Muhammed eşittir Allah denilmesi doğrumudur?

efenim.anlayış dereceniz sıfırın altında.
Artık şunu aklınıza sokun lütfen.
TASAVVUFTA ALLAH=MUHAMMED DİYE BİR İNANÇ YOKTUR.
bunu tasavvufun ana öğretisiymiş gibi ele alıp bunun üzerinden vurmaya çalışmanız abesle iştigal.Öyle bir inanç olduğunu düşünsem önce ben vazgeçerdim.
laf oyunlarınızla uğraşacak ne zamanım nede sabrım var.
bazı mutasavvıfların sekr halinde söylediği sözlerde tevile muhtacdır zahire göre değerlendirilmez.Dilimde tüy bitti hala anlamadın yav.Kıtmısın nesin.
cübbelinin naklettiği hadisten Allah= Muhammed sonucunu çıkarmakta ancak senin gibi bir kıtın aklının erebileceği seviyedir.
Hakikati muhammediye yani muhammedin hakikati ,Allahın kullarını yaratmaktan asıl maksadı olan hakiki kulluk kıvamını temsil eder.Muhammed a.s. =hakiki kul demektir.
Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden ABDUHUve rasuluhu diyen insanlara bu iftirayı nasıl atarsınız.
tasavvufun ana mevzuu buysa bir tasavvufçu olan sifil hoca neden böyle desin diyorum kıtmısın.
Sn.Ummi
Dedim ya BILGI sizlik sizi boyle konusturuyor.

Ebubekir Sifil hoca sorulan soruya cevap veriyor.
Soru boyle bir hadisin varligi/yoklugu
onun icin su cevabi veriyor.
Ancak mezkûr rivayeti ne bu eserde, ne de elimdeki diğer kaynaklarda bulabildim.

Ve ben biraz daha ileri Tasavvufcu hadis hocalarini yazdim

Yani
Tasavvufun dev hocalari bile ne yapacaklarini sasirmislardir.
Ya Nur-u Muhammediyeyi aciklayip
Seyh'ul Ekber Ibni Arabi hoca gibi katledileceklerdi
Ya da top cevireceklerdi ki:

Onlar da topu
Abdurrezzak'in el-Musannef'iye atmislardir.
Ama
Abdurrezzak'in el-Musannef'inde bu rivayet yoktur.

İbn Hacer el-Heytemî, el-Aclûnî, el-Leknevî gibi Tasavvuf ve Hadis hocalari
Bu durumdayken siz

Bu dev tasavvuf hocalarinin yazilarini
Kendi yazilarina delil olarak getiren
Ebubekir Sifil hoca dan ne bekliyorsunuz?

Ayrica yine sozu yine getirmissiniz sekr'e
Sekr olmasi icin sonradan unutmasi yani sozunu yazamamasi gerekir.
Bu butun tasavvuf hocalarinin eserlerinde vardir.
Hindistanli hoca Imam Rabbaniden daha iyi mi biliyorsunuz?

TASAVVUFTA ALLAH=MUHAMMED DİYE BİR İNANÇ YOKTUR.
Keske olsaydi!
Yaniz bununla kurtulduk diye bir de sukrederdik.

Bu hakikat-i Muhammediyeye giris icin bir goz boyama.
Muslumanlar saldirmasin ve
Adam Resul sevgisi yasiyor desinler diye...

Yani Tasavvufcular kendilerine mazeret olusturuyorlar.
DAHA YAZMAYA YENI BASLADIK!

Tasavvufun hocalari soyliyecek bizde okuyacagiz.

Ummi-Öyle bir inanç olduğunu düşünsem önce ben vazgeçerdim.
Aman aman haa!
Sakin vazgecip Allah cc nun sozlerine teslim olmayin!.

Su anda diger din mensuplarindan bir kontra gelse
"Bakin ummi ne diyor diye"
O tasavvufcu der kurtuluruz.

Muvahhidlige donerseniz ne yapariz?
Hafizanallah diyorum
Hafizanallah!
 
Merhaba!

Sn.Bursali
Sn.Mustadaf bu sozu
Peygambere iftira edenlere soyluyor.
Kime soyledigini anlatmak icin alinti yapmis.
Ancak alintida EBUBEKÝR SÝFÝL hocaya soruyu soran
Ve sorulan soru kaybolmus.
[Bildiginiz gibi alinti yaptiginiz yazinin orjinalinde
ayrica bir alinti varsa;ikinci alinti yazisinda bu bolum gorunmuyor.]

Bu yuzden bana yazdi zannetmissiniz.
Ilginize tesekkur ederim
S.A sevgili mopsy,olay soylediginiz gibi olmustur.Izahiniz icin tesekkur ediyorum.Ayrica sn bursali68 e bu mutevazi davranisindan oturu takdirlerimi arz ediyorum..
 
B

bursali68

Ziyaretci
S.A sevgili mopsy,olay soylediginiz gibi olmustur.Izahiniz icin tesekkur ediyorum.Ayrica sn bursali68 e bu mutevazi davranisindan oturu takdirlerimi arz ediyorum..

Merhaba,

Sn.Mustad'af asıl ben size anlayışınızdan dolayı takdirimi sunuyorum...Teşekkür ederim.

Sağlıcakla kalınız...
 
sen muvahhitlikten ne anlarsın ...tasavvufa gelde tevhid öğren.
Selam

Muvahhid-Allah c nun emrine uyandir.
Ornegin
Selam verin emri vardir.
Bir muvahhid olarak
Selamla soze baslariz.

Sn.Ummi
Sizde;sen boylesin,soylesinle... baslarsiniz.
Bari once bir hatirimizi sorsaydiniz....
tasavvufa gelde tevhid öğren

Sn.Ummi
Tasavvufda Tevhid YOKTUR!

Tevhid:
Islam dininin siaridir.
La ilahe illallah tir!

Tasavvufun siari
La mevcuda illallah tir.

Baglaminda:
Hangi Musluman
La ilah illallah'i birakipta
Tasavvufa gelir!

Yani
La mevcuda illallah'i
Kendine siar edinir ki?

Birde yazmadan once biraz okuyup
Ogrenmeyi deneseniz de
Beni de boyle yormasaniz!!!
 
Son düzenleme:
Selam!

OKUYUCU SORULARI-27 CEBRAÎL (Aleyhisselâm) VAHYİ KİMDEN ALIYORDU
EBUBEKİR SİFİL-II
..............................
- Ya Muhammed! Ben de hayret ettim; vahyi Allahu Teala'dan alıp bana söyleyen de sensin.
Burada benden alıp halka söyleyen de sensin dedi."

Cevap
Son zamanlarda sıklıkla sorulan bir rivayet bu.
Soru metninde rivayetin Râmûzu'l-Ahâdîs'te geçtiği ima ediliyor.
Ancak mezkûr rivayeti ne bu eserde, ne de elimdeki diğer kaynaklarda bulabildim.

Ebubekir Sifil hocanin sozlerine devam edelim;
Bu rivayetle ilgili olarak ulaşabildiğim tek bilgi,
Muhammed Abduh el-Bürhânî'nin Tebrietu'z-Zimme fî Nushi'l-Ümme adlı kitapta yer verdiği nakil.
Ancak rivayet bu eserde, okuyucu sorusunda zikredilenden farklı bir şekilde ve daha uzunca yer alıyor.

Buna göre Cebrail (a.s), Efendimiz (s.a.v)'in, Câbir b. Abdillah (r.a)'a hitaben,
"Allah'ın yarattığı ilk şey, senin peygamberinin nurudur ey Câbir"

şeklindeki sözünü hayretle karşılayınca ona kaç yaşında olduğunu sonar. O şöyle cevap verir:
"Bilmiyorum ey Allah'ın Resulü. Ancak (bildiğim şu ki), dördüncü perdede,
70 bin yılda bir kere doğan bir yıldız var ve ben o yıldızı 70 bin kere gördüm."

Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v),
"Rabbimin izzetine yemin olsun ki, işte ben o yıldızım" buyurur.(!?)

Daha sonra Cebrail (a.s)'a, vahyi nereden getirdiğini sorar. O,
"Göklerin herhangi bir köşesindeyken zil sesi duyar ve hemen Beyt-i Ma'mur'a gider,
vahyi oradan alır,
(götürmem gereken) resul veya nebiye götürürüm" diye cevap verir.

Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v) ona,
"Şimdi Beyt-i Ma'mur'a git ve benim nesebimi zikret" der.

Cebrail (a.s) derhal gider ve
"Muhammed (s.a.v) b. Abdillah b. Abdilmuttalib..." diye Efendimiz (s.a.v)'in nesebini sıralamaya başlar.

Bunun üzerine, daha önce Cebrail (a.s)'a hiç açılmamış olan Beyt-i Ma'mur açılır. Cebrail (a.s), içeride Efendimiz (s.a.v)'i görür.
Şaşırır ve hemen yeryüzüne döner. Döndüğünde Efendimiz (s.a.v)'i, bıraktığı gibi, Câbir (r.a)'le birlikte oturuyor halde bulur.

Bunun üzerine Cerail (a.s) tekrar olağanüstü bir hızla Beyt-i Ma'mur'a gitti. Resulullah (s.a.v)'ı yine orada buldu.
Tekrar aynı şekilde yeryüzüne indi. Resulullah (s.a.v) ve Câbir (r.a) yine aynı yerde ve aynı şekilde oturuyorlardı.

Bunun üzerine Câbir (r.a)'e, Efendimiz (s.a.v)'in onun yanından herhangi bir şekilde ayrılıp ayrılmadığını sordu.
O, Efendimiz (s.a.v)'in oradan hiç ayrılmadığını söyledi.

Bu defa Cebrail (a.s) şaşkın bir vaziyette Efendimiz (s.a.v)'e dönerek
- "Ey Allah'ın Resulü! Eğer vahiy senden çıkıp yine sana geliyorsa ben arada niçin yoruluyorum? diye sordu.

Efendimiz (s.a.v) şöyle cevap verdi:
- Teşri içir ey kardeşim Cebrail!
..............?
Bu rivayeti naklettikten sonra Muhammed Osman Abduh el-Bürhânî şöyle diyor:
-Eğer vahiy Cebrail (a.s) tarafından Allah Teala'dan alınıp Efendimiz (s.a.v)'e getiriliyor olsaydı,
kelime-i tevhidin anlamı bozulurdu.(!?)

Zira o zaman "Lâ ilâhe illallâh Muhammedun Resulullâh" değil,
"Lâilâhe illallâh Muhammedun Resulu Resulillâh"dememiz gerekirdi.

(Allah'tan başka ilah yoktur; Muhammed O'nun resulüdür)
(Allah'tan başka ilah yoktur; Muhammed O'nun resulünün resulüdür,elçisinin elçisidir)


Bu rivayeti bende mevcut :
-zayıf ve uydurma hadisleri zikreden- kitaplarda bulamadığımı daha önce belirtmiştim.
İnternetten ulaşabildiğim kadarıyla bu kitap Mısır'da basılmış ve bir süre sonra yasaklanmış.
Burada naklettiklerim de yine internet üzerinden ulaştığım bilgilerden ibaret.
Kitabı birkaç koldan araştırıyoruz.
Elimize geldiğinde meseleyi(Internetteki rivayeti) aslından (Internetteki aslindan)
tahkik edip bu köşeden tekrar duyuracağım inşaallah.

Rivayet hakkında ulaşabildiğim bu malumat ne yazık ki sened içermiyor.
Yani rivayeti kimlerin naklettiğini şu an için bilmiyoruz. Dolayısıyla sened kritiği yapma imkânımız şuan için yok.

Eğer bu haliyle bu rivayet, el-Bürhânî tarafından da senedsiz olarak nakledildiyse,
onun naklettiği kaynağa ulaşmak durumundayız.
el-Bürhânî sened zikrettiyse sened üzerinden bir şeyler söyleme imkânımız olacaktır.

Bu rivayetin herhangi bir senedine ulaşamasak bile,
doğrudan metninden hareketle şunları söylememiz mümkün:


1. Bu rivayete göre vahiy, Efendimiz (s.a.v)'den yine Efendimiz (s.av)'e geliyor.
Peki Efendimiz (s.a.v) Beyt-i Ma'mur'da vahyi nereden/kimden alıyor?
Eğer bir başka kaynaktan alıyorsa, yine arada bir aracı var demektir.
Yok doğrudan Allah Teala'dan alıyorsa
Kur'an'ın -mecazen- Cebrail (a.s)'ın sözü olduğu Kur'an'da zikredildiği halde
Efendimiz (s.a.v)'e izafesine herhangi bir ayette niçin rastlamıyoruz?

2. Rivayetin sonunda Cebrail (a.s)'ın aracılığının "teşri sebebiyle" olduğu söyleniyor. Bunun hiçbir anlamı yok.
Zira önemli olan vahyin esas kaynağı ise, aradaki elçilerin melek veya insan olması bir şeyi değiştirmez.

3. Eğer Efendimiz (s.a.v) vahyin Cebrail (a.s)'dan önceki kaynağı ise,
Cebrail (a.s) ilk vahiy getirdiğinde niçin O'nu sıkıp "Oku!" dediğinde "Ben okuma bilmem" diye cevap verdi?

4. Efendimiz vahyin Cebrail (a.s)'dan önceki kaynağı ise niçin kendisine vahiy geldiğinde
vahyin ağırlığından bir nevi baygınlık halinden kendinden geçiyordu?

5. Bu rivayet belli ki Efendimiz (s.a.v)'in kadr-ü kıymetini yüceltmek (!) için tedavüle sokulmuş.
Oysa Efendimiz (s.a.v) böyle şeylerle tebcil edilmeye muhtaç değildir. O'nun indallahtaki kadr-ü kıymeti zaten yücedir.

Sorular ve itirazlar çoğaltılabilir. Ama zikrettiklerimizden de kolayca anlaşılacağı gibi yaratılış,
vahyin mahiyeti ve kaynağı, peygamberlik, tebliğ... gibi son derece önemli konulara taalluku bulunan
ve kendisine inananı bu konularda tehlikeli yerlere sevk edecek bir muhtevaya sahip olan

bu rivayet uydurmadır.
Vallahu a'lem.

Devam edecek..........
 
Son düzenleme:
Tevhid:
Islam dininin siaridir.
La ilahe illallah tir!

Tasavvufun siari
La mevcuda illallah tir.

mevcudiyetini sevsinler efenim.Nerde buldun mevcudiyeti.mevcudiyetin ne ile kaim.ve ölmemeye çaren mi var yoksa.
ya dirilmeye gücünmü var.
yukardaki iki cümlenin manasının bir olduğunu anlamaktan acizsin maalesef.kendini allamei cihan sandıkça anlayacağında yok.
 
Selam!

Tasavvufcu Ebubekir Sifil hoca
Kendi yazilarinda delil getirdigi
İbn Hacer el-Heytemî, el-Aclûnî, el-Leknevî gibi
Dev Tasavvuf ve Hadis hocalarini
Bu buyuk kufrun,sirkin
TEK delili kabul edilen bu hadisi;
"bu rivayet uydurmadır."
diye bes dakikada satmistir.

Neden?
Cunku;
Devir teknoloji devri.
Herkes BILGI ye hemen ulasabiliyor.

Ehl-i Kur'an lar, heryerde BILGI nin adini veriyor.
Ahiretinden korkan kandirilmis musluman cocuklar,
Tebligcilerin verdigi BILGI leri arastirip buluyor,
Karsilastiriyorlar.

Bunlari yapmak yerine
laf ebeligi yapmayi marifet kabul edenler ise
Tebligcilerin ibretlikleri olarak yine
karsi olduklari seye hizmet ediyorlar/edecekler.

Baglaminda
Biz de onlarin sayesinde
Islamin sirtina saplanmis bu SIRK bicagini
Tum inananlarin farketmelerini sagliyacagiz.

Ahiretlerini BILGIsiz mantik hezeyanlarina kurban edenlere
Ornek olarak Tasavvufcu Ebubekir Sifil hoca'nin yazisindaki
Muhammed Osman Abduh el-Bürhânî hocanin
Soylemini ornek verebiliriz.

BILGIsiz lige ornek Uydurma hadisi kabul edip
Bu hadisi guvenilir bilgi kabul edip mantik kullanmasidir.

Mantigin mantiksizligina da su bilesimi ornektir:
Zira o zaman "Lâ ilâhe illallâh Muhammedun Resulullâh" değil,
"Lâilâhe illallâh Muhammedun Resulu Resulillâh"dememiz gerekirdi.

(Allah'tan başka ilah yoktur; Muhammed O'nun resulüdür)
(Allah'tan başka ilah yoktur; Muhammed O'nun resulünün resulüdür,elçisinin elçisidir)


Tam ibretlik....

Simdi:
Yeniden Tasavvuf hocalarinin soylemlerine kulak kabartalim:

devam edecek............
 
selam ederim;

gercekten bilgi diye birbirinize sundugunuz şeylerin aslı ile ilgisi yoktur. dev tasavvufculara geldik şimdide. ne saçma söylemler. cebrail as öyle demis öteki buna şunu demiş derken meseleyi çok uzattiniz. sizin burda dev olarak gördügünüzün makamını biliyormusunuzda bu kadar cesur düşüncelere giriyorsunuz. her ikiniz icin söylüyorum, birakin onu bunu yücelemeyi kendinize bakın. bu yazdıklarınızın hesabı vardır. bilginize veya ona buna güvenmeyin, bölünmeye yol açacak konulara girip daha baştan hatalı açılmış bu başlikta daha fazla meseleyi uzatmayin. edindiginiz her bilgi sizi dogruluga ulaştırmaz. birbirinize diretmek yerine saygı duyup tevekkül edin artık.
 
selam ederim;

gercekten bilgi diye birbirinize sundugunuz şeylerin aslı ile ilgisi yoktur. dev tasavvufculara geldik şimdide. ne saçma söylemler. cebrail as öyle demis öteki buna şunu demiş derken meseleyi çok uzattiniz. sizin burda dev olarak gördügünüzün makamını biliyormusunuzda bu kadar cesur düşüncelere giriyorsunuz. her ikiniz icin söylüyorum, birakin onu bunu yücelemeyi kendinize bakın. bu yazdıklarınızın hesabı vardır. bilginize veya ona buna güvenmeyin, bölünmeye yol açacak konulara girip daha baştan hatalı açılmış bu başlikta daha fazla meseleyi uzatmayin. edindiginiz her bilgi sizi dogruluga ulaştırmaz. birbirinize diretmek yerine saygı duyup tevekkül edin artık.
Sn.tansxx;

Konu ile ilgili Bilginiz varsa yazin.
Emirler vermeyi de birakin.

Hezeyanlarinizi benimle paylasmayin.
Konu ile ilgili
KONU!!!
 
Üst Alt