Meyhaneye Gel

Tefsiz yanımıza gelme. Çünkü biz düğündeyiz.
Sen kalk davul çal âleme duyur ki Biz Mansûr'uz. Aşk ilkimini ele geçirmişiz.
Sarhoşuz ama üzüm şarabında sarhoş değiliz.
Senin düşüncenden, hayâl ettiklerinden çok uzaklardayız.

(Rubai 1428)Mevlana
 
KASİDE-İ HAMRİYYE

Sevgiliyi anarak şarab içtik
Onunla sarhoş olduk daha şarab yaratılmadan

Ayın ondördü onunkasesiydi, kendi güneş,çevresinde bir hilal
Nice yıldızlar parıldardı bir damla su karışsa

Rayihası olmasa ben meyhaneye nasıl yol bulurdum
Parlaklığı ise, zihnin onu temsiline imkan mı var?

Zaman ondan hiçbirşey bırakmadı, son bir damladan başka
Sanki onun kayboluşu insan aklının göğsüne gizlenmek gibi

Kabilenin içinde onun adını ansan halk sarhoş olur
Ama ne bir suç işlemiş, ne bir edebsizlik etmişlerdir

Testilerin ta dibinden süzülüp gelmiştir o
Ama ondan geriye kalan sadece bir ad

Birinin bir an için bile zihnine uğramış olsa
Sevinçle dolar baştanbaşa, hüznü kaybolur

Eğer dostlar onun testisi üstündeki mührü görseler
Daha içindekini tanımadan sarhoş olurlardı

Bir ölünün kabir toprağına serpilseydi ondan
Ruh bedene geri döner, canlanırdı ölü

Asmasının bittiği duvar gölgesine yatırsalardı hastayı
Ölümcül de olsa hastalık, hemen kurtulurdu

Onun içildiği meyhaneye götürseler kötürümü, yürürdü
Rayihasından söz edilse dilsiz dile gelirdi

Bir nefes kokusu şarka doğru esmiş olsa
Ta batıdaki burunsuz yeniden koku almaya başlardı

Onun kadehine dokunanın eli kızıla boyanır da
Elinde öyle bir yıldızla geceleyin yolunu şaşırmazdı

Doğuştan kör olan birine gizlice açılsaydı gözleri görür
Sağır onun şırıltısıyla yeniden işitirdi

Onun yetiştiği yere doğru bir kervan çıkarılsa
Ve aralarından birini yılan soksa zehir boşa giderdi

Büyücü onun adının harflerini mecnunun alnına yazsa
O harfler yetişirdi iyileştirmeye çılgını

O harfler bir ordunun sancağına yazılsa
O bayrağın altındaki herkes kendinden geçerdi

Safa ehlinin hallerini doğru yola koyar
Ve kararını kaybedenler onun sayesinde kendine gelir

Eli hiç cebine gitmeyen kimse onunla cömertliği öğrenir
Tahammül nedir bilmeyen, öfkelenince kendini tutmaya başlar

Kabilenin en aptalı dudaklarını onun süzgecine bir dayasa
Şarab ona kendi kalitesinin özünden birşeyler verirdi

Bana "bize o şaraptan haber,çünkü sen iyi bilirsin" diyorlar
Gerçekten ben onun vasıfları hakkında birşeyler bilirim

Saftır ama su değil hafiftir ama hava değil
Parlaktır ama ateş değil ruhtur bedene girmiş değil

Onun sözü ezelde bütün varlıklardan önce edildi
Hiçbir şekil ve hiçbir dış iz bulunmadığı bir zamanda

Ve herşey onunla varlığa büründü bir hikmetle ki
İdraki kısır olandan gizlenmiştir gerçek

Aklım onun aşkıyla öyle karıştı ki ikisi
Birbirine karışıp bir oldu,ama bir bedenin öbürüne girmesi değil

Üzüm asması yok şarap var Adem bana baba olduğu olduğu zaman
Asma var şarap yok asma bana anne olduğu zaman

Kabın inceliği gerçekte içindeki hakikatin inceliğidir
Ve içerdeki hakikatler kaplarla çoğalır

Araya ayrılık girdikten sonra bütün yine birdir ama
Ruhlarımız artık şarap bedenlerimiz asma olmuştur

Ondan önce bir "önce" yok ne de ondan sonra bir "sonra"
Bu şarap öyle ki bütün sonraların öncesi

Onun yapıldığı üzüm daha zaman başlamadan sıkıldı
Ve babamız ondan sonra dünyaya geldiği halde o bir yetimdi

Övgücülerini onu övmeye sevkeden işte bu güzelliktir
Ve ne güzeldir onun için yazılan şiir de nesir de

Onu bilmeyen ismi anıldığı zaman sevinçten titrer
Tıpkı Na'mın sevgilisi onun adı geçince nasıl titrerse

"Sen onu içmekle günah işledin" dediler yok, hayır
Benim içtiğim şey içilmemesi günah olandı

Manastır halkının sıhhatine,Ne kadar sarhoş olmuşlardır
Ama onu içmiş değiller ki, sadece heves ederler.

Ama ben benim başım onunla daha doğmadan döndü
O sarhoşluk hep sürecek, kemiklerim çürüse bile

Onu saf tut. Ama karıştırmak istersen
En kötüsü sevgilinin ağız suyuna sırt çevirmendir

Onu meyhanede ara; orada onun kendini göstermesine bak
Güzel ezgiler içinde çünkü onunla müzik ne yüce ödüldür

Şarap hiç bir zaman hüzünle bir arada bulunmadı
Keder de tadlı müzikle hiç birlikte olmaz

Sana verdiği sarhoşluk bir an içindir, ama boş ver
Göreceksin zaman senin emrinde bir köledir ancak

Ayık yaşayana bu dünyada mesele yok
Ayık ölen ise hikmete giden yolu hiç bulmayacak

Bırak kendi için ağlasın, hayatı boşuna geçmiş
O şarabı az veya çok tadmadan giden

İbn-ül Farid
 
“Bir sarhoş meyhaneden çıkıp da yolunu şaşırınca, çocukların maskarası ve eğlencesi olur. O sarhoş, böylece sekr halinde bulunur. Çocuklar ise, onun şarap zevkinden ve sersemlik neşesinden habersiz olarak arkasına takılır. ALLAH’ın aşkından sarhoş olanlardan başka, bütün halk çocuk mesabesindedir. Heva ve hevesten kurtulmuş olanlardan başkası, büluğa ermiş değildir.”

Mevlana
 
Üst Alt