Mudanya

Mimarın Gözünden Mudanya

Küçük bir sahil kasabası diyebiliriz Mudanya için. Marmara Denizine kıyısı olan bu kent bugün bir anlamda Bursanın Marmaraya açılan kapısı gibi.Korunan tarihsel yapılarıyla da görülmeye değer. Deniz ulaşımı, feribot iskeleleri Mudanyada ve bu durum Mudanyaya diğer Marmara kıyısındaki Yalova, Gemlik ilçelerinde olduğu gibi hatırı sayılır bir hareketlilik sağlıyor.

Eski-kent.jpg


Eski kentin havadan görünümü Bugün kente tepeden bakış

Mudanya artık kabına sığamıyor ve etrafında yerleşime açılabilmiş alanları neredeyse tüketmiş, feribot iskelesinin bulunduğu Güzelce bölgesi yoğun bir apartman-betonarme bina deposuna dönüşmüş bulunuyor.

MON-1.jpg


Eski Tren İstasyonu bugün Montania Oteli olarak hizmet veriyor.

Mudanyanın Tarihçesi

İlçenin tarihi milattan önce 7. yüzyıla dayanır. İlk adının Myrlea olduğu bilinmektedir. 12 İyon şehir devletinden olan Gemlik ve Erdekin de kurucusu Kolofonlular tarafından kurulmuştur. Zaman zaman işgale uğrayan şehir, Makedonya Hükümdarı 5. Filip (Philippos) tarafından yıkılmış ve yerine, Apameia adı ile yeni bir şehir inşa edilmiştir. Bu şehir de işgale uğramış ve imar edilerek Montania adını almıştır.Mudanya adının buradan geldiği sanılmaktadır.

Biz-11.jpg


Bizans dönemi Kilisesi dönemler içinde onarım geçirmiş ve bugün Uğur Mumcu Kültür Merkezi adıyla hizmet veriyor.

Mudanya, 1321 yılında Orhan Bey tarafından fethedilerek Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Mudanya Kasabası, Mondros Mütarekesinden sonra, önce İngiliz istilasına uğramıştır. Fakat Jandarma Onbaşısı Şükrü Çavuşun İngiliz Deniz Piyadesinin çıkartma yaptığı iskelede İngiliz Ordusundan bir binbaşı ile bir eri öldürmesi üzerine bu işgal bir gün bile sürmemiştir. 25 Haziran 1920de gerçekleşen bu olaydan 11 gün sonra İngiliz ordusunun yerini Yunanlılar almıştır. Düşman işgali altında 2 yıldan uzun süre kalan Mudanya, 12 Eylül 1922 günü Yunan işgalinden kurtulmuştur. Dolayısıyla 12 Eylül Türkiyenin her yerinde karanlık rejimi ve onun baskı yönetimini hatırlatırken Mudanya için sadece 12 Eylül bayram listesinde olan bir başka anlamlı gün olmayı sürdürüyor.

tarihialaykahvesi.jpg


Tarihi Alay Kahvesi geçmişten günümüze tanıklığa devam ediyor.

Türk Kurtuluş Savaşını sona erdiren anlaşma 3- 11 Ekim 1922 tarihleri arasında yapılan konferans sonucunda Mudanyada imzalanmış ve Mudanya Mütarekesi adını almıştır. Biraz da yakın tarih açısından Mudanya bu mütareke ile hatırlanmaktadır.

Şükrü Çavuş Anıtı


anit9.jpg


Mudanya Mütarekesi

Mudanyada Kordonboyunun (İnönü Bulvarı) sonunda, Mudanya Mütarekesinin imzalandığı ahşap yalı yer alır. 19. yüzyıl sonlarının mimari yapısını taşıyan bu tarihi binanın ilk sahibi Rus asıllı tüccar Aleksandr Ganyanovdur. Daha sonra Mudanyalı işadamı Hayri İparın satın aldığı bina onarılarak, 1937 yılında müze haline getirilmiştir.

Mudanya Mütareke Evi Müzesi


mudanya01.jpg


Bu tarihi yalı, 3-11 Ekim 1922 tarihlerinde, Kurtuluş Savaşını zaferle bitiren tarihi anlaşmaya katılan tarafların hareretli görüşmelerine sahne olmuştur. 11 Ekim sabahı, Yunanistanla savaşa son veren anlaşma imzalanınca Trakya, İstanbul ve Boğazlar işgalden kurtarılmıştır. Mudanya Mütarekesi, Türk Devletinin siyasi alandaki üstünlüğünü tanıtan ilk belgedir. Bu ev tarihi bu olayın canlı tanığı olarak kültürel mirasımızın bir parçası olmayı sürdürmektedir.

ya-112.jpg


Giritli Mahallesinde onarım geçirmiş ve güncellenmiş evler


Rum Mahallesi (Osmanlı Devri Gayri Müslim Mahallesi)


eski9.jpg


Eski Mudanya evleri

Eski ahşap evlerin bulunduğu Rum Mahallesi (şimdiki Halitpaşa Mahallesi) Piçiretu adlı bir İtalyan mühendis tarafından planlanmıştır. Piçiretunun planladığı mahallelerde evler o kadar iyi yapılmış ki, nereden baksanız denizi görürsünüz. Önceleri Eski Caminin kuzeyinde Gayri Müslimler, güneyinde Türkler otururmuş.

deniz-1.jpg


Denize dik sokaklar ve Giritli Mahallesi


Mütarekeden sonra Rumlar Yunanistana gidince, Giritten gelen Türkler buraya yerleşmiş. Aslında Mudanyanın yerlisi yok denecek kadar az artık. Mütarekenin imzalandığı 1922 yılına kadar burada 45 hane Türk nüfus varmış. O nedenle bugün Mudanyada Mudanyanın yerlisinden çok Girit göçmeni, Bursa ve başka şehirlerden gelip yerleşeler çoğunlukta.

sira-1.jpg


Geçmişe ait kalmış, onarılmamış, el atılmayı bekleyen eski evler

Bu anlamda bakıldığında Mudanya sosyolojik bir oluşum-dönüşümün de odağında görülmelidir. Tarihsel tanıklığı ile toplumsal oluşumların değişimi, göçler ve yeni göçmenler Mudanyada çok katmanlı bir yaşam ortamını süreç içinde yaratmıştır. Kent içindeki mahallelerde dolaşırken katmanlara dair bazı ip uçlarını halen fark etmek mümkündür.

ah-ev.jpg


Rum usulü yapılmış muhteşem bir ahşap ev. Bu kadar güzelinin başka bir eşi var mıdır acaba?

Ahs-1.jpg


ah-det.jpg


Tahir Paşa Konağı

Mudanya için tarihi eski dokusunu özellikle Giritli Mahallesi denilen bölgede koruduğunu, buradaki envanterini kaybetmediğini söylemek mümkün. Kendine has kargir yapı geleneği, ahşap ustalığı bazı örneklerde sivil mimarlık örneklerinin günümüze taşınabilmiş olması yönünden sevindirici. Tahir Paşa Konağı bunlardan biri aslında ama en az onun kadar önemli başka yapıların da bulunduğunu burada başta söylememiz gerekir.

ic-20.jpg


Tahir Paşa Konağı ve konağın içinden görünüm
Mudanyada Osmanlı döneminden kalan pek çok cami ve sivil mimarlık örneği bulunuyor. Tahir Paşa Konağı , burada bulunan 196 tarihi yapıdan biri. 18. yy konaklarının en güzel örneği olan iki katlı konak, planı çok değişiklik geçirdiği için orjinal halini kaybetmiş. 1985 yılında restore edilmiş; vitrayları, bitki ve geometrik tavan süslemeleri, kalem işleri ender örnekler arasındadır. 19.yüzyıl sonlarında sadrazamları ve paşaları ağırlamak üzere inşa edilen Tahir Paşa Konağını kent müzesine dönüştürmek için girişimlere başladı.

MUD-1.jpg


Ahşap bir yalı örneği

MUD-2-a.jpg


Mudanya Tren Hattı

Mudanyada bir zamanlar demiryolu hattı varmış. Bugün tarihi istasyon binasının otele dönüştürüldüğünü başarılı sayılacak bir dönüşümle Montana Otelin geçmişin izlerini devam ettirdiğini söyleyebiliriz.
Nasılsa Bursayı Mudanyaya bağlayan ve oldukça önemli olan bu hattan 1980 li yıllarda vazgeçildiği ve tarihi demir yolunun ortadan kalktığını görüyoruz. Ama bu demiryolunun kentin oluşumunda bir hikayesi var ve ondan biraz bahsetmek istiyoruz.
Demiryolu yapımı çok uzadı

1883 yılında Vasilliu İ. Kandi 42 kilometre uzunluğundaki hattın 1874 yılında tamamlandığını ancak faal olmadığını yazıyor. Mari de Launeye göre de Bayındırlık Bakanlığından alınan bilgiye göre planları hazırlanmış olan bu hattın Mösyö Proselin düzenlediği plan üzerine yaptırılmış:

Hattın genişliği 4 metre, demir çubuklar arası 1 metre 10 cmdir. İlk istasyon Mudanya İskelesidir.
Daha sonra Koru adındaki istasyona gelinir. Kaplıcalar istasyonundan sonra Gemlik yolunu aşıp Bursaya gelir. Tren Nilüferi, iki taraftan ayakları kagir ve üzerleri ahşap iki köprüden geçer. Bunlar Küçük Köprü ve Sumcuralar Köprüsü adını taşır. Hattın uzunluğu 42 kilometredir. Saatte 30 km gider. Oysa kara yolculuğu 4 saatte alınmaktadır. Mudanya treni ancak 1891 yılında faaliyete geçmişti

Tren ücretleri
1913 yılındaki Vilayet Meclisi kayıtlarına göre Mudanya treni her sabah ve akşam hareket edermiş. Ancak haftada iki gün tam kapasite dolarmış. Bu nedenle işletmeci firma zarar etmekteymiş.

Abdülkadir Beye göre Mudanya treni, yolcularını saat 09.00′da Bursanın Acemler, Yahudiler, Demirtaş istasyonlarında demet demet çiçekler halinde terk eder:

Orta halli bir yolcunun Yeniyolu ve Setbaşı otellerinde rahat edeceği için son istasyona kadar Bursa ovasının tüm yeşilliğini tümüyle kana kana seyir etmesi gereklidir. Demirtaş İstasyonunda binilecek olan araba yolcuyu daha önce sözünü ettiğimiz semtteki otellerden birine götürmek için 7 kuruştan aşağı 10 kuruştan yukarı olmamak üzere bir ücret alır.

Kumyaka Kilisesi


kapak.jpg


Mudanya için önemli bir tarihi bina şu anda boş ve metruk bir haldedir. Kilise 780-797 yılları arasında Bizans İmparatoru IV. Konstantinos Porphyrogenetos döneminde yapılmıştır. Rumların yoğun olarak yaşadığı 19. Yüzyıl sonlarına kadar faal olan kilisenin özellikle mütareke sonrası Rum nüfusun göç etmesiyle cemaatsiz kaldığı anlaşılıyor. Böyle bir antik eser daha sonra terk edilerek ne yazık ki bugünkü durumuna yavaş yavaş sürükleniyor.
Bu konuda çok şey söylenebilirse de; Kumyaka Kilisesi görüntülerinden bir kaçını verip bundan sonra bu kültür varlığına el uzatmak ve onu ileriki zamanlara taşımakla ilgili görev ve sorumluluğumuzu duyumsamaya her birimizi davet etmeyi yeğ tutuyoruz.

ELDE VAR UMUT
Mudanya çok standart şekilde eleştirildiği gibi şehirleşmiş kimliksiz ve özensiz yapılar ile doldurulmuş denilmesinden kendini kurtarmış değil şüphesiz. Kıyı bandı ve düzlükten hemen sonra başlayan tepe ve dağa doğru tam anlamıyla yaslanmış.

MUD-3.jpg


MUD-4.jpg


Ancak sahil kesimi ana yolları ve kamusal alan karakterindeki kordonunun özelliğini, Giritli Mahallesindeki dokuyu ve dokudaki envanteri büyük ölçüde korumaktadır. Bahçeli çoğunlukla iki katlı evlerden oluşan ve denize dik sokakların kenarlarındaki evler halen yaşamaktadır.

Bu evlerden bir bölümü yenilenmiş, önemli eserlerden bir kısmı restorasyon geçirmiş görünmektedir. Yenilenenlerin bir kısmı için çok iyi şeyler söyleyemesek bile, sahiplerince geçmişten geleceğe bağ kurma isteği ve iradesini göstermiş olmaları yine de kutlanacak bir şey. Neyin nasıl yapılacağına ilişkin açık ortamlarda eleştiri zemini geliştirildikçe de yenilemedeki acemilikler ve atlamalar zamanla düzelecektir diye ummak isteriz.

Arada öyle insanı hayrete düşürecek denli özenle yapılmış ve ahşap mimariye örnek teşkil edecek olanları var ki, bunlardan birini özellikle paylaşmak istedik.

Modern-1.jpg


Yine Giritli mahallesinde sıradan olmayan, modernizm dönemi izlerini taşıyan, tahminen 1960 larda yapılmış olan ve şu anda boş olan apartmanı da sizlerle paylaşımımız içine aldık. Rum mahallesi dokusundan farklı, büyük ve başka olmasına rağmen açıkçası onu da sevdik.

Kaynaklar:Vikipedia, Mudanya Belediyesi sitesi
Hazırlayan : Mimdap
Fotoğraflar: Mimdap
mimdap.org
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Mudanya ' ya gitmişken " YILDIZTEPE " den güneşin batışını seyretmemek ve yarım saat uzaklıkta " ZEYTİNBAĞI / TRİLYE " de Sarı Kapı'ya uğrayıp balık yememek ayıp olur...:)))

Sağlıcakla kalınız...
 
Üst Alt