Millikan'ın Yağ Damlası Deneyi

Robert A. Millikan'ın yağ damlası deneyleri, bilimde "yalan" ile "olumlu yargı" arasındaki sınırın ne kadar bulanık olduğunu gösterir.

Millikan, 1910 yılında bir elektronun yükünü bulmayı amaçlayan deneyleri için 1923 yılında Nobel Ödülü'ne layık görüldü. Bu deneyler Regener'in yaptığı çalışmaların bir devamı niteliğindeydi. Regener'in deneyinde, iki yüklü levha arasında su damlacıkları düşürülüyordu. Yüklü levhalar varken damlacıkların düşü oranı saptanıyor ve bu levhalar olmadan ölçülen düşüş oranıyla kıyaslanarak yükün etkisi belirleniyordu. Bunların arasındaki fark su damlacıklarının aldığı yükün miktarını yansıtıyor ve bu, bir elektronun yükü gibi en küçük yükün değerini hesaplamakta kullanılıyordu. Ancak bu deneyin temel bir sorunu vardı: Su damlacıkları çok çabuk buharlaşıyordu.

Millikan'ın yüksek lisans öğrencilerinden Harvey Fletcher deneyin yağ damlacıklarıyla yapılmasını önerdi. Böylece Millikan su damlacıkları yerine yağ damlacıkları kullanmaya başladı. Millikan sonuçlarını "en iyi"lerden "vasat"lara doğru sıraladı ve laboratuvar defterinin kenarlarına sonuçlarını neden böyle değerlendirdiğine ilişkin notlar aldı. Ancak 1913 yılında yayımlanan yağ damlası deneyleriyle ilgili makalesinde ne bu yorumlar yer aldı, ne de 140 gözlemden kırk dokuzunu oluşturan "vasat" gözlemler.

Millikan'ın makalesinde yağ damlalarıyla ilgili hiçbir fraksiyonel yük yer almıyor; sadece yük katsayıları belirtiliyordu. Oysa başka deneylerle ilgili makalelerinde fraksiyonel yükler de veriliyordu. 49 damlacığı dahil etmeme, Millikan'ın makalesinin konuyla ilgili diğer makalelerden daha mükemmel, açık ve inandırıcı görünmesi anl***** geliyordu. eğer Millikan bu "vasat" verileri de verseydi Nobel Ödülü'nü alamayabilirdi. Bu arada Millikan, öğrencisi Fletcher'ın makaleye olan katkılarını da gizledi.

Millikan'ın tavrı hakkında sormamız gereken bazı zor sorular var. Bunlardan ilki şudur: "Millikan bilimsel hilekarlık şekillerinden birini mi göstermiştir?" 49 sonucu gizlemek yerine bütün sonuçları sunmuş olması gerektiğini düşünenler olabilir. Bu gözlemleri gizleme, hoş görülebilir davranış sınırlarını aşarak hilekarlığa girer. Millikan'ın makalesinde bütün sonuçlarını tartışmalı ve hesaplarını neden 91 iyi sonuca dayandırdığını açıklamalıydı. Nitekim, bugünün bilim öğrencilerine "vasat" verileri de değerlendirmeleri gerektiği ve kötü sonuçlar göstermeme nedenlerini açıklamaları gerektiği öğretilmektedir. Ancak Millikan kanıt ve ispat standartlarının bugünkü kadar sert olmadığı bir çağda bilim yapmaktaydı. Millikan'ın tavrı bugünkü standartlara göre "etik dışı" sayılabilir ama onun zamanındaki standartlara göre makbuldü. Millikan, deney aletlerinden iyi anlayan, iyi bir bilimsel muhakemeye sahip olan tanınmış bir bilim adamıydı ve standart araştırma faaliyetlerini izlemişti.
David B. Resnik
 
Üst Alt