Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnetini bıraktı mı?

Selam!

Hz. Peygamberin ümmetine Kitap ve Sünnetini bıraktığını
ifade eden rivayetler, bazı tarih kitaplarında zikredilmekte, ayrıca
bazı geç dönem muhaddislerin eserlerinde yer almaktadır.
1. İbn İshak (ö. 151) rivayeti:
En erken siret kaynaklarımızdan İbn İshak bu rivayeti Veda
Haccını anlatırken nakletmektedir. İsnadsız olarak aktardığına
göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

Size açık bir durum olarak (emran beyyinen) öyle bir şey bı-
raktım ki, ona sarılırsanız asla sapıtmazsınız: Allahın Kitabı ve
Peygamberinin sünneti.

İbn Hişâm, es-Siretu'n-nebeviyye, II. 604.

İbn Hişam'ın (ö. 213-8) naklettiği kadarıyla İbn İshakın bu
rivayetinde herhangi bir isnad yoktur.13 Az sonra görüleceği üzere
Taberi (ö. 310), senedinde İbn İshakın da bulunduğu bu rivayeti
Abdullah b. Ebi Necîhten nakletmektedir. Ancak, ister doğ-
rudan kendisi nakletmiş olsun, isterse Abdullah b. Ebi Necîhten
nakletmiş olsun, durum değişmemektedir ve rivayet bu haliyle
muaallak veya mudal diye niteleyebileceğimiz zayıf hadis çeşitlerinden
sayılacaktır.

2. İmam Mâlik (ö. 179) rivayeti:
Muvatta'da "İmam Mâlike ulaştığına göre (belağahu)" denilerek
isnadsız bir şekilde nakledilen bir rivayette:

Hz. Peygamber: Size iki şey bıraktım ki, onlara sarıldığınız
sürece sapıtmazsınız: Allahın Kitabı ve Peygamberinin sünneti

Mâlik, Kader 3, II. 899.

İbn Abdilberr (ö. 463), İmam Mâlikin Muvattada naklettiği
"belağ" hadislerinden 32. hadis olarak bu rivayeti naklettikten
sonra şu değerlendirmeyi yapmaktadır: Hz. Peygamberden nakledilen
bu rivayet de aynı şekilde ilim ehli nezdinde isnada ihtiyaç
duyulmayacak kadar
mahfuz, maruf ve meşhurdur. Ardından
bu hususta âhâd haberlerden Ebû Hureyre ve Amr b. Avf
hadisleri rivayet edildiğini söylemekte ve isnadlarıyla bu iki rivayeti
nakletmektedir. En sonunda ise Tirmizînin (ö. 279) Ebû
Umameden naklettiği şu rivayete yer vermektedir:
Rasulullah (s): Bir topluluk, hidayet üzere iken, ancak tartışmaya
sokulmakla sapmıştır buyurdu ve sonra da Bunu sana
sırf tartışma olsun diye misal verdiler. Doğrusu onlar kavgacı bir
topluluktur. (43. Zuhruf 58.) ayetini okudu.
İbn Abdilberr konuya şu yorumuyla noktayı koymaktadır: İş-
te Malik hadisinin lafzı da aynen böyledir ve Kitap ve Sünnet, onlara
sarılanlara rehberlik etmektedir.

İmam Mâlikin belâğ sîgalarını Sufyan b. Uyeynenin (ö. 198)
sahih gördüğünü hatırlatan Zurkanî (ö. 1122), İbn Abdilberrin
bu rivayeti senediyle tahric ettiğini söyler.16 İbn Abdilberr, İmam
Malikin bütün mürsel rivayetlerinin sahih ve müsned olduğunu
belirtir. Suyuti (ö. 911) de, Muvattadaki her mürsel haberi bir
veya birden çok destekleyen başka haberler vardır. Doğru olan,
mutlak olarak Muvattaın sahih olduğu ve bundan hiçbir şeyin
istisna edilemeyeceğidir der.17 Benzer mütalaaları Muvattaı
Sahihayn ile aynı tabakada zikreden Şah Veliyyullah Dehlevî (ö.
1176) de serdetmektedir.
Dehlevi, Huccetullahil-Baliğa, I. 385.

Oysa sahih hadisleri ilk tasnif eden muhaddisin İmam Malik
olduğu iddiasına katılmayan Şafii muhaddislerden Zeynuddin elIraki
(ö. 806), onun Muvatta adlı eserine mürsel, munkatı ve
belağat nevinden hadisler koyduğunu
belirttikten sonra İbn
Abdilberrin dediği gibi, onun belağ türü rivayetlerinden bilinmeyen
hadisler
bulunmaktadır der.
Irâkî, Zeynuddin Abdurrahim b. el-Huseyn, et-Takyid vel-Îzâh, s. 13.

Gerçekten İbn Abdilberr, nakledebildiği çeşitli isnadlarla
belağat türü hadislerin tahricini yapmaya çalışmıştır ve büyük
oranda da başarılı olmuştur. Ancak bunlardan dört rivayet vardır
ki, ne o, ne de başka bir muhaddis onların isnadlarını bulabilmiştir.

Kaldı ki, İbn Abdilberrin bu değerli kitabında naklettiği
rivayetlerin de tek tek değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira, orada
nakledilen isnad/lar zayıf ise, sözkonusu tahricin de o hadisleri
sahih yapmaya yetmeyeceği açıktır. Bu nedenle burada biz,
Medinenin İmamı Malikin otoritesi ve Muvatta adlı kıymetli eserinin
karizması doğrultusunda Zurkani, Suyuti vb. alimlerin yaptıkları
genellemelerde olduğu gibi, mezkur hadislerin İbn
Abdilberr tarafından tahric edildiğini ve hepsinin sahih olduğunu
söylemekle yetinmeyeceğiz ve az sonra verilen isnadları klasik
hadis usulü kuralları çerçevesinde değerlendireceğiz. Ancak, şunu
belirtmeliyiz ki eğer bu doğrultuda sahih rivayetler olsaydı,
İmam Malikin belağ sigasıyla naklettiği hadislerin senedlerini
sıralamayı amaçlayan İbn Abdilberr, et-Temhid adlı muazzam
eserinde onları mutlaka zikrederdi.
Fakat ne gariptir ki, asırlardır,
bu rivayetler söz konusu edildiğinde, İbn Uyeynenin,
Mâlikin belâğ sîgalarını sahih gördüğü, İbn Abdilberrin de bu
rivayeti senediyle tahric ettiği söylenerek mesele geçiştirilmiştir.

3. Vâkıdî (ö. 207) rivayeti:

Devam edecek....
 
Selam!

3. Vâkıdî (ö. 207) rivayeti:

Vâkıdî, Hudeybiye Musalahasını anlatırken Seyf b. Suleyman
Mucahid > Abdurrahman b. Ebi Leyla tarikıyla Kab b.
Ucradan (ö. 51~3) naklettiği bir rivayetin tam ortasında,
Nâciye b. Cundeb dedi ki: ifadesinden sonra, Hz. Peygamberin
umre maksadıyla çıktığı bu yolculuğunda Cuhfeye varınca insanlara
şöyle seslendiği nakledilmiştir:

Ey insanlar! Şüphesiz ben sizden önce gideceğim. Ve size sarıldığınız
sürece sapıtmayacağınız bir şey bıraktım: Allahın Kitabı
ve Onun (?) elinizdeki sünneti.
Vâkıdî, Muhammed b. Ömer b. Vâkıd, Kitabul-Meğâzî, tah. Marsden Jones,
Beyrut-1966, Âlemul-Kutub, I-III, II. 577-9.

(Bu ifade şöyle de) söylenmektedir:
Size Allahın Kitabını ve Peygamberinin sünnetini bıraktım
Vâkıdî, Muhammed b. Ömer b. Vâkıd, Kitabul-Meğâzî, tah. Marsden Jones,
Beyrut-1966, Âlemul-Kutub, I-III, II. 577-9.


Öncelikle belirtelim ki, her ne kadar ilk bakışta hadis yukarı-
daki isnadla rivayet edilmiş gibi gözüküyorsa da, metnin tam ortasında
Nâciye b. Cundeb dedi ki: şeklinde nakledilmesi, hadisin
isnadının olmadığını göstermektedir. Bu hadisi nakleden
Nâciye b. Cundeb el-Eslemî ise, Hz. Peygamberin kurbanlık develerine
bakan Medineli bir sahâbî olup, Muâviye (H. 41-60) zamanında
vefat etmiştir.Netice itibariyle, rivayetin muallak olduğunu,
dolayısıyla zayıf olduğunu söylemek durumundayız.

Rivayetin metnine bakılacak olursa, görüldüğü gibi burada
sunnetehû ifadesindeki zamir, Allah lafzına râcidir ve ilk cümlede
Hz. Peygamberden ve onun sünnetinden söz edilmemektedir.
İkinci cümlede yer alan ve yukâlu denilir ifadesi ise,
herşeyden önce temrîz sîgasıdır ve cezm sîgası olmadığı için,
nakledilen metnin zayıflığını, nakledenin de bu hususta tereddü-
dünü gösterir.
Diğer bir husus, Kitâballâhi ve sunnetehû bi eydîkum ifadesi,
bazı rivayetlerde Kitâballâhi ve sebebehû bi eydîkum şeklin-
de zikredilmektedir.
Tahâvî, Şerhu Muşkilil-Asâr, V. 13, no: 1760. Bkz: İbn Ebî Asım, KitâbusSunne,
II. 245, no: 1558, Mektebetul-İslâmî, Bey

Öyle anlaşılıyor ki, noktasız olarak aynı şekilde
yazılan sebebehû kelimesi sunnetehû şeklinde sehven
veya kasten tashif yapılarak aktarılmıştır.

Ayrıca, Hz. Peygamber, etrafındaki insanlara seslendiği halde,
böyle önemli bir tavsiyesinin, sözkonusu umre ziyaretini anlatan
başka sahâbîler tarafından nakledilmemiş olması da ilginçtir.
Daha çok Veda Haccı esnasında söylenilen bu hadisin, umre ziyareti
esnasında ifade edilmesi de aynı şekilde gariptir, dolayısıyla
bu rivayetlerin ihtiyatla karşılanması yerinde olacaktır.

4. Taberî (ö. 310) rivayeti:

devam edecek....
 
Selam!

4. Taberî (ö. 310) rivayeti:
Taberînin Veda Haccını anlatırken İbn Humeyd > Seleme >
İbn İshak > Abdullah b. Ebi Necîhten naklettiği rivayet göre Hz.
Peygamber şöyle buyurmuştur:

Şüphesiz ben tebliğ ettim ve size öyle birşey bıraktım ki, ona
sarılırsanız asla sapıtmazsınız: Allahın Kitabı ve Peygamberinin
sünneti.
Taberî, Tarih, III. 151.

Taberinin, İbn İshaktan (ö. 151) naklettiği anlaşılan bu rivayet
de mürseldir. Zira İbn İshak, onu Abdullah b. Ebi Necîhten
(ö. 131) nakletmektedir.

Abdullah b. Ebi Necîh (ö. 131): Mekkeli, tefsir sahibi sika
imamlardan birisi olup Mücahid ve Atadan hadis almıştır.
Buhariden (ö. 256) nakledildiğine göre Mutezili ve Kaderi olmakla
itham edilmiştir. Ahmed b. Hanbel (ö. 241), onun Mutezileden
Amr b. Ubeyd ile düşüp kalktığı için bozulduğunu söylemektedir.
Onun Mutezili görüşe sahip olduğunu belirtenlerden Ali b. elMedini
ise, onun hadis konusunda sika olduğunun altını çizmektedir.
Zehebiye (ö. 748) göre onun, hiçbir sahabiden rivayeti bulunmamaktadır.
Zehebi, Nubela, VI. 125-6; Mizan, III. 229.

İbn İshak (ö. 151): İmam Malik (ö. 179) tarafından Deccal
diye nitelenmişse de, Şube (ö. 160) onu Hadiste müminlerin
emiri, Zehebi ise ileri gelen imamlardan biri şeklinde takdim
etmiştir. Bazıları onu siret yazarken yalanlarla dolu şiirler nak-
letmekle, bazıları tedlis yapmakla suçlamışlarsa da, onu saduk,
sika görenler ve hadisleriyle ihticac edenler bulunmaktadır.
İmam Muslim (ö. 261) onun naklettiği beş hadisi Sahih'ine almış-
tır.
Zehebi, Mizan, IV. 388-395.

Seleme b. El-Fadl el-Ebraş (ö. 191): Rey kadısı ve aynı zamanda
İbn İshakın Mağazisinin ravisidir. Nesai (ö. 303) ve İbn
Raheveyh (ö. 237-8) onu zayıf görmüş, Buhari onun hadisinde
bazı munker rivayetler olduğunu belirtmiş, Ebû Hatim (ö. 277)
ise onunla ihticac edilemeyeceğini belirtmiştir. Ancak bazı hadis-
çiler onu meğazi konusunda yeterli görmüşler ve bu konudaki
hadislerini yazmışlardır.
Zehebi, Mizan, II. 382; İbn Ebi Hatim, el-Cerh vet-Tadil, IV. 168-170.

Muhammed b. Humeyd (ö. 248): Her ne kadar Ahmed b.
Hanbel (ö. 241) tarafından övülmüş ve hadisleri alınmışsa da,
yalan söylediği, hadisleri değiştirdiği, bazı isnadlarla bazı metinleri
birleştirdiği vb. gerekçelerle birçok muhaddis tarafından
cerhedilmiştir.
Zehebi, Mizan, IV. 450-1; İbn Ebi Hatim, el-Cerh vet-Tadil, VII. 232-3.

Bu değerlendirmelerden hareketle rivayetimiz, hem Seleme ve
İbn Humeydin durumları sebebiyle, hem de sika bir ravi olan
Abdullah b. Ebi Necîhin
, aradaki tabii ve sahabi ravileri atlayarak
rivayet etmesi sebebiyle mudal, dolayısıyla zayıf bir rivayettir.

4. Dârekutnî (ö. 385) rivayeti:

Dârekutnî'nin Sünen'inde Ebû Bekr eş-Şafii > Ebû Kabisa
Muhammed b. Abdirrahman b. Umara b. el-Ka'ka' > Davud b.
Amr ed-Dabiyy > Salih b. Musa et-Talhi > Abdulaziz b. Rufay >
Ebû Salih isnadıyla naklettiğine göre Ebû Hureyre Rasulullah
(s)ın şöyle buyurduğunu söylemiştir:

Size iki şey bıraktım, o ikisinden sonra sapıtmayacaksınız: Allahın
Kitabı ve benim sünnetim. Bu ikisi, havuza varıncaya kadar
birbirinden ayrılmayacaktır.
Darekutni, Sunen, IV. 245; Hakim, Mustedrek, I. 93

Ebû Hureyre: Sahabidir
İbn Abdilberr, İstiab, IV. 202-210

Ebû Salih Zekvan b. Abdullah es-Semman (ö. 101): Medineli
sika bir ravidir.
İbn Hacer, Tehzibut-Tehzib, III. 220

Abdulaziz b. Rufay (ö 130 veya sonrası): Mekkeli sika bir
ravi olup Kufede ikamet etmiştir.
İbn Hacer, Tehzibut-Tehzib, VI. 337-8; Tahrir, II. 367.

Salih b. Musa et-Talhî: Kufeli zayıf bir ravi olup, münekkid
imamların hemen hepsi onu cerhetmişlerdir. Buhari, onun
Munkerul-hadis olduğunu, Nesai ise metrukul-hadis olduğunu
belirtmiş, Ebû Nuaym (ö. 430), onun munker hadisler rivayet
eden metruk bir ravi olduğunu, Ebû Hatim (ö. 277) ise, onun sika
ravilerden munker hadisler rivayet ettiğini belirtmiştir.
İbn Hacer, Tehzibut-Tehzib, IV. 404-5;

Davud b. Amr ed-Dabiyy (ö. 228): Bağdatlı sika, saduk,
sahibu hadis bir ravi olduğu ve Muslim (ö. 261) ve Bağavi (ö.
516) gibi muhaddislerin kendisinden bazı hadisler naklettiği söylenmiştir.
Yahya b. Main(ö. 233) onun hakkında sorulduğunda
la bese bih derken, Zehebinin İbnul-Cevziden (ö. 597) naklettiğine
göre Ahmed b. Hanbel ondan hadis nakledilemeyeceğini
belirterek leyse bişey demiştir.

Ebû Zura (ö. 264) ve Ebû Hatimin
ise onu munkerul-hadis gördükleri belirtilmektedir.
; İbn Hacer, Tehzibut-Tehzib, III. 195

Ebû Hureyre rivayetinin isnadında cerh-tadil otoriteleri tarafından
ittifakla cerhedilen Salih b. Musa et-Talhî ve ihtilafla bir-
likte mecruh görülen Davud b. Amrın bulunduğundan bu rivayet
de klasik Hadis Usulü bakımından zayıf bir rivayettir.
Burada önemli bir hususu hatırlatmakta yarar görüyoruz.
Darekutni'nin bu hadisi Sünen adlı eserinde nakletmesi rivayete
herhangi bir değer kattığı sanılmamalıdır. Zira her ne kadar bu
kitabın ismi "Sünen" olarak şöhret bulmuşsa da, aslında bu eserinde
Darekutni, illetli hadisleri fıkıh bablarına göre tertip etmiş-
tir. Nitekim bu konuda oldukça titiz bir mütalaa serdeden merhum
Ebû Gudde'ye göre bu eserin hak ettiği ismi illetli rivayetlerin
derlendiği "es-Sunenu'l-Ma'lule" olmalıdır.
Ebu Gudde, Abdulfettah, Tuhfetu'l-Ahyar, s. 148-163.

Dolayısıyla, bu kitap, isminden hareketle
diğer Sunen'lerle karıştırılmamalıdır.

5. Hâkim (ö. 405) rivayeti:

devam edecek....
 
Selam!

5. Hâkim (ö. 405) rivayeti:

Ebû Bekr Ahmed b. İshak el-Fakih > el-Abbas b. Fadl elEsfati
> İsmail b. Ebi Üveys + İsmail b. Muhammed b. El-Fadl
eş-Şarani > dedesinden > İbn Ebi Üveys > babasından > Sevr b.
Zeyd ed-Deyli > İkrime > İbn Abbas:

Rasulullah (s) Veda Haccında insanlara hitap etti ve şöyle
buyurdu:

˜Şeytan bu yurdunuzda kendisine tapılmasından ümidini kesmiştir.
Lakin, bunun dışında sizin hakir gördüğünüz bazı amellerde
kendisine itaat edilmesine razı olmuştur ki siz bunlardan da
sakınınız! Ey insanlar! Sarıldığınız sürece asla sapıtmayacağınız
bir şey bıraktım: Allahın Kitabı ve Peygamberinin sünneti. Müslü-
man müslümanın kardeşidir...
Hâkim, Mustedrek, I. 93

İsnaddaki raviler hakkında yapılan değerlendirmeler şöyledir:
İbn Abbas (ö. 68): Meşhur sahabidir.
İbn Abdilberr, İstiab, II. 350-7

İkrime (ö. 104): İbn Abbasın mevlası olup, sikadır.
Zehebi, Mizan, IV. 10.

Sevr b. Zeyd ed-Dîlî (ö. 135): Malik'in (ö. 179) hocası olup
sikadır.
Zehebi, Mizan, I. 373

Ebû Uveys Abdullah b. Abdullah (ö. 169): Ahmed b. Hanbel
ve Ebû Davuda (ö. 275) göre salihul-hadis olsa da, diğer cerh
alimleri onun sika, huccet ve kavi olmadığını belirtir. Bazıları da
onun zayıf olduğunu, hadisi yazılsa da, kendisiyle ihticac edilemeyeceğini
ifade ederler. Hatta Yahya b. Main, onun ve oğlunun
hadis çaldıklarını söyler.
İbn Hacer, Tehzibut-Tehzib, V. 280-2
Zayıf olduğu görüşü ağır basmaktadır.

İsmail b. Ebi Üveys (ö. 226): Saduk olduğu, hıfzından rivayetinde
hatalar yaptığı söylenmektedir. Kendisini zayıf görenler
çoğunluktadır. Onun naklettiği sahih hadislerden seçtiklerini
Buhari (ö. 256) ve Muslim (ö. 261) nakletmişlerdir. Ancak Nesai
(ö. 303) ve başkalarının cerhetmeleri sebebiyle İbn Hacer (ö. 852),
Sahihteki bu hadisler dışındaki hadisleriyle -başkaları tarafından
da rivayet edilmedikçe- ihticac edilemeyeceğini belirtir.
İbn Hacer, Fethul-Bari Mukaddimesi; Tahrir, I. 135-6

El-Fadl eş-Şarani (ö. 282): Hakkında ileri geri konuşulmuş-
tur. Onu edîp ve fakih olarak niteleyenlerin yanısıra, saduk ve
sika görenler de vardır. Ancak şiilikle suçlandığı gibi, yalan söylemekle
itham edenler de olmuştur. Ancak Zehebi, Huseyn elKabbaninin
ona yalan isnadını mübalağalı görmektedir.
Zehebi, Nubela, XIII. 317-9

İsmail b. Muhammed b. El-Fadl eş-Şarânî: Hakimin (ö.
405) hocalarındandır. Hakim, onun bazı hocalarla karşılaşıp kar-
şılaşmadığında şüphe ettiğini söylemiştir.
Zehebi, Mizan, I. 247-8.

İkrime'nin İbn Abbas'tan naklettiği bir başka isnadla
Vakidi'nin (ö. 207) kaydettiği rivayetin metninde ise bırakılan şey
sadece "Allah'ın Kitabı" şeklindedir.
Vakıdi, Meğazi, III. 1111-3.

Nitekim, İbn Abbas rivayetini nakleden Hakim, yalnızca Allahın
Kitabına sarılmayı tavsiye eden rivayeti hatırlattıktan sonra,
Bu hutbede, sünnete sarılmanın zikredilmesi garip olup, ona
(başka tariklerle desteğe) ihtiyaç duyulmaktadır” demekte ve ona
şahid olarak bulduğu az önce Darekutni'den naklettiğimiz Ebû
Hureyre rivayetini kaydetmektedir.
Hâkim, Mustedrek, I. 93

7. İbn Abdilberr (ö. 463) rivayeti:

devam edecek.....
 
Hadisler bırakıldımı ? Bırakılmadımı ?

Bir şeyin varlık değeri , " mamelek'e" sağladığı faideli şeylerle ölçülür.
Bu durumda hadislerin ( zayıf dahi olsa ) insanlığa sağladığı faideleri tartışmak dahi biinsaflıktır...

Bu güne dek kim hadislerden zarar görmüş?
Allah akıl iz-an versin...
 
Selam!

7. İbn Abdilberr (ö. 463) rivayeti:

İbn Abdilberr, İmam Malikin Muvattaındaki belağ rivayetinin
iki isnadını vermektedir. Bunlardan biri, yukarıdaki Ebû Hureyre
rivayetidir, diğeri ise Amr b. Avfdan naklettiği şu rivayettir:
Abdurrahman b. Yahya > Ahmed b. Said > Muhammed b. İbrahim
ed-Deybuli > Ali b. Zeyd el-Feraidi > el-Huneyni > Kesir b.
Abdillah b. Amr b. Avf > babasından > dedesinden. O, Rasulullah
ın şöyle buyurduğunu söylemiştir:
Size iki emir bıraktım, o ikisine sarıldığınız sürece sapıtmayacaksınız:
Allahın Kitabı ve benim sünnetim.

İbn Abdilberr, et-Temhid, XXIV. 331;

Amr b. Avf el-Muzenî: Muaviye zamanında (H. 41-60) vefat
etmiş bir sahabidir.
İbn Abdilberr, İstiab, II. 516-7;

Abdullah b. Amr b. Avf: İbn Hibban onu Sikat adlı eserinde
zikretmişse de o bu hususta tek kalmıştır. Zehebi onu Mizan adlı
eserine almıştır. Makbul görüldüğü gibi, mechul de addedilmiş-
tir. Oğlu ondan rivayetlerinde tek kalmış ve kendisinden kimse
rivayet etmemiştir.
İbn Hacer, Tehzibu-Tehzib, V. 339-340;

Kesîr b. Abdillah (ö. 170 sonrası): Buhari ve Ebû Hatim
œmunkerul-hadis, Nesai œmetruk, Darekutni œzayıf görmekte-
dir. Şafii (ö. 204) ve Ebû Davud, onun hakkında œyalan direklerinden
bir direktir, Ahmed b. Hanbel ise onun hadisini atmış ve
munkerul-hadis olduğunu söylemiştir. İbn Hibban (ö. 354),
onun babasından, onun da dedesinden gelen bir uydurma nüsha
rivayet ettiğini ve bu nüshanın hiçbir kitapta zikrinin veya ondan
herhangi bir rivayet nakletmenin œtaaccup etme amacı dışında
helal olmadığını belirtmiştir.
İbn Hacer, Tehzibut-Tehzib, VIII. 421-3;

İshak b. İbrahim el-Huneynî (ö. 216): Medineli olup Tarsusta
ikamet etmiştir. Onu hatalarından dolayı zayıf görenler
kadar, Malik gibi onu övenler ve İbn Hibban gibi sika görenler de
vardır. Buhari onun hadislerini tartışılır görürken, Nesai onun
sika olmadığını belirtir.
İbn Hacer, Tehzibut-Tehzib, I. 222-3;

Amr b. Avf rivayetinde ise, kendisi hakkında cerh-tadil alimlerimizin
oldukça ağır cerh ifadeleri kullandıkları torun Kesir b.
Abdullahın bulunmaktadır.52 Hadis bu ravi sebebiyle zayıftır.

8. el-Hatîb el-Bağdâdî (ö. 463) rivayeti:

devam edecek.....
 
Selam!

8. el-Hatîb el-Bağdâdî (ö. 463) rivayeti:

el-Hatîb el-Bağdâdî Ebû Said el-Hudriden (ö. 74) şu hadisi
nakletmektedir:
Ebû Talib Muhammed b. Ali b. İbrahim el-Beydavi > Muhammed
b. el-Abbas el-Hazzaz > Ebû Bekr b. el-Mucellid > Abdullah
b. Ömer > Şuayb b. İbrahim et-Temimi > Seyf b. Ömer >
Eban b. İshak el-Esedi > es-Sabbah b. Muhammed > Ebû Hazim
> Ebû Said el-Hudri:
Rasulullah (s) vefat öncesi rahatsızlığı sırada biz sabah namazı
kılarken çıkageldi. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekr geri çekilmeye
başladı, ancak O (s) ona yerinde kalmasını işaret etti ve insanlarla
birlikte namazını kıldı. Namazdan sonra Allah'a hamd ve
sena ettikten sonra şöyle buyurdu:
Ey insanlar! Şüphesiz ben size iki ağırlık bıraktım: 1. Allahın
Kitabı, 2. Sünnetim. Artık siz Kuranı benim sünnetimle konuşturunuz.
Gece karanlığında yolunuzu kaybetmeyin. Siz o ikisiyle
amel ettiğiniz sürece, gözleriniz kör olmaz, ayaklarınız kaymaz ve
elleriniz kısalmaz.

El-Hatib el-Bağdadi, el-Fakih vel-Mütefakkih, I. 94.

Ebû Said el-Hudrî (ö. 74): Sahabidir.
İbn Abdilberr, İstiab, IV. 89; İbnu'l-Esir, Usdu'l-Gabe, II. 365, VI. 142;

Ebû Hazim el-Becelî el-Ahmesî: İsmi hakkında hayli ihtilaf
edilen bir sahabidir.
İbn Abdilberr, İstiab, IV. 45-6;

es-Sabbah b. Muhammed el-Becelî el-Ahmesî: İbn Hibban
aşırıya kaçarak onun uydurma haberler rivayet ettiğini söylemiş-
se de aslında zayıf bir ravidir.
Zehebi, Mizan, III. 20; Tahrir, II. 135.

Eban b. İshak el-Esedî: Sika görenlerin yanısıra onu metruk
bulanlar da vardır.
Zehebi, Mizan, I. 5; Tahrir, II. 100-1.

Seyf b. Ömer: Cerh-tadil imamlarınca cerhedilmiştir. Hadislerinin
geneli metruk ve munker görülmüş, zındıklıkla itham
edilmiş, hadis uydurduğu belirtilmiştir.
Zehebi, Mizan, II. 445-6; İbn Ebi Hatim, el-Cerh ve-Tadil, IV. 278.


Şuayb b. İbrahim et-Temîmî: Seyf b. Ömerin kitaplarının
ravisidir ve bilinmemektedir.
59 Zehebi, Mizan, II. 465;

Hadisi aynı ortak isnadla nakleden Kadi Iyazın lafzı ise şöyledir:
Ey insanlar! Şüphesiz ben size iki ağırlık bıraktım: Allahın Kitabı
ve Sünnetim. Artık onu ifsad etmeyiniz. Siz o ikisiyle amel ettiğiniz
sürece, gözleriniz kör olmaz, ayaklarınız kaymaz ve elleriniz
kısalmaz

Kadi Iyaz, el-İlma, s. 9.


Burada kaydettiğimiz rivayetlerinden sonra dört farklı kaynakta
rastladığımzı Kitap ve Sünnetin yanısıra üçüncü veya dördüncü
bir şey daha bıraktığını
ifade eden şu rivayetlere yer verilecektir.

devam edecek...
 
Selam!

9. İmam Zeyd b. Alinin (ö. 123) babasından, dedesinden,
onun da Hz. Aliden (ö. 40)61 naklettiğine göre, Rasulullah (s)
hastalandığında şöyle buyurmuştur:
Ey insanlar! Ben size, Allahın Kitabını, Sünnetimi ve Itratimi
bıraktım. Allahın Kitabını zayi eden, sünnetimi zayi etmiş gibidir.
Sünnetimi zayi eden ise Itratimi-Ehl-i Beytimi zayi etmiş gibidir.

Zeyd b. Ali, b. Huseyn b. Ali, Musnedul-Imâm Zeyd, s. 360-1.

10. İbadiye mezhebinin en muteber hadis kitabı olan er-Rabî
b. Habîbin (ö. 175-180)63 Müsnedinde, hocası Ebû Ubeyde
Muslim b. Ebû Kerîmenin (ö. 145/762) Rasulullahtan bana
ulaştığına göre (belağanî) o şöyle buyurmuştur:

Size öyle bir şey bıraktım ki, eğer ona sarılırsanız asla sapıtmazsınız:
Yüce Allahın Kitabı. Şayet Allahın Kitabında bulamazsanız
o zaman benim sünnetime (bakınız). Eğer benim sünnetimde
de bulamazsanız sizden olan yetki sahiplerine (başvurunuz).

Rabî b. Habîb, b. Ömer el-Ezdî, el-Câmius-Sahîh, I. Cüz, s. 11,

11. Beyhakînin (ö. 458) el-Medhal adlı eserinde İbn Abbasdan
(ö. 68) naklettiği hadis şöyledir:
Ebû Abdullah el-Hafız > Ebû Bekr Ahmed b. El-Hasen >
Ebû Abbas Muhammed b. Yakub > Bekr b. Sehl ed-Dimyâtî >
Amr b. Haşim el-Beyrûtî > Süleyman b. Ebî Kerîme > Cuveybir
Dahhâk > İbn Abbas:
Rasulullah (s) şöyle buyurmuştur:
Allahın Kitabı'ndan size ne verildiyse onunla amel gerekir.
Onun terki konusunda hiçbiriniz için mazeret yoktur. Eğer Allahın
Kitabında yoksa o zaman benim bir sünnetim geçmiştir. Şayet benim
geçmiş bir sünnetim yoksa bu defa ashabımın dedikleri vardır.
Çünkü ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine sarılsanız
hidayete erersiniz. Ashabımın ihtilafı ise sizin için rahmettir.

Beyhaki, el-Medhal, s. 162-3, no: 152.

Dahhâk b. Müzâhim (ö. 105): Çok irsal yapan, saduk bir
ravidir. Yahya b. Main, Ebû Zura ve Ahmed b. Hanbele göre sika,
Yahya b. Saide göre zayıftır. Ancak o, İbn Abbas ile hiç buluşmamıştır.
Tefsiriyle tanınmaktadır. İbn Abbas ve Ebû
Hureyreden naklettiği rivayetlerin hepsi tartışmaya açıktır.
Cuveybir b. Saîd el-Ezdî: Cidden zayıf olup, hadis imamları
tarafından cerhedilmiştir.
Tahrir, I. 226;

Yahya b. Main onun hakkında leyse
bişeyin, Cuzcani de onunla meşgul olunmaz derken, Nesai,
Darekutni ve başkaları ise onu metrukul-hadis olarak değerlendirmektedirler.
Zehebi, Mizan, I. 427.

Süleyman b. Ebî Kerîme: Ebû Hatim onu zayıf görmüş, İbn
Adiyy (ö. 365) ise bütün hadislerini munker kabul etmektedir.
Cerh-tadil imamalarınca hadisleri zayıf görülmüştür.
Zehebi, Mizan, II. 411-2.

Amr b. Hâşim el-Beyrûtî: Hata eden saduk bir ravidir....
devam edecek.........
 
Selam!
.
Amr b. Hâşim el-Beyrûtî: Hata eden saduk bir ravidir
İbn Mace (ö. 273) kendisinden rivayette bulunmuştur.
Evzaiden (ö.157) küçükken hadis yazmıştır.
İbn Adiyy, onun hakkında leyse bihi bes demiştir.
Zayıf olduğunu söyleyenler vardır.
Tahrir, III. 110;

Bekr b. Sehl ed-Dimyâtî (ö. 289): Zehebi onun muhaddis ve
müfessir olduğunu, insanların ondan hadisler naklettiklerini,
durumunun mukaribul-hal olduğunu söylerken, Nesai ise
onun zayıf olduğunu belirtir.
Nubela, XIII. 425-6.

Görüldüğü gibi bu rivayette, Kitap ve Sünnet'in yanı sıra
Sahabe görüşleri de
üçüncü bir kaynak olarak sıralanmıştır.

Hatta bu rivayetteki vurgu, Kitap ve sünnetten çok
sahabenin konumuna yöneliktir.
Ravilerinin mecruh olmaları sebebiyle
bu rivayet de zayıftır.

12. Sâğânînin (ö. 650) naklettiği bir rivayete göre
ise Hz.Peygamber şöyle buyurmuştur:
Ben sizi (kendi halinize) bıraktığım sürece,
siz de beni (öylece kendi halime) bırakın.
Sizi, gecesi gündüz gibi olan, tertemiz,
bembeyaz bir delil üzere bıraktım.
Onlara sarılırsanız, benden sonra asla sapıtmazsınız:
Allahın Kitabı, Itratim, Ashabıma ittiba ve Sünnetim.

Sağani, el-Mevzûât, s. 33, no: 24, Beyrut-1985

Dikkat edilirse, Hz. Aliden gelen üçlü rivayette,
hadisimizin üç farklı muhtevası gayet güzel bir şekilde
Kitap, Sünnet ve Itrat
olarak tek hadiste cem edilmiştir.

Er-Rabi b. Habibin naklettiği rivayette ise bu üçlü
Kitap-Sünnet ve Ulul-Emir şeklinde
cemedilmiştir.

Üçüncü rivayette ise
Kitap, Sünnet ve sahabe kavli"
birlikte sıralanmıştır.

Son rivayette ise,
Kitap, Sünnet ve Itrata
Sahabeye ittiba da ilave edilmiştir.
Ancak Sağaninin naklettiği
bu rivayet, uydurma
bir haberdir
ve onu Mevzûât adlı eserinde nakletmiştir.
Aslında bu son dört rivayet,
hadisin aslına ne/lerin ilave edilebildiğinin
de birer delili olsa gerektir.
Tevil yaparak, hadisler arasını cem ederken
nelerin metinleşebileceğini göstermek için
yeterlidir.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

devam edecek....
 
Selam!

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Yukarıda sıraladığımız rivayetleri burada değerlendirecek
olursak:

1. İbn İshak ile İmam Malik rivayetleri isnadsızdır.

2. Vakıdi rivayeti muallak, Taberinin Abdullah b. Ebi
Necîhten naklettiği rivayet ise aradaki tabii ve sahabi ravileri
atlayarak rivayet etmesi sebebiyle mudal, dolayısıyla her ikisi
de zayıf rivayetlerdir.

3. Darekutninin Ebû Hureyre'den naklettiği rivayeti isnadda
bulunan ve ittifakla cerhedilen Salih b. Musa et-Talhî ve diğer
bazı raviler sebebiyle zayıftır.

4. Hakimin İbn Abbas rivayeti, hem ravilerinin zayıf oluşu,
hem de Hakimin o hutbede, sünnete sarılmanın zikredilmesini
garip görmesi sebebiyle zayıf bir rivayettir.

5. İbn Abdilberrin Amr b. Avftan naklettiği rivayeti ittifakla
ve şiddetle cerhedilen Kesir b. Abdillah sebebiyle zayıf bir rivayettir.

6. el-Hatib el-Bağdadinin Ebû Said el-Hudriden naklettiği rivayet
ise hem Ebû Hazimin Ebû Said ile görüşmemesi, hem de
yine ittifakla cerhedilen Seyf b. Ömer sebebiyle zayıf bir rivayettir.

7. Beyhakinin İbn Abbastan rivayeti de, hem Dahhakin
İbn Abbas ile görüşmemiş olması, hem de zayıf görülen bazı
ravileri sebebiyle zayıftır.

Görüldüğü gibi bu rivayetlerin ilk dördü, isnadsız, muallak,
mudal oldukları için; diğerleri ise isnadlarında bulunan zayıf veya
çok zayıf mecruh raviler tarafından nakledildiği için klasik
hadis usulüne göre herbirisi zayıf rivayettir.

İlk dört kaynaktan üçü tarih kitabı iken,
Malikin Muvattaı ise kendi fıkhi görüşleriyle birlikte
hadislerden oluşan en erken fıkıh-hadis karışımı
kıymetli bir eserdir.

H. II ve III. asra ait olan bu eserlerin ortak yanı,
söz konusu hadisi -zayıf da olsa- muttasıl
bir isnadla zikretmemiş
olmalarıdır.

İkinci gruptaki kaynaklar ise ....

Devam edecek....
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt