• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Mevlana'dan

İnci

Kıdemli
Üye



Hangisiyim Ben

Şu insanlardan hangisi ben'im?
Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle,
ağzıma, sözüme kulak asma.
Hem sen beni elden çıktı bil.
Yoluma kadeh madeh koyayım da deme.
Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim.

Hem ben tıpatıp sana benzerim.
Ağlarsan ağlarım,
gülersen gülerim.
Asıl sen vardın ortada,
ben senin elinde bir ayna.
Sen yeşillikte bir ağaç,
ben senin gölgen.

Ben senin gôlgen olduktan sonra
hemen gider kendime bir dost ararım
kurmak için yanında çadırımı,
ararım bir taze gül fidanı.

Sonra sâkinin kapısına varır,
vurur testimi kırarım.
Sonra oturur bardak bardak içerim
ciğerimden akan kanı

Mevlana Celaleddin Rumi
 

İnci

Kıdemli
Üye


Verdim canımı gitti

Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
hiç durma, bağır:
Kaçan bir kul gördünüz mü ey insanlar, de,
tertemiz kokan bir kul gördünüz mü,
ay parçası bir yüzü var,
baştanbaşa fitne.

Savaş vakti tez gider, de , tellal,
barış vakti uysal olur, de.

Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
hiç durma, bağır:
İnce boylu, güler yüzlü, tatlı sözlü,
tez canlı, çevik bir kul gördünüz mü?
Sırtında bir al kaftan taşıyor.

Kucağında bir rebap, elinde bir yay var, de , tellal,
Çaldığı hep güzel, hep sıcak havalar, de.

Nerede bir topluluk görürsen, tellal,
hiç durma, bağır:
Onun bağından bir meyva devşiren var mı ey insanlar, de,
onun gül bahçesinden bir demet gül deren var mı?

İş ki çıksın bir habercik getirsin biri ondan bana, tellal
çıksın biri ondan bana bir şeyler desin iş ki,
söyle, verdim canımı ona gitti, telal,
verdim ona gitti.

Mevlana Celaleddin Rumi
 

İnci

Kıdemli
Üye



Ey Balçık Dünya

Seni bildim bileli,
ey balçık dünya,
başıma nice belâlar geldi,
nice mihnet, nice dert.
Seni sırf belâdan ibaret gördüm,
seni sırf mihnetten, dertten ibaret.

İsa'nın yurdu değilsin sen,
yayıldığı yersin eşeklerin.
Nerden tanıdım seni bilmem ki,
nerden parçası oldum bu yerin,

Bana vermedin bir yudum tatlı su,
sofranı yaydın yayalı.
Elimi ayağımı bağladın gitti,
elimin ayağımın farkına varalı.

Bırak da bir ağaç gibi
yerin altından çıkarıp ellerimi
sevgilinin havasıyla sarmaşdolaş olayım,
uzayıp gideyim bâri.

Ey çiçek, dedim çiçeğe,
dedim, bu küçük yaşta sen,
neden ihtiyar oldun bu kadar,
dedim, nasıl oldu bu böyle?

Çocukluktan kurtuldum, dedi çiçek,
sabah rüzgârını tanıyalı,
hep yukarlara doğru çıkar
yukarlardan gelmiş bir ağaç dalı.

Şunu da söyledi çiçek:
Madem aslımı tanıdım,
madem yersizlik âlemi aslım,
artık bana tek bir şey düşecek:
Yücelip aslıma gitmek.

Sus yerter artık,
var git yokluğa haydi,
yoklukla yok ol.
Git, yokluklardan tanı
yokluktan var olanı.

Mevlana Celaleddin Rumi
 

İnci

Kıdemli
Üye



İsyan Etmişim

Aya öfkelenmişim ben,
işte böyle kapkaranlık bir gece olmuşum.
Padişaha kızmışım,
çırılçıplak bir yoksul olmuşum.

Güzeller sıltanı gel demiş,
evine çağırmış beni.
Ben bir yolunu bulmuşum,
yola baş kaldırmışım.

Sevgilim baş çeker, naz ederse,
gamlara atar, kararsız korsa beni,
bir kez olsun ah demem, inad için.
Ah'a da kızmışım ben.

Bir bakarsın altınla aldatırlar beni o.
Bir bakarsın şanla şerefle aldatırlar beni.
Oysa altın falan istemiş değilim ondan,
şanla şerefe hele çoktan boş vermişim.

Ben bir demirim,
mıknatıstan kaçıyorum.
Bir saman çöpüyüm ben,
mıknatıslara yan çizmişim.

Ben öyle bir zerreyim ki,
bütün âleme isyan etmişim.
Havaya, toprağa isyan etmişim,
Ateşe, suya isyan etmişim.
Altı yöne isyan etmişim.
Beş duyuya isyan etmişim.

Hava, toprak, ateş, su da neymiş ki,
altı yön de neymiş,
beş duyu da ne.
Benim için hiç bir şey umurumda değil.

Mevlana Celaleddin Rumi
 

İnci

Kıdemli
Üye



BİR YOL VARDIR

Bilginin aktığı bir yol vardır
ses ve varlık arasında.
Açılır disiplinli sessizlikte.
Kapanır dolanıp duran konuşmayla.

Mevlâna
 

İnci

Kıdemli
Üye



ÖPMENİN FİYATI

Çok isterdim öpmeyi seni
“Hayatındır öpmenin fiyatı.”

Bağırarak koşuyor şimdi sevgim hayatıma doğru,
“ne ucuza bu pazarlık yahu, haydi alalım onu!”

Mevlâna
 

İnci

Kıdemli
Üye



KIRMIZI

Utancından kızaran, kırmızı
bütün gül bahçesinin kırmızısı oldu.

Iraklık kırmızı,
su kaynatan soba kırmızı,
kankırmızısına dönen dağ kırmızı,
bir dağ gizlice yakutlar barındırır içinde.

Seni mi daha mı çok severim ben
yoksa senin utancını mı?

Mevlâna
 

İnci

Kıdemli
Üye



KARŞITLAR

Tanrı sizi bir duygudan ötekine çevirir
ve karşıtların yoluyla öğretir,
iki kanadınız olsun diye uçmak için,
bir tane değil.

Mevlana
 

İnci

Kıdemli
Üye
AŞK ENERJİSİDİR BİR GİRDAPIN

Bir aşık olmak
ve hasta ve pişman hissetmek kendini
el ele gitmez beraber.

Aşk bir ejderhadır.
Mahcup olmak küçük bir solucan.

Biri Tanrının niteliklerinden biri
Ötekisi, düşünmekle dolu bir ruh hali.

Ay ışığıdır aşk duvarı üzerinde yatak odanızın,
enerjisi bir girdapın.

O orada olmadığı zaman,
bir insan olur bir çılgın
balık, dibinde yerin
olduğu girdapın,

ya da boş bir korkuluk arasında uyuyanların.

Mesnevi (VI, 969-983)
 

İnci

Kıdemli
Üye
HAYKIRMAK

Çok büyük dayanaklardır ağlamak ve haykırmak yüksek sesle.
Beklemektir bütün yaptığı meme veren bir annenin
bebeğini duymak için.

Küçük bir hıçkırık başlangıcı yalnızca
ve hemen oradadır o.

Haykır. Vurdum duymazlık etme
ve sessiz durma acınla. Ağlayıp sızla,
ve bırak sevecenliğin sütü aksın senin içine.

Rüzgâr ve şiddetli yağmur
yollardır buluta ait
bize göz kulak olmaya.

Mevlâna
 

İnci

Kıdemli
Üye
BIRAKILMIŞ DIŞINDA YAŞANTININ

O uykumda başa gelir tekrar.
Bir çekirdek açılır uykusuzluktan.
Fakat yollarım ve araçlarım vardır benim
onu görmemezlikten gelmek için.

Sen dersin, Ne kadar süre başkalarından dileneceksin,
senden doğan şeyler varken
istediği imparatorların?

Ne diye vaktimizi bayağı şeylerle harcayalım?
Bana senin dediğini başka kim diyebilir?

Eğer tekrarlayabilseydim onu,
gelip geçen insanlar aydınlatılabilirlerdi
ve giderlerdi kurtarılmış olarak.

Göğsümün içinde bir okyanussun sen
herkesin yer değiştirdiği,
inanmayanla inanan, alaycı tiple aşık olan,
dervişle sultan.

Dün gece uykuma gelen sendin
sorarak, Nasılsın?

Bırakılmış dışında yaşantının,
bekliyorum,
ağlayarak.

Mevlâna
 

İnci

Kıdemli
Üye
BİR KAÇ ÖPÜŞ VARDIR İSTEDİĞİMİZ

Bir kaç öpüş vardır istediğimiz
bütün ömürlerimizle,
ruhun bedenin üstüne değmesi.

Deniz suyu yalvarır inciye
kabuğunu kırsın diye.

Ve zambağın ne kadar hırsla
vardır gereği vahşi bir sevgiliye.

Geceleyin, açarım pencereyi
ve sorarım aya gelsin diye
ve bastırsın yüzünü benimkine karşı.
Nefes versin içime.

Kapa dil-kapısını
ve aç aşk-penceresini.

Ay kullanmaz kapıyı,
yalnız camı.

Mevlâna
 

İnci

Kıdemli
Üye
Mineral olarak öldüm, bitki oldum.
Ve bitki iken öldüm, hayvan oldum..
Hayvan olarak öldüm, insan oldum.
Öyleyse ölerek kaybolmaktan neden korkarsınız..
Gelecek ölümümde,
Melekler gibi tüylerim ve kanatlarım olacak
Ve sizin hayal bile edemeyeceğiniz
O olacağım...

Mevlâna
 

İnci

Kıdemli
Üye
SES VE RENK

Kartal gibi
Süzülerek uçtuğunu düşün uçurumun yüzünden.
Kaplan gibi
Yalnız yürüdüğünü düşün ormanda.
En yakışıklı olduğun zaman yiyecek peşinde koştuğundur.

Bülbüller ve tavuskuşları ile
Daha az harca vaktini.
Biri sadece ses,
Öteki sadece renktir.

Mevlana
 

İnci

Kıdemli
Üye
SANAT

Senin ışığında öğrendim sevmeyi.
Senin güzelliğinde şiirler yaratmayı.

Dans edersin göğsümün içinde,
herkesten saklı,

fakat, görürüm seni ben bazen,
işte bu sanat o manzara.

Mevlana
 

İnci

Kıdemli
Üye
GİTME BENSİZ

Tatlı tatlı süzülerek geçen gözümün nuru
Gitme bensiz.
Dostlarının ömrü, bahçeye girme bensiz.
Gök, donme bensiz.
Ay, parlama bensiz
Dünya, yola çıkma bensiz
Ve zaman, geçme bensiz.

Bu dünyay senle şenlik, şu dünya senle şenlik
Bu dünyada oturma bensiz.
O dünyaya doğru yola çıkma bensiz.
Hayal, tanıma bensiz
Ve dil, okuma bensiz.

Bakış, durup bakma bensiz,
Ve ruh, gitme bensiz.

Gece ay ışığında yüzünü ak görür,
Ben ışık, sen ay,
Cennete gitme bensiz.

Diken güllerin barınağında ateşten korunur,
Yüz: Sen gül, ben diken,
Gül bahçesine girme bensiz.

Marangoz tokmağının yayında koşarım gözün bende iken,
Gene de gözünü ayırma benden,
Sürme tokmağı bensiz, gitme bensiz.

Sevinç, sen kralın yoldaşısın, içme bensiz.
Ve gece bekçisi, kralıın d***** çıkarken
Çıkma bensiz.

Yazıklar olsun senin işaretini görmeden yola çıkana,
Ey işaretsiz kişi, sen benim işaretimsin,
Gitme bensiz...

Yazıklar olsun benim haberim olmadan yola çıkana,
Ey yolu bilen kişi, sen benim yol habercimsin.
Gitme bensiz.

Başkaları sana aşk derler. Bence sen aşk hükümdarısın
Ey şunun bunun hayal gücünden daha yüksek olan kişi
Gitme bensiz...

Mevlâna Celalettin-i Rumî
 

İnci

Kıdemli
Üye
14.üncü Rübaî

İlkönce bin bir çeşit şefkatle beni bağrına bastı,
Sonra bin bir çeşit işkenceyle cezalandırdı beni.
Gönlünce oynattı tezgâhımı aşkının oyununda,
Ve kendimi kaybedince Onda, fırlattı attı beni.

Mevlana
 

İnci

Kıdemli
Üye
GÜNDOĞUMU YAKUTU

Sabahın erken saatinde,
şafaktan hemen önce, sevgili ve sevgilisi uyanır
ve su içerler.

Sorar sevgilisi, “Beni mi seversin daha çok yoksa kendini mi?
Gerçekten, bana doğruyu söyle kesin.”

Sevgili der, “Birşey yok benden kalan.
Ben yakut gibiyim gündoğuşuna kaldırılıp tutulan.
Hâla bir taşmıdır o, yoksa kırmızıdan
yapılmış bir dünya mı? Yoktur direnci gün ışığına.”

İşte bu yüzden Hallaj , Ben Allahım, dedi,
ve gerçeği söyledi!

Yakut ve gün doğuşu birdir.
Yürekli ol ve disipline sok kendini.

Kulak ve duymak ol tamamiyle,
ve kulağına küpe gibi tak bu güneş-yakutunu.

Çalış. Kazmaya devam et kuyunu
Düşünme bile çalışmayı bırakmayı.
Oralarda bir yerlerdedir su.

Teslim et kendini hergünki uygulamalara
Kapı üstünde halkadır
hakkını vermen onlara.

Sürdür kapıya vurmanı, ve içerdeki sevinç nasılsa
açacaktır sana bir pencereyi
ve bak dışarıya,
kim var orada?

Mevlâna- The Essential Rumi Coleman Barks
Çeviren: Vehbi Taşar
 
Üst Alt