaktadır. Bilinen gam ya da tonalite
gelenekselliğini korur ama Chopine kadar hiç var olmayan bir biçimde, gamın bütün
sesleri renk öğelerine araç olurlar. Armoni sanatı, ruh hallerini yansıtan renklerin
sanatına dönüşür. Renklerin tüm nüansları, ayrıntılı, ışık ve gölge oyunları, ton
değişimleriyle, kromatizimle, değişken piyano dokunumlarıyla, ayrıntılı bir pedal
sanatıyla elde edilmektedir.

Chopin Nocturnelerini romantik dönemin popular şarkı formunda yazmıştır.
Çoğu 3 bölmeli şarkı A-B-A formundadır. Fakat Chopin, eserlerinde improvize tekniğini
kullanarak, bu şarkı formu çerçevesi içinde oturtulmuş temaları oldukça serbest bir
şekilde kullanmaktadır. A teması genellikle bel canto stilinde, B teması ise daha
dramatiktir. Temaları genellikle 4 veya 8 ölçülük cümlelerden oluşmaktadır.
Chopinin armonileri yenilikçidir ve müzikal stili kedine has, hemen ayırt
edilebilen bir özelliktedir. Eserlerinde kromatik armoniler, dissonanslar, eksiltilmiş
yedililer ve arttırılmış altılılarla sınırsız modülasyonlara zemin hazırlamaktadır. Ezgileri
ateşli, süslemelerle dolu, adeta opera şarkılarından alınmış gibidir. Chopin en güzel
ezgileri, en mükemmel armonik eşliklerle birleştirerek, Nocturneü romantik dönemin
en sevilen sanat formu haline getirmiştir. Diğer eserleri gibi Chopinin Nocturneleri de
popülerliğini hiç bir zaman kaybetmemiştir, o dönemden günümüze kadar pek çok
besteci Chopinin Nocturnelerini kendilerine model olarak almışlardır. Chopinin
Nocturneleri romantik dönem piyano edebiyatında önemli bir yer tutmakta ve piyano
eğitiminin vazgeçilmez eserleri olarak kabul edilmektedir.
 
Üst Alt