• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Milliyetçilik anlayışınız neye dayanıyor?

Okunuyor :
Milliyetçilik anlayışınız neye dayanıyor?

Görüyorumki ankette en çok oy Atatürk milliyetçiliğine kullanılmış..
Eminimki Atatürk milliyetçiliğini destekleyen kişilerin hiç biri milliyetciliği sevmiyor..
Atatürk milliyetçiliğine :))
 

sarıkamış

Acemi
Üye
evet milliyetçiğim çünkü ben atamın evladıyım.çünkü ben ne mutlu türküm diyenin kurduğu ülkede yaşıyorum.çünkü ben türküm ve bununla gurur duyuyorum.çünkü ben her karış toprağı atalarının kanı ile sulanmış anadoluyu yurt edinmişim
 
Hiç kimse ana babasını seçemediği için, ırkını, milliyetini de seçemez. Ancak, ceddinin dine hizmetlerinden dolayı ırkını sevmesi, suç olmaz. Mesela, Osmanlı Türklerini sevmek kınanmaz. Hatta hizmetlerinden dolayı her zaman dua etmek gerekir.Yahudi kendini asil bilir. Hıristiyan, zenciyi aşağı görür. İslam dini, ırk, renk, milliyet, siyasi inanç, lisan ve tahsil seviyesi ayırt etmeden, her insanın şeref ve itibarına hürmet eder.Kendi ırkını dinimizin üstünde tutmak veya kendi milletinden olan gayrimüslimi başka milletten olan Müslüman’dan üstün tutmak, ırkçılık olur. Kur'an-ı kerim ve hadis-i şerifler, ırkçılığı, ırk üstünlüğünü kesin olarak reddetmektedir. Bir ayet-i kerime meali:(Ey insanlar, sizi, bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah indinde en üstününüz, takvada en ileri olanınızdır.) [Hucurat 13] (Takva, Allahü tealaya inanıp, Onun emir ve yasaklarına riayet etmektir. Kısaca haramlardan sakınmak demektir.)
 

aslnyrkli

Tecrübeli
Üye
Irkçılık bir düşünce değildir, ruhsal bir bozukluktur. Irkına cibilliyetine toz kondurmama halidir ki ne din bu duyguyu salık verir ne veda hutbesinde peygamber insanlara bunu öğütler nede vicdanda böyle bir duygunun yeri vardır. Çünkü baktığı her yerde düşman gören ve sürekli düşman üreten yüce Allah’ın yarattığı insanlardan bu kadar nefret eden ve insanlarla bu kadar sağlıksız bir ilişki kuran bir kafanın içerisinde ne düşünceyi, ne değerler manzumesini, ne ahlakı ne de vicdanı aramaya gerek var. Ünlü ırkçı Nihal Atsız’ın oğlu Yağmur’a yazdığı vasiyetnamesinde olduğu gibi;

“Yağmur Oğlum!

Bugün tam bir buçuk yaşındasın. Vasiyetnameyi bitirdim, kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigâr olarak bırakıyorum. Öğütlerimi tut, iyi bir Türk ol. Komünizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. Yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır. Ruslar, Çinliler, Acemler, Yunanlılar tarihi düşmanlarımızdır. Bulgarlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Araplar, Sırplar, Hırvatlar, İspanyollar, Portekizliler, Romenler yeni düşmanlarımızdır. Japonlar, Afganlılar ve Amerikalılar yarın ki düşmanlarımızdır. Ermeniler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürcüler, Çeçenler içer(de)ki düşmanlarımızdır. Bu kadar çok düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalı. Tanrı yardımcın olsun!”

-Vasiyetnamede de görüldüğü gibi- bu türden bir zihniyete sahip insanları anlamaya dönük en ufak bir adım dahi atmanıza gerek yoktur. Sürekli olarak soyu-sopuyla övünen, kızdığı/nefret ettiği insanları da kendinden aşağıda gördüğü diğer milletlerin adıyla çağıran bir zihniyeti anlamaya değil onları psikiyatrlara havale etmek kanımca daha uygun bir tercihtir. Çünkü ırkçılık neticede tedavi edilebilir bir hastalıktır!* “Sivil Düşünce ve Derin Düşünce gibi Rehabilitasyon Merkezlerinde bu konuda çok kaliteli hizmetler verildiğini de ayrıca belirtmeliyim…

Milliyetçilik hiç şüphe yok ki ırkçılığın kibarca telaffuzundan başka bir şey değildir. Irkçılığı yani diğer milletlerden üstün bulunma ruh halini kısmen izole edecek bir tür kimyevi boya maddesi gibidir. Milliyetçiliği bırakın biz tanımlayalım diyen milliyetçilere göre yani ülkü ocaklarına göre; “Milliyetçilik; esası milli ananeye, geleneğe, örfe ve adetlere uygun olmayan bütün hareketleri kurum ve kuruluşları reddederek her şeyi milli örfe uygun şekilde düzenlemeyi amaç edinmenin oluşturduğu siyasi ya da toplumsal düşünce sistemidir. … Kitlelerin millet olma mücadelesinde ve milletleşme mücadelelerini tamamlamalarından sonraki evrede diğer milletlere üstünlük kurma savaşında ilke edindikleri prensipleri bayraklaştırma azmindedir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımlamanın İslam dininin inanç değerleriyle asla örtüşmeyen bir tanım olduğunu bilmem açıklamama gerek var mı?

Buna rağmen milliyetçiliği hala Müslümanlıkla bağdaştırmayı çabalayanlar aslında milliyetçiliği sanki daha makbul bir anlayışmış gibi takdim etme uyanıklığına kaçıyorlar. Milliyetçi Müslüman’ız diyorlar örneğin… Biz olmazsak vatan parçalanacak kurtlara, çakallara kalacak. Kurtuluş savaşını biz kazandık galip çıktık. Anlıyız, şanlıyız diyorlar vs. Ama atlanan ve unutulan; hayatın gerçekleri saklamayacak kadar gerçek ve net oluşu. Bir şeyin başına milli getirince gerçekten onun bir değere bürüneceğine ve kendinden olacağına inanıyorlar. Komikte olsa örneği vermek zorundayım. Milli demokrasi ve milli özgürlük gibi…

Böyle bir zihniyete göre örneğin Aleviler zaten Müslüman’dır o yüzden Cem evleri saçmalıktır. Kürtlerde Türk soyundan, Sümerler dağda yaşadıkları için onlara Kurdi ismini vermişler üstelik bir devletleri bile olmamış bu yüzden dil ısrarı da anlamsız hatta bölücülük faaliyeti. Ermeniler ise yorgun Türk milletini arkadan hançerlediler vs.Bize tüm bu iç ve dış tehditlerden kim ve hangi düşünce koruyacak? Cevap; bir çimento olan milliyetçilik… Vatanını, bayrağını ve milletini sevme fikri ve duygusu. Ama bu kadar çok sevilen bu vatan dünyanın az gelişmiş bir vatanı oysa. Büyüme hızı bir hayli geri. Hukuk sistemi bağımsız değil. Eğitim sistemi de bozuk. Komutanları ülkelerinde nasıl darbe yapabiliriz onun derdinde. Üstelik çevre bilinci gelişmemiş köyleri, evleri, sokakları dünya standartlarının bir hayli gerisinde yoksul bir ülke durumunda. O zaman sormak lazım. Nasıl bir vatan sevgisidir bu. Bu kadar sevilen bir vatanın bugün dünyanın en gelişmiş ülkesi olması gerekmiyor muydu? Sevilen vatan mı yoksa bu sevgiden elde edilen rant mı buda ayrı bir tartışma konusudur.

Neticede Türk milliyetçiliği de diğer milliyetçi anlayışlar gibi yıkılmaya mahkûm bir anlayıştır. Çünkü milliyetçilik -başına ne getirseniz getirin- faşizme doğru hızla kayan yağlı bir kaydırak gibidir. Ülkenin önde gelen ilahiyat uzmanları, konu hakkında en az 40-50 yılını harcayan değerli akademisyenler her defasında İslam’da milliyetçiliğin yeri olmadığını ve asla dinle milliyetçilik kavramın uyuşmadığını ifade ediyorlar. Buna rağmen hala “Müslüman milliyetçilik” ve “Türk-İslam” vurgusu ve tutkusu devam etmekte. Üstelik insanlık tarihinin en erdemli ve ahlaklı peygamberi olan Hz. Muhammed’in bu konudaki sözlerine, tutum ve davranışlarına aldırmadan… İşte Hz. Muhammed’in konuyla ilgili söylediği bazı sözleri;

“İnsanları bir asabiyet için toplanmaya çağıran, bir asabiyet için savaşan ve asabiyet uğrunda ölen bizden değildir. Bu ölüm cahiliye ölümüdür” (Müslim, İmare, 57; Nesaî, Tahrinı, 28; İbn Mace, Filen, 7)

“Asabiyet davasına kalkışan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ uğrunda mücadele eden kimse bizden değildir” (Ebu Davut, Edeb, 121)

“Kim hevasına uyarak bâtıl yolda cenk eder, kavmiyetçiliğe çağrıda bulunur veya kavmiyetçiliğin sevkiyle öfke ve tehevvüre kapılırsa cahiliye ölümü üzere ölür.” (İbni Mace, Fiten, 7)

Karar anı;

Artık karar vermek durumundasınız… Dininizi seçin..Müslümanlık mı yoksa Milliyetçilik mi? Ya Müslümansın ya Milliyetçi…

Ya Müslümansın Ya Milliyetçi! : Derin Düşünce
 

Masterlord

Kıdemli
Üye
Evet benim benimsediğim Atatürk Milliyetçiliği

işte Atatürk ve azınlıklar

Mustafa Kemal Atatürk'ün azınlıklar konusunda ismet paşa'ya ettiği sözdür.

"başbakan inönü saat 18.00 sularında florya köşkü'nde atatürk'ü ziyaret etmiş:

- hayırdır ismet... habersiz geldin.

- paşam, azınlıklar meselesi... konuyu meclis'e getireceğiz... ne diyorsunuz?

- ismet bugün geç oldu... yarın sabah erkenden gel, konuşalım.

inönü çıkınca atatürk "bütün görevlileri" toplamış:
- sadece laleler kalsın... bahçedeki diğer bütün çiçekleri sökün, atın... derhal.

ismet paşa sabah gelmiş, bahçenin "halini" görmüş ve "görevlilere" sormuş:
- ne oldu böyle?

- gazi paşa hazretleri emrettiler, söktük.

başbakan inönü, cumhurbaşkanı Atatürk'ün odasına girmiş:
- paşam, bahçenin durumu nedir?

Mustafa Kemal:
- azınlıkları söküp attım ismet.

inönü "anladım" dercesine başını öne eğmiş:

Atatürk:
- ismet, ben "Ne Mutlu Türküm Diyene"
sözünü boş yere söylemedim... kendini Türk hisseden herkes bu vatanın öz evladı... ben hayatta olduğum sürece bu böyle bilinsin... ve sakın azınlıklar ile ilgili bir kanun çıkarılmasın."

kaynak:itüsözlük


belkide azınlıkları söküp atmanın zamanı gelmiştir artık
azınlıklar azıttıkça bu ülke gelişemez, isteklerinin sonu bölünmedir
taviz verilmemelidir

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
 

isyan_her_yerde

Tecrübeli
Üye
Gelenekselciliğe dayanıyor. M.kemal Atatürk'e dayandırmakla kalmıyorum o zaman Osmanlı gibi bir imparatorluğu yok saymış gibi hissediyorum kendimi.
 

Arkun

Tecrübeli
Üye
kürtlerde türklerde türkiye vatandaşıdır türklük değil türkiyelilik çatısı altında birleşebiliriz.
türk milliyetçiliği yapıldıkça diğer tarafta kürt milliyetçiliği kendisine türk milliyetçiliğini nokta-i istinad yapacaktır.
 
Üst Alt