Mesnevi'den...

Altinci reşha:

Arkadaş!
O hutbe-i ezeliyeyi okuyan zât,
kâinatın kemalâtını keşfeden canlı bir güneştir.
Saadet-i ebediyeyi ihbar ve tebşir ediyor.
Nihayetsiz rahmeti keşfetmiş, ilân ediyor.
Saltanat-ı rububiyetin mehasininin dellâlı
ve esma-i İlahiyenin gizli definelerinin keşşafıdır.

Evet! O Zât (A.S.M.) vazifesi itibariyle,
hakkın bürhanı,
hakikatın ziyası,
hidayetin güneşi,
saadetin vesilesidir.

Şahsiyet ve hüviyet cihetiyle,
muhabbet-i Rahmaniyenin misali,
rahmet-i Rabbaniyenin timsali,
hakikat-ı insaniyenin şerefi,
şecere-i hilkatin en kıymetdar ve kıymetli bahadar bir semeresidir.

Tebliğ ettiği dini de hârika bir sür'atle
şark ve garbı ihata etmiş,
nev'-i beşerin beşte biri kabul etmiştir.

Acaba böyle bir zâtın davalarında, nefis ve şeytanın münakaşa ve itirazlarına bir imkân var mıdır?

R. N. K.
 
Üst Alt