Mutasyona uğrayan insanlık

Çığır açan araştırmada her bir insanın genetik yapısında 100 ila 200 mutasyon (değişinim) meydana geldiği tespit edildi.

Bilimciler 70 yıllık çalışmada mutlu sona ulaştı ve her bir insanın DNA’sında en az 100 mutasyonun meydana geldiğini belirledi.

Elde edilen sonuçlar bir yandan evrim mekanizmalarının doğrulanması olarak algılanırken öte yandan genetik bozuklukların önlenebilmesi için yeni fırsatlar sunabilir.

Current Biology bülteninde yayımlanan araştırmada, her bir insanın geçirdiği mutasyonlar (değişinim) neticesinde pek çok hastalık veya metabolizma bozukluğunun doğabildiği, bazı durumlarda da kişinin çevreye daha dirençli olmasının sağlanabildiği belirtildi.

Mutasyon, kısaca canlının ebeveynlerinden devraldığı genetik bilginin pek çok neden yüzünden değişime uğraması ve bu değişimlerin kalıcı hale gelmesi olarak tanımlanıyor. DNA’larındaki genetik bilgileri değişen canlının metabolizması, DNA tarafından işlenen protein ve enzimlerde de farklılaşma olduğu için değişikliğe uğruyor. Bu değişinimler, bu kişilerden üreyen sonraki nesillere de kalıtımsal olarak aktarılıyor.

İngiltere’deki Wellcome Trust Sanger Institute bünyesinde yürütülen ve en gelişmiş gen tetkik teknolojilerinin kullanıldığı incelemelerde, uzak akraba olan iki Çinli’nin tüm gen haritası çıkarıldı. Bu haritaların ortak akrabalarınkiyle kıyaslanması ve tek tek listelenmesi sonucunda bu kişilerdeki genetik değişinimler bir bir tespit edildi. Sonuçta her bir insanda 100 ila 200 mutasyonun meydana geldiği belirlendi.

Sözkonusu değişinimlerin çoğu ağır bozukluklar yaratmasa da, bazıları kansere yatkınlık veya bedensel eksiklik gibi olumsuz sonuçlar doğuruyor. Ancak Prof. Joseph Nadeau’ya göre bazı genetik mutasyonlar, kişinin çevresine daha iyi uyum göstermesini de sağlıyor olabilir.

kaynak: çeşitli internet sitelerindeki açıklamalar (google), ve
Current Biology bilimsel dergisi
 
benim kendi yorumum:
1900 lü yıllarda veya daha önceleri Çin bölgesine yerleşmiş Yahudi bir aile. Ticarete atılıyor. Belli bir nesil sonra. Çinli ırk ile evlenme olmadığı halde doğan çocuklar çekik gözlü Doğmaya başlıyor. sanırım 3ncü veya 4ncü nesilde hafif bir çekik gözlülük başlamış. Bunu bana Bir öğretmenim anlatmıştı.

Yukarıdaki bilgiler de bu olayı destekler nitelikte. İnsanoğlunun vücut yapısı çevreye belki de tabiatın zorluğuna karşı uyum sağlamak için yapıyor bu DNA değişikliğini.
Her türlü ortamda yaşamayabilmek için programlıyor yeniden kendini yeniliyor Hücre sisteminin merkezi.
 
Kısmen olabilir ama tamamen asla olamaz çünkü küçük değişiklikler olabilir ama bu saadece görünüşte ve ebatlarda olur. Asla vücut yapımız değişmez. İnsan insandır , bence bölgelerin suyundan kaynaklanıyor. Türkiye de bile bölgeler arasında ufak görünüş farkları var....
 
Üst Alt