• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Mezhepler

Okunuyor :
Mezhepler

nefisetülilm

2.imza yarışma birincisi
Üye
Bilgi seviyenizin ne düzeyde olduğu şu cümleden belli oldu, size bunları böyle öğretiyorlar şeyh efendiler...

Yoksa siz İbrahim A.S ile LUT A.S aynı asırda ve birbirine yakın mekanlarda PEYGAMBER olarak görevlendirildiğini bilmiyormusunuz...?

yoksa siz bunlarıda mı bilmiyordunuz Hz. NUH A.S dan Hz. MUHAMMED S.A.S' e kadar değişmedi insanlar tarafından tahrif edildi... HEPSİ AYNI DİN idi TEVHİD...
Biz burada bir kişinin sözlerini ve görüşlerini yazmıyoruz. 14 asırdır gelmiş geçmiş bütün (bunlara 4 mezhebin imamları da dahil olmak üzere) ehli sünnet alimlerinin bildirdiklerini naklediyoruz. 14 asırdır İslamiyeti en doğru şekilde naklederek yüzlerce eser vermiş, gelmiş geçmiş binlerce hakiki alim ve veli zatların hepsine birden "şeyh efendiler" deyip bir kalemde silip atan biriyle konuşacak fazla birşey de yok zaten...
Siz kendi nefsinize ve aklınıza uygun gelenleri din diye kabul eder, kısa aklınıza uymayanları ise reddedersiniz.

Reddederken fazla fazla düşünmezsiniz bile... Mesela peygamberler konusunda eleştirdiğiniz noktaya bir bakalım:

Allahü Teala her asırda ve her mekanda sayısını tam olarak bilemeyeceğimiz kadar çok peygamber göndermiştir. Ancak bunlardan her bin senede bir gelenler bozulmuş olan dini hükümleri düzenleyerek, yeni emirler ve yasaklar ile yeni bir dini anlatmak üzere vazifelendirilerek gönderilmiştir. Bu dinlerde inanç elbetteki aynıdır, tek olan Allahü Teala'ya inanmak ve yalnız O'na ibadet etmek. Tevhid inancı değişmez. Ancak bildirilen emir ve yasaklar değişiklik arzeder. Aynı zamanda aynı coğrafyaya gönderilmiş olan peygamberler (aleyhimüsselam) aynı dinin hükümlerini bildirmekteydi. O zaman da kendi aklına güvenip bunları reddedenler vardı....
 

çerkeş18

Amatör
Üye
Yahu bu kadar mı zor... bu kadar mı düşünmekden aklınıza güvenden yoksunsunuz.. ben ne diyorum sen hala

diyosun ben ALLAH C.C RESULULLAH S.A.S SAHABE, diyorum sen mezhep imamı diyorsun, mezhep imamlarının sözlerini delili ile gösteriyorum onlara da iftira atıyosun kendi fikirlerinizin kölesi olmuş, kendi mürşidinize kulluk ediyorsunuz.. RABBİNE C.C DÖN, RESULUNE S.A.S' e dön diyorum sen hala mezhep imamları diyosun.. bu kadarmı akletmekden yoksunsunuz, bu kadar mı biçare isiniz..
Fasil : GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ
Konu : Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında
Ravi : Müstevred
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir müslüman(ı gıybet ve şerefini payimal etmek) sebebiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun mislini cehennemden tattıracaktır. Kime de müslüman bir kimse(ye yaptığı iftira, gıybet gibi bir) sebeple (mükafaat olarak) bir elbise giydirilse, Allah Teala Hazretleri mutlaka, onun bir mislini cehennemden ona giydirecektir. Kim de (malı, makamı olan büyüklerden) bir adam sebeiyle bir makam elde eder (orada salah ve takva sahibi bilinerek para ve makama konmak için riyakarlıklara girer)se Allah Teala Hazretleri Kıyamet günü onu mürdiler mak***** oturtarak (rezil eder ve mürdilere münasib azabla azablandırır.)"
HadisNo : 4324
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Biz burada bir kişinin sözlerini ve görüşlerini yazmıyoruz. 14 asırdır gelmiş geçmiş bütün (bunlara 4 mezhebin imamları da dahil olmak üzere) ehli sünnet alimlerinin bildirdiklerini naklediyoruz. 14 asırdır İslamiyeti en doğru şekilde naklederek yüzlerce eser vermiş, gelmiş geçmiş binlerce hakiki alim ve veli zatların hepsine birden "şeyh efendiler" deyip bir kalemde silip atan biriyle konuşacak fazla birşey de yok zaten...
Siz kendi nefsinize ve aklınıza uygun gelenleri din diye kabul eder, kısa aklınıza uymayanları ise reddedersiniz.

Reddederken fazla fazla düşünmezsiniz bile... Mesela peygamberler konusunda eleştirdiğiniz noktaya bir bakalım:

Allahü Teala her asırda ve her mekanda sayısını tam olarak bilemeyeceğimiz kadar çok peygamber göndermiştir. Ancak bunlardan her bin senede bir gelenler bozulmuş olan dini hükümleri düzenleyerek, yeni emirler ve yasaklar ile yeni bir dini anlatmak üzere vazifelendirilerek gönderilmiştir. Bu dinlerde inanç elbetteki aynıdır, tek olan Allahü Teala'ya inanmak ve yalnız O'na ibadet etmek. Tevhid inancı değişmez. Ancak bildirilen emir ve yasaklar değişiklik arzeder. Aynı zamanda aynı coğrafyaya gönderilmiş olan peygamberler (aleyhimüsselam) aynı dinin hükümlerini bildirmekteydi. O zaman da kendi aklına güvenip bunları reddedenler vardı....

Bayan be sizin verdiğiniz örneğe, asıl kaynağa daha yakın dönemlerde yaşamış, ve isimlerini zikrettiğiniz alimlerden daha üst kademede olan 4 mezhep imamlarının kendi eserlerinden ve ağızlarından sizin gösterdiğiniz delilleri çürüten delilleri ile bilgi ve belge sundum, yani sizin kaynaklarınızın hükmü kalkıyor çünkü birebir mezhep imamlarının ağzından sonraki alimlerin sözlerini yani sizin savunduğunuz şeyin tersini söyleyen asıl kaynak dan bilgi veriyorum ama size göre demek ki benim verdiğim sıralama tam ters şekilde işliyor galiba...:prv:
 

Apollonius

Tecrübeli
Üye
Biz burada bir kişinin sözlerini ve görüşlerini yazmıyoruz. 14 asırdır gelmiş geçmiş bütün (bunlara 4 mezhebin imamları da dahil olmak üzere) ehli sünnet alimlerinin bildirdiklerini naklediyoruz. 14 asırdır İslamiyeti en doğru şekilde naklederek yüzlerce eser vermiş, gelmiş geçmiş binlerce hakiki alim ve veli zatların hepsine birden "şeyh efendiler" deyip bir kalemde silip atan biriyle konuşacak fazla birşey de yok zaten...
Siz kendi nefsinize ve aklınıza uygun gelenleri din diye kabul eder, kısa aklınıza uymayanları ise reddedersiniz.

Reddederken fazla fazla düşünmezsiniz bile... Mesela peygamberler konusunda eleştirdiğiniz noktaya bir bakalım:

Allahü Teala her asırda ve her mekanda sayısını tam olarak bilemeyeceğimiz kadar çok peygamber göndermiştir. Ancak bunlardan her bin senede bir gelenler bozulmuş olan dini hükümleri düzenleyerek, yeni emirler ve yasaklar ile yeni bir dini anlatmak üzere vazifelendirilerek gönderilmiştir. Bu dinlerde inanç elbetteki aynıdır, tek olan Allahü Teala'ya inanmak ve yalnız O'na ibadet etmek. Tevhid inancı değişmez. Ancak bildirilen emir ve yasaklar değişiklik arzeder. Aynı zamanda aynı coğrafyaya gönderilmiş olan peygamberler (aleyhimüsselam) aynı dinin hükümlerini bildirmekteydi. O zaman da kendi aklına güvenip bunları reddedenler vardı....
Sizin de hatanız bu sevgili nefisetülilim. Siz de gelmiş geçmiş ehli sünnet alimlerinin lafına bakıyorsunuz. Ve çoğunluk olduğu için kendimizi teslim etmemizi bekliyorsunuz. Eğer çoğunluğa teslim olacak olsaydım gider Hristiyan olurdum. Onlar da çoğunluk. Ayrıca Hristiyanlar da aklı kıt insanlar değil, hepsinin -kendilerine göre- temelli bir inançları var. Onların da kendi inançları üzerine alimleri var. O alimlere ne sorsanız cevabını alırsınız.

Siz de bırakın ehli sünnet alimleri %100 doğrudur diye iman etmeyi, başka kaynakları ve alimleri külliyen reddetmeyi bırakıp geniş bir çerçeveden bakın. Ehli sünnetinizden ayrılmayın ama imamlarınızı hatasız kul addedip, kitaplarınızı hatasız kitap addedip kendinizi koşulsuz teslim etmeyin. Başka kaynakları da arayın, okuyun. Amacınız doğrusuyla yanlışıyla ehli sünneti savunmak değil doğruyu aramak olmalı. Siz de ehli sünnet olmayan her alimi her kitabı her görüşü reddediyor ve okumuyorsunuz. Bu yüzden kendi yağınızda doğrularınızla birlikte kendi yanlışlarınızla kavruluyorsunuz.
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Hucurât(*) Sûresinin 12 . Ayetinde
Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allaha karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

Al sana delil otur sen kusur araştır ALLAH dostlarıa iftira et gıybet et
Aha başımıza meteor yağacak ...::freakedout: KUR-AN dan ayet verdi @ Çerkeş .....

Gerçi onuda eline yüzüne bulaştırdı...:freakedout:

Zanna kapılmak mı zan üzere bir bilgi paylaşımı yapmışmıyım...? bakınız ve banada gösteriniz ....burda konu hakkında verdiğim tüm bilgiler kaynakları ile son derece sağlamdır, belge ve kaynağa dayanmayan tekbir sözüm yok sizler ile aralarda geçen şahsi mesajlar hariç...:Winlk_Tongue:

Zan ne demektir... ? @ Çerkeş....
 

çerkeş18

Amatör
Üye
Soru
Fıkıhta mezhebler olduğu gibi Akaid'te de mezhebler avar mıdır? Nurlar Akaid bölümünde kalbimizi tatmin ediyor elhamdülillah. Akaidi mezhebde kime bağlıyız? Ameli mezheb ve akaidi mezhebin farkı niçin oluyor?
05-Ağustos-2009 - 10:21:00
Cevabımız

Değerli Kardeşimiz;

Hak olan ehlisünnet dairesinde, amelde Hanefi, Maliki, Şafi ve Hanbeli olmak üzere dört itikat ve akaidde ise; Maturudi ve Eşari olmak üzere iki mezhep vardır. Ameli mezhepler arasındaki ihtilaf hakiki iken, itikattaki mezhepler arasındaki ihtilaf ekseri olarak lafzidir.

İtakada dair mezheplerin ihtilafları, genelde Kur’an ve Sünnetin basit ve teferruata ait konularındaki anlayış farklılıklarından ileri gelmiştir. Bu sebeple aralarında ciddi bir fark yoktur. İmam Pezdeviye göreİmam Maturudi ile İmam Eşari arasında hakiki anlamda hiçbir fark yoktur, ihtilaflar tamamen lafzidir.

Mesela; İmam Maturudi Mukadderata kader, onun tatbikine de kaza derken; İmam Eşari mukaddereta kaza tatbikine de kader demiştir. Yine İmam Maturudi yaratma işine tekvin sıfatı derken, İmam Eşari yaratma işine Kudretin bir işlevidir demiş vs. Hasılı, hak olan her iki mezhep arasında ciddi ve hakiki bir ihtilaf yoktur. Hakiki ihtilaf da basit ve önemsiz konular üstündedir.

Mesela; Nuh Tufanı bir bölgede mi yoksa bütün dünyada mı oldu meselesi gibi, basit ve önemsiz konularda hakiki anlamda ihtilaf olmuştur.

Risale-i Nurlar böyle basit ve teferruat konularına girmediği için, hangi hak mezhebe daha yakındır diye bir hüküm vermemiz pek mümkün değildir. Ama Üstad Hazretleri amelde Şafi Mezhebi'nden olmasından dolayı, itikatta da Eşari sayılır. Zira Şafi Mezhebi'nin itikatta imamı İmam Eşaridir. Amelde Hanefi olanlar itikatta da Maturudi mezhebindendir. Sonuçta her ikisi de hak mezheptir.

Ameli mezhepler bir ihtiyaçtan, bir zaruretten ortaya çıkmışlardır. Bu sebeple hakiki ihtilaf bu alanda kaçınılmazdır. Zira mezheplerin ayrışmasındaki gerçek faktör; insanların iklim, coğrafya ve kültürlerinin birbirlerinden farklı olmasıdır. İklim ve coğrafya insanların farklı yaşam kültürleri oluşturmasını kaçınılmaz kılıyor. Bu da mezheplerin farklılığını gerektiriyor. Zira tek kültür ve tek mezhep, farklı kültür ve coğrafyada yaşayan insanlara dar ve yetersiz gelir, bu yüzden Kur’an ve sünnet her kültüre yetecek ve genişlik verecek mezheplere müsaade etmiştir.


Selam ve dua ile...
 

nefisetülilm

2.imza yarışma birincisi
Üye
Sizin de hatanız bu sevgili nefisetülilim. Siz de gelmiş geçmiş ehli sünnet alimlerinin lafına bakıyorsunuz. Ve çoğunluk olduğu için kendimizi teslim etmemizi bekliyorsunuz. Eğer çoğunluğa teslim olacak olsaydım gider Hristiyan olurdum. Onlar da çoğunluk. Ayrıca Hristiyanlar da aklı kıt insanlar değil, hepsinin -kendilerine göre- temelli bir inançları var. Onların da kendi inançları üzerine alimleri var. O alimlere ne sorsanız cevabını alırsınız.

Siz de bırakın ehli sünnet alimleri %100 doğrudur diye iman etmeyi, başka kaynakları ve alimleri külliyen reddetmeyi bırakıp geniş bir çerçeveden bakın. Ehli sünnetinizden ayrılmayın ama imamlarınızı hatasız kul addedip, kitaplarınızı hatasız kitap addedip kendinizi koşulsuz teslim etmeyin. Başka kaynakları da arayın, okuyun. Amacınız doğrusuyla yanlışıyla ehli sünneti savunmak değil doğruyu aramak olmalı. Siz de ehli sünnet olmayan her alimi her kitabı her görüşü reddediyor ve okumuyorsunuz. Bu yüzden kendi yağınızda doğrularınızla birlikte kendi yanlışlarınızla kavruluyorsunuz.
Peki acaba siz kimin lafına bakıyorsunuz?....

Bizim kaynak olarak aldığımız Ehli sünnet alimlerinin kitaplarında Kuran-ı Kerim'e ve Hadis-i Şerifler'e aykırı bir tek nokta bile yoktur. Bunları haklı çıkaran çoğunluk olmaları falan değil, bir nokta bile değiştirmeden hakiki dinimizi asıl kaynağından naklediyor olmalarıdır. Hakiki İslamiyeti öğrenmek isteyen bu hakiki alimlerin kitaplarını okumalıdır.

Dini yıkmak ve bozmak isteyenler bu alimler köprüsünü ortadan kaldırmak istemektedirler.
Bunların oyunlarını ve hilelerini iyi anlamalıyız.Herkes kendi aklına göre Kuran-ı Kerim'den ve Hadis-i şeriflerden mana çıkarmaya kalkarsa dünyadaki insan sayısı kadar din ortaya çıkar...
Samimi olarak Allahü Teala'ya doğruyu göstermesi için yalvararak hakiki bir Ehli sünnet aliminin kitabı okunursa; ehli sünnetin hakkaniyeti yakinen anlaşılabilir.
Dinini doğru olarak öğrenmeye istekli ve nasipli kimselerin seçeceği yol bu olmalıdır.
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Fasil : GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ
Konu : Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında
Ravi : Müstevred
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir müslüman(ı gıybet ve şerefini payimal etmek) sebebiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun mislini cehennemden tattıracaktır. Kime de müslüman bir kimse(ye yaptığı iftira, gıybet gibi bir) sebeple (mükafaat olarak) bir elbise giydirilse, Allah Teala Hazretleri mutlaka, onun bir mislini cehennemden ona giydirecektir. Kim de (malı, makamı olan büyüklerden) bir adam sebeiyle bir makam elde eder (orada salah ve takva sahibi bilinerek para ve makama konmak için riyakarlıklara girer)se Allah Teala Hazretleri Kıyamet günü onu mürdiler mak***** oturtarak (rezil eder ve mürdilere münasib azabla azablandırır.)"
HadisNo : 4324
Sen ne diyon ya... KUR-AN HADİS' den örnek ver dedik, gitmiş gıybetten bahsediyo;

Dam üsütnde saksağan vur beline kazmayı.. Konu ne verdiğin HADİS neden bahsediyo..?

Gıybet Nedir...?

Gıybet olabilmesi için şahsın arkasından konuşmak gerekmez mi...? Sen şimdi DELİ SAİD dediğime mi kızıyosun.. Sizinle ilgili ise ne söylüyosam sizin yüzünüze söylüyorum kimseye özel mesaj atıp sizi çekiştirmiyorum ki...

DELİ olmasa şunları diyebilirmi ALLAH C.C Rızası için cevap ver hangi aklı başında adam bunları idda edebilir... Şunlara cevap ver ya sizin cemaatin en büyük alimine soruyorum gelsin mantıklı açıklama yapsın FETTULLAH GÜLEN de dahil, gelin ve cevaplayın yokmu cevaplayacak bu DELİ' nin sözlerini,

Hepinize Cem KARACA' dan;

binmişiz Alamete
Gedeyoz kıyamete şarkısını istekde bulunacam radyodan...

1) RİSALEİ NUR denen kitaplar kutsal mıdır, değil midir?

2) RİSALEİ NUR denen kitaplar kutsal ise Allah Kurandan sonra bir başka ilahi kitap göndermiş olurki bu idda yeni bir din,yeni bir ilahi kitap ve yeni bir peygamber demek değil midir?

3) RİSALEİ NUR denen kitaplar kutsal değildir deniyorsa öyleyse; Şualar, Birinci Şua, c. I, s. 833.de geçen Resailin Nur dahi ne şarkın malûmatından, ulûmundan ve ne de garbın felsefe ve fünunundan gelmiş bir mal ve onlardan iktibas edilmiş bir nur değildir. Belki semavî olan Kur'an'ın, şark ve garbın fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas edilmiştir. Cümlesinin ne anlama geldiğini düşünüp Said Nursiye göre bu risalelerin arştan inen kitaplar olduğunu öğrenmeleri gerekmez mi?

4) Said Nursi bilgi birikimini ölmüşlerden, rüyalarından ve vehimlerinden mi edinmiştir?

5) Said Nursi bilgi birikimini ölmüşlerden, rüyalarından ve vehimlerinden edinmişse Kurana göre böyle bir bilginin gerçekliği, güvenilirliği ve sahihliği ne ölçüde doğrudur?

6) Said Nursi bilgi birikimini ölmüşlerden, rüyalarından ve vehimlerinden değil de alimlerden edinmişse ( bunlar kim ve eğitimi kaç yıl sürmüştür?) öyleyse; Emirdağ Lahikası, c. II, s. 1 1768. de geçen Yeni Said'in hususî üstadı olan İmamı Rabbanî, Gavsı Azam ve İmamı Gazalî, Zeynelâbidîn (R.A.) hususan Cevşenül Kebir münacatını bu iki imamdan ders almışım ve Hazreti Hüseyin ve İmamı Ali'den (Kerremallahü Vechehu) aldığım ders, otuz seneden beri, hususan Cevşenül Kebir'le daima onlara manevî irtibatımda, geçmiş hakikatı ve şimdiki Risale-i Nur'dan bize gelen meşrebi almışım. sözüyle Said Nursi kendini kutsallaştırma çabalarına mı girmiştir?

7) Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi midir?

8) Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi ise: Her zaman her şeyi bilen sadece Allah değil midir? Böyle bir inanç şirk, küfür değimlidir?

9) Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi değilse; Bediuzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayat, c. II, s. 2123-2124 de geçen Rüyasında Peygamberimizden ilim istemiş, o da ümmetine soru sormamak şartıyla ona Kurân ilminin öğretileceğini müjdelemiş, bu sebeple daha çocukken asrın bilgini olarak tanınmış ve kimseye soru sormamış, ama sorulan bütün sorulara mutlaka cevap vermiştir cümlesi Said nursinin her zaman her şeyi bildiğini anlatmıyor mu?

10) Said Nursinin ilim hayatını üç ayda tamamladığı, sorulan her soruya, tereddütsüz ve derhal cevap verdiği ve bu özelliğin ona rüyasında Peygamberimiz tarafından verildiği iddiası, isbatı olmayan büyük bir yalan mı yoksa onu kutsallaştırma çabası mıdır?

11) Said Nursi Peygamberlik iddasında bulunmuş mudur? Kuranda Hz.Muhammede açıklanmadığı halde Said Nursiye açıklanmış gizli gerçekler var mıdır? Risalei Nur; Kurannın gizli gerçeklerinin arştan inen kesin delili midir?

12) Bu sorulara cevabınız evet ise Said Nursi yeni bir peygamber, Risaleler ise yeni bir ilahi kitap, Kuran sırlarla dolu açıklanmamış gizli bir kitap, Hz.Muhammed ise Kuranın sırlarından habersiz veya haberi varsa bunları ümmetten saklamış bir peygamber olur ki böyle bir iddia küfür olmaz mı?

13) Bu sorulara cevabınız hayır ise öyleyse; Şualar, Birinci Şua, Yirmi dördüncü Ayet ve Ayetler, Üçüncü Nokta, c. I, s. 842. de geçen Kuranın gizli hakikatleri Risale-i Nur ile birlikte bize iniyor!! Tenzilül-Kitab cümlesinin sarih bir manası asrı saadette vahiy suretiyle Kitab-ı Mübîn'in nüzulü olduğu gibi, manayı işarîsiyle de, her asırda o Kitabı Mübin'in mertebe-i arşiyesinden ve mu'cize-i maneviyesinden feyz ve ilham tarîkıyla onun gizli hakikatları ve hakikatlarının bürhanları iniyor, nüzul ediyor... sözü büyük bir hayal mi yoksa Said nursiyi ve Risaleleri kutsallaştırma çabaları mıdır?

14) Risale Nurlar; Kuranı tasdik eden,tefsir eden,( varsa) sırlarını açıklayan ilahi bir kitap mıdır? Veya Risale Nurlar; Kurândaki âyetlerin âyetleri midir?

15) Bu soruya cevabınız evet ise Kuranın son ilahi kitap olduğunu ret etmiş olmaz mısınız?

16) Bu soruya cevabınız hayır ise öyleyse; Şualar, Birinci Şua, Yirmi ikinci Ayet ve Ayetler, c. I, s. 841 de geçen Resailin-Nur denilen otuz üç aded Söz ve otuz üç aded Mektub ve otuz bir aded Lem'alar, bu zamanda, Kitabı Mübin'deki âyetlerin âyetleridir. Yani, hakaikının alâmetleridir ve hak ve hakikat olduğunun bürhanlarıdır. Ve o âyetlerdeki hakaiki imaniyenin gayet kuvvetli hüccetleridir. Sözüyle ve yukarda geçen sözleriyle Said Nursi, Allahın Vay o kimselere ki, kendi elleriyle kitap yazarlar, sonra bu Allah katındandır derler. Hedefleri, onun karşılığında bir şeyler almaktır. Vay o ellerinin yazdığından dolayı onlara! Vay o kazandıklarından dolayı onlara!. (Bakara 2/79) ayetinin muhatabı olmuş olmaz mı?

17) Said Nursî; Hz. Aliye Sekine adında bir kitap indiğini, geçmiş ve gelecek bütün ilim ve sırların o kitapta olduğunu ve orada Risale-i Nurlara işaret edildiğini iddia etmiş midir?

18) Cevabınız evet ise; Said Nursi, Hz. Alinin yeni bir peygamber hatta bütün gaybı bilen ( ki bu sadece Allaha ait bir özelliktir) bir insan olduğunu kabul etmiş olmaz mı? Böyle bir inanç Kurana göre küfür değil midir?

19) Cevabınız hayır ise ; Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Onsekizinci Lema, c. II, s. 2079; de geçen : Hazreti Cebrail'in, Âlâ Nebiyyina (a.s.m.) huzuru Nebevide getirip Hz. Ali'ye Sekine namıyla bir sayfada yazılı İsmi Âzam, Hz. Ali'nin (r.a.) kucağına düşmüş. Hz. Ali diyor: "Ben Cebrail'in şahsını yalnız alâimüs-sema suretinde gördüm. Sesini işittim, sayfayı aldım, bu isimleri içinde buldum" diyerek bu Ismi Âzamdan bahs ile bazı hadisatı zikirden sonra tahdis-i nimet suretinde diyor ki: "Evveli dünyadan kıyamete kadar ulum-u esrar-ı mühimme bize meşhud derecesinde inkişaf etmiş, kim ne isterse sorsun, sözümüze şüphe edenler zelil olur." Sözüyle İslam dininin berraklığı bulandırılıp akıllara şianın sapık ve şirk kokan fikirleri mi sokulmak isteniyor?

20) Risalei Nur kusursuz, eksiksiz, izaha ihtiyacı olmayan ve mükemmel bir kitap mıdır?

21) Cevabınız evet ise Kuran dışında kusursuz, tam ve mükemmel bir kitap olabilir mi? Bu iddia insan eliyle yazılmış bir kitap için aşırı gitmek değil midir?

22) Cevabınız hayır ise Barla Lâhikası, Yirmi Yedinci Mektub ve Zeyilleri, c. II, 1415. de geçen Mübarek Sözler şübhesiz Kitabı Mübin'in nurlu lemeâtıdır. İçinde izaha muhtaç yerler eksik olmamakla beraber küll halinde kusursuz ve noksansızdır. Sözüyle delilsiz bir şekilde risaleler kutsallaştırılmış mıdır?

23) Bu devirde; Urvet-ül vüska, yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir hablullah yani Allahın ipi olan kitap Kuran mıdır yoksa Risalei Nur mudur?

24) Bu soruya cevabınız evet Risaledir diyorsanız Bakara 2/256; Ali İmrân 3/103. ayetlerinin hükmü kaldırıldı da bizim mi haberimiz olmadı?

25) Cevabınız hayır ise Şualar, On Birinci Şua, Onbirinci Meselenin haşiyesinin bir lahikasıdır, c. I, s. 985.de geçen Risale-i Nur bu asırda, bu tarihte bir urvet-ül vüskadır. Yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir hablullah yani Allahın ipidir. Sözü insanları Risalelere mahkum edebilmek için söylenmiş bir söz müdür?

26) Müslümanların şeriat, dua, ve ibadet kitabı Kuran mıdır, yoksa Risaleler midir?

27) Cevabınız Risaleler ise Kuran dışında başka bir ilahi kitap olduğunu iddia etmiş olmaz mısınız?

28) Cevabınız hayır ise ; Emirdağ Lahikası I, c. II, s. 1719. de geçen Risale-i Nur'un menşur-u hakikatında tam tecelli ettiğinden, hem bir kitab-ı şeriat, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı hikmet, hem bir kitab-ı ubudiyet, hem bir kitab-ı emr-ü davet, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir, hem bir kitab-ı hakikat, hem bir kitab-ı tasavvuf, hem bir kitab-ı mantık, hem bir kitab-ı İlmi Kelâm, hem bir kitab-ı İlmi İlahiyat, hem bir kitabı teşviki san'at, hem bir kitabı belâgat, hem bir kitabı isbat-ı vahdaniyet; muarızlarına bir kitab-ı ilzam ve iskâttır. Cümlesi Said Nursiye göre Kuran gibi Risalelerinde kutsal olduğunu göstermez mi?

29) Risalelerdeki bazı bölümler, Said Nursiye Allah tarafından; haberi olmadan, zorla mı yazdırılmıştır?

30) Cevabınız evet ise böyle bir iddiayı hangi akla ve mantığa göre ileri sürmektesiniz?

31) Cevabınız hayır ise; Kastamonu Lahikası, Yirmi Yedinci Mektup, c. II, s. 1589; ve Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sözler Yayınevi İstanbul 1991, s. 33. de geçen Aynen bu ehemmiyetli hikmet içindir ki, bâzı def'a haberim olmadan, ihtiyarım ve rızam olmadığı halde, ince hakaik-ı îmaniye ve kuvvetli hüccetler, müteaddit risalelerde tekrar edilmiş. Ben çok hayret ediyordum: Neden bunlar bana unutturulmuş, tekrar yazdırılmış? Sonra kat'î bir surette bildim ki: Herkes bu zamanda Risale-i Nura muhtaçtır, fakat umumunu elde edemez; etse de tam okuyamaz; fakat küçük bir Risale-in-Nur hükmüne geçmiş bir risale-i câmiayı elde edebilir ve ekser vakitlerde muhtaç olduğu mes'eleleri ondan okuyabilir. Ve gıda gibi, her zaman ihtiyaç tekerrür ettiği gibi o da mütalâasını tekrar eder. Sözüyle Said Nursi kendisine Allah tarafından bir şeyler yazdırıldığını dolayısıyla Allahın seçilmiş kulu olduğunu mu iddiaya çalışmaktadır?

32) Bu devirde Müslümanlar Kurana mı yoksa Risalelere mi muhtaçtır? Müslümanların tekrar tekrar okuması gereken kitap Kuran mı yoksa Risaleler mi?

33) Cevabınız Risaleler ise Kuranın tarihte kaldığını veya yeteri kadar insanlığın sorunlarına cevap veremediğini iddia etmiş olmaz mısınız?

34) Cevabınız Kuran ise ; Kastamonu Lahikası, Yirmi Yedinci Mektup, c. II, s. 1589; ve Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sözler Yayınevi İstanbul 1991, s. 33. de geçen Sonra kat'î bir surette bildim ki: Herkes bu zamanda Risale-i Nura muhtaçtır, fakat umumunu elde edemez; etse de tam okuyamaz; fakat küçük bir Risale-in-Nur hükmüne geçmiş bir risale-i câmiayı elde edebilir ve ekser vakitlerde muhtaç olduğu mes'eleleri ondan okuyabilir. Ve gıda gibi, her zaman ihtiyaç tekerrür ettiği gibi o da mütalâasını tekrar eder. Sözleriyle Said Nursi yazdığı kitaplarını kutsallaştırıp Kuranın önüne geçirmeye mi çalışmaktadır?
 

çerkeş18

Amatör
Üye
Sen ne diyon ya... KUR-AN HADİS' den örnek ver dedik, gitmiş gıybetten bahsediyo;

Gıybet Nedir...?

Gıybet olabilmesi için şahsın arkasından konuşmak gerekmez mi...? Sen şimdi DELİ SAİD dediğime mi kızıyosun.. Sizinle ilgili ise ne söylüyosam sizin yüzünüze söylüyorum kimseye özel mesaj atıp sizi çekiştirmiyorum ki...
a
Said nursi hayattamı.imam Rabbani hayattamı, Mevlana hayattamı senin inanışında gıybet değilmi
 
Üst Alt