Müzik Sözlüğü

AÇKI: (ANAHTAR) Notaları adlandırmaya yarayan belirteçe "AÇKI" denir.
ADAGIO: (İtalyanca) Hız terimi olarak parçanın "çok yavaşa yakın" okunacağını göstermek için kullanılır. METRONOM'a göre, dakikada 60'dan 76'a kadar olan birim vuruşları, hız terimi olarak "ADAGIO" sözcüğü ile karşılanır. (d=60-76)

AKSATIM: Nota birimlerinin süreleri ile seslerin süreleri arasındaki birliğin, dengeyi bozacak biçimde aksatılmasına "AKSATIM" denir. Aksatım'lı ses vurgulu okunur.

ALLEGRO: (İtalyanca) "Neşeli" anl***** gelir. Hız terimi olarak parçanın "hızlı" okunacağını göstermek için kullanılır. METRONOM'a göre, dakikada 120'den 168'e kadar olan birim vuruşları, hız terimi olarak "ALLEGRO" sözcüğü ile karşılanır. (d=120-168)

ALTI SEKİZLİK ÖLÇÜ: Nota Birimi, NOKTALI DÖRTLÜK'tür; ÜÇ BÖLÜT'e ayrılır. Bir Ölçü içinde, 6 tane Sekizlik oranında nota bulunur. 6, 8 sayıları ile gösterilir.
Altı Sekizlik Ölçü, İKİ BİRİMLİ, ÜÇERLİ bir ölçü'dür.

ALTI SEKİZLİK ÖLÇÜ VURUŞLARI: Altı Sekizlik Ölçü, İKİ VURUŞLU'dur. Her vuruş, ÜÇ BÖLÜT'e ayrılır. EL şöyle vurulur:
1.Aşağı-Yukarı-Yukarı
2.Sola-Yukarı-Yukarı
Her Bölüt'te bir tane Sekizlik Nota okunur; Üç Bölüt'te üç tane Sekizlik Nota ya da bir tane Noktalı Dörtlük nota okunur.

ANDANTE: (İtalyanca) Ağırca, ağıra yakın, yürük anlamlarını taşır. ANDANTE parçalar, Moderato'ya göre daha ağırca okunur. METRONOM'a göre, dakikada 76'dan 108'e kadar olan birim vuruşları, hız terimi olarak "ANDANTE" sözcüğü ile karşılanır. (d=76-108)

ARALIK: İki ses arasındaki incelik-kalınlık ayrımına "ARALIK" denir. Aralıklar iki türlüdür: 1.Çıkıcı Aralık, 2.İnici Aralık. Aralıklar, sayıma göre adlandırılırlar. Aralığı oluşturan, ilk ve son sesler dahil bütün sesler sayılır. Kaç sayı bulunursa, Aralık, o sayıya göre adlandırılır. ÖRNEK: Do-Re (Do,Re) İKİLİ ARALIĞI'dır.
Do-Mi (Do,Mi) ÜÇLÜ ARALIĞI'dır.
Do-Fa (Do,Fa) DÖRTLÜ ARALIĞI'dır.
DO-Sol (Do,Sol) BEŞLİ ARALIĞI'dır.
Aralıklar, perdelere göre ölçülür ve nitelendirilirler. İki ses arasında bulunan PERDELER ÖLÇÜLÜR, bu ölçüme göre, aralıklar, aşağıdaki sözcüklerle nitelendirilirler:
Büyük Eksik Tam
Küçük Artık Tüm

ARTIK DÖRTLÜ: Arasında ÜÇ PERDE (3 Tam) bulunan DÖRTLÜ ARALIĞI'na "ARTIK DÖRTLÜ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Fa-Si seslerinin aralığı ARTIK DÖRTLÜ'dür.)

BEKAR: ( ) işareti ile belirtilir. Yanında bulunduğu notanın "kendisinin" okunmasını gerektirir.

BEMOL: (b) işareti ile belirtilir. Yanında bulunduğu notanın Yarım Perde Kalınlaştırılarak okunmasını gerektirir.

BÜYÜK İKİLİ: Arasında TAM PERDE bulunan İKİLİ ARALIĞINA, "BÜYÜK İKİLİ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde, Do-Re, Re-Mi, Fa-Sol, Sol-La ve La-Si seslerinin aralıkları TAM PERDE'dir. Bu aralıklara "BÜYÜK İKİLİ ARALIKLARI" denir.)

BÜYÜK ÜÇLÜ: Arasında İKİ PERDE (Tam, Tam) bulunan ÜÇLÜ ARALIĞI'na, "BÜYÜK ÖLÇÜ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-Mi, Fa-La ve Sol-Si seslerinin aralıkları BÜYÜK ÜÇLÜ'dür.)

BÜYÜK ALTILI: Arasında DÖRT BUÇUK PERDE (4 Tam, 1 Yarım) bulunan ALTILI ARALIĞI'na "BÜYÜK ALTILI" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-La, Re-Si, Fa-Re ve Sol-Mi seslerinin aralıkları BÜYÜK ALTILI'dır.)

BÜYÜK YEDİLİ: Arasında BEŞ BUÇUK PERDE (5 Tam, 1 Yarım) bulunan YEDİLİ ARALIĞI'na "BÜYÜK YEDİLİ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-Si ve Fa-Mi seslerinin aralıkları BÜYÜK YEDİLİ'dir.)
CRESCENDO: (İtalyanca) Bir müzik tümcesini okurken sesi yavaş yavaş arttırmayı ve sertleştirmeyi gerektirir.

ÇIKICI ARALIK: Birinci ses kalın, ikinci ses ince ise o aralığa "ÇIKICI ARALIK" denir.

ÇİZEK: Dizeğin altına ve üstüne konulan küçük çizgilere "ÇİZEK" denir. Kalın Do sesi ÇİZEK'e konur; Kalın Si sesi ÇİZEK'in altına konur.

ÇOKSESLİLİK: Aynı süre içinde birden çok ses bulunmasına "ÇOKSESLİLİK" denir. (Kanonlar Çoksesli'dir.) Batı Sanat Müziği ve Çağdaş Türk Sanat Musikisi, ÇOKSESLİ müziklerdir.
D.C.: (İtalyanca) DA CAPO'nun kısaltılmışıdır. "BAŞTAN" anl***** gelir. Parçanın sonunda "D.C." yazılı yerden, parçanın en başına dönülür; "son" ya da "Fine" yazılı yerde parça bitirilir.

DEYİM BAĞI: Seslerin birbirine bağlanmış gibi söylenmesi gerektiğini gösteren eğri çizgiye "DEYİM BAĞI" denir. Solfej okunurken, deyim bağı içindeki notaların arasında soluk alınmaz.

DİMİNUENDO (DECRESCENDO): (İtalyanca) Bir müzik tümcesini okurken sesi yavaş yavaş azaltmayı ve yumuşatmayı gerektirir.

DİYEZ: (#) işareti ile belirtilir. Yanında bulunduğu notanın Yarım Perde İnceltilerek okunmasını gerektirir.

DİZEK (PORTE): Düz, yatay ve eşit aralıklı BEŞ ÇİZGİ'ye "DİZEK" denir.

DİZİ: Birbirine komşu olan SEKİZ SES'in, hiçbiri atlanmadan, ard arda sıralanmasına "DİZİ" denir. Kalın sesten başlayıp ince seslere doğru çıkan diziye "ÇIKICI DİZİ", ince sesten başlayıp, kalın seslere doğru inen diziye "İNİCİ DİZİ" denir. DİZİ, hangi sesten başlıyorsa, o sesin adını alır. ("Çıkıcı Do Dizisi" gibi...)

DO ANAHTARI: Dizeğin 1.,2.,3., ve 4. çizgilerine konulur.

DÖNEÇ: Dönüş işareti. İki kez okunması istenilen notaların başlama yerine "İleri Döneç", bitme yerine "Geri Döneç" konulur. Döneçlerin arasında kalan notalar İKİ KEZ okunur. (Parça yeni başlamış ise yalnız "Geri Döneç" de kullanılabilir.)

DÖRT DÖRTLÜK ÖLÇÜ: Nota Birimi DÖRTLÜK'tür; İKİ BÖLÜT'e ayrılır. Bir Ölçü'de, DÖRT TANE DÖRTLÜK oranında nota bulunur. 4
4 sayıları ile gösterilir.
Dört Dörtlük Ölçü, DÖRT BİRİMLİ, İKİŞERLİ bir ÖLÇÜ'dür.

EKSİK BEŞLİ: Arasında ÜÇ PERDE (3 Tam) bulunan BEŞLİ ARALIĞI'na "EKSİK BEŞLİ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Si-Fa seslerinin aralığı EKSİK BEŞLİ'dir.)
f: (İtalyanca) "FORTE" sözcüğünün kısaltılmışıdır. "KUVVETLİ" anl***** gelir. (f) belirteçi olan yerde, parça GÜR SESLE okunur.

FA ANAHTARI: Dizeğin 4. çizgisine konulur, bu çizginin adı FA ÇİZGİSİ olur. Fa Çizgisi'ne konulan nota "FA" adını alır. Diğer notalar da buna göre adlarını alırlar. "FA ANAHTARI" kalın sesleri göstermek için kullanılır. (FA ANAHTARI 3. çizgiye de konulabilir.)

Fine: (İtalyanca) "SON" anl***** gelir. Parçanın nerde bitirileceğini göstermek için kullanılır

GÜRLÜK: Bir sesin, GÜR ya da KISIK olması durumuna, o sesin "GÜRLĞÜ" denir. Seslerin gürlük aşamalarını anlatmak için kullanılan sözcüklere "GÜRLÜK TERİMLERİ" denir.(Piyano, Forte, MEzzo-Forte gibi...) Gürlük Terimleri'nin kısaltılmış biçimlerine, "GÜRLÜK BELİRTEÇLERİ" denir. (p, f, mf gibi...)

İKİ DÖRTLÜK ÖLÇÜ: Nota Birimi DÖRTLÜK'tür; İKİ BÖLÜT'e ayrılır. Bir ölçüde, İKİ TANE DÖRTLÜK oranında nota bulunur. 2
4 sayıları ile gösterilir.
İki Dörtlük Ölçü, İKİ BİRİMLİ, İKİŞERLİ bir ÖLÇÜ'dür.

İKİ NOKTALI DÖRTLÜK: Sağına iki tane Uzatma Noktası konulan Dörtlük Notaya, "İKİ NOKTALI DÖRTLÜK" denir.
İKİLİK SUSKU: İkilik susku belirteci, bir tane İkilik Nota'ya eşit orandadır. Dizek'te üçüncü çizginin üzerine konulur. İki tane Dörtlük Susku kadar susulacağını gösterir.

İKİŞERLİ BİRİM: İKİ BÖLÜT'e ayrılan Nota Birimi'ne, "İKİŞERLİ BİRİM" denir. Dörtlük Nota Birimi, İkişerli Birim'dir.

İKİŞERLİ ÖLÇÜ: İkişerli Birim'lerden oluşan ölçüye, İKİŞERLİ ÖLÇÜ denir. İKİ DÖRTLÜK ÖLÇÜ, (Nota Birimi İKİ BÖLÜT'e ayrıldığı için) İKİŞERLİ bir ÖLÇÜ'dür.

İNİCİ ARALIK: Birinci ses ince, ikinci ses kalın ise o aralığa "İNİCİ ARALIK" denir.

KANON: (Eski Yunanca) Müzikte, bir çeşit ÇOKSESLİLİK KURALI ile yapılmış parçalara "KANON" denilir. İki sesli bir kanon, en az iki kişi tarafında, ard arda başlanarak okunur. Önce başlayan, 2 numaralı yere gelince, ikinci kişi 1 numaralı yerden başlar. Böylece, iki kişi, aynı parçayı, ard arda başlayarak aynı zamanda okumuş olur. Buna, "KANON YAPMAK" denir. (Her parça KANON olmaz.)

KISALTMA NOKTASI: Bir notanın altına ya da üstüne NOKTA konulursa, o nota kısa okunur.

KÜÇÜK ALTILI: Arasında DÖRT PERDE (3 Tam, 2 Yarım) bulunan ALTILI ARALIĞI'na "KÜÇÜK ALTILI" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Si-Sol, Mi-Do ve La-Fa seslerinin aralıkları KÜÇÜK ALTILI'dır.)

KÜÇÜK İKİLİ: Arasında YARIM PERDE bulunan İKİLİ ARALIĞI'na, "KÜÇÜK İKİLİ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Mi-Fa ve Si-Do seslerinin aralıkları YARIM PERDE'dir. Bu aralıklara, KÜÇÜK İKİLİ ARALIKLARI" denir.)

KÜÇÜK ÜÇLÜ: Arasında BİR BUÇUK PERDE (bir Tam, bir Yarım) bulunan ÜÇLÜ ARALIĞI'na, "KÜÇÜK ÜÇLÜ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Re-Fa, Mi-Sol, La-Do ve Si-Re seslerinin aralıkları KÜÇÜK ÜÇLÜ'dür.)

KÜÇÜK YEDİLİ: Arasında BEŞ PERDE (4 Tam, 2 Yarım) bulunan YEDİLİ ARALIĞI'na "KÜÇÜK YEDİLİ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Re-Do, Mi-Re, Sol-Fa, La-Sol ve Si-La seslerinin aralıkları KÜÇÜK YEDİLİ'dir.)
LARGO: (İtalyanca) "GENİŞ" anl***** gelir. Hız terimi olarak "ÇOK AĞIR" anlamında kullanılır. LARGO parçalarda vuruşlar, ANDANTE'ye göre, çok daha ağır okunur. METRONOM'a göre, dakikada 40'dan 60'a kadar olan birim vuruşları, hız terimi olarak "LARGO" sözcüğü ile karşılanır. (d=40-60)

LEGATO: (İtalyanca) "BAĞLI" anl***** gelir. Pürüzsüz, kesintisiz ve akıcı okumayı gerektirir.

MAJOR DİZİ (BÜYÜKLÜ DİZİ): Çıkıcı olarak seslerin arasında, iki TAM, bir YARIM, üç TAM, bir YARIM PERDE bulunan dizilerdir. (MAJOR DO DİZİSİ'nde, 3. ile 4. sesler arası ve 7. ile 8. sesler arası YARIM, öteki seslerin araları TAM PERDE'dir.)

mf: (İtalyanca) "MEZZO-FORTE" sözcüklerinin kısaltılmışıdır. "ORTA KUVVETTE" anl***** gelir. (mf) belirteçi olan yerde, parça ORTA GÜRLÜKTE bir SESLE okunur.

MODERATO: (İtalyanca) "Orta Hızda" demektir. Parçanın orta hızda okunacağını belirtir. METRONOM'a göre, dakikada 108'den 120'e kadar olan birim vuruşları, hız terimi olarak "MODERATO" sözcüğü ile karşılanır. (d=108-120)

mp: (İtalyanca) "MEZZO-PİANO" sözcüklerinin kısaltılmışıdır. "ORTA HAFİFLİKTE" anl***** gelir. (mp) belirteçi olan yerde, parça ORTA HAFİFLİKTE bir sesle okunur.

NOKTALI DÖRTLÜK: Sağına Uzatma Noktası konulan Dörtlük Nota'ya, "NOKTALI DÖRTLÜK" denir. Sağına Uzatma Noktası konulan Dörtlük Nota, Sekizlik Nota eklenmiş kadar uzatılır. (Dörtlük Nota BİR VURUŞ'ta okunuyorsa, Noktalı Dörtlük, BİR BUÇUK VURUŞ'ta okunur.

NOKTALI İKİLİK: Sağına uzatma noktası konulan İkilik Nota'ya, "NOKTALI İKİLİK" denir. Sağına nokta koyulan İkilik Nota, Dörtlük Nota eklenmiş kadar uzatılır.

NOKTALI SEKİZLİK: Sağına Uzatma Noktası konulan Sekizlik Notaya, "NOKTALI SEKİZLİK" denir. Onaltılık Nota eklenmiş kadar uzatılır.

NOTA: Sesleri yazmaya yarayan belirteçlere "NOTA" denir. Notalar, dizekte kondukları yere göre, seslerin adını ve dikliğini; biçimlerine göre de, seslerin süresini göstermeye yaralar.

NOTA BİRİMİ: Çeşitli nota biçimlerinin HANGİ NOTA BİRİMİNE GÖRE ölçüleceğini göstermek için saptana BİR NOTA BİÇİMİNE, "NOTA" BİRİMİ" denir. İki Dörtlük bir ölçüde, Ota Birimi, DÖRTLÜK'tür. Öteki nota biçimleri, DÖRTLÜK NOTA BİRİMİ'ne göre ölçülür. Dörtlük Nota Birimi BİR VURUŞ olursa, onun iki katı oranında olan İkilik Nota, İKİ VURUŞ olur; yarısı oranında olan Sekizlik Nota, YARIM VURUŞ olur.
OKTAV: Bir notanın, inceye ya da kalına gidildiğinde varılan sekizinci notasına kadar olan seslerin tümüdür.

ÖLÇÜ: Birkaç tane Nota Birimi'nin bir araya getirilmesinden oluşan "ÖLÇME BİRİMİNE", "ÖLÇÜ" denir.

ÖLÇÜ ÇİZGİSİ: Ölçüleri birbirinden ayırmaya yarayan çizgiye "ÖLÇÜ ÇİZGİSİ" DENİR. öLÇÜ çİZGİSİ, Dizek'e DİKEY olarak çizilir.

ÖLÇÜ VURUŞLARI: Dört Dörtlük Ölçü, DÖRT VURUŞLU'dur; her vuruş İKİ BÖLÜT'e ayrılır. VURUŞ'ları ve BÖLÜT'leri belirtebilmek için, EL şöyle vurulur:
1.Aşağı-Yukarı 3.Sağa-Yukarı
2.Sola-Yukarı 4.Ortaya-Yukarı

ÖNEL: (Auftakt) Hazırlayış ve Giriş öğelerinden oluşan bir bütünün, Hazırlayış Bölümü'ne "ÖNEL" adı verilir.ÖNEL'in bulunduğu ilk ölçü, EKSİK bırakılır; Susku ile tamamlanmaz.Bu nedenle "ÖNEL"in bulunduğu Ölçü'ye "EKSİK ÖLÇÜ" de denir. Önel, parça içinde de sürdürülmüş olabilir. Her Müzik tümcesi, Önel'le başlayabilir.

p: (İtalyanca) "PİANO" sözcüğünün kısaltılmışıdır. "HAFİF" anl***** gelir. (p) belirteçi olan yerde, parça hafif okunur.

PERDE: Ses aralıklarını ölçmek için kullanılan bir çeşit Ölçme Birimi'ne "PERDE" denir. Batı Müziğinde kullanılan en küçük ses aralığına, "YARIM PERDE" denir. İki tane Yarım Perde'den oluşan ses aralığına "TAM PERDE" denir.

pp: (İtalyanca) "PİANİSSİMO" sözcüğünün kısaltılmışıdır. "ÇOK HAFİF" anl***** gelir. (mp) belirteçi olan yerde, parça ÇOK HAFİF bir sesle okunur.
SEKİZLİK SUSKU: Sekizlik Nota oranında susulacağını gösteren belirteçe, "SEKİZLİK SUSKU" denir.Dörtlük Susku'nun yarısı oranındadır.

SOL ANAHTARI: Dizeğin ikinci çizgisine konulur ve bu çizginin adı SOL ÇİZGİSİ olur. Sol Çizgisi'ne konulan Nota "SOL" adını alır. Diğer notalar da buna göre adlarını alırlar. "SOL ANAHTARI" ince sesleri göstermek için kullanılır.

SOLFEJ: "Okuma" demektir. Notaları, adlarıyla, sesleriyle ve süreleriyle okumaya "SOLFEJ" denir.

SOLUNAK: Soluk alma belirteçine "SOLUNAK" denir. Dizeğin üst yanına konulan bir virgül (,) ile gösterilir. Solfej okunurken, solunak olan yerde soluk alınır; başka yerde soluk alınmaz.

STACCATO: (İtalyanca) İrbirini izleyen sesler arasında belirgin kesintiler yaparak okumayı gerektirir. (Genellikle notanın üstünde ya da altında bir nokta ile ifade edilir.

SUSKU: Susma belirteçine denir. "SUSKU" bulunan yerde nota okunmaz, susulur.
TAM DÖRTLÜ: Arasında İKİ BUÇUK PERDE (2 Tam,1 Yarım) bulunan DÖRTLÜ ARALIĞI'na "TAM DÖRTLÜ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-Fa, Re-Sol, Mi-La, Sol-Do, La-Re ve Si-Mi seslerinin aralıkları TAM DÖRTLÜ'dür.)

TEKSESLİLİK: Seslerin ard arda sıralanarak gelmesine, "TEKSESLİLİK" denir. Eski Türk Musikisi ve Halk Müziği TEKSESLİ müziklerdir.

TEMPO: "HIZ" anl***** gelir. Bir parçanın hızı "METRONOM" ile ölçülür.

TÜM BEŞLİ: Arasında ÜÇ BUÇUK PERDE (3 Tam, 1 Yarım) bulunan BEŞLİ ARALIĞI'na "TÜM BEŞLİ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-Sol, Re-La, Mi-Si, Fa-Do, Sol-Re ve La-Mi seslerinin aralıkları TÜM BEŞLİ'dir.)

TÜM SEKİZLİ: Arasında ALTI PERDE (5 Tam, 2 Yarım) bulunan SEKİZLİ ARALIĞI'na "TÜM SEKİZLİ" denir. (DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-Do, Re-Re, Mi-Mi, Si-Si, La-La... seslerinin aralıkları TÜM SEKİZLİ'dir.)
ÜÇERLİ BİRİM: ÜÇ BÖLÜT'e ayrılan Nota Birimi'ne "ÜÇERLİ BİRİM" denir. NOKTALI DÖRTLÜK BİRİM'i, Üçerli Birim'dir.

ÜÇERLİ ÖLÇÜ: Üçerli Birim'lerden oluşan ölçüye, ÜÇERLİ ÖLÇÜ denir.

ÜÇLEME: İkişerli Nota Birimi'nin, geçici olarak üçerli olmasına, ÜÇLEME denir. Dörtlük Nota Birimi içinde ÜÇLEME, ÜÇ TANE SEKİZLİK Ntadan oluşur; Nota biriminin süresi değişmeyeceği için, 2 Sekizlik notanın süresi içine 3 Sekizlik nota sığdırılarak okunur.
(ÜÇLEME'yi oluşturan ÜÇ NOTA'nın kuyrukları, SEKİZLİK ÇİZGİSİ ile birleştirilir; Üçleme'nin ALTINA ya da ÜSTÜNE 3 sayısı yazılır.Üçleme notalarından hiçbiri, ötekinden kısa ya da uzun okunmaz, birbirine EŞİT sürelerde okunur. Üçleme okunurken EL vuruşları iki Bölüt'e ayrılmaz; ya Bölütsüz vurulur ya da Üç Bölüt'e ayrılarak vurulur.)

VURGU (ACCENT): (>) işareti ile belirtilir. Üzerine konduğu notanın ya da akorun diğerlerine göre daha vurgulu çalınmasını gerektirir.

VURUŞ: Notaların sürelerini ölçmek için el ile yapılan sayma hareketine "VURUŞ" denir.

YAYIK ÇİZGİSİ: Bir notanın altına ya da üstüne ÇİZGİ konulursa, o nota kendi süresi içinde uzun ve yayık okunur.
 
hep cocuguma muzık terımlerınden ısım koymak ıstedım sizce kulaga en hos gelen hangısı warmı onerınız..daha bekarım ama sımdıden düşünmek lazım ogun geldımı napcanı şaşıyo ınsan kardeşimden biliyorum:)))
 
A La.
Abaissement (Fr.) Ses Düşmesi.
Abaisser (Fr.) Bir parçanın veya çalgının tonunu düşürmek, kalınlaştırmak, indirmek.
A battuda (İt.) Ölçüde.
Abbandonamente (İt.) Tartıma bağlı olmadan.
Abbandonavolmente (İt.) Tartıma bağlı olmayan bir deyi ile.
Abbandonandosi (İt.) Tartımı düşünmeksizin.
Abbandono (İt.) Tartımın bağlayıcılığını bırakarak.
Abbasamento (İt.) İnerek, indirerek.
Abbasamento di mano (İt.) Dokunçlu çalgıda (piyano, org) bir elin öteki el altından çaprazlanacağı.
Abbasamento di voce (İt.) Sesi indirmek (insan sesi için).
Abbassando (İt.) İndirerek, azaltarak.
Abbelimini (İt.) Süslemeler, süs notaları.
A.b.c.dieren (Al.) Ses eğitiminde, öğretiminde notaları harflerle seslendirerek.
Abendmusik (Al.) Akşam müziği.
Abertura (İsp.) Uvertür bkz. Ouverture.
Abgebrochene kadenz (Al.) Kesik durgu (kadans).
A bocca chiusa (İt.) Burun sesiyle, ağız kapalı olarak söyleyerek.
Aboyer (Fr.) Akor dışı sesler.
Abrégé (Fr.) Özetlenmiş, kısaltılmış.
Abréviations (Fr.) Kısaltmalar.
Abridge (İng.) Kısalt, özetle.
Abridgement (İng.) Kısaltma, özetleme.
Absolute (Al.) Yalın, salt, programsız.
Absolute musik (Al.) Salt müzik, betimleme ve tasımlama öğelerinden yoksun olan müzik.
Absolute pitch (İng.) Bir sesi tam olarak söyleme ve duyma yeteneği.
Absorption (Fr.) Emme (akustikle ilgili).
Abstossen (Al.) Kesik kesik çalış.
Abwaerts steigende stute (Al.) İnici dizi.
Abwechseln (Al.) Değiştirmek, değiştirme.
A cappella (İt.) 1) Kilise müziğinde bir tür adı. 2) "Yalnız koro için" anlamında, çalgı eşliğinde değil.
A capriccio (İt.) İsteğine bağlı bir yorumla.
Acc (İt.) Accompagnamento' nun kısaltması.
Accarezzevole (İt.) Okşayarak.
Accel (İt.) Accellerando' nun kısaltması.
Accelerando (İt.) Çabuklaştırarak.
Accelerare (İt.) Çabuklaştırmak.
Acceleratemente (İt.) Çabuklaştırarak.
Accelarato (İt.) Çabuklaşarak.
Accélérer (Fr.) Çabuklaştırmak, hızlandırmak.
Accent (Fr.) Vurgu.
Accentare (İt.) Vurgulayarak.
Accentato (İt.) Belirgin biçimde.
Accentuare (İt.) Vurgulayarak, belirgin biçimde.
Accentuate (İng.) Vurgula.
Accentuation (Fr.) Vurgulama.
Accentuato (İt.) Belirgin biçimde.
Accentuer (Fr.) Vurgulamak.
Acciaccare (İt.) Çarpmak.
Acciaccato (İt.) Özensiz, ince olmayan, sert.
Acciacctura (İt.) 1) Dokunçlu ya da telli çalgılarda uygun seslerinin ardıllanması. 2) Çarpma.
Accident (Fr.) Değiştirme, değişim.
Accidental (İng.) Geçici değiştirme işareti.
Accidentals (İng.) Değiştirme işaretleri.
Accidents (Fr.) Değiştirme işaretleri.
Acclaim (İng.) Alkışlamak.
Acclamation (Fr.) Alkış.
Acclame (Fr.) Alkışlamak.
Accolade (Fr.) Kaş, iki dizeği ( alt alta ) birleştiren işaret.
Accompagnament (Fr.) Eşlik.
Accompagnamento (İt.) Eşlik.
Accompagnare (İt.) Eşlik etmek.
Accompagnateur (Fr.) Eşlik eden, eşlikçi.
Accompagnato (İt.) Eşliğinde.
Accompagnatore (İt.) Eşlik eden, eşlikçi.
Accompagné (Fr.) Eşliğinde.
Accompagner (Fr.) Eşlik etmek.
Accompanamiento (İsp.) Eşlik.
Accompanar (İsp.) Eşlik etmek.
Accompanied (İng.) Eşliğinde.
Accompaniment (İng.) Eşlik.
Accompanist (İng.) Eşlik eden, eşlikçi.
Accompany (İng.) Eşlik et.
Accord (Fr.) Uygu (akor), en az üç sesin bir anda duyulması.
Accordamente (İt.) Tek ses etkisi verecek nitelikte kaynaşmış iki ses.
Accordamento (İt.) Uyuşumlu.
Accordance (İt.) Uyum.
Accordando (İt.) Uyumlu düzenli (akortlu).
Accordato (İt.) Uyumlanmış, düzenlenmiş (akort edilmiş).
Accordare (İt.) Uyumlamak, düzenlemek (akort etmek).
Accordatore (İt.) Düzenleyici (akort eden).
Accord brisé (Fr.) Bir uygu seslerinin çabucak ardıllanışı (arpeji).
Accordé (Fr.) Uyumlanmış, düzenlenmiş (akort edilmiş).
Accorde arpeggiato (İt.) Bkz. Accord brisé.
Accorde gebrochen gespield (Al.) Arpejlenmiş uygu.
Accordéon (Fr.) Akordeon, körüklü dokunçlu bir çalgı.
Accorder (Fr.) Uyumlamak, düzenlemek (akort etmek).
Accordeur (Fr.) Uyumlayıcı (akort edici).
Accord fondamental (Fr.) Temel uygu (armonide).
Accordieren (Al.) Uyumlamak (akort etmek).
Accordion (İt.) Akordion.
Accordo (İt.) Uyum, düzen (akort).
Accordo fondamentale (İt.) Temel uygu (armonide).
Accordior (Fr.) Kurgaç, piyano uyum (akort) açkısı.
Accord parafait (Fr.) Beşli Uyguları.
Accord par substitution (Fr.) Yer değiştirimli uygu.
Accords de sixte (Fr.) Altılı uyguları.
Accouplement (Fr.) Birleştirme, çiftleştirme.
Accoupler (Fr.) Birleştirmek.
Accrescendo (İt.) Sesi gittikçe kuvvetleştirerek.
 
B Si bemol.
Baborak (Çek.) Bohemya halk dansları.
Bacchanale (Lat.) Şarap tanrısı Baküs onuruna düzenlenen bağbozumu şenliği.
Bacchetta (İt.) Değnek, çubuk.
Bachelor of music (İng.) Müzik Doktoru ndan önceki akademik unvan.
Bacchic (İng.) Baküs törenlerine ait.
Bachique (Lat.) Bir müzik parçasını belirleyen nitelik (çoklukla ses müziğinde ünlü şarap ve bağbozumu şenlikleriyle ilgili olan).
Backdrop (İng.) Sahnede arka perde.
Background (İng.) Bir caz yapıtında, kimi zaman bir soloya (esas ezgiye) doğaçlama eşlik.
Backstage (İng.) Perde gerisinde, sahnenin arka plânında.
Badinage (Fr.) Sevinçli, şakacı.
Badiner (Fr.) Şaka etmek.
Badinerie (Fr.) Şakacı.
Baerentanz (Al.) Ayı oyunu.
Baeuerisch (Al.) Bkz. Rustico.
Bagatella (Fr.) Küçük bir müzik parçası türü.
Bagpipe (İng.) Tulumlu flavta.
Bague (Fr.) Yayı (arşe) yükseltici bölüm, parça.
Baguette (Fr.) Değnek. çubuk.
Bailador (İsp.) Bale yapan erkek.
Baile (İsp.) Balo, dans salonu.
Bailerina (İsp.) Bale yapan kadın.
Bailete (İsp.) Bale.
Baisser (Fr.) Alçaltmak, azaltmak, indirmek.
Bajo (İsp.) En kalın erkek sesi.
Bajon (İsp.) Fagot.
Bajo tanor (İsp.) Basın üstündeki erkek sesi.
Bakelite (İng.) Bakalit, fildişi veya kemik yerine kullanılan suni reçine.
Bal (Fr.) 1) Balo, dans salonu. 2) Lirik biçim olup çalgı için yazılmış dans müziğine verilen ad.
Balafon Xylophone'a Sudan'da verilen ad.
Balag Sümerler devrinde bir vurmalı çalgı.
Balalaika (Rus.) Üçgen biçimde üç telli bir çalgı.
Balancement (Fr.) Salınma.
Balancer (Fr.) Sallamak.
Ballabile (İt.) Küçük bale çeşidi.
Ballade (Fr.) Bkz. Ballata.
Ballad-opera (İng.) Çoğu bölümleri halk müziğine yaslı yöresel opera (İngilizlere özgü).
Ballancement (Fr.) Salınma.
Ballare (Lat.) Dans etmek.
Ballata (İt.) Serbest biçimde ses yada çalgı yapıtı. Çok eskiden dans şarkısı iken, bugün halk müziğinde aşk şarkısı.
Ballerina (İt.) Bale yapan kadın.
Ballet (Fr.) Bale, dans, hareket ve mimiklere anlatılan sözsüz müzikli oyun.
Ballet dancer (İng.) Bale oyuncusu.
Ballet de Cour (Fr.) Saray eğlencesi, krallık şenliği.
Ballet master (İng.) Bale yönetkeni.
Ballet meister (Al.) Bale yönetkeni.
Ballett (Al.) Bale.
Balletto (İt.) Bale.
Ballizein (Yun.) Dans etmek.
Ballo (İt.) Dans, dans ezgisi.
Ballon (Fr.) Bale salonu.
Balroom (İng.) Bale salonu.
Ban (Fr.) Boru takımında, trampetlerin ve boruların nöbetleşe çalışı.
Banalité (Fr.) Bayağılık.
Band (İng.) Bando.
Banda (İt.) Bando, soluklu ve vuruşlu çalgılardan kurulan müzik topluluğu.
Bande (Al.) Bando.
Bandmaster (İng.) Bando yönetkeni.
Bandolin (İsp.) Mandolin.
Bandoura (Fr.) Telli bir çalgı.
Bandura (Port.) Mandolin.
Bandurria (İsp.) Gitara benzeyen eski bir çalgı.
Banjo (Fr.) Banço, telli bir çalgı, eskiden caz müziğinde kullanılırdı.
Banjoist (İng.) Banço çalıcısı.
Banjorine (İng.) Kısa saplı banço.
Banzai (Jap.) Japonlara özgü bir alkış nidası.
Baqueta (İsp.) Değnek, çubuk.
Bar (İng.) Ölçü çizgisi.
Baraban (Rus.) Davul.
Barbition (Fr.) Bkz. Barbitos.
Barbitos (Yun.) Eski telli bir çalgı.
Barcarole (İt.) Barkarol. Gemici veya gondolcü şarkısı.
Barcarolle (Fr.) Bkz. Barcarole.
Bard (İng.) Saz şairi.
Bardes (Fr.) Ozan. Şiir ve şarkı söyleyen.
Bardit (Fr.) Bardes'lere denir.
Baril (Fr.) Klârinette bek'ten sonraki küçük bölümün adı.
Barde (Fr.) Kelt ozanı.
Bariton (Yun.) 1) Erkek sesi. 2) Soluklu, alaşımlı çalgı.
Baritone (İng.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı.
Baritoner (Fr.) Değnek, çubuk. Baritonlaşmak.
Baritono (İt.) Bariton, basın üstündeki erkek sesi.
Baritono imperial (İsp.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı.
Barkarole (Al.) Gondolcü veya gemici şarkısı.
Bar-line (İng.) Ölçü çizgisi.
Baroque (Fr.) Müzikte süsleme öğesinin önem kazandığı çağ (XVI.yy.)
Barré (Fr.) Gitar veya mandolin çalarken, işaret parmağını birkaç tele birden basmak.
Barre d'harmonie (Fr.) Kemanın göğsüne boylu boyunca köknardan yapıştırılan (ince uzun çubuk) bölüm.
Barre de mesure (Fr.) Ölçü çizgisi.
Baarre de séparation (Fr.) Ayırma çizgisi.
Baryton (Fr.) 1) Basın üstündeki erkek sesi. 2) Alaşımlı' soluklu çalgı.
Barytonhorn (Al.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı.
Bas-dessus (Fr.) Eskiden Mezzo-Soprano sesine verilen ad.
Bass (İng.) Bas, kalın ses.
Basis (Fr.) Bkz. Bassus.
Bass clarinet (İng.) Bas klarnet.
Bass-drum (İng.) Kalın ses veren büyük davul.
Bass klarnette (Al.) Bas klarnet.
Basse (Fr.) En kalın erkek sesi.
Basse d' Alberti (Fr.) Alberti bası, piyanoda sağ elin ezgiyi çalarken sol elin hep aynı biçim uygular tutması.
 
Üst Alt