Muhammed eşittir Allah denilmesi doğrumudur?

Selam!

Mesnevi Kutsal kitap.
Mesnevi Vahiy Kitap.
Mesnevi Kur'an'in asli

Hatta!......

Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
56.77. O, kesinlikle şerefli bir Kur'an'dır.
78. Titizlikle saklanan bir Kitap'tadır.
79. Ona, arındırılmışlardan başkası dokunmaz.
80. Âlemlerin Rabbi'nden indirilmiştir.
Sadakallah!

Mesnevi Kitabi:
"Şerefli kâtiplerdir onun yazıcıları
Temastan men ederler temiz olmayanları
Kalbe mutluluk verir huyları güzel eyler
O ilhamla inmiştir alemlerin Rabbından
Gelemez bâtıl onun önünden ve ardından
Koruyucu olan Hak onu korur gözetir
Ki o merhametlilerin merhametlisidir .
Mesnevi kitabının başka adları da var
Adlarını verense Allah'ın kendisidir."
Tahiru'l-Mevlevi; O Mevlevi, 10

Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
80.12. Dileyen onu düşünüp öğüt alır.
13. Kutsanan-bereketli sayfalardadır o.
14. Yüceltilen, tertemiz sayfalarda,
15. Yazıcıların ellerinde;
16. Ak-pak, mübarek yazıcıların.
Sadakallah!

Tahiru'l-Mevlevi şöyle devam ediyor:
"Mesnevi, kerim ve salih olan katipler eliyle yazılmıştır.
Temiz olanlardan başkasını Mesneviye temas eylemekten men ederler.
Mesmevi, Rabbu'l-Aleminden ilham olunmuş bir kitaptır.
Tahiru'l-Mevlevi, a. g. e., 1/36.

Bu kufurlerden
Bu Allah cc na iftiralardan sonra
Yine Celaleddin hocanin baska bir kufrune donelim.

Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
21.107. (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Sadakallah!

Once yancilarin Allah cc na iftirasi:
Sözleri bu kadar kıymetli olan bu Evliyâullâhın, elbette varlıkları da o kadar değerlidir.
Mevlânâ Muhammed Celâleddîn-i Rûmî /H. 604-672/ (Kaddesellâhû Sirrahül-Âlî)nin de ifâde ettiği üzere,
Enbiyâ (Aleyhimüsselâm) gibi Evliyâ Hazarâtının vücûdları (varlıkları) da, âlemler için rahmet ve lütuftur:

زآن بیاورد اولیا را بر زمین ........... تا كندشان رَحْمَةً للعالمین
Simdi
Mevlana lakapli Celaleddin hocanin
Allah cc na iftirasi

Zan biyâverd evliyâ râ ber zemîn
Tâ konedşan rahmeten lil-âlemîn
(Mesnevî:3/1804)

Allâh-u Te'âlâ Evliyâyı yeryüzüne, âlemlere rahmet olmaları için getirdi.

Allah cc adina yapilan iftiralarin
Ardi akasi kesilmiyor.
Mesaj 186 yi bir hatirliyalim:

Mopsy-
Bunlar:
Bizim edebten cikmamak icin yazmaktan kactigimiz.
Ama
Bilgisizlikleri yuzunden bizi cektikleri cukurda bulduklarimiz.

Hele hele Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hocanin
Mesnevisine hic girmek istemiyorum.
Tam bir batak!

Bu batak kelimesini kullanma sebebim yavas yavas kendini gosteriyor.
Biraz daha ilerliyelim.

Devam edecek............
 
Selam!

Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
15.9.Hiç kuşkusuz, o zikiri/Kur'an'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz.
Sadakallah!

Yani
Kuranin hukumleri IPTAL edilemez!
Kuranin tahrif edilmesi mumkun degil dir!

Neden?
Cunku ISLAM dininin Kitabi
Allah cc korumasinda dir!

Peki
Tasavvufun Kitabi Mesnevi?

Once:

(Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hoca diyor ki)
Canibi ilahiden vahyi münzel olan Kur'anı Kerim, nasıl avn-i samedanîde ise,
onun evvelinden de, sonundan da batıl zuhuruna imkan ve ihtimal yoksa,
Mesnevi de öyledir, Rabbani eseridir.
Kendisinden sapıklık zuhuruna imkan yoktur.
Hatta iptali ve tahrifi de kabil değildir."
Tahiru'l-Mevlevi, 1/39.

Mesnevi:
...Tanrinin eseri....
.... iptali ve tahrifi imkansiz...
Mevlana lakapli Celaleddin Rumi!....

(Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hoca diyor ki)
'Kur'an gibi bizim Mesnevi de bazılarını hidayete, bazılarını da dalalete gönderir.'
Tahiru'l-Mevlevi -1/35-36.

Kufur ve Allah cc na iftira
Yagmur gibi geliyor.

Simdi
189. mesajda 1,5 satirini yazabildigimiz
Mesnevinin Cilt I den Onsoze devam edelim.

Şüphe yok ki Mesnevi gönüllere şifadır, hüzünleri giderir,
Kuranı apaçık bir hale koyar,
rızıkların bolluğuna sebep olur, huyları güzelleştirir.
Şanları yüce, özleri hayırlı katiplerin elleriyle yazılmıştır
temiz kişilerden başkalarının dokunmasına müsaade etmezler
Mesnevi, alemlerin Rabb inden inmedir:
Batıl ne önünden gelebilir, ne ardından
¬Tanrı, onu korur, gözetirTanrı, en iyi koruyandır, merhametlilerin en merhametlisidir.
Mesnevi nin bunlardan başka lakapları da var, o lakapları veren de Tanrı dır.
Fakat biz, bu az lakapları anarak sözü kısa kestik.
Az çoğa, bir yudum su göle, bir avuç tane büyük bir harmana delalet eder.
Mesnevi c.I onsoz

Allah cc kitabi Kur'an hakkinda
Hangi BILGI leri vermisti?

Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
Biz Kur'an'dan, inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. ...
(17/82)

Allah size Kitap'ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken/Apacik hale koymusken...
(6/114),

Kutsanan-bereketli sayfalardadır o.
Yüceltilen, tertemiz sayfalarda,
Yazıcıların ellerinde;
Ak-pak, mübarek yazıcıların.
(80/13-16),

Ona, arındırılmışlardan başkası dokunmaz.
(56/79).

Âlemlerin Rabbi'nden indirilmiştir.
(56/ 80)

Bâtıl ona, ne önünden gelebilir ne de arkasından. Hakîm ve Hamîd Allah'tan bir indirmedir o.
(41Fussilet, 42).

Hiç kuşkusuz, o zikiri/Kur'an'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz.
(15Hicr, 9);
Sadakallah!


Simdi
Allah cc Kuran gibi kitap yazdiklarini
Soyliyenlere diyor ki:

Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
Yazıklar olsun o kişilere ki, Kitap'ı kendi elleriyle yazarlar da sonra onunla basit bir karşılık satın alsınlar diye, "İşte bu, Allah katındandır!" derler. Vay haline onların, ellerinin yazdıkları yüzünden! Vay haline onların, kazanıp durdukları yüzünden!
2/79

Onlardan bir zümre vardır, aslında Kitap'tan olmayan birşeyi siz Kitap'tan sanasınız diye, dillerini Kitap'la eğip bükerler. O, Allah katında olmadığı halde, "Bu, Allah katındandır." derler. Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.
3/78


Sonunda, verdikleri mîsakı bozdukları için onları lanetledik de kalplerini kaskatı yaptık. Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Öğütlenmek üzere çağırıldıkları şeyden nasiplenmeyi unuttular. İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün. Bununla birlikte onları affet, ellerini tut. Çünkü Allah güzellik sergileyenleri sever.
5/13
Sadakallah!

Biraz daha ortuyu acalim:

Prof. Dr. Mehmet Aydın:
Bir sufinin, bütün dinleri birbirine yakın seviyede görmesi,
zaten bu tevhid, vahdet makamıdır.
(II. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri, s. 342)

Baglaminda;
Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hoca
Celâleddin er-Rumî "Divan"ında şöyle diyor:

"Canım, ey nur, kaçma benden!
Kaçma benden ey parlayan görünüm,
Kaçma benden kaçma benden!
Şu sarığa bak, onu nasıl başıma koydum,
Hatta bileğime taktığım Zerdüşt'ün zünnarına bak!
Zünnarı taşırım, yemliği taşırım.
Belki nuru taşırım, kaçma benden!
Müslümanım ben, ama Hırıstiyanım, Brahmanistim, Zerdüştiyim.
Ey yüce Hakk, sana tevekkül ettim, kaçma benden.
Bir tek tapınağım; mescid, kilise veya puthanem yok benim.
Sonsuz nimetim yüce yüzündedir, kaçma benden kaçma benden!"
et-Tasavvuf fil-Mizan, s.100

...Hatta bileğime taktığım Zerdüşt'ün zünnarına bak!
Zünnarı taşırım, yemliği taşırım
....
....Müslümanım ben, ama Hırıstiyanım, Brahmanistim, Zerdüştiyim....
....Bir tek tapınağım; mescid, kilise veya puthanem yok benim.....

Ve
Hoca ipin ucunu iyice birakiyor;

Ne lazım gelir ey müslümanlar ki ben kendimi bilmiyorum?
Ne Hıristiyan, ne Yahudi, ne Ermeni, ne de Müslümanım...

Biliyoruz hocam.
Sen tasavvuf dinine baglisin.
Ilahi kattan bir kitap getirdin.
Bu kitaba abdetsizler dokunamaz.
Vahiy kitabidr.

Yazacak cok sey var ama
Oncelikle gundemde diye
Bir noktayi simdilik yazayim:

...Hatta bileğime taktığım Zerdüşt'ün zünnarına bak!
Zünnarı taşırım, yemliği taşırım
....
Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hoca/ et-Tasavvuf fil-Mizan, s.100

Zerduslukte
Tanri kisinin vucuduna girer.

Baglaminda;
O kisinin sozu Tanrinin sozu olur.
Yazdigi kitap Tanrinin kitabi olur.

Mesnevi hakkindaki iddaasinin
Temel mesneti de zaten budur.

Zaten
Tasavvuf inancli hocalarin,
Yazdigi butun kitaplara bakin.
Hepsi de guya onlara yazdirilmistir.
Hicbiri onlarin kendi sozu degildir.
Baglaminda hepsi Tanri katindan dir(!?)

Gercekte;
Seyr-i suluk masali da
Bu inanilmaz iddaanin
Gizlenmesi icin uydurulmustur.

Mesaj 186 yi bir hatirliyalim:

Mopsy-
Bunlar:
Bizim edebten cikmamak icin yazmaktan kactigimiz.
Ama
Bilgisizlikleri yuzunden bizi cektikleri cukurda bulduklarimiz.

Hele hele Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hocanin
Mesnevisine hic girmek istemiyorum.
Tam bir batak!

Anlasilan
Bu batak kelimesini hafif kullanmisim!

Devam edecek...............
 
Selam!

Cakma tasavvufcularin sirki saklamak icin
Yaptiklari kivirmalara,
Yandas sitelere siginmalarina bir son vermek adina
Yorumlari da konunun en buyuk uzmanina soralim!

Kime?
Tabii ki
Abdülbaki Gölpınarlı hocamiza!

Konuya uzak 3. sahislar icin
On BILGI:

Mevlana ve mesnevi denince
Kucucuk bir guruba mahkum olmus,
Unutulmus bu tasavvuf kolunu,
Kitaplariyla ve muhtesem Mesnevi cevirisiyle,
Calismalariyla, doneminden daha ileri
Bir populariteye tasiyan,
Bu konuda her soz soyliyenin donem hocasi
MUSTAFA İZZET BAKİ hocamiz

Yani
Meshur olan adiyla
Abdülbaki Gölpınarlı hocamiza
Kulak verelim!

Beyit 1847 Tarihçiler, bunu duyunca Bayezidin tayin ettiği zamanı yazdılar. Adeta şişe benzeyen kamış kalemlerini kebapla bezediler.
Beyit 1848 Tanı o zaman, o tarih gelip çatınca o padişah doğdu Devlet satrancını oynadı!
Beyit 1849 Bayezidin ölümünden sonra yıllar geçti, Ebul Hasan dünyaya geldi.
Beyit 1850 O, padişah Ebul Hasanın ihsanına, kıskanmasına ait huylar söylediyse aynen zuhur etti.
Beyit 1851 Çünkü onun önünde giden levh-i mahfuzdur Neden mahfuzdur o levh? Hatadan!
Beyit 1852 Bu ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya Allah, doğrusunu bilir ya, Allah vahyidir!
Beyit 1853 Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir.
Beyit 1854 Sen istersen onu gönül vahyi farzet Gönül zaten onun nazargahıdır
Gönül, ona agah olunca nasıl hata eder?

AÇIKLAMA 1851-1854. Beyitlere şerh Abdülbaki Gölpınarlı
Sofiler, kalblerinde doğan ilahi bilgiye, yahut keşfe varidat- Allahtan gelenler derler. Onlarca erenlerin sözleri de vahiyden başka bir şey değildir. Hatta nübüvveti yani peygamberliği iki kısma ayırıp bir kısmını, Nübüvvet-i Teşriyye- Şeriat kuruculuk peygamberliği, bir kısmına da Nübüvvet-i Tarifiyye- Şeriatı anlatan, İlahi sırları anlatan peygamberlik derler. Her veli ve bilhassa zamanın sahibi olan kutup, nübüvvet-i tarifiyye ile peygamberdir, fakat Hz. Muhammede hürmet ve şeriat edebine riayet bakımından peygamberim diye meydana çıkmaz. Bu inanışın ileri gidişinden veli, nebiden üstündür akidesi çıkmıştır. Nebide bir peygamberlik bir de velilik vardır; peygamberlik Allah ile Kul arasında vasıta oluştur, bu bakımdan peygamber, peygamberliği itibariyle halkla uğraşır. Halbuki velilik Hakla olan muameledir.

Bu yüzden peygamberin veliliği, peygamberliğinden üstündür diyenler olduğu gibi Şeyh-i Ekber diye anılan Muhyiddin-i Arabi gibi Hatem-i velayet olduğunu iddia ederek veliliğin, bütün peygamberlere feyiz verdiğini ve kendisindeki velayetin, Hz. Muhammedin velayeti olup ondan ayrı olmadığını söyliyen ve adeta peygamberlik iddiasına girişenler de vardır. Peygamberliğin kisbi, yani süluk ile kazanılır bir mertebe sayanları ve binaenaleyh Hz. Muhammedin hatem yani somn peygamber oluşunu tevil edenleri bile bulunmuştur. Hicri 587de (1191) Halebde öldürülen Şeyh Şihabeddin-i Maktul de bu inanıştaydı. Mevlana da bu beyitlerde Mesnevinin vahiy olduğunu söylüyor. Zaten 6 cildin umum dibacesi (açıklaması) sayılan birinci cildin dibacesinde de bunu apaçık söylemektedir. Menakıbül Arifin de şöyle bir hikaye var:

Bir gün Sultan Veled buyurdu ki:
Dostlardan biri babama şikayette bulundu ve alimler Mesneviye neden Kuran diyorlar diye benimle bahse girişti;
Ben de Kuranın tefsiridir deyince babam bir lahza susup sonra
-A sersem dedi, niçin olmasın?
A eşek, niçin olmasın?
A orp. kardeşi niçin olmasın?
Peygamberlere verilen harfi zarflarda Allah sırlarının nurlarından başka bir şey yoktur ki.
Allah sözü, onların temiz gönüllerinden biter, ırmağa benzeyen dillerden akar.
İster Süryanice olsun, ister Sebul mesani dilince
İster İbranice olsun
İster Arapça!
(Üçüncü Fasıl)

Bu kitapta buna benzer bir çok hikayeler vardır ki Mesnevinin yazıldığı tarihten itibaren Allah vahyi olarak tanındığını gösterir.

Mesnevi Kariileri (okuyucuları), Mesnevinin sonunda, önce Ululuk sırlarını keşfeden Mevlanamız böyle buyurdular demek olan:
İnçünin fermud Mevlana-yı ma Kaşif-i esrarha-yı kibriya
Beytini okuyup sonra 1852. Beyti okumak suretiyle dersi bitirirler.
Mesnevi 4. Cild Sf. 326
Not:

Simdi
En buyuk mevleviden
Bu konudaki lakabiyla
Hocalarin hocasindan
Yapilan bu YORUMU

Bir buyultec yadimiyla
Biraz acalim.

devam edecek............
 
Selam!

Mopsy:
Cakma tasavvufcularin sirki saklamak icin
Yaptiklari kivirmalara,
Yandas sitelere siginmalarina bir son vermek adina
Yorumlari da konunun en buyuk uzmanina soralim!

Kime?
Tabii ki
Abdülbaki Gölpınarlı hocamiza!

Konuya uzak 3. sahislar icin
On BILGI:

Mevlana ve mesnevi denince
Kucucuk bir guruba mahkum olmus,
Unutulmus bu tasavvuf kolunu,
Kitaplariyla ve muhtesem Mesnevi cevirisiyle,
Calismalariyla, doneminden daha ileri
Bir populariteye tasiyan,
Bu konuda her soz soyliyenin donem hocasi
MUSTAFA İZZET BAKİ hocamiz

Yani
Meshur olan adiyla
Abdülbaki Gölpınarlı hocamiza
Kulak verelim!

Ve

Bulut-İnsan; kendini Hakk'ka fani edince geriye ne sözü kalır kendine ait, ne de bedeni. Şimdi, bu en kaba tasavvuf tanımına dahi yabancı kalırsa insan, Mevlana tanrı mı yoksa? ya da peygamber mi de bu sözleri etmekte? diye kafası çokça karışır. Oysa Mevlana ne tanrıdır ne de peygamber. Bunu anlamak için Arif olmak da gerekmez, bizim gibi cahiller de anlayabilir ^_^

Ve
Tanri sozu Mesnevi'den:

Beyit 1852 Bu ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya Allah, doğrusunu bilir ya, Allah vahyidir!
Beyit 1853 Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir.
Mevlana lakapli Celaleddin RUMI hoca!

Dini anlamda tasavvufcular tarafindan
Rabb edilen Celaleddin hoca fetvasini vermis.
Mesnevi Allah vahyidir!

Kurandan 600 yil sonra,
Muhammed asdan 600 yil sonra

Anadolunun Konya sehrinden
Bir tasavvuf seyhi yazdigi/yazdirdigi kitaba
Mesnevi Allah vahyidir! diyerek
Baglaminda
Peygamberlik iddaa ediyor.

Ancak
Sn.Buluta gore peygamberlik/vahiy kitabi yok!
Cahillerin bile anladigini
Anlamayan mopsy!......imis.

Bakalim cahil olmayan,
Mevlevilikte hocalarin hocasi
Mevlevi seyhi MUSTAFA İZZET BAKİ hocamiz
YORUMUNDA/serhinde nasil anlamis?

Dikkat edin
YORUMUNDA!!!...

.... Hz. Muhammede hürmet ve şeriat edebine riayet bakımından peygamberim diye meydana çıkmaz....
Seyh Abdülbaki Gölpınarlı hoca

Ustelik seyhul ekber Muhyiddin ibn-i Arabi hocanin
Vahdet-i vucud felsefesini/inancini
Onun uvey oglu/ogrencisi olan
Konevi hocadan birebir ogrenen
Mevlana lakapli Celaleddin hocanin
Inancinda,bilgisinde,dini inanis yolunda
Bakin ne var?

.... peygamber, peygamberliği itibariyle halkla uğraşır. Halbuki velilik Hakla olan muameledir....

Ustelik:

... velilik, bütün peygamberlere feyiz verir.....

Zaten:

.... Her veli ve bilhassa zamanın sahibi olan kutup, nübüvvet-i tarifiyye ile peygamberdir....

Buyuklere masallari bir daha hatirliyalim:

Bulut-İnsan; kendini Hakk'ka fani edince geriye ne sözü kalır kendine ait, ne de bedeni. Şimdi, bu en kaba tasavvuf tanımına dahi yabancı kalırsa insan, Mevlana tanrı mı yoksa? ya da peygamber mi de bu sözleri etmekte? diye kafası çokça karışır. Oysa Mevlana ne tanrıdır ne de peygamber. Bunu anlamak için Arif olmak da gerekmez, bizim gibi cahiller de anlayabilir ^_^

sn.Bulut
Mopsy gibi veya
mevlevilikte hocalarin hocasi
seyh Abdülbaki Gölpınarlı hoca gibi
Cahilleri/ anlamayanlari hos gorun!

Herneyse devam edelim!

Bu Islamdisi yolun yolculari olan Sofiler
Kufru oyle noktalara tasirlar ki;

... Peygamberliğin kisbi, yani süluk ile kazanılır bir mertebedir....

Yani
Peygamberleri Allah cc secmez mis.

Peki
Nasil olurmus?

Sofi tasavvuf yolunda
Emek sarfeder.
Seyri suluk yolunda (!?) mertebeler kazanip
Sonunda peygamber olur....mus!

Yani
Muhammed as aslinda bir sofi imis.
[Ki,bu konu yuzlerce tasavvuf eserinin icinde yer alir.
Vakti gelince onlara da deginiriz.....]

Peki
Bunlari yazanlar,yaziya doktukleri icin
Sekr hali denilen
Uydurma bir duruma da siginamiyacaklarina gore;
Seyhul ekber ibn-i Arabi hocanin sonuna benzer
Bir sondan nasil kurtulacaklar?

Hemen
Cevir kazi yanmasin matodu !

Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hocanin
Ortanca oglu buyuk Evliya Sultan Veled
[Ki olumunde goller kurumus
Tapinaklar yikilmis
(!?)......]
Ile konusmasina dikkat!

Tasavvufun Rabbi, evliya olan ortanca ogluna diyor ki:

-A sersem dedi, niçin olmasın?
A eşek, niçin olmasın?
A orp. kardeşi niçin olmasın?

Tam bir
Ahlak-i Tasavvuf

Konu ne?
Dini bir iddaa
Ustelik Allah cc na iftira ederek

Mesnevide bir Kuran!

Bu iddaayi ispat icin
Mevlevi seyhi Abdülbaki Gölpınarlı
Hoca delil olarak; Menakıbül Arifin
Kitabini getiriyor.

Adamlarda Vahiy kitabi bol.
Hepsi Allah cc sozu
Hepsi Peygamber.
Tabii ki delil olacak(!?).........

Cunku:
Bismillâhir rahmânir rahîm.
2.147.Gerçek, Rabb'inden gelir. O halde sakın kuşkuya düşenlerden olma.
Sadakallah!

Eeee!
Mevlana lakapli Celaleddin hocada
Peygamber,peygamberlere feyz veren
Daha sonra gorecegimiz gibi.........

Tasavvuf Islam disi bir inanc sistemidir.

Bu Dini delil getirilen
Menakıbül Arifin adli
Kitaba bir goz atalim:

Mevlana Şemsin yanına girdi. Şems şahane bir çadırda oturmuş Kimya Hatun ile oynaşıyordu.
Mevlana dışarı çıktı. Bu karı koca oynaşmalarına mani olmamak için medresede aşağı yukarı dolaştı.
Sonra Şems (Mevlânaya) içeri gel diye seslendi. Mevlana içeri girdiğinde Şemsten başkasını görmedi.
-Kimya nereye gitti? dedi.
Şems
- Yüce Tanrı beni o kadar severki, istediğim şekilde yanıma gelir.
Şu anda da Kimya Hatun şeklinde geldi
buyurdu.
MENAKIBÜL ARİFİN I, s.57

Devam edecek......
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Mevlana Şemsin yanına girdi. Şems şahane bir çadırda oturmuş Kimya Hatun ile oynaşıyordu.
Mevlana dışarı çıktı. Bu karı koca oynaşmalarına mani olmamak için medresede aşağı yukarı dolaştı.
Sonra Şems (Mevlâna’ya) içeri gel diye seslendi. Mevlana içeri girdiğinde Şems’ten başkasını görmedi.
-Kimya nereye gitti? dedi.
Şems
- ‘Yüce Tanrı beni o kadar severki, istediğim şekilde yanıma gelir.
Şu anda da Kimya Hatun şeklinde geldi’ buyurdu.
MENAKIB’ÜL ARİFİN I (Arifler’in Menkıbeleri)Ahmed Eflaki

Yuhhh artık...Bunlar " hem koşup hem OBUA çalan " türden olsa gerek...!

Sağlıcakla kalınız...
 
Merhaba,
Yuhhh artık...Bunlar " hem koşup hem OBUA çalan " türden olsa gerek...!
Sağlıcakla kalınız...
Selam!

sn.Bursali,
Bir muminin
Bir muslumanin
Saka icin bile Allah cc hakkinda
Boyle bir cumle kurabilir mi?

Veya
Boyle bir cumle kurani
Ne yapar?

Ustelik orjinalindeki yazimda
Kadin kiliginda gelen Allah cc ile
Hasa! .......yaptigini soyluyor.

Celaleddin hoca;kari kocanin
Bu mahrem durumunu gorunce
Utanarak disari cikiyor!

Isleri bitene kadar da disarida bekliyor.
Iceri girince Koca(Sems hoca)
Karinin Tanri oldugunu soyluyor.

Biz utancimizdan
"Tanri,oynasmak "
gibi sozler kullaniyoruz.

Iste
Ahirette sefaat beklenen
Allah cc serikleri olan
Iki tasavvuf evliyasinin
Hayatlarindan kesitler.

Bugun
Belalti hikayeleri gazetelere gecen
Ayiplanan seyhlere "sahte seyh"
Gibi laflarla ortbas ediyorlar.

Tasavvuf inanisinin icinde bunlar
Vardir.

Ve
Bu inancin temel ogeleridir.

Seyh'ul ekber daha ileri gider
Kadinin ureme organinda
Al.... oldugunu iddaa eder.

Bu polemikciler cok sallarlarsa
Cok genis olarak hepsini yazariz.

3.sahislarda neden bu kadar
Bu isi desife ediyoruz anlarlar.

Tasavvuf Islamin sirtina saplanmis
Bir Musrik bicagidir............
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Sevgili mopsy , burada aslında üç şık var...;

- Ya Şems Hoca yalan söylemiş , Mevlana da bunu yemiş...

- Ya Şems Hoca böyle bir şey dememiş , Mevlana yalan söylemiş...

- Ya da Şems Hoca aynen böyle söylemiş , Mevlana da aynen aktarmış...

Bunlardan hagisidir tam bilinemiyor belki ama ne diye " Yaptığı işten yedinci günde dinlenen Yehova / Tanrı " Tevrat - Tekvin ayetinden dolayı Yahudilere alaya alırız , kabul etmeyiz , kızarız / kızarlar ki...???

Sağlıcakla kalınız...
 
selam ederim,

ulu Allah heryerde herşeyde tecelli edebilir. konuştugunuz bütün şahıslar yaptıkları konuşmaların hatalarının veya yaptıkları güzel konuşma ve iyi hareketlerin bedelini ödedi veya karşılığını aldılar. kimse kimsenin ne alıp ne kaybettigini bilmiyor. başına zat koyarak ayrıcalık verdiginiz seçkin kişilerin durumunu kim biliyor? hiç kimse. tartışılan konunun cevabı biliniyor olsa bu kainat yaratılmaz insan idrakına ve öziradesine koca bir hayat özgürce bırakılmazdı. bizler beşşeriyette beraber olsakda, herkez bu yolda yanlızıdır. bu yol incedir kılıctan keskindir kıldanda incedir. içe dönmek gerekir. bize düşen doğrulmak kuranda bildirilen kullugumuzu yerine getirmektir. kimin nerde nasıl oldugu şu an kimseyi ilgilendirmez. bizi geriye götürür. herkez kendi istikbaline bakmalı muhammedimizin bize bildirdiği ölçüde insan olma vasıflarını üzerinde bulundurmaya çalışmalı hatta insanlıkta onu geçmeyi kendine hedef belirlemelidir. ben bu başlıkta gıybet den başka bişey göremiyorum. eksiklerimiz ile kusurlarımız ile bir araya gelmeye gayret etmeliyiz. bu tür nereye gidecegi belli olmayan sohbetler bizi birbirimizden sebepsiz yere uzaklaştırır dostlarım.
 
Merhaba,

Sevgili mopsy , burada aslında üç şık var...;

- Ya Şems Hoca yalan söylemiş , Mevlana da bunu yemiş...

- Ya Şems Hoca böyle bir şey dememiş , Mevlana yalan söylemiş...

- Ya da Şems Hoca aynen böyle söylemiş , Mevlana da aynen aktarmış...

Bunlardan hagisidir tam bilinemiyor belki ama ne diye " Yaptığı işten yedinci günde dinlenen Yehova / Tanrı " Tevrat - Tekvin ayetinden dolayı Yahudilere alaya alırız , kabul etmeyiz , kızarız / kızarlar ki...???

Sağlıcakla kalınız...

Selam!

sn.Bursali;aslinda kimin ne soyledigi hic onemli degil.
Tek onemli olan;"Allah cc"nun ne soyledigi!

Oda Kur'an'da mevcut!
Allah cc nun iddaasina gore
Kur'an:

(Allah cc'nun Yeminiyle) kolay anlasilan bir kitap.
Batinisi/gizlisi olmayan Mubin/Apacik bir kitap.
Tek basina hidayete eristiren bir kitap.
Ahirette sadece onun iceriginden sorumlu oldugumuz bir kitap


Gerisi buyuklere masallar.
Iste
Biz bu baslikta bu masallari
Desifre ediyoruz.

Su ana kadar yazdiklarimizin tamami
Bu konunun muhataplari tarafindan yazilmis/soylenmis
En onemlisi IMAN edilmis BILGI ler!

Ve
Bir tane
Evet
Bir tane bile
Kur'an'a uygun
Kelam YOK!

Simdi
Denilebilinir ki,
"Kur'an'a uygun olmayan
Onlarca inanc sistemi var!"

Var ama:
Onlarin hicbiri;"Biz Kur'an yolundayiz demiyor."

Hem
Kufur/Sirk/Evliya/Aracilik dininin muridi olacaksin

Hem de
Tasavvuf Islam dir diyeceksin.

Ustelik
Kufurun,Ahlaksizligin,iftiranin ardi arkasi gelmiyecek.

En sonuncu mesajin ilk cumlesine bakin:
selam ederim,
ulu Allah heryerde herşeyde tecelli edebilir.

Yani
Zamandan mekandan munezzeh olan Allah cc
Mahlukta/yaratilmista Mahluklasacak.................

Ustelik
Bunu benim son mesajima karsi yaziyorlar.
Bir hatirliyalim
Mopsy-
Şems
- ‘Yüce Tanrı beni o kadar severki, istediğim şekilde yanıma gelir.
Şu anda da Kimya Hatun şeklinde geldi’ buyurdu.
.....
Seyh'ul ekber daha ileri gider
Kadinin ureme organinda
Al.... oldugunu iddaa eder.

Cevap
tansxx- Allah cc heryerde tecelli edebilir/gorunebilir.

Bu dil surcmesi degil.
Bildiginiz gibi tasavvufta Rabitanin temeli bu!
Seyhin iki kasinin arasinda Allah cc nun tecellisi/gorunmesi....

Ustelik
Allah cc na iftira eden
bu forumdasin
Bu konu basligindaki gecmisi de soyle:

mopsy´isimli üyeden Alıntı
Selam

Once


Cebrail as'in giremedigi ama Peygamberimin girdigi makam mi var?
Kur'an'da/Sunnette ki delili nerede?

Kim bunu soylemis.
Ve
Buna nasil bir delil getirmis?
Yoksa oradamiy mis?

selam ederim;

evet oradaydı. delili cebrail as ın kendisidir. soyleyende odur. ister kabul edin, ister etmeyin.

Iste
Bunlar benim tebligimin canli ibretleridir.
Istemeselerde bu kufrun desifresine yardimci olmaktadirlar.

Cunku:

Bismillâhir rahmânir rahîm.
9.32.Allahın ışığını, laf kalabalığıyla söndürmek istiyorlar:
Fakat Allah izin vermeyecektir,
çünkü O,
ışığının olanca aydınlığıyla yayılmasına irade etmiştir,
hakkı inkar edenler bundan hoşlanmasa da!
Sadakallah!
 
Son düzenleme:
selam ederim;

sayın mopsy kuranın yolu nedir? aslında dilinizden düşmeyen, hatta oradan öğrendiğiniz bilgilerle birbirinize hava atmayı çok sevdiğiniz kuran neyi emrediyor? işin içinden çıkamayan muhammedin yolu diyor. sünnetleri duaları ve ögrettiği namazı sanıyor o yolu. ben sana biraz açıklayayım muhammedimizin yolunu veya sen oku bakalım muhammedimizden kendinde ne kadar parça bulabiliyorsun. ben sık sık öz eleştiri yaparken kendimde bunu kullanırım. sende yap dostum. inan bana bilgi burada bize gereklidir. fakat edindiğimiz bilgiler bize gaybda huzur vermez, burada insanlar arası ilişkilerimiz ve gönül alabilme tasavvufdan geçer. tasavvuf içe dönmekden başka şey değildir. gaybda insanlığımıza ve ulu Allaha olan sadakatimize bakılır. peygamberlere olan sevgimizden çok ne kadar örnek alabildiğimize hayatımıza ne kadar yansıtabildiğimize bakılır. kuranı iyi ezberledi iyi yorumladı diye burada başına zat koydugunuz içimizden kişilerin bir kısmı sevgiden ve hoşgörüden uzak oldukları yani kuranı hayatlarına yansıtamadıkları için pekde sizin düşündüğünüz yerde değillerdir. bilmediğiniz konularda bu kadar cesur konuşabilmenizi kötü niyetinize değil gaflete düştüğünüze dayandırıyorum. umarım düzelir kendinizi bu bilgi egosundan kurtarırsınız. herkez kendine baksın eksik ve kusurlarını görmeye çalışıp gayret göstersin doğrulmaya o bile ibadet kadar sevaptır.

buyur hepimiz ölçelim kendimizi ne kadar kuranın yada muhammedimizin yolundayız... o bir önderden çok örnekti insanlığa muhterem. şimdi tutmuş onu beni bunu masaya yatırmış din veya inanç sorgusu yapıyorsun. önce herkez kendini ölçmeli, ben kimim? neyim? kime ait olan bilgiyle kimleri küçümsüyorum? (oysa o bilgininde sahibi ulu Allahdır ve o birlik olmayı emreder) bu bilgiler beni cennete sokarmı, yoksa arkasından nerede oldukları meçhul rahmete kavuşmuş insanlar ardından yapılan cesur açıklamaların bir bedeli varmıdır? yoksa daha çok gönül almalı ulu Allahın yarattığı kalpleri kazanmalımıyım? bu yolda üstün (insan olabilmek yolunda) olan muhammedimiz nasıldı?

*Çok konuşmazdı.
*Daima düşünceliydi.
*Kötü söz söylemezdi.
*Kimseyle çekişmezdi.
*Herzaman ağırbaşlıydı.
*Boş şeylerle ugraşmazdı.
*Dünya işleri için kızmazdı.
*Luzumsuz yere konuşmazdı.
*Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.
*Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
*Vakar ve skunet ile rahatça yürürdü.
*Susması konuşmasından uzun sürerdi.
*Gerçege aykırı övgüyü kabul etmezdi.
*Affediciliği tabii idi, intikam almazdı.
*Hoşlanmadığı birşey hakkında konuşmazdı.
*Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı.
*Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı.
*Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.
*Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.
*Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
*Yürürken beraberindekilerin gerisinden yürürdü.
*Konuştuğunda ne fazla nede eksik söz kullanırdı.
*Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
*Sıradan değildi, ama sıradan insanlar gibi yaşardı.
*Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
*Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü sözlemezdi.
*Herzaman hüzünlü ve mütebessüm bir halde dururdu.
*Adet üzere sarf edilen hiç bir kötü sözü ağzına almamıştı.
*Kelimeleri parıldayan inci dizeleri gibi tatlı ve parlaktı.
*Fakirlerle birlikte yerdi; öyleki onlardan ayırt edilmezdi.
*Yanında en son konuşanı, ilk konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
*Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değerde verirdi.
*Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, nede arkasından kınar ve ayıplardı.
*Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yana salınmazdı.
*Adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru egilirdi.
*Dostlarına şöyle derdi "Dünyada garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol."
*Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi: "ilahi, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım."
*Bunuda ben eklemek isterim çok sevdiğim bir sözüdür sevgili muhammedimizin "insanları sevmeyen iman etmiş sayılmaz"

buyur kendini ölç biç sorgula. kimsenin gireceği cehennemden kimseye fayda yoktur. eksik noksanları tutup çekiştirip durmanın bir anlamı yok dostum. amaç rabbini bilip kul olmaksa o daha ilk adımdır imanda. mümin (insan) olmak için sevgi gerekir dostum insana sevgi.

bu günlerde çok sık duyduğum güzel bir söz var. nasıl başlarsa öyle gider yeni yıl, ne kadar doğru bilemiyorum ama dileklerin önemini bilirim. hepimiz güzel niyetlerle girelim yeni yıla sağlık ve anlayış dilerim hepiniz için. mutlu yıllar.
 
Üst Alt