• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Nasıl Ateist oldum

yavuz34

Tecrübeli
Üye
İyi yaptınız Sayın kardeşim.Sizin gözlemleriniz Satanistler hakkında olumlu olsada ADLİ DOSYALAR TAM TERSİNİ SÖYLÜYORLAR.Hangisine inanalım? Selamlar.
 
SAYIN LORDHAN

CENAB I ALLAH RAHMAN DIR

Rahman demek tüm kullarına karşı eşit mesafe demektir,merhamet edici

HEPSİ Allah ın kuludur hepsinin rızkını o verir
kafir münafık budist,müslüman ,hristyan,yahudi ayrımı yapmaksızın ,ister teist olsun ,ister satanist, isterse ateist olsun

RAHMAN kişiyi kendi inancı ile baş başa bırakır bu dünya hayatında onlara nimetler verir

bilinki islamdan uzak olan,yaşantısından uzak olan ,DİNİ İNANCI OLMAYANA ŞEYTAN VESVESE VERMEZ , O KİŞİNİN KAFASI ÇOK RAHATTIR FAKAT kendini huzurlu zanneder

gerçekle mücadele edene ancak vesvese gelir

CENAB I ALLAH HADİ dir
hidayeti veren dir kullar ise sebeptir
cenabı HAK ; BEN DİLEMEDEN SİZ DİLEYEMEZSİNİZ BUYURUYOR AYETTE

BİR KİŞİ ben bir kişiyi müslüman yaptım demesi yanlıştır vesile oldum anlamındaysa ancak doğru olabilir
Allah hidayet vermedikten sonra kimse iman edemez

cehennemi hak etmiş olsan ;
Mahşerde saf saf meleklerin indiğini görsen ,dilin boğazına kaçsa ,yutkunup,öleceğini hissetsen ,korkundan kaçacak yer bulamazsan burda iman edenler cennete gidecek denilse Allah dilemeden yine kimse iman edemez
bu bir gerçektir

öncelikle ALLAH IN SANA İMAN NASİP ETMESİNİ DİLİYORUM
islamı yaşamak tasavvufi değerlerle mevlana öğretisiyle mümkündür
islamdan uzak duran huzursuzdur
sebebine gelince

KALPLER ANCAK ALLAH I ZİKRETMEKLE MUTMAİN OLUR ayetinde belirtildiği gibi
Allah ı zikretmeyen kalp huzursuzluğa mahkumdur

2 dünya nın huzurunu istiyorsanız ateizme inandığınız samimiyet kadar bir o kadar dönüp müslümanlğa sarılacağınıza inanıyorum

sizin ALLAH la sorununuz yok ,O nunda sizinle sorunu yok

insanlara iyilik karşılığı teşekkür edilmesine inanıyor ,savunuyor , biliyor ve istiyorsanız ;İnanıyorum ki İNSANLARA NİCE NİMETLER BAHŞEDEN YÜCE ALLAH a hamd etmesini de gerçekten çok iyi bilirsiniz

ALLAH SAMİMİYET İSTER , müslümanlık nasip olsa yaşayan müslümanlardan daha iyi biri olursunuz burda buna kimse itiraz edemez

SİZE RAHMET peygamberi Resulullah(S.AV.) ın bir duasını yazayım
Canınız sıkıldıkça okursunuz :eek:k:

ALLAH IM !
SENİN SEVGİNİ İSTERİM
SENİ SEVENLERİN SEVGİSİNİ İSTERİM
SENİN SEVGİNE ULAŞTIRACAK AMELİ İSTERİM

SEVDİKLERİNİ SEVDİR ,SEVMEDİKLERİNİ SEVDİRME !

Allah Teala az da olsa daim olunan şeyleri sever
ısrarcı olanları sever rahmet kapısını tıklatın ,dua nınzıda samimi olun Allah dualara icabet edicidir
birgün duanızı kabul eder inş,yeterki inanın samimi olun,ısrarcı olun ,daim olun

UNUTMAYIN Birgün bir gündür !

RESULULLAH için Allah TEALA ya DUA ETMEK İSTERSENİZ , Rabbim vesile kılar iman nasip etmesi umulur

ALLAH IM habibin muhammed mustafaya selat u selameyle ,tüm peygamberlerine ,al ve ashaplarına ,resulluhlahın ehlibeytine ,zevcelerine ve evladlarına muhacire ve ensara , salat uselam olsun ,resullullah ın tüm varislerine,Allah dostlarına ,salih kullarına, salatu selam olsun

insan,cin,melaikelerinin adedi kadar selat u selam olsun ,yaratmış olduğun canlılların adedi kadar selatu selam olsun ,cansızların adedi kadar salat u selam olsun, zerreleri adedi kadar salatu selam olsun ,yaratacakların adedi kadar selatu selam olsun
rahmetin,bereketin,feyzin,ilmin ,rızan ,lütüf ve keremin üzerlerine olsun AMİN
Hidayetin tüm insanlığın üzerine olsun


TÜM İNSANLARIN MİRAÇ KANDİLİNİ KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM ... :prv:MİRAÇ KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN
 
Son düzenleme:

onuc13

Tecrübeli
Üye
Cinin şeytanın varlığına hala inanılıyorsa bilimden şüphe etmek gerek..:malesef:
Cin'in ve şeytanın varlığına inanan Allah(c.c)'ın varlığına da inanıyor.

Materyal bilimden şüphe edebilirsin.
Çünkü bu bilim yaratılışı kökten reddeder.
Ve bu bilim savunucuları...
Evet evet bu bilim savunucuları o kadar bunamıştır ki,
Darwin amcanın evrim teorosiyle ayakta durmaya çalışıyor.
Hani maymun olayı varya,
önceki halleri...
 

ümmi

Kıdemli
Üye
bende nasıl müslüman oldum die bi başlık açayım dedim sona boş ver buraya yazayım die karar verdim efemm.:prv:.
cahiliye dönemimde komünist bir arkadaşımdan yasak bir kitap almış okuyordum efem .bir cümle şöyleydi;uzayada çıkıldı tanrının ayak izine rastlanmadı.:shocked:
e çüş yani !...dedim efem.dünyamız uzayın bir parçası değil mi.dünyamızın içindekileri bırak kendi bedenimize,iç alemimize baksak gene anlarız bir Allah olduğunu.
gözümüze gördüren biz miyiz,kalbimizi çalıştıran durduran biz miyiz,hangi tabiat icad edebilir böyle mükemmel duyulara,organlara sahip varlıkları.
evrimmiş pehhh. geçiniz efemmm. o masallar eski insanları kandırıyodu. bilim ilerledi mikropların midesini barsanı incelicez nerdeyse.anne karnında hangi hücremizin beyni hangisinin barsağı oluşturacağını biz mi hesapladık,anamız mı marş marş dedi hücrelere...

neyse efem sona islamı araştırdık.tabi müslüman toplumda yaşamaktan dolayı bir alt yapı var ama geleneksel işte. o kitap,bu kitap derken maneviyata merak sardık.
vede anladık ki kuranında belirttiği gibi "Kurana ancak temizler dokunabilir"yani anlamak kuru okumayla olmaz.aslında çoban bile okusa kendince bişiler anlar ama derununa vakıf olamaz.benliğinden arınmayan insan onu anlayamaz.
sn sosyalist size gönderme yok yanlış anlamayın müslümanlardan bile kuranı doğru anlayan az...bizde henüz ihlas suresiylefatihave bir kaç ayet öğrenebildik nacizane.ama öğrendiğim şey dünya kütüphanelerinde yok.çünkü dile getirilebilecek ,yazılıp okunacak bişi değil.umarım Rabbim daha fazlasınıda açar gönüllerimize..
selametle efemm.:gul:
 

sahrabetis

Kıdemli
Üye
İnanıp inanmamak bir seçim meselesidir ve ateizm de sizin tercihiniz olmuş. Gayet normal asıl benim anlamadığım şey şu : şu ana kadar inanmayan kaç arkadaşım oldu ise hepsinin geçmişinde bir kuran kursu eğitimi var ve bu benim aklımı fazlası ile kurcalıyor . Dini öğreteceğiz diye uğraşırken acaba bilinçsiz kişiler insanları dinden mi soğutuyorlar ?
 

carloss

Kıdemli
Üye
Sahi,sosyalist,bu kadar açık ve netken yaratıcının varlığı nasıl ateist oldun...?

''öldükten sonrasını inkar etmesine rağmen'' .........bunun rağmeni,ötesi yok...her kafirin kafir sıfatı taşıması gerekmez,sayın yavuz34.

İnsanları sevdiğini söyleyip, insanı yaradanı sevmemek...????????
kendi içinde çelişiyor tüm inkarcılar...
İşte ateistler ve dini kesim arasındaki fark burada yatıyor. iyi bir insan olabilmek için inanmanın şart olduğunu düşünüyorsunuz. ( ki bir çok haberde allah korkusunun, sevgisinin yetmediğini gördük) Kimse için değil sırf insan olduğu için insana, hayvana, doğaya karşı sorumlu olmak, ne güzel bir duygudur.

Evettt, hatice teyzeye de yardım ettim mi bir kazandan daha kurtuldum.
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
İnanıp inanmamak bir seçim meselesidir ve ateizm de sizin tercihiniz olmuş. Gayet normal asıl benim anlamadığım şey şu : şu ana kadar inanmayan kaç arkadaşım oldu ise hepsinin geçmişinde bir kuran kursu eğitimi var ve bu benim aklımı fazlası ile kurcalıyor . Dini öğreteceğiz diye uğraşırken acaba bilinçsiz kişiler insanları dinden mi soğutuyorlar ?




Canımsın çok haklıısn artı ailenin baskısı ön planda

mesela bizim ailede din ,inanç konusu hep vardır.
özelliklede annem ikindi çayını içerken bu konuyu bizlere açar ve anlatır hatta soru cevap şekilene dönüşür bazen konu

ama asla örtünmemiz için baskı yapmadılar ne annem nede babam eğer yapsalardı sanırım bizde soğurduk.
 

sahrabetis

Kıdemli
Üye
Canımsın çok haklıısn artı ailenin baskısı ön planda

mesela bizim ailede din ,inanç konusu hep vardır.
özelliklede annem ikindi çayını içerken bu konuyu bizlere açar ve anlatır hatta soru cevap şekilene dönüşür bazen konu

ama asla örtünmemiz için baskı yapmadılar ne annem nede babam eğer yapsalardı sanırım bizde soğurduk.
Kesinlikle katılıyorum Mekselina'm. Aile faktörü çok ama çok önemli . Çocukluğumda her gece annem kardeşime ve bana dini hikayeler anlatırdı , namazını kılardı , ailecek orucumuzu hep tuttuk ve tutarız ama bir kere olsun örtünmek adına tgek kelime duymuş değilim. Kalbin temiz olsun, insanlara doğruluk, dürüstlüğünle örnek ol , kalbini kötülüğüe açma vs. vs. en çok duyduğum şeylerdi ama başını örtmezsen vebali büyük olur tarzı bir yaklaşımı olsa idi sevginin yerini korku alır ve belki d ebeni uzaklara iterdi . O yüzden , dediklerine gönülden katılıyorum canım.
 

kirmizigül

Kıdemli
Üye
bu derece durmadan din üzerine yazilip ciziliyor. dine dene zarar vermeden baska
bir yarar saglamiyor herkes kendi kafasinda yorumlar yapiliyor giden gelmiyor gelin bilmiyor.
 

-BaDe-

Kıdemli
Üye
Kesinlikle katılıyorum Mekselina'm. Aile faktörü çok ama çok önemli . Çocukluğumda her gece annem kardeşime ve bana dini hikayeler anlatırdı , namazını kılardı , ailecek orucumuzu hep tuttuk ve tutarız ama bir kere olsun örtünmek adına tgek kelime duymuş değilim. Kalbin temiz olsun, insanlara doğruluk, dürüstlüğünle örnek ol , kalbini kötülüğüe açma vs. vs. en çok duyduğum şeylerdi ama başını örtmezsen vebali büyük olur tarzı bir yaklaşımı olsa idi sevginin yerini korku alır ve belki d ebeni uzaklara iterdi . O yüzden , dediklerine gönülden katılıyorum canım.
Evet ben de bu konuyla alakalı birşeyler söylemek istiyorum, kapanmalısın yoksa vebali ağır olur deselerdi korkardım ve beni uzaklara iterdi... demişsin, bu çok haklı bir söz...
İnanan kişiler içinse diyorum ki; Peygamber efendimizin hadisi olduğunu düşündüğüm ( ki google a bakmadım hadis olmayadabilir ) bir söz geldi aklıma...
İslam dininde zorlama asla yoktur, kişi inancında ve tercihinde hür bırakılmıştır, bunun üzerine;
'' Sevdiriniz, nefret etirmeyiniz, kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. '' denmiştir, yani apaçık anlaşıldığı gibi, bir insana bunu kesinlikle yapacaksın, ya da bunu asla yapmamalısın dediğinizde tepkisini çekersiniz, bir kişiyi inancı içinde yoğurmak gerekir, elbette bunun faydaları anlatılabilir. Ama bunlar bir eziyet olarak değil, şöyle yaparsan bence tam hakkıyla yapmış olursun ve ben bundan çok mutlu olurum, ama karar sana kalmış... Şeklinde...
İnsanlar kişilerin dış görünüşüne değil, insanlığına ve ahlakına bakarak saygı ve hürmet göstermeliler....

Tabi buradan dinimizi istediğimiz şekilde kafamıza göre yaşarız, müslümanda oluruz açık saçıkta gezeriz anlaşılmamalı, İslam dininde belirlenmiş kural ve yasaklar var, dediğim şu, bu kural ve yasakları kişi yaşayarak kendisi görsün ve değerlendirsin, inandığı dinin içinde kendisi yoğrulsun, zaten akışına bıraktığında... varsa içinde... olması gerekenler olacaktır , olmuyorsa da yine kişinin tercih hakkıdır, saygı duyulmalıdır...
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
İnanıp inanmamak bir seçim meselesidir ve ateizm de sizin tercihiniz olmuş. Gayet normal asıl benim anlamadığım şey şu : şu ana kadar inanmayan kaç arkadaşım oldu ise hepsinin geçmişinde bir kuran kursu eğitimi var ve bu benim aklımı fazlası ile kurcalıyor . Dini öğreteceğiz diye uğraşırken acaba bilinçsiz kişiler insanları dinden mi soğutuyorlar ?
Değerli sahrabetis;

Dini öğreteceğiz diye uğraşırken acaba bilinçsiz kişiler insanları dinden mi soğutuyorlar
Bu cümleniz istisnai bir durumdur.
Din öğreticilerinin bildikleri, bizlere ve tüm insanlığa öğretmek istedikleri dinin gerçek yansımalarıdır.
Belki bu kişilerin anlattıkları hoşumuza gitmeyebilir ama gerçeklerin bunlar olduğunu kabul etmemiz gerekir.
Mesela Cübbeli Hoca'nın, Adnan Oktar'ın, Fethullah Gülen'in, Said-i Nursi'nin, Yaşar Nuri Öztürk'ün, Zekeriya Beyaz'ın
ve tüm tarikat şeyhleri olarak kabul edilenlerin hepsinin dini söylemleri %99 oranında gerçeği yansıtmaktadır.
Yani dini konuda bizlere anlatmak istedikleri Kuran ve Hadislerin özüdür.
Bu gerçekler, bilerek veya bilmeyerek bir takım insanlar tarafından işine gelmediği için saçmalık, gericilik veya yobazlık olarak değerlendirilmektedir.

Benim ateist olmamın nedeni ise bilinçsiz kişilerin bana öğrettikleri veya onların beceriksizlikleri değildir.
Benim Kuran'a olan ilgim nedeniyle Kuran'da anlatılanları eleştirel bir mantıkla okumam, değrlendirmem ve sorgulamamdan kaynaklanmıştır.
Bu cesareti kendinde gören, (Kuran'ı eleştirme, yargılama cesareti) olaylara bilimsel, akıl ve mantık bağlamında bakabilen herkesin ateist olacağını düşünüyorum.

Bu konudaki tüm anlatım ve ifadeleri bir kenara bırakarak olaylara sadece ve sadece ''BİLİMSEL'' olarak bakıldığı anda, ''İNANÇ'' kavramı kesinlikle geçerliliğini yitirmektedir.
Özellikle bu hususta düşünülmesi gerektiğine inanıyorum...

Saygılar efendim..
 

ümmi

Kıdemli
Üye
Bu konudaki tüm anlatım ve ifadeleri bir kenara bırakarak olaylara sadece ve sadece ''BİLİMSEL'' olarak bakıldığı anda, ''İNANÇ'' kavramı kesinlikle geçerliliğini yitirmektedir.
Özellikle bu hususta düşünülmesi gerektiğine inanıyorum...

Saygılar efendim..

sn sosyalist bu tezinize göre bilim adamlarının çoğunun inançsız olması gerekirdi oysa tam tersi.:prv:
 

carloss

Kıdemli
Üye
Kaç tane bilim adamı tanıyorsun ?

Ayrıca dibine not olarak belirtmek isterim, ateistlik inanç değlidir. Bir inanç gibi görüşleri ve öğretileri olması gerekliliği yoktur.
 

carloss

Kıdemli
Üye
Forumun simileri çok gıcık.

Kitaplardan tanıdığın insanların hiç birinin hayatını bilmiyorsun, iddia etmen yersiz olmuş.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Değerli sahrabetis;


Bu cümleniz istisnai bir durumdur.
Din öğreticilerinin bildikleri, bizlere ve tüm insanlığa öğretmek istedikleri dinin gerçek yansımalarıdır.
Belki bu kişilerin anlattıkları hoşumuza gitmeyebilir ama gerçeklerin bunlar olduğunu kabul etmemiz gerekir.
Mesela Cübbeli Hoca'nın, Adnan Oktar'ın, Fethullah Gülen'in, Said-i Nursi'nin, Yaşar Nuri Öztürk'ün, Zekeriya Beyaz'ın
ve tüm tarikat şeyhleri olarak kabul edilenlerin hepsinin dini söylemleri %99 oranında gerçeği yansıtmaktadır.
Yani dini konuda bizlere anlatmak istedikleri Kuran ve Hadislerin özüdür.
Bu gerçekler, bilerek veya bilmeyerek bir takım insanlar tarafından işine gelmediği için saçmalık, gericilik veya yobazlık olarak değerlendirilmektedir.

Benim ateist olmamın nedeni ise bilinçsiz kişilerin bana öğrettikleri veya onların beceriksizlikleri değildir.
Benim Kuran'a olan ilgim nedeniyle Kuran'da anlatılanları eleştirel bir mantıkla okumam, değrlendirmem ve sorgulamamdan kaynaklanmıştır.
Bu cesareti kendinde gören, (Kuran'ı eleştirme, yargılama cesareti) olaylara bilimsel, akıl ve mantık bağlamında bakabilen herkesin ateist olacağını düşünüyorum.

Bu konudaki tüm anlatım ve ifadeleri bir kenara bırakarak olaylara sadece ve sadece ''BİLİMSEL'' olarak bakıldığı anda, ''İNANÇ'' kavramı kesinlikle geçerliliğini yitirmektedir.
Özellikle bu hususta düşünülmesi gerektiğine inanıyorum...

Saygılar efendim..
Sn.SOSYALİST,Ateist olmanız karşısında bizim yapabileceğimiz tek şey bu konuda sizi yargılamamak ve düşüncenize saygı duymak.Ancak genellemelerde de hata yapmamak gerekiyor.Kur'an hiç bir şekilde bilim ile çelişmiyor,bununla ilgili yüzlerce isbat vardır.Hatta varoluşla ilgili olarak da bilim ile çelişmemektedir.Yukarıda saydığınız kişilerin Kur'an'ı anlama biçimleri onların kendi bilgileriyle paraleldir.Hepsi de Ehl-i Sünnet İtikadının etkisinde kalarak konuları,ayetleri açıklamaya çalıştıklarından bazen de hatalara düşebilmektedirler.

Olaylara bilimsel yönüyle baktığınızda da Kur'an ile bilimin tam da " cuk " oturduğu görülür.Size bu konuda çok basit her zaman karşınıza çıkabilecek bir ayetten alıntı ;

VAKIA
75. Fela uksimu bimevakı'ınnnucumi.
76. Ve innehu lekasemun lev ta'lemune 'azıymun.

75 - Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederim.
76 - Bilirseniz bu büyük bir yemindir.

Uzayın 11 boyutlu olduğu bugünkü bilimin kabulüdür,11 boyutlu uzayda her bir yıldızın batmış durumda yerlerinde bulundukları bilimin bulgusudur,yıldız yerleri aynı zamanda " evren kapıları " olarak bilinen yerlerdir (karadelikler gibi)...

Çok basitçe bilimsel olarak baktığımızda Kur'an'ın bilim ile çelişmediğini görürüz.Bunları yüzlerce çoğaltmak mümkün.

İnanıp inanamamak farklı bir şey saygılıyız,ancak bilimle çelişiyor dendiğinde işte orada ayetlerin bilimsel konulardaki karşılıkları araştırılmalı ki tutup tutmadığı konusunda hemfikir olunsun.

Sağlıcakla kalınız.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Sayın bursali68 yorumunuzdan alıntı yaparak değerlendirmek istiyorum.

Kur'an hiç bir şekilde bilim ile çelişmiyor,bununla ilgili yüzlerce isbat vardır.Hatta varoluşla ilgili olarak da bilim ile çelişmemektedir.
Olaylara bilimsel yönüyle baktığınızda da Kur'an ile bilimin tam da " cuk " oturduğu görülür.
Kuran ile bilimin cuk oturduğunu belirtmişsiniz.
Gerçekten ya bilmemezlikten geliyorsunuz ya da beni kandırmak istemiyorsunuz.
Kuan'ın bilimle çeliştiğine dair bir çok örnek verilebilir ama ben sadece bir tanesinin bilimsel açıklamasını rica ediyorum sizden.
AY'ın ikiye bölünme meselesi.
Lütfen bunun bilimsel açıklamasını yapar mısınız?
Bilim bu konyu nasıl kanıtlıyor?

İkinci sorum ise varoluşla ilgili, bu hususta nasıl bir çelişki görmüyorsunuz?

Uzayın 11 boyutlu olduğu bugünkü bilimin kabulüdür,
Bu hususta bilimin nokta koyduğunu düşünmüyorum.
Çünkü öncelikle uzayın sonunun görülmesi, keşfedilmesi gerekir:freakedout:
 

onuc13

Tecrübeli
Üye
Sayın bursali68 yorumunuzdan alıntı yaparak değerlendirmek istiyorum.



Kuran ile bilimin cuk oturduğunu belirtmişsiniz.
Gerçekten ya bilmemezlikten geliyorsunuz ya da beni kandırmak istemiyorsunuz.
Kuan'ın bilimle çeliştiğine dair bir çok örnek verilebilir ama ben sadece bir tanesinin bilimsel açıklamasını rica ediyorum sizden.
AY'ın ikiye bölünme meselesi.
Lütfen bunun bilimsel açıklamasını yapar mısınız?
Bilim bu konyu nasıl kanıtlıyor?

İkinci sorum ise varoluşla ilgili, bu hususta nasıl bir çelişki görmüyorsunuz?


Bu hususta bilimin nokta koyduğunu düşünmüyorum.
Çünkü öncelikle uzayın sonunun görülmesi, keşfedilmesi gerekir:freakedout:

Okuyacağını umut ederek...
Bu yazıyı senin için seçtim gözüm:prv:

Bilim ve Din

Din ve bilim insanlık kültürünün iki temel kaynağını oluştururlar. Tarihe baktığımızda her iki disiplinde bağnazlıklar, güvensizlikler, zıtlaşmalar ortaya çıkmıştır.
İyi-kötü, doğru-yanlış, gerçek-hayal kavgası ilk insandan beri hep olmuş ve dünyanın sonuna kadar da olacaktır.

Dinin ve bilimin kavramaları, tanımlamaları ve metodolojisi farklar oluşturuyor.
Bilim bilimsel kuşkuculuğu ele alır. Metodolojisinde doğrulanmayan veya yanlışlanmayan şeyleri kabul etmez. Ancak metodoliji ile ölçüp test edemediği konularda nötr kalır. Deneyüstü gerçeklerin varlığını reddetmez. En önemli metotları deney, gözlem, akıl yürütmedir. Cevap veremediği sorularda hükme varmaz. Bir bilim adamı laboratuara girdiğinde bütün önyargı ve kabullerini vestiyere asarak girerse gerçeğe ulaşır. Evrenin nasıl var olduğu, nasıl işlediği, gelecekte muhtemelen neler olacağı pozitif bilimin ilgi alanı ve sorularıdır. Aklı ve deneyi yücelten rastyonolistler pozitif bilimin gelişmesine böyle katkı sağladılar. Ancak Tanrı fikrine direnç gösteren Hümanistler ise bilimi din gibi doğma haline getirdiler ve inanç sistemlerini oluşturdular. Bu noktada Hümanizm yeryüzü dini oldu ve pozitif bilimden ayrıldı.

Bilim ve Din sınır sorunu

Din iyi, doğru, güzel ve gerçeği araştırırken, bilimin metodolijisini ve kavramlarını reddettiğinde çatışma ortaya çıktı.

Çağımızda insanlar entelektüel bütünlüğü koruyarak sorulan her türlü pragmatik sorulara cevap almak istemektedirler. Tanrı’nın varlığını bana kanıtla, neden ibadet etmeliyim, öldükten sonra hayat var mı, Tanrı’nın sıfatları nelerdir? gibi sorular geçmiş çağlardan çok fazla soruluyor. Geçtiğimiz çağlarda bu sorular bilgisizlik kaynaklı sorulardı. Ama bugün pozitif bilim adına bu sorular soruluyor. Eğer günümüzün inanç sistemleri Tanrı’nın varlığı tartışılmaz, ibadetin gerçekleri tartışılmaz ön kabulü ile hareket ederlerse pozitif bilim tarafından reddedilirler.

Bir din adamı dini verilerini pozitif bilimin metolojisine açar, yanlışlanan görüşlerini değiştirebilmeye hazır olursa bilimle arasında sorun kalmaz.
Bir pozitif bilim insanı bilimsel yöntemleri dini değerlere uygular kanıtlanan dini bilgileri kabul eder akla en yakın açıklamayı benimserse dinler arasında sınır ihlali oluşmaz.

Aslında bilim evrenin nasıl yaratıldığı ile, din ise neden yaratıldığı ile ilgilenir. Bu sınırlarda kalan ilişki çatışmaz, birbirini tamamlar.
Örnek vermek gerekirse, bilim DNA’daki şifrelerin nasıl olduğu, ne yazıldığı ile ilgilenir. Din ise DNA’daki şifrelerin neden yaratıldığı ile ilgilenir. Eğer bilim DNA’daki şifreler amaçsız bir araya geldi derse sınırını aşmış olur. Eğer Din DNA’daki şifrelerle oynamak, ilgilenmek gereksizdir ve lüzumsuzdur derse sınırını aşmış olur.
Pozitif bilim “Evrenin nasıl yaratıldığı benim ilgi alanım, neden yaratıldığı benim yöntemlerimin sınırını aşar” diyebiliyorsa dinle çatışmaz. Eğer Din “Evrenin nasıl yaratıldığı ile uğraşıp Tanrı’nın yarattığı yöntemleri ortaya çıkarmanızı destekliyorum. En mahrem yaratılış sorularını sorabilirsiniz, Tanrı ve ölümden sonra yaşamla ilgili sorular sorabilirsiniz. Kanıtlayamadığınız durumda nötr kalırsanız benim için sorun olmaz. Ama kanıtlayamadığınız bilgileri savunursanız bilimi din haline getirmiş olursunuz” derse pozitif bilim buna itiraz edemez.
Farklı sayıda din ve farklı sayıda bilim metodolijisi mevcuttur. Bu zihinsel tartışma en güçlü fikirlerin kabulünü doğuracaktır. Yanlış dinlerin anlaşılması veya pozitif bilimin yer yüzü dini olması böyle önlenecektir.
Evreni bir kitap olarak kabul edersek bu kitabın nasıl yazıldığı, kalemi, mürekkebi ve kağıdı ile pozitif bilim ilgilenir. Evren kitabının neden yazıldığı ve bütünsel anlamı ile din ilgilenir.

DNA’daki şifrelerle oynamaya karşı çıkmak dini bilimden uzaklaştırır. DNA’daki şifrelerin insanlığın zararına kullanılması bilimi dinden uzaklaştırır.
Bilim kendi ahlak sistemini oluşturamamıştır. Dinden ödünç aldığı ahlak sistemini değiştirdiği zaman pozitif bilim insanlığın zararına kullanılmış olur. Örnek vermek gerekirse atom çekirdeğindeki dizilere müdahale etmek ve enerji üretmek pozitif bilimin başarısı idi. Ahlaki standardı bozulduğunda atom bombası oluşturarak insanlığa zarar verdi.

Bugün aynı tehlike DNA için geçerlidir. DNA zincirine müdahale edilerek bitkilerde köklü değişiklikler yapılıyor, üretim arttırılıyor. Eğer insan geni ile oynanırsa insan-hayvan arası canlılar ortaya çıkabilecektir. Yahut maymun geni ile oynayarak insana benzer canlılar oluşturulabilecek. Maymun genlerinden insan görünümlü ama maymun davranışlı canlılar ortaya çıkabilecek. İnsanlığı öğrenemeyen insan görünümlü canlılara insan denilemez fakat bugün pozitif bilimde bu artık akla yakın gözüküyor.
Evrime kökten karşı çıkanlar din adına karşı çıkmamalılar. DNA’nın değiştirilebilirliği mümkün. İlk insan topraktan yaratılmıştır. DNA’da toprakta oluşan inorganik ve organik maddelerin dizilimidir. Kuran’ı Kerim’de ışınsal varlıklardan insanı ayırt etmek için Hz. Âdem’in topraktan yaratıldığının söylenmesi bilime ters düşmez ki. Allah’ın mutlak gücünün maymun DNA’sına ihtiyacı yoktur. Bu maymun DNA’sı insan DNA’sı haline getirilmesi laboratuarda mümkün olursa dinin yorumu ne olmalı? Yorum bulmazsa, reddederse akla bilime ters düşmez. Dinin bunda duruşu “DNA’yı insanlığın zararına kullanmayın, insan suretindeki maymunlara insan denilmez. İnsan aklına sahip maymunlar ortaya çıkarsa insanlığın yararına olmaz, yaratıcısının işine karışmış olursunuz. Böyle bir şey yaparsanız da sonucuna katlanırsınız, tıpkı nükleer enerjide olduğu gibi” olmalıdır. DNA araştırmalarına din adına karşı çıkmak dinin sınırlarını aşmak anl***** gelir.
Din ve pozitif bilimin sürtüşme içerisinde olduğu evrim konusuna bu şekilde yaklaşıldığında iki disiplin birbirini tamamlamış olur.

Pozitif bilim pragmatiktir

Yanlışlanamayan sorulardan bilimsel cevaplar üretilemez. Pozitif bilim doğal dünyaya ilişkin hipotezler üretir, formüle eder. Doğa üstü sebepleri tamamıyla reddetmez, ama verimsiz olduğunu düşünür. Son seçenek açıklama olarak ele alır.
Pozitif bilim bilimsel araştırmaların yüksek standartları ile paranormali, normal dışını, mistizmi, soyut gerçekliği bu bilimsel standartlarla ölçer. Pozitif bilimin yüksek standartları gerçekliği sadece maddesel, somut gerçekliğe indirgemeyi terk etti. Soyut gerçeklik sanat gerçeklik gibidir. Maddesel keskinlikle hareket edilmez. Tıpkı internet ortamı gibi sanal bir ortamda banka hesabınızdan bir milyon doları başka banka hesabına havale etmeniz gibi. Ortaya çıkan durum somut ama standardı sanaldır ve bilimsel gerçekliktir. “Görmediğim şeye inanmam” diye aklı görselliğe indirgeyen yaklaşım materyalist indirgecilik gibi tarihin çöp sepetinde kalmıştır.

Kanıta dayalı DİN


Pozitif bilim evrendeki gerçekler karşında kibir ve üstünlük güdemez. Doğaya hakim değildir. Doğaya hakim olmak iddiası, damar tansiyonuna hakim olamayan bir insan için sınırını bilmemektir. Kibir ve üstünlük yanılgısıdır. Bilim dünyadaki yerimizi doğru tanımlayamazsak bilimsel kisveye bürünmüş yeryüzü tanrıcılığı yapmış bilim oluşur. Bu durumda bağnazlığın bir türüdür.
Bilim otorite veya doğa üstü güce dayanarak hareket etmez. Kanıta dayanarak hareket eder. Ama doğa üstü gerçekliği bilimsel bir olgu olarak seçenekleri içerisinde düşünür. Dini görüşleri olgu olarak almayan bilimsel yöntem önyargılı bir yöntemdir.
Eğer din kendi bilgilerinin sorgulanmasına karşı çıkarsa akla ve bilime ters düşer. Vahiy bilgilerini kanıta dayalı sorgulamaya açmayan dinler mevcuttur. Hıristiyanlığın teslis inancı veya Budizm’in ruh inancı gibi. Bilim imanla uğraşmaz pozitif bilime rağmen yanlış bilgiye inanan kanıta dayalı olmayan bir dine inanan insan yanlış yapıyorsun der yoluna devam eder. Akla ve bilime uymayan inanç sistemleri tarihin çöp sepetinde kalırlar. Sorgulanmadan kaçan inanç sistemleri hayatiyetlerini sürdüremezler. Kendine güvenen din ve inanç sistemleri bilimin sorgulamasından kaçmaz tartışır. Sınırlarını koruyan din ve bilim ilişkisi insanlığın geleceğini aydınlatacaktır. Dinin hayata anlam katma özelliği, teselli etme gücü ve ölümden sonrasını açıklama kapasitesine bilimin ihtiyacı vardır. Aynı şekilde dininde bilimin yöntemlerine, metodolijisine gerçekleri ortaya çıkarmak için ihtiyacı vardır.
Kendine güvenen din bilimi pozitif bilimler tarafından test edilmekten korkmaz ve çekinmez. Aynı şekilde çıkan gerçeklerin bilimin özgürlük alanını sınırlandırma ihtimalide gerçek bilim adamlarını tedirgin etmez.
Bu bakış din ve pozitif bilimin birbirini tamamlaması ve eşgüdümüne neden olur. Eğer amaç gerçeğe ve evrensel doğrulara ulaşmaksa en kolay, en verimli ve en ideal yöntemin bu olduğunu objektif bakış açısı olan her birey onaylayacaktır.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan
 

irem1

Amatör
Üye
Nasıl ateist olduğunu okudum bunu açıkça söylemen çok hoş gerçekten ...Kimse kimsenin gözüyle bakmak zorunda değildir ...Ben sadece nacizane fikrimi söylemek istiyorum ...kuran kursu sanırım ilk açılımındı orada herşeyi ciddi alıp zevkten ziyade sıkıcı taraflarını aldıysan ağer bu böyle gitmiştir ....

mesela bende çocukken kuran kursuna gittim ..çok tatlı bir hocamız vardı ben olayın makarasındaydım ...kızlar ve erkekler için lastik germişlerdi düz çizgide kılalım diye ben önümde oturan erkeklerin aynı lastikle ayağını gıdıklardım ...Zeki ama çok yaramazdım ve hocamız adımı felaket koymuştu ...ama asla bağırmadı şişşt günah demedi hep beni sevdi bende onun anlattıklarını sevdim ....
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
sn sosyalist bu tezinize göre bilim adamlarının çoğunun inançsız olması gerekirdi oysa tam tersi.:prv:
Emin misiniz?
Şuna bir bakın isterseniz:

...bir araştırmada; İngiliz üniversitelerindeki öğretim üyelerinin yalnızca % 3.3'ü Tanrı'ya inanırken , İngiliz toplumunda Tanrıya inanan insanların oranı %68,5 olarak tespit edilmişti.

1990'larda ABD'de yürütülen benzer bir çalışmada Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi üyeleri arasında Tanrı'ya inananların oranı %9 olarak bulunmuştu...
Neymiş demek ki...?
 
Üst Alt