• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Melekler ve iblisler

  • Konbuyu başlatan Bealive
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 12
  • Görüntüleme 13K

Bealive

Acemi
Üye
Meleklerin İsimleri

A'albiel - Archangel Michael'ın bir yardımcısı.

Abel - Cennete inen ruhlar Abel tarafından sorgulanır. 12 Yüce Güç'ten biridir. 4.Cennet'in meleği.

Achaiah - Sabırın ve doğanın meleği.

Af Bri - Yağmuru kontrol eden melek.

Aftiel - Alacakaranlık meleği.

Akatriel - Esrar meleği, yargılanan suçluların cezalarını o ilan ederdi.

Ambriel - İnsanların özgürlüklerini korur, onun sayesinde düşündüğümüz şeyleri rahat söyleyebiliriz.

Anael - Yaratılan 7 melekten bir tanesi. Baş Meleklerin (Archangels) Prensi, Venüs'ü yönetirdi. 2.cennet meleğidir ve dünyadaki krallıkları o yönetirdi.

Anafiel - Merkabah'in Baş Meleği.

Ashriel - Ölenlerin ruhlarını bedenden ayıran melek.

Azrael - Ölüm meleği. ''Hiç durmadan büyük bir kitaba insanların doğumlarını yazan ve öldükleri zaman silen melek.''

Baabiel - Cabala'da birinci cennette görev alan melek.

Bahram - Zafer meleği.

Baradiel - 7 cennetin prenslerinden biri. 3.cennet meleği olan Baradiel, yeryüzünü yöneten prenslerin en ''büyük, güzel, harika ve onurlusuydu.'

Baraqyal - Ölümlü kadınlarla beraber olmak icin cenneti terkeden meleklerden bir tanesi. Bazı kaynaklarda Baraqyal 200 Düşen Melekler (fallen angels) listesinde yer almıştır.

Barbiel - Bir Ekim meleği.

Barkiel - Işık meleği, bazı yerlerde Uriel olarak da geçer.

Bethor - Güçlü bir melek, Jüpiter'i yonetirdi.

Black Angels - [Kara Melekler] Özellikle İslam kültüründe ''Fallen Angels''[Düşen Melekler] anl***** gelir.

Blinded Angels - Seytan icin kullanılan bir terim.

Blaef - Hava ve rüzgarın bir Cuma meleği.

Boel - 7 melekten bir tanesi, 1.cennette görev alıyordu. Dünyanın 4 köşesinin anahtarları onda gizliydi. Ayrıca Satürn'ü yönetirdi.

Calliel - 2.Cennette görev alan meleklerden biri.

Camael - En büyük meleklerden biri, güzelliği, neşeyi, mutluluğu, barışı temsil eder. Ona dua edenleri ödüllendirirdi.

Cassiel - Cumartesi'nin meleği. 7.cennetin yöneticisi.

Chaldkydri - Baş Melekler ve güneşin uçan elementleri. 12 Kanatları var ve güneşe yükseldikçe şarkı soylerler. 4.Cennette Anka kuşları ve bunun gibi cennet yaratıklarıyla görev alırlar. Tuhaf ama olağan üstü güzel bu yaratıkların altları aslana, üstlerininse timsaha benziyordu, kanatları rengarenk kartal kanatlarıydı. Archangel Gabriel'in yönetimi altında çalışırlar Eden'in bahçesini korurlardı.

Cheriour - Yaptığı korkunç bir suç sonunda cezalandırılmış melek.

Chosniel - Yalvarılmanın sonucunda birinin kalbinin açmasına neden olan melek.

Colopatiron - Yüreğimizdeki ekonomik, piskolojik ve her türlü sıkıntıların hapisanesini açan melek.

Cupra - En büyük ışık meleği.

Dalquiel - 3.Cennetin 3 meleğinden biri.

Damael - Bir Salı günü meleği, 5.Cennette görev alıyordu.

Dark Angel - Esrarlı bir yaratık, neredeyse melek denilebilir, İbrani'lerin reisi Jacob ile güreşti. Bu gönderilen meleğin kim olduğu konusunda karışıklıklar var. Olabilecekler Michael, Uriel, Chamuel, Peniel ve Metatron. Ayrıca Dark Angel(Kara Melek)'ların kutsal ruhlar olduğu da söyleniyor.

Angels of Darkness (Karanlik Melekler) - Karanlık Prensi ile eş tutulan, korku dolu bir melek. Satan, Lucifer ve ya Belial'ın Karanlık Melekler olduğu söylenir.


Death Angel - Tarih boyunca, dünyanın her yerinde bulunan Seytan Melekleri, Fallen Angel'larla karıştırılmalarına karşılık Tanrı'nın en sadakatlı hizmetkarlarından biridir. Bebriel, Metatron, Sammael, Adriel, Azrael ve Hemah ölüm melekleridir.

Derdekea - Güçlü, yeryüzündeki insanların duaları üzerine yere inen dişi melek.

Dina - Dünya yaratıldığı zaman Dina insanlara 70 farklı dili konuşmayı öğretti.

Djibril - İnanç meleği.

Djin - Archangel Gabriel'in yardımcısı. Atesin Kralı, saçları ateşten olan, çok iri yapılı olan bir melekti.

Duma - Mısır'da sessizlik meleği. Bazı yerlerde Fallen Angel olarak geçer.

Eden - Adam ve Eve'in cennetten kovulmadan önce yaşadıkları yer.

Eheres - Öfkenin çıkarılması için dua edilen melek.

El Auria - Ateş meleği.

Elders - Tanrı'nın tahtının çevresinde oturan 24 melek grubu. Bu melekler Tanrı'nın en kıdemli yardımcılarıydılar.

Elimiel - Ay meleği.

Eloa - İsa'nın bir gözyaşından doğduğu söylenen melek.

Emmanuel - İsimsiz meleklere verilen genel ad.

Erelim - En cesur meleklerden biri.

Esme - Nazik ve cana yakın bir koruma meleği.

Eth - Güçlü bir melek, ''herşeyin zamanında olacağını'' insanlara anlatır.

Eurabatres - Bir Venüs meleği.

Exael - Kutsal kitapta anlatılan 10 kutsal melekten biri. Cennetten dünyada yaşamak istediği için düşmüştür.

Fabriel - 4.cennette görev alan bir melek.

Famiel - Bir Cuma meleği.

Forneus - Cennetten düşmesinden önce, Tanrı'nın cok sadık bir hizmetkarıydı. Düştükten sonra yeraltının prensi oldu.

Fraciel - 5.Cennetin bir Salı meleği.

Framoch - Gecenin 7.saatinin meleği.

Friagne - 5.cennetin bir Salı meleği.

Fromzon - Gecenin 3.saatinin meleği.

Gaap - Cennetten düşen meleklerden biri, şuan cehennemde görev alıyor.

Gadiel - En kutsal meleklerden biri.

Gadreel - Azazel gibi, Gadreel de insanlara savaşı ve silahları tanıştırdı.

Gamsiel - Narcoriel'e hizmet veren gecenin 8.saatinin meleği.

Garfiel - 5.cennetin koruyucularından biri.



Gaviel - Gargatel ve Tariel ile beraber yaz mevsiminin 3 meleğinden biri olarak görev alır.

Geburah ve ya Geburael - Tanrı'nın sol kolu olan meleklerden bir tanesi.

Gedemel - Hagiel'in komutasında Venüs'de görev alan bir melek.

Gehegiel - 6.cennetin koruyucularından biri.

Germael - Tanrı tarafından dünyaya Adem'i topraktan yaratmak için gönderilen melek. Bu görev ayrıca Gabriel'e de verilmiştir.

Grigori "izleyiciler" - Tanrı'nın emirlerine karşı geldikleri için cezalandırılan, yeryüzünde insanlarla beraber yaşayan dev boyutlarında melekler.

Habbiel (Habiel) - İlk cennetin bir pazartesi meleği, Aşk ve romans ağırlıklıdır.

Hadiririon - Tanrı'nın sevdiği meleklerinden biri. Büyülü sözler ile yeryüzüne indirilebilir.

Hagios - Tanrı'nın gizli isimlerinden biri.

Hahaiah - Saklı kalmış gerçekleri ve çözülmeyen mistik olayları ölümlülere açıklar.


Hamied - Mucizelerin en büyük meleği.

Harudha - Su elementini yöneten dişi bir melek.

Helemmelek - Mevsimleri yöneten meleklerden biri.

Hismael - Gezegen Jüpiter'in yönetici ruhu.

Husael - 3.cennette görev alan bir melek.

Iacoajul - Gecenin 11. saatinin meleği.

Iadara - Başak burcu meleği.

Iahmel - Rüzgarı yöneten meleklerden biri.

Iax - Karın ağrısını geçirebilen bir melek.

Idrael - 5. cennetin koruyucularından biri.

Iofiel (Yofiel, Zophiel) - 7 Baş Meleklerden biri, Torah'ın prensi ve bütün tahtların kralı.

Irin - 5. cennette görev alan ikiz melekler. İrin, ikizi Qaddisin ile beraber hakimlik görevi yapıp haklı ile haksızın kim olduğuna karar verirler.

Janiel - Bir 5.cennet meleği.

Jazar - "Zorla sevgiyi getiren" bir deha melek.

Jophiel - Kendi içimizdeki ışığı bulmamıza yardımcı olan melek.

Joustriel - Günün 6.saatinin meleği.

Jukar - Bütün meleklerin prensi.

Kabniel - Aptallığı önleyen bir melek.

Karoz - Raporcu melekler.

Katzfiel - 6.cenneti kılıcıyla koruyan prenslerden biri.

Kyriel - Ay gezegeninin 28 konağını koruyan 28 meleklerden bir tanesi.

Labezerin - Başarı meleği.

Lazai - Ateşten kurtulmaya yardımcı olan bir melek.

Leliel - Gecenin efendilerinden biri.

Lepha - Sembollerin ve işaretlerin meleği.

Logos - En yaşlı melek.

Madan - Merkur'un yöneticilerinden biri.

Mael - Su elementini yöneten Baş Meleklerden biri.

Maktiel - Ağaçları yöneten bir melek.

Manakel - Su hayvanlarının meleği.

Manu - Kader meleği.

Melioth - Cennet ve yeryüzünde yolculuk eden 9 melekten biri.

Memuneh - Rüya ve hayaller meleği.

Michael - İnanış, yardımseverlik ve bu gibi erdemleri taşıyan bir Baş Melek. Ayrıca uykusuzluk meleğidir. Bu melek savaş sırasında Tanrı'nın sağ kolu olmuş, Satan ve güçlerini bozguna ugratmıştır.

Mordad - Ölüm meleklerinden biri.

Munkir and Nakir - Islamiyet'e göre insanları mezarlarında sorgulayan melekler. Ancak aniden ölenleri ziyaret ederler. Cehenneme ve ya cennete gidip gitmeyeceklerine karar verirler.

Murmur - Düşen bir melek.

Nahaliel - Irmakların meleği.

Narsinha - Yarısı insan gibi olan, diğer yarısı ise aslana benzeyen ruh.

Neria - "Tanrı'nın ışığı"

Nisroc - Özgürlüğü temsil eden kartal biçiminde simgelenmiş melek.

Och - Güneşin meleği.

Oertha - Kuzey meleği.

Omophorus - Dünyayı omzunda bir atlas gibi taşır, insanlara yön gösterir.

Onayepheton - Tanrı'nın ölüleri diriltip yeniden hayata döndürmesinde görev alan ruh.

Ori**** - Kış mevsiminin meleklerinden biri.

Otheos - Hazinelerin bulunmasını sağlayan kutsal ruh.

Ouestucati - Deniz rüzgarını estiren bir dişi melek.

Oumriel - 4.cennette görev alan bir melek.

Penat - 3.cennette görev alan bir cuma günü meleği.

Pendroz - 7.saatin meleklerinden biri.

Phaldor - Kehanetlerin meleği.

Phul - Gezegen Ay'ın efendisi.

Presnostix - Gecenin 6.saatinin meleği.

Pruel - Güney Rüzgarının kapılarını koruyan meleklerden biri.

Psychopompoi - Ölümden sonra ruhlara cennetteki ikematgahlarına kadar refakat eden koruyucu melek. Michael, Elijah ve Sandalphon Psychopompoi'lerden bazılarıdır.

Qadosch - Mürekkep ve renkler ile çağırılan bir ruh.

Qafsiel - Gezegen Ay'ın hükümdarlarından olan bir melek. 7.cennet koridorunun koruyucusu. Eski İbranilerde Qafsiel düşmanlara karşı büyüyü kuşun kanıyla yazar ve güvercinin ayağına ya da kanadına bağla***** uçmasına izin verirdi. Eğer güvercin uçarsa bu büyünün tuttuğu ve o düşmanın da uzaklara uçtuğu anl***** gelirdi.

Quelamia - İlk cennetin 7 tahtının hükümdarlarından biri.

Ra'asiel X - Dini Ayinler sırasında çağırılan melek.

Radueriel (Vretil) - Cennetin kayıt tutan meleği, kutsal ilahilerin başı ve kendinden zayıf olan meleklerin yaratıcısıdır. Bütün şiir meleklerinin ve ilham perilerinin ustasıdır, Yüce Meleklerin arasında eşsiz bir yere sahiptir.

Rahdar - Kardeşi Phakiel'in de yardımıyla Yengec burcunu yönetir.

Rain - Su ve yağmurun melekleri, isimlerini tekrar tekrar söyleyince gelirlerdi; " Mathariel, Ridia, Matriel ". Suyun kutsallığına inananlara yardımcı olurlar. Ayrıca bu meleklere reankarnasyon (yeniden doğuş) için de dua edilirdi.

Ramona - Cermenler'de bilgen olan bir dişi koruyucu.

Rampel - Bir dağa tırmandığımız ve ya en basitinden dağa gözümüzü kaydırdığımızda bile bize yakın olan melek.

Raphael - Cennetin prenslerinden ve Güneş'in koruyucularından biri. Bu Baş Melegin bütün canlılara karşı iyileştirme gücü vardır. Raphael neşe, aşk, merhamet ve mucizeleri temsil eder. İnsanları dua etmeye teşvik eder. Yolculuğa çıkmış kişilerin arkasını kollar. Ayrıca Raphael bilimsel yönlerden de insanları cesaretlendirir.

Raziel (Galizur) - Gizem ve sır dünyasının meleği.

Rehel - Dine karşı olanlar ile savaşan bir melek.

Risnuch - İnsanların tarım ve tarlaları için dua ettikleri melek.

Rochel - Kayıp eşyaları bulan melek.

Rusvon - Müslümanlara göre cennetin anahtarlarının olduğu melek.

Sachluph - Bitkilerin meleği.

Sahaqiel - Gökyüzü meleği.

Salilus - Mühürlü kapıları açan bir melek. Ayrıca günün 7.saatinin bir meleğidir.

Sam Hii (Shom Hii) - Kuzey Yıldızı'nın hükümdarlarından biri. İsmi "Hayatın Yaratılısı" anl***** gelir.

Samandiriel - Hayal gücünün meleği, bize geniş bir hayal gücüne sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu ve bu şekilde bir çok şeyi gerçeğe dönüştürebileceğimizi gösterir.

Sangrariel - Cennetin kapılarını koruyan meleklerden biri.

Schrewneil - Güzel bir anıyı hatırlayınca cağırılan melek.

Sebhael - Bir kişinin kötü ve iyi davranışlarının yazıldığı kitaptan sorumlu olan ruh.

Sedim - Kötü ruhların çıkarılmasında yardımcı olan ruhlar.

Seheiah - Ateş ve hastalığa karşı direnç sağlayan melek.

Shamshiel - Gün ışığı meleği.

Shateiel - Sessizliğin meleği.

Shekinah - Kurtuluş ve özgürlüğün bir dişi meleği. Her zaman insanlara yakın olur, onları doğru söylemeye iter. Bazıları onun Tanrı'nın feminen tarafı olduğunu söyler.

Shetel - Tanrı'nın Adem'e hizmet etmesi için görevlendirdigi 3 melekten biri. Görevlerinden biri etini pişirmek ve şarabını soğutmaktı. (Fallen: o ne bee?)

Sizajasel - Bir Yay burcu meleği.

Sofiel - Ölü ve canlı ruhların kayıtlarının tutulduğu kitaptan sorumlu bir meleksel yaratık.

Sphener - Hastalık iblisi Mardero ile savaşması icin çağırılan bir kutsal ruh.

Strateia - Cennetteki yıldızların düşmesini sağlayabileceği söylenen bir meleksel yaratık.

Sui'el - Yeryüzünde olan depremler üzerinde güç sahibi olan melek.

Suriel - Aynı Raphael gibi, Suriel de cennetin prenslerinden biri ve iyileştirme gücü olan bir melektir. Olüm meleklerinden ve Yüce Baş Melek'lerden bir tanesidir, çağırıldığı zaman bir öküz şeklinde belirebilir.

Tablibik - Erdemlerinden bir tanesi çekicilik olan melek.

Taharial - Aklımızı netleştirmemize ve düşüncelerimizi temizlememize yardımcı olan melek.

Talia - Cennetin damlası, melek anl***** gelir.

Tarot - Zaman meleği. Beyazlar içinde, başında halesi ve alevli kanatlarıyla dünya ve cennet arasında bir yerlerde durur.

Trsiel - Nehirlerin hükümdarı olan bir melek.

Tsaphiel - Ay Gezegeninde görev alan bir melek.

Tzadiqel - Jüpiter Gezegenini perşembe günlerinde yöneten melek.

Tzadkiel - İlahi adaletin meleği.

Uriel - Edebiyat ve muziğin ustası, en kötü hayal kırıklıklarımızın en güzel dualara dönüşmesini sağlar.

Urpaniel - Kötü ruh ve şeytan cıkarmayı sağlayan bir melek.

Uzziel - Merhamet meleği.

Valoel - Barışı sağlayan melekler.

Vassago - Kadınların en gizli sırlarını bile bulabilen melek.

Vesta - Kutsal Ateş'in meleği.

Yekahel - Merkur Gezegeninin meleklerinden biri.

Yephiel - Kötü ruhlara karşı koruma sağlayan melek.

Yrouel - Korku meleği, hamilelik sırasında kadınları korur.

Yurkemi - Kendisine diz çökülen bir melek.

Zachriel - Anı ve hatıraların meleği.

Zafrire - Gün boyunca gezinen ruhlar.

Zagzagel (Wisdom) - Bilgelik meleği, 4.cennetin en büyük koruyucusu.

Zahariel (Brightness) - Ayartma ve şeytana uyma gibi günahlara engel olmamızı sağlayan melek.

Zaliel - 5.cennette görev alan bir Salı günü meleği.

Zazel - Asiel ile birlikte ani ölüme karşı insanları korur.

Zizuph - Esrar ve gizem dolu olayları çözmeye yarayan melek.


MELEKLERİN GÖREVLERİ
4 Element Meleği


Ateş : Seraph & Nathaniel

Hava : Cherub

Su : Tharsus

Toprak : Ariel


4 Rüzgarın Meleği


Güney : Uriel & Raphael

Doğu : Michael

Batı : Raphael

Kuzey : Gabriel
**************************************** ********** ********
Açığa Vurma Meleği : Gabriel

Adalet Meleği : Tsadkiel & Azza

Ağaç Meleği : Maktiel

Ahlak Meleği : Mehabiah

Akrep Burcu Meleği : Sosol, Richol &
Saissaeil

Alacakaranlık Meleği : Aftiel

Alev Meleği : Uriel

Alın Yazısı Meleği : Manu

Aslan Burcu Meleği : Ol, Sagham & Seratiel

Aşk Meleği : Theliel, Rahmiel, Raphael & Donquel

Balık Burcu Meleği : Pasiel

Balıkların Meleği : Gagiel, Arariel & Azareel

Başak Burcu Meleği : Voel, Iadara & Schaltiel

Bereket Meleği : Samandiriel, Samandriel, Yushamin, Anahita, Gabriel, Güneş ile Başak Burcunun Melekleri, Meleklerin Kraliçeleri ve Wicca Olarak Da Bilinen Bayan.

Bildiri Meleği : Sirushi

Bilgelik Meleği : Zagzagel & Metatron

Bilgi Meleği : Raphael

Bitki Meleği : Sachluph

Boğa Burcu Meleği : Bagdal, Araziel, Tual & Asmodel

Cazibe Meleği : Tablibik

Ceza Meleği : Phanuel

Çocuk Düşürme Meleği : Kasdaye

Çöl Meleği : Orifiel

Dağ Meleği : Rampel

Deniz Meleği : Tamiel, Rampel & Rahab

Deprem Meleği : Rashiel

Dolu(Fırtınaları) Meleği : Baradiel, Nuriel & Yurkami

Dostluk Meleği : Mihr

Dua Meleği : Akatriel, Gabriel, Metatron, Raphael, Sandalphon, Sizouse & Michael

Dürüstlük Meleği : Michael

Düzen Meleği : Sadriel

Embriyo Meleği : Sandalphon

Eziyet Meleği : Aftemelouchos

Gebelik Meleği : Sinui & Sinsuni

Gece Meleği : Leliel, Metatron & Lailah

Gelecek Meleği : Teiaiel & Isiaiel

Gerçeklik Meleği : Amitiel, Michael & Gabriel

Gizem Meleği : Raziel, Gabriel & Zizuph

Gizli Şeyler Meleği : Satarel & Gethel

Gökgürültüsü Meleği : Ra'miel & Uriel

Gökyüzü Meleği : Sahaqiel

Gurur Meleği : Rahab & Satan

Gözyaşi Meleği : Sandalphon, Cassiel

Güç Meleği : Afriel & Raphael

Güçsüzlük Meleği : Amaliel

Gün/Günışığı Meleği : Shamshiel

Güneş Diski Meleği : Galgaliel

Güneş Işınları Meleği : Schachlil

Günışığı Meleği : Shamshiel

Hafıza Meleği : Zachriel, Zadkiel & Mupiel

Hava Meleği : Chasan, Casmaron, Cherub & Iahmel

Hayvan (Evcil) Meleği : Behemiel & Hariel

Hayvan (Vahşi) Meleği : Thegri (Thuriel), Mtniel, Jehiel & Hayyal

Hazine Meleği : Parasiel

Hesap Meleği : Butator

Işık Meleği : Isaac, Gabriel & Jesus

İcat Meleği : Liwet

İkizler Burcu Meleği : Sagras & Saraiel

İlerleme Meleği : Raphael

İnsanlık Meleği : Metatron

İtaat Meleği : Sraosha

İyileştirme Meleği : Raphael, Suriel & Assiel
Kader Meleği : Oriel & Manu

Kahramanlık Meleği : Narsinha

Kaos Meleği : Michael (nerede kaos varsa orası karanlıkla eş tutulur ve karanlık da ölümle, ondan sonra kaos meleği Satan olur)

Kar Meleği : Shalgiel & Michael

Karanlık Meleği (Karanlığın Prensi/Ölüm Meleği) : Belial, Bernael, Haziel, Beliar, Satan vs..

Kargaşa Meleği : Mehuman, Biztha, Barbonah, Bigtha, Abatha, Zethar & Carcas

Kasırga Meleği : Zaafiel

Kavrama Meleği : Lailah

Kehanet Meleği : Eistibus

Kısırlık Meleği : Akriel

Kıyamet Günü Meleği : Orifel, Anel, Zachariel, Raphael, Samael, Michael, Gabriel & Aziz Assisi Francisi

Kızgınlık Meleği : Ksoppghiel

Kin Meleği : Beliel & Mastema

Koç Burcu Meleği : Aiel & Machidiel

Korku Meleği : Yrouel & Morael

Kova Burcu Meleği : Ausiel & Tzakmaqiel

Kötülük Meleği : Satan, Malach Ra, Mastema, Bernael, Beliar & Ahriman

Kumru(Güvercin) Meleği : Alphun

Kurtarma Meleği : Uriel

Kurtuluş Meleği : Pedael

Kuşların Meleği : Arael & Anpiel

Kutsal Ruhlar Meleği : Gabriel

Kuvvet Meleği : Zeruch, Seruel & Cerviel

Kuyruklu Yıldız (Meteorlar) Meleği : Zikiel & Akhibel

Kuzey Rüzgarı Meleği : Chairoum

Küçük Kuşlar Meleği : Tubiel

Merhamet Meleği : Raphael

Merhamet Melekleri : Rahmiel, Rachmiel, Gabriel, Michael, Zehanpuryu, Zadkiel

Meyve(Ağaç) Meleği : Sofiel. Alpiel, Serakel, Ilaniel & Eirnilus

Mutluluk Meleği : Gabriel & Raphael

Müzik Meleği : Israfel & Uriel

Nasihat Meleği : Phaldor

Nehirler ve Akarsular Meleği : Trsiel & Nahaliel

Oğlak Burcu Meleği : Casujoiah, Sagdalon & Semaqiel

Orman Meleği : Zuphlas

Öfke Meleği : Af

Öğle Vakti Rüzgarı Meleği : Nariel

Özgür İrade Meleği : Tabris

Pişmanlık Meleği : Shepherd, Michael, Raphael, Suriel, Salathiel & Phanuel

Rahim Meleği : Armisael

Rüya Meleği : Dumah & Gabriel

Sabır Meleği : Achaiah

Saflık Meleği : Tahariel

Sağlık Meleği : Mumiah & Raphael

Savaş Meleği : Michael, Gabriel & Gadriel

Sebze Meleği : Sealiah & Sofiel

Sessizlik Meleği : Shateiel & Dumah

Sıkıntı Meleği : Mestema (Kötülüğün Prensi- fallen angel- Satanla eş tutulmuştur)

Simya ve Mineral İlimleri Meleği : Och

Su Böcekleri Meleği : Shakziel

Su Hayvanları Meleği : Manakel

Su(Dünyadaki) Meleği : Tharsis, Arariel, Talliud, Phul, Michael & Anafiel

Şans Meleği (Kumar Oyunlarında) : Barakiel, Uriel & Rubiel

Şarkı Meleği : Radueriel, Israfel & Uriel

Şiir Meleği : Uriel, Israfel, Radueriel & Phoenix

Şimşek Meleği : Barakiel & Uriel

Takım Yıldızları Meleği : Kakabel & Rahtiel

Tan(Şafak) Meleği : Gnosticism'de, İsyandaki Ejderle Bağdaşan Şafak Meleği, Satan Ve Luciferi Tanımlamak İçin De Kullanılırdı.

Tanrının Meleği : Uriel

Tarım Meleği : Risnuch

Tatlı Kokulu Otların Meleği : Arias

Terazi Burcu Meleği : Jael, Hadakiel & Zuriel

Toprak : Ariel

Toz Meleği : Suphlatus

Tutku ve Rüyaların Meleği : Gabriel

Uçurum Meleği : Zarobi

Umut Meleği : Phanuel

Unutkanlık Meleği : Poteh & Purah

Uykusuzluk Meleği : Michael

Uzun Yaşam Meleği : Seheiah, Mumiah & Rehael

Verimsizlik Meleği : Akriel

Yağmur Meleği : Matriel, Matarel, Matariel, Ridya & Zalbesael

Yaradılış Meleği : Orifel, Anael, Zachariel, Samael, Raphael, Gabriel & Michael

Yardımseverlik Meleği : Zadkiel, Hasdiel & Achsah

Yargı Meleği : Gabriel, Zehanpuryu & Phalgus

Yasadışılık Meleği : Beliar & Matanbuchus

Yay Burcu Meleği : Ayil, Adnachiel & Sizajasel

Yengeç Burcu Meleği : Cael



7 Cennetin 7 Baş Melekleri Ve Temsil Ettikleri Burçlar

Gabriel, ilk cennetin ve Ay gezegeninin hükümdarıdır. Yengeç burcunu temsil eder.

Raphael, 2.cennetin ve Merkür gezegeninin hükümdarıdır. Ikizler ve Başak burçlarını temsil eder.

Anael, 3.cennetin ve Venüs gezegeninin hükümdarıdır. Boğa ve Terazi burçlarını temsil eder.

Michael, 4.cennetin ve Güneş gezegeninin hükümdarıdır. Aslan burcunu temsil eder.

Samael, 5.cennetin ve Mars gezegeninin hükümdarıdır. Koç ve Akrep burçlarını temsil eder.

Sachiel, 6.cennetin ve Jüpiter gezegeninin hükümdarıdır. Yay ve Balik burçlarını temsil eder.

Caffiel, 7.cennetin ve Satürn gezegeninin hükümdarıdır. Oğlak ve Kova burçlarını temsil eder



CENNETİN PRENSLERİ
Akatriel (Akatreil): Saklı kalmış gerçekleri ve çözülemeyen mistik olayları ortaya çıkarır.

Aanfiel: Merkabah'ın yargıç meleklerinin reisi.

Barakiel (Barkiel, Barbiel): Seraphim'in yöneticisi, Subat ayının görevlisi ve 7 Baş Melekten bir tanesidir.

Camael (Kemuel): Powers'in reisi, ilahi adalet taraftarı olan bu melek, Tanrı'nın huzurunda bulunan 7 melekten bir tanesidir.

Chayyiel: Cherubim'in reisidir.

Gabriel: İlan etme, yeniden diriliş, merhamet ve intikam alma meleği olan Gabriel 1. cenneti prensi olarak yönetir, cennetteki meleksel yaratıkların reisidir.

Galgaliel: Güneş'in meleklerinin reisidir.

Haniel (Anael): Principalities ve Virtues'in reisi, 7 Baş Melekten bir tanesi, Aralık ayının meleğidir.

Iofiel: 7 Baş Melekten bir tanesi, cennetteki krallıkların reisidir.

Jehoel (Jaoel): Huzur ve höşgorü prensi.

Metatron: Cennette görev alan bakanların prensi, Cennet'in Başbakanı.

Michael: Tanrı'nın sağ kolu, inançlıların kurtarıcısı, pişmanlık ve tövbe etmenin meleği.

Phanuel (Raguel): Kefaret'in Baş Meleği, huzur Prensi.

Radueriel (Vretil): Kayıt tutan melek; melek korosunun lideri ve kendisinden küçük meleksel yaratıkların yaratıcısıdır.

Raphael: İyileştirmenin meleği, bilim ve matametik destekçisi , huzur prenslerinden bir tanesi ve Günes'in reislerindendir.

Raziel (Galizur): Esrar ve gizdemin reisi, Adem'in öğretmenlerinden bir tanesi ve iyi haber mujdecisidir.

Rikbiel: Kutsal Savaş Ordusunun reisi, Merkabah Meleklerinin Prensi.

Sopheriel Mehayye ve Sopheriel Memeth: Merkabah'ın reis meleklerinden iki tanesi (toplam sayı 8'dir). Hayat ve ölüm kitaplarının koruyucuları.

Soqued Hozi: Kutsal denge ve eşitligin koruyucusu. Merkabah'ın 8 reis meleğinden bir tanesi. Tanrı tarafından kılıç ile kutsanmıstır.

Sandalphon (orjinali Elijah): Güç ve başarının meleği. Metatron'un ikiz kardesi.

Shemuil: Israil'in duacıları ile 7.cennetin prensleri arasında arabuluculuk yapar.

Suriel: Ölüm Meleklerinin en hayırseveri, bir huzur prensi.

Irin: İkizi Quaddisin ile adalet konsol'unu yönetirler.

Tzadkiel: Kutsal adalet meleği.

Uriel: Kurtuluş Baş Meleği.

Zagzagel: Akıl meleği ve 4.cennetin baş reisi.


YÜCE MELEKLER
AMARUSHAYA - Kutsama (Cherubim)

AMITIEL - Gerçeklik (Manifesting Angel)

ANAEL - Tutku (Golden Light Angel)

ANANCHEL - Zarafet (Cherubim)

ARIEL - Tabiat(Yaradılış) (Cherubim)

CERVIEL - Cesaret (Golden Light Angel)

CHAMUEL - Tapınma (Archangel)

CHARMIENE - Ahenk (Mother's Angel)

FORTUNATA - Başarı (Cherubim)

GABRIEL - Diriliş (Archangel)

GALGALIEL - Titreşim (Inner Angel)

HADRANIEL - Aşk (Heart Angel)

HAMIED - Mucize (Seraphim)

IOFIEL - Güzellik (Manifesting Angel)

ISRAFEL - Müzik (Archangel)

JAMAERAH - Belirti (Manifesting Angel)

JOPHIEL - Yaratıcı Güç (Archangel)

KAEYLARAE - Barış (Golden Light Angel)

METATRON - Düşünce (Archangel)

MICAH - Kutsal Plan (Mother's Angel)

MICHAEL - Koruyucu (Archangel)

MIHR - İlişki (Bağ) (Archangel)

NATHANIEL - Ateş (Inner Angel)

NISROC - Özgürlük (Seraphim)

ONGKANON- İletişim (Manifesting Angel)

OONIEMME - Minnettarlik (Heart Angel)

PASCHAR - Hayal (Heart Angel)

PHANUEL - Umut (Golden Light Angel)

RAMAELA - Mutluluk (Archangel)

RAPHAEL - İyileştirme (Archangel)
RAZIEL - Bilgi (Manifesting Angel)

REMIEL - Merhamet (Golden Light Angel)

REMLIEL - Bilinçlenme (Mother's Angel)

SANDALPHON - Güç (Seraphim)


AMARUSHAYA - Kutsama (Cherubim)

AMITIEL - Gerçeklik (Manifesting Angel)

ANAEL - Tutku (Golden Light Angel)

ANANCHEL - Zarafet (Cherubim)

ARIEL - Tabiat(Yaradılış) (Cherubim)

CERVIEL - Cesaret (Golden Light Angel)

CHAMUEL - Tapınma (Archangel)

CHARMIENE - Ahenk (Mother's Angel)

FORTUNATA - Başarı (Cherubim)

GABRIEL - Diriliş (Archangel)

GALGALIEL - Titreşim (Inner Angel)

HADRANIEL - Aşk (Heart Angel)

HAMIED - Mucize (Seraphim)

IOFIEL - Güzellik (Manifesting Angel)

ISRAFEL - Müzik (Archangel)

JAMAERAH - Belirti (Manifesting Angel)

JOPHIEL - Yaratıcı Güç (Archangel)

KAEYLARAE - Barış (Golden Light Angel)

METATRON - Düşünce (Archangel)

MICAH - Kutsal Plan (Mother's Angel)


SHEKINAH - Birlik (Inner Angel)

SHUSIENAE - Saflık (Archangel)

SOQED HOZI - Ortaklık (Heart Angel)

STAMERA - Bağışlama (Golden Light Angel)

URIEL - Yardım (Archangel)

UZZIEL - İnanç (Mother's Angel)

ZACHARAEL - Feragat (Seraphi

CENNETİN KATLARI

CENNETİN İLK KATI
(Shamayim)
Cennetin en alçak katıdır. Shamayim Dünya ile sınırdır ve Gabriel tarafından yönetilir.
Bulutları, rüzgarları ve üst suları ihtiva eder ve yıldızları yöneten 200 astronom meleğin evidir.



CENNETİN İKİNCİ KATI
(Raquia)

Raquia, Zachariel ve Raphael melekleri tarafından yönetilir.
Bu cennet katında hapsolmuş Fallen Angel'lar (Düşen Melekler) tamamen karanlıkta son yargılamayı beklerler.



CENNETİN ÜÇÜNCÜ KATI(Shehaqim)

Enoch'a göre, cehennem cennetin üçüncü katının sınırları içinde durmaktadır. Sagun; Anael ve üç adet ikincil melek: Jagniel, Rabacyel ileDalquiel tarafından yönetilirdi ve İslamik ölüm meleği Izra'il (Azrail) burada ikamet eder. Burada kötülere melekler tarafından işkence uygulanır. Güney bölgesinde ise; erdemli, iyi ruhların ölümden sonra gideceği Eden'in Bahçesi olduğu düşünülen cömert cennet bahçesi bulunmaktadır.

CENNETİN DÖRDÜNCÜ KATI(Machanon)

Michael tarafından yönetilir, cennetin dördüncü katıdır, "Göksel Kudüs, kutsal tapınak ve onun sunagının yeridir" (Godwin,s. 122). Enoch'a göre , aslında Eden'in Bahçesi üçüncü cennette değil burada bulunmaktadır.



CENNETİN BEŞİNCİ KATI(Mathey)

Mathey (Aaron) Tanrı'nın ve öç alma meleklerinin evidir. Kuzey sınırları Sandalphon tarafından yönetilir. Ayrıca Fallen Grigorilerin (Watchers) yuvasıdır. Diğer bir yandan güney bölgesinde; durmadan Tanrı'ya şükreden melekler bulunmaktadır.





CENNETİN ALTINCI KATI(Zebul)

Cenettin 6. katı sabahları Zebul, akşamları Sabbath tarafından yönetilir. Bu fırtınalı, kar baskınına uğramış tepe 7 anka kuşu ile 7 ilahi söyleyen Cherubimin yaşadıkları yerdir. Bunların dışında pek çok melek tarzı yaratık da burada astroloji, ekoloji ve insan türlerini çalışmak üzere ikamet eder.



CENNETİN YEDİNCİ KATI(Araboth)

Cennetlerin en kutsalıdır. Araboth, Cassiel tarafından yönetilir ve Tanrı'nın kutsal tahtının bulunduğu cennettir. Ayrıca yüksek melekler de burdadırlar; Seraphim, Cherubim ve Thrones. Cennetin yedinci katı doğmayı bekleyen insan ruhlarının saklandığı yerdir. Tanrı ve Torah'ın prensi Zagzagel de burda otururlar.


MELEK ALFABELERİ


Ibranilerden öğrenilen Celestial ve Enochian Alfabelerine ayrıca "Melek Alfabeleri" de denir. Isa'nın öldüğü eski zamanlarda araştırmacılar Melek Hükümdarlıkları üzerinde ciddi çalışmalar yapmaya başladılar. O zamanlar Hristiyanlık ve din cok ciddi konulardı. Hükümdarlar kimin din hakkında bilgi verip konuşabileceği ve kimin konuşamayacağı üzerine sıkı kurallar koymuşlardı. Bu araştırmacılar gibi yasal olmayan yollardan çalışmalar yapmak hükümet tarafından kötü cezalara çarptırılıyordu.

Bu alfabelerin ibranilerin alfabeleri degiştirilerek meydana getirildiği ve kutsal melek ve Tanrı sembolleri içerdiği belirtilmiştir.

Celestial Alfabesi---------------------------Enochian Alfabesi



Düşen Melekler
Düşen Melekler (Fallen Angels) 2 Gruba Ayrılır;

Savaş sırasında Lucifer'in yanında olan melekler ve Fallen Watchers. Her ikisinde de, bu melekler yaratıcıları Tanrı'ya karşı çıktılar ve onlara verilmiş olan özgürlüğü kötü yönde kullandılar.


Savaş
Kesin olarak inanılan bilgi Lucifer'in kendi gibi olanlarla birleşip Tanrı'yı ve ona inançlı melekleri tahtından indirmeye çalışmasıdır.

Sorun ise Tanrı insanları yarattığı zaman bütün meleklerin onların önünde diz çökmelerini istedi. O zamanın en büyük baş meleklerinden (Archangels) biri olan Lucifer bunu çok basit ve aşağılayıcı buldu ve neden "Ateş'in oğlunun Çamur'un oğlu önünde eğilmesi gerektiğini" sordu.

Buna benzer bir başka teori ise Lucifer'in Jesus'ın (İsa) önünde eğilmeyi kabul etmemesiydi. Lucifer Seraphim'in en baş meleğiy ve lideriydi bu durum ona ağır gelmişti.



15. yüzyılda 133.306.668 meleğin cennetten 9 gün içerisinde düştüğü tahmin ediliyor.

Bir çok insanın aklındaki soru işareti ise savaşın ne zaman olduğu. Çoğu tarihlerde yer almamasına karşı Hristiyanların kitabında Satan ve Lucifer'in günahkar oldukları açıkça söyleniyor.

Satan Archangel Michael'in gönderdiği ordularla savaşırken 10 başlı bir ejder halinde anlatılıyor. Bir kaç gün sürdüğü kayıt edilen savaşta Satan'ın ordusu çok etkili silahlar yapıp kullandılar ve Michael'in ordusunu neredeyse bozguna uğrattılar. Ama son savaşa gelince Satan ve ordusu kaybedip cennetten atıldılar.

Lucifer ve takipçileri için değil de, Grigoriler'in düşme sebeplerinde aklımıza soru işaretleri takılıyor.
Lucifer daha fazla özgürlük istediği için Tanrı ve meleklerine karşı savaştı peki Grigorileri itaatsizliğe iten neydi?
Teorilerden biri bütün meleklerin Tanrı tarafından eşit yaratılmış olması ve buna göre Tanrı'ya itaat etmeyi seçip seçmeme hakkına sahip olmalarıydı.


Lucifer'in düşmesinin tek sebebi egosuydu ama Grigoriler insanlara yardım edip onları sevmenin düşmelerine neden olacağını, hatta günah bile olacağını düşünmediler. İnsanları sevip onlara herşeyde fazlasıyla yol gösterdiler. Bu sevgi, Tanrı'nın İsa'ya duyduğu ve Lucifer'in isyan çıkarmasına neden olan türden bir sevgiydi.
Bunun üzerine Grigori Melekleri ölümlü olup insanlar gibi yaşamayı tatmak istediler.

Bazılarına göre kadınlar çıplak gezip onları kendilerine aşık etmişlerdi. Tabi ki bu çok saçma bir teori, Tanrı'nın melekleri bu kadar kolayca kanmis olamazlardi. Meleklerle insanların aşklarından doğan çocukları ise büyük bir selde yok oldular. Şimdilerde ise insanların en büyük sevgilileri cennetin bir yerinden hala bizi izliyor olmalılar.

CezalarıTanrı'nın övgüsünü kazanmak için bir müzik aletini nasıl çalmayı öğrenmek önemli değildi Lucifer için. Lucifer, o kadar güzeldi ki, bir müzisyenin usta ellerinde çıkardığı müziği söyleyebiliyordu. Lucifer'in ilahi söylemesi için kimsenin enstruman çalmasına gerek yoktu, kendisi zaten ilahiydi."

Lucifer Eden'de, Tanrı'nın bahçesinde, kutsal dağda yaşıyordu. Olağan üstü güzelliği yüzünden alçak gönüllü olamadı.



Lucifer'in 5 Hatası;
Lucifer Tanrı'nın yerinde olmak ve onu tahtından kaldırmak istedi.
Yıldızların" üstünde oturmak istedi. Yıldızlar, Tanrı'ya itaat eden meleklerdi.
Bütün evreni kontrol etmek istedi.
Yartıcısının yansıması olmaktan mutlu olamıyordu artık.
Sadece kendinden sorumlu olmak ve herkesten yüksekte olmak istedi.

Bu günahlarının sonunda cennetten sonsuza kadar düştüler ve cennetin 2. katında hapis olarak cezalarını bekliyorlar. Lucifer ise Dünyada İsa yeniden doğduğu zaman cezasını çekecek.

Tanrı Lucifer'i yarattığı zaman kendisine karşı isyan çıkaracağını bilmiyor muydu?

Evet, biliyordu.

Peki bunu önleyebilir miydi?

Evet önleyebilirdi.



Neden yapmadı o zaman? Lucifer düşmesi çok büyük acı olan harika bir melekti. Onu kışkırtacak hiçbir neden de yoktu.

Çünkü, Lucifer de bizim gibi istediğini seçme hakkıyla yaratıldı. Tanrı, meleklere ve insanlara iyiyi ve kötüyü seçme hakkını verdi. Kötüyü seçenlere karşılık Tanrı her zaman üstün güçlüdür.





DÜŞEN BAŞ MELEKLER
LUCIFER

Lucifer ismi "Işık veren" anl***** gelir. Venüs'ün en parlak yıldızıdır. Mitolojide, Tanrıça Aurora (Dawn) ve Tanrı Ceyx'in oğludur.

Birçok kişinin düşündüğünün aksine, Satan ve Lucifer tamamen farklı meleklerdir. Lucifer'in cennetten atilma sebebi tamamen megolamanlığına ve kişisel sebeplerine bağlıdır. Lucifer, "Satan değil" , ilk günahkar olan melektir.
... " Nasıl Cennet'ten düşersin, ah Lucifer, sabahın oğlu! Bütün milletleri arkasına alan sen, nasıl birden yere inersin! " ...
Bu görüşe göre bu pasaj o zamanda Babylon'ı yöneten kral tarafından Lucifer'e yazıldı. Diğer taraftan Samael'e yazılmış olma ihtimali de var. Ama konu şu ki Lucifer olduğu Seraphim Archangel pozisyonundan atılarak cennetten düştü. Samael ise terketmeyi kendi seçti, " düşmedi ".

" Şeytan " sıfatı Cennet'in düşen yıldızı olarak görülen Lucifer'e verilmişti ama artık Satan ile Lucifer yer değiştiriyor hatta çoğu zaman birbirleriyle karıştırılıyorlar.

Lucifer harika bir komutan, prens ve bir yöneticiydi. Düştükten sonra bile gücünün birazına sahip olduğu söylenir. Lucifer Tanrı'nın karşıtı mıydı? Hayır, böyle birşey olamaz çünkü Tanrı Lucifer'in yaratıcısıdır. Ama Lucifer Archangel Michael'in karşıtıydı.
 
K

Kadim

Ziyaretci
Bu güzel paylaşım için teşekkürler..
 

~Mine~

Tecrübeli
Üye
Kadim senin ismi unutmuşlar yazmaya:freakedout::freakedout:

Paylaşım için tşkler :alkis::alkis:
 

mostin4

Acemi
Üye
arkadaşlar milletin kafasını ne diye böyle şeylerle karıştırırsınız bilmem.yok böyle bişi ve 2 + 2 = 4 ne kadar doğru ise cennette de bir savaşın doğru olmadığıda o kadar doğrudur. bi kere Cennet adı üzerinde oraya hiç bir kötlükü fesat,kin, nefret, düşmanlık, savaş ve her türlü pislik cennete giremez. oraya tamamen iyiler girer, kardeşlik, saygı , sevgi ve her türlü güzellikler girer. ve de neredende uydurmuşlar 133 milyon kusur melek düşmüşdiye hadiya düşerken kim saymış onları kim görmüş insanlık yok iken luciferin 10 başlı ejderha olduğunu kafalarını mı saymışlar))) yaa böyle saçma bişilerle insanları yanlış bilgilendiriyorsunuz .kısaca yok böyle bişi. ayrıca meleklerin yapıları itibari ile insanlarla ilişki kurması ve çocuk olması mümkün değil. onlar nurdan yaratılmışlardır. bir ışık ile insan ilişki kurabilirmi yaww))) bunlardan güzel masallar olur la fontaine gibi
 
B

bursali68

Ziyaretci
Güzel paylaşımın için teşekkürler Sn.Bealive
 

RABİA

Bağımlı
Üye
arkadaşlar milletin kafasını ne diye böyle şeylerle karıştırırsınız bilmem.yok böyle bişi ve 2 + 2 = 4 ne kadar doğru ise cennette de bir savaşın doğru olmadığıda o kadar doğrudur. bi kere Cennet adı üzerinde oraya hiç bir kötlükü fesat,kin, nefret, düşmanlık, savaş ve her türlü pislik cennete giremez. oraya tamamen iyiler girer, kardeşlik, saygı , sevgi ve her türlü güzellikler girer. ve de neredende uydurmuşlar 133 milyon kusur melek düşmüşdiye hadiya düşerken kim saymış onları kim görmüş insanlık yok iken luciferin 10 başlı ejderha olduğunu kafalarını mı saymışlar))) yaa böyle saçma bişilerle insanları yanlış bilgilendiriyorsunuz .kısaca yok böyle bişi. ayrıca meleklerin yapıları itibari ile insanlarla ilişki kurması ve çocuk olması mümkün değil. onlar nurdan yaratılmışlardır. bir ışık ile insan ilişki kurabilirmi yaww))) bunlardan güzel masallar olur la fontaine gibi
Sanırım arkadaş eğlence maksatlı bu konuyu açmış...Zira bu paylaşımda bilgi sözkonusu değildir.

Dediğniz gibi hakiki meleklerden ve özelliklrden bahsetmek daha doğru olur.
Yine de herkes inandığını söylemek de özgür...
 

erılgaz

Amatör
Üye
Benim bildiğim melekler 4 büyük melekti ne çok melek varmış paylaşımın için tşkkr :alkis:
 

ResuLL

Tecrübeli
Üye
Burç ların da meleimi varmıs.:)
evet eglence amaclı galıba..
 

sadece ben

Tecrübeli
Üye
Mormonları da sanırım Lucifer melek yüzünden kabul etmiyorlar aralarına...Bir inanç anca böyle basit bir şekilde meleklere doğru yönlendirilir.. her inancın bir adabı var yani... hristiyan inancınında melekler bu kadar ön planda da değil ki...
 

simqe

Kıdemli
Üye
Ne çok melek varmış..bunları bilmiyordum,teşekkürler :))
 

celik_suat

Amatör
Üye
FArklı bir bakış açısı.Düşünmek lazım.%1 bile olsa birşeyler çıkarılabilir.uyarlanabilir ve ışık tutabilir.
 

seyyidekber

Acemi
Üye
Büyük melekler

Cenâb-ı Allah'ın bütün melekler içinde üstün kıldığı dört büyük melek.
Melek kelimesi Arapça'da "haberci" anl***** gelmektedir. Çoğulu "melâike" olarak gelmekte ise de, gerek Türkçe'de ve gerekse Arapça'da çoğul manasına "melek"' olarak da kullanılmaktadır.
Melekler, ruh gibi lâtîf, nûrânî, mahiyetleri Allah katında malum, varlıkları bizim dünyamıza ait olmayan fakat insanlarla ilgili bir takım görevleri bulunan varlıklardır. Akıl ve nutukları olup; şehvet ve gadap gibi beşerî ihtirasları, yemeleri, içmeleri yoktur. Evlenmek, doğmak ve doğurmaktan uzaktırlar. Çeşitli şekillere girebilirler. Allah'ın emrine asla isyan etmezler, yerde ve gökte bir takım vazifeler ile meşgul olurlar. Daima Yüce Allah'ı tesbih ve zikrederler. Meleklerin bu özellikleri için bakınız: (el-En'âm, 6/9,100; el-Hicr 15/8; el-Fâtır 35/1; el-Meâric 70/4)
Meleklerin sayısı ve her birinin hangi işlerle vazifeli oldukları bizce malûm değildir. Ancak bunlardan bir kısmı ve vazifeleri Kur'an-ı Kerîm'de ve Hz. Peygamber'in hadislerinde bildirilmiştir. Bu bilgilere göre"büyük melekler" olarak tanınan dört melek vardır ki, bunlar: Cebrâil, Azrail, İsrafil ve Mikâil'dir.
Cebrâil: Kur'an'da üç yerde "Cibrîl" olarak geçmekte (el-Bakara 2/97, 98; et-Tahrim 66/4) diğer bazı ayetlerde de kendisinden Rûhu'l-Kudüs ve Rûh olarak bahsedilmektedir. (el-Bakara 2/87, 253; el-Mâide 5/110).
Vazifesi, Allah'ın emir ve nehiylerini peygamberlerine bildirmektir. Bütün vahiy onun vasıtasıyla nazil olmuştur.
Cebrâil, bu görevi yerine getirirken peygamberimize çeşitli şekil ve suretlerde gelirdi. Birçok defa insan şeklinde bu görevini ifa ederdi. İnsan şekline girdiğinde daha ziyade Dıhye isimli sahabenin kılığında, bazan da normal bir bedevî olarak gelirdi ki, "Cibrîl hadisi" diye bilinen hadisin vukûunda Hz. Peygamber'e bu kılıkta gelmiştir.
Cebrâil bu gelişlerinin sadece iki defasında aslî suretinde görünmüştür. Bunlardan birisi (en-Necm, 53/6-7) ayetlerinin nuzûlünde, diğeri ise yine Necm suresinin 13. ve 14. ayetlerinin nuzûlü esnasındadır (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IX, 95).
Azrâil: Kur'an-ı Kerîm'de
"Melekü'l-mevt" ( = ölüm meleği) olarak geçmektedir. " Ey Muhammed de ki; size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz." (es-Secde, 32/11)
Allah'ın emri ve izni ile canlıların, ölecekleri zaman canlarını almakla vazifelidir.
İsrafil: Kur'an'da "İsrâfil" olarak ismi geçmemektedir. Ancak, kıyametin vukûu ile ilgili ayette "(İsrâfil tarafından birinci sefer) Sûr'a üflenince Allah'ın dilediği (melekler) müstesna göklerde olanlar ve yerde olanlar bayılırlar (ölürler). Sonra Sûr'a (ikinci defa) üflenince ölüler mezarlarından kalkıp bakınıp dururlar." (ez-Zümer 39/68) buyurulmakta, dolayısıyla isim olarak olmasa da bu meleğin vazifesi bu ayetle belirtilmektedir. Buradan kıyametin ve ahiret gününün yani yeniden dirilmenin başlangıcında bir Sûr'a üfürme olacağı anlaşılmaktadır ki, bu işle vazifeli melek İsrâfil (a.s.) dır. Bu görevinden dolayı İsrafil'e "Sûr meleği" ismi de verilmektedir.
Ayrıca İsrâfil'in, "Levh-i Mahfuz"* da yazılanları okumak ve ilgili meleğe haber vermekle de görevli olduğu bilinmektedir.
Mikâil: Kur'an-ı Kerîm'de bir yerde "Mikâil" olarak zikredilmektedir. (el-Bakara 2/98)
Mikâil'in görevi: yağmurun yağdırılması, rüzgârın estirilmesi ve mevsimlerin tanzimi gibi tabiat olaylarını Allah'ın emri ve izni ile vukua getirmektir.
Bu dört meleğin dışında, her insanın yanında bulunan ve daima onun küçük, büyük, gizli ve aşikâr yaptığı bütün işleri yazan melekler vardır ki, bunlara "Kirâmen kâtibîn"* denir. Ayrıca öldükten sonra kabirde sual sormakla vazifeli "Münker* ve Nekir"* melekleri de vardır.
Meleklere inanmak, müslümanlığın iman ve itikat esaslarındandır. İnanmayan, müslüman olamaz; inkâr eden de dinden çıkar. Zira, Kur'an-ı Kerîm'de meleklerin varlığından bahsedilmekte, bir kısmının ise bizzat isimleri geçmektedir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Her kim Allah'a ve meleklerine ve peygamberlerine ve Cibrîl'e ve Mikâil'e düşman olursa Allah da kâfirlere düşmandır" (el-Bakara 2/98). Ayrıca Kur'an'da Fâtır suresinin bir diğer adı da "Melâike suresi"dir.
Melekler, bilfiil vardır. Onları görememiş olmamız onların yokluğu yolunda bir delil teşkil etmez. Onların bizim tarafımızdan görülmemesi, farklı bir şekilde yaratılmış bulunmalarından, vücudlarının rûhânî ve nûrâni olmalarındandır. Bizim gözümüz ise onları görebilecek şekilde yaratılmamıştır. Nitekim kendi aklımızı ve ruhumuzu da göremiyoruz, fakat onların varlığına inanıyoruz.



Meleklerin görevleri nedir? Melekler “nur”dan yaratılmış, latif mahluklardır. “İmtihan”a tabi olmadıkları için makamları sabittir. Yalnız ilahi emirlere itaat ederler. Daima hayır işler, verilen emrin dışına asla çıkmazlar. Şerre kabiliyetleri yoktur.

Kâinattaki maddi, manevi hemen bütün işlerde görevlidirler. Her varlığın müekkel yani kendisine vekil kılınmış bir melaikesi vardır. Yaptıkları işlerin önemine göre dereceleri de birbirinden farklıdır. En büyükleri Hazreti Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail aleyhimüsselamdır. Güneş ve benzeri yıldızların birer müekkel melaikesi olduğu gibi, her bir yağmur tanesinin de birer melaike ile taşındığı hadislerde anlatılmaktadır.

Daima insanla beraber bulunan melekler vardır. Bunların bir kısmı, insanların sevaplarını, ve günahlarını yazarlar. Bunlara “kiramen katibin” denir. İnsan, tek başına kaldığı zaman bile yalnız değildir, bu meleklerle birliktedir. Bu mübarek arkadaşların varlığını iman ile hisseden adam asla yalnızlık çekmez.

Bizimle ilgili meleklerden biri de Azraildir. O, dünya hayatındayken, ölüm anında görebileceğimiz tek melektir . En kıymetli varlığımız olan ruhumuzu emaneten alır, berzah alemine götürür. O korkulmaya değil, sevilmeye layık emin bir emanetçidir.

Kabir âleminde bizi iki melek karşılar: Münker ve Nekir. Bir yaklaşıma göre “münker ve nekir” bir melek türünün ismidir ki, her adamın kabrine bunlardan ikisi gönderilir. İmana ve ibadete dair sorular sorarlar. Verilecek cevaba göre kabir azabı veya saadeti başlar. Hayatı, iman dairesinde istikametle geçmiş bir insan için, bu iki melek kabirde “nurani birer arkadaş”tırlar. Onu kabrin yalnızlığından ve dehşetinden kurtarır, ferahlandırırlar.

Büyük meleklerden olan Cebrail aleyhisselam ise, Cenabı Hakkın, kullarına emir ve yasaklarını bildirir; haberler getirir. Güvenilir bir elçidir.

İsrafil aleyhisselam, “yeniden hayat verme” fiilinde görevlidir. Rabbimizin “hayat verme” ile ilgili emir ve iradesini uygular. Özellikle bahar aylarında görülen dirilişte “Muhyi” isminin tecellisine vesile olur. Ölümden sonraki dirilişimizde de yine bu melek görevlidir.

Mikail aleyhisselam ise, rızkların yetiştirilmesinde ve dağıtılmasında ilahi emirleri uygulayan bir büyük melektir.

Burada adını andığımız büyük melekler, aynı görevi yapan melek türlerinin reisleri hükmündedirler. Mesela, İsrafil aleyhisselam “diriliş” emrini icra eden meleklerin kumandanıdır. Azrail aleyhisselam, “imate” yani “öldürme” emrini yerine getiren melek taifesinin başıdır...

Görülmemeleri dolayısıyla melekleri inkâr eden kimselere ne demeliyiz? Şu görünen âlemde nice görünmez kuvvetler, kanunlar, ışınlar iç içe vazife görüyorlar. Melekler ise bunların hepsinden daha lâtif. Işınlardan çok daha kesif olan havayı bile göremeyen insanoğlunun, “görmediğime inanmam” diyerek melekleri inkâra sapması çok tuhaf.

Zevkle seyrettiğimiz bir ağaçta, yarı canlı dediğimiz bir hayat tecellisi var. Biz bu hayatı göremeyiz, ama ağacın her yaprağı ve her çiçeği bize o hayatı âdeta haykırırlar. Güneşin çekim kuvvetini de göremeyiz ama, dünyamızın güneş etrafındaki seyahatinde o kuvvetin varlığını seyreder gibi oluruz.

Gözümüz yeryüzünün taşında toprağında dolaşırken bunların arkasında bir çekim kuvvetinin var olduğunu da çok iyi biliriz. Ağaçtaki büyüme kanunu, güneşteki cazibe ve yerin çekim kuvveti. Rabbanî ordulardan sadece üç nefer gibi.

Her yanımız bu görünmeyen ordularla kuşatılmış. Her faaliyet onların varlığından haber veriyor. Bütün bunlara rağmen yine de bazı kimselerden çok garip sözler işitiriz; “görmediğim şeye inanmam” diye.

İnanmak kalbe ait bir keyfiyet. İnsan, inanmaya çeşitli yollarla gider. Görme, bunlardan sadece birisi. Yemeğin tadına dilimizle bakarız. Halbuki, gözümüz tatlar âlemini göremez. “Radyoya bak, ne haber var?” denildiğinde bu defa kulağımıza iş düşer. Sesler âlemine onunla bakarız. “Şu adama bak, ne kadar kibirli.” denildiğinde ise, onun tavırlarından aklımızla birtakım mânâlar çıkarır ve bir hükme varırız. Gerçeği bulmada görmeyi tek ölçü kabul edenler, diğer duyu organları yanında, akıl ve vicdanın vazifesini de göze yüklemiş olurlar.

Bilim adamlarına göre, insan gözü şu âlemde mevcut ışınların ancak yüzde üç buçuk kadarını görebiliyormuş. Demek ki insan, görmeyi tek ölçü kabul etse, şu görünen âlemin bile yüzde doksanından fazlasını inkâr edecektir.

Kâinat ve onda faaliyet gösteren çok değişik ışınların bir başka şeklini, bir küçük misâlini, insan bedeninde ve onda faaliyet gösteren his dünyasında görmek mümkün.

Parmağımızı meleklere inanmayan birisinin yüzüne doğru uzatalım ve “şu deri tabakası var ya” diyelim, “Onu yüzünden söküp at!”. Altındaki etleri de soy kafatasından. Bedenindeki bütün derileri aynı şekilde yüz. Akan kanlarını bir yana topla. Etlerini bir başka köşede biriktir. İç organlarını birer birer çıkarıp yan yana diz. Sonra bu et ve kemik, kan ve ilik yığınının karşısına geçerek sor kendi kendine:

“Hani aklım? Hafızam, sevgim, korkum nerede? O uçsuz bucaksız his dünyam nereye gitti?”

Sonra düşünceni bedeninden kâinata doğru yay ve inadı bir yana bırakarak şu hakikati kabul et: Bu maddî bedenimde bu kadar görünmez âlemler yaratan Allah, elbette şu koca kâinatta nice melekler, nice ruhanîler yaratmıştır.

“Hakikat katiyyen iktiza eder ve hikmet yakinen ister ki, zemin gibi, semavatın dahi sekeneleri bulunsun ve zişuur sekeneleri olsun ve o sekeneler o semavata münasib bulunsun. Şeriatın lisanında pek çok muhtelifül cins olan o sekenelere melâike ve ruhaniyat tesmiye edilir” Sözler

“Gözümün görmediğine inanmam.” sözü, tuhaf bir inadın ifadesi. İşitmediğim söze, ayak basmadığım beldeye, koklamadığım çiçeğe inanmam gibi çürük bir dava. Onlar kadar aşağı, onlar kadar tutarsız. Halbuki inanmak dendi mi, gayb akla gelir. Görülen ve işitilenler, “inanma”dan çok, “bilme” kelimesiyle ifade edilirler.

Bu insanlar, duyu organlarının o kadar tesirinde kalırlar ki, “canlılar” dendi mi, sadece kendilerini ve çevrelerindeki birtakım hayvanları anlar, bir başka hayat çeşidini kabule yanaşmazlar. Onlardan birisini iyice dinleyiniz, bütün söylediklerini şöylece özetleyebilirsiniz: “Yıldızlarda hayat olmaz! Çünkü ben atmosferin dışında yaşayamam.” Bu adam, melekleri de birer insan gibi tasavvur ediyor; onlara en, boy, ağırlık biçiyor, ağız, mide, akciğer takıyor; sonra da onları atmosferin dışına çıkarıp havasızlıktan öldürüyor ve böylece melekleri inkâra sapıyor. Halbuki bu biçare, kendi ruhunun, aklının, hafızasının da oksijenle çalışmadığını, onların da en, boy, ağırlık gibi ölçülere girmediklerini düşünebilseydi melekleri inkâr yoluna girer miydi?

Bereket versin, insanoğlu, o görünmeyen aklıyla, radyoaktif dalgalardan, lazer ışınlarına kadar öyle şeyler keşfetti ki, görünmeyenlerin görünenlerden kat kat fazla olduğu herkesçe kabul edildi de, bu adamlar da artık meydanda görünmez oldular.

Melekler, Adem’e(as.) nasıl secde etmişlerdir. Secde etmeleri ne türden bir secdedir? Bu secdenin, bizim anladığımız manada, alınlarını yere koyma şeklinde bir secde olmadığı açıktır. Secde, İlâhî emirlere itaat etmenin en ileri seviyede bir göstergesidir; tevazuun da son sınırıdır. Şu koca kâinat şu âciz Âdemoğlunun hizmetine verilmiş ve insan, büyük bir ilâhî ihsan olarak arza halife kılınmıştır. Âdem’e secde hâdisesinin hakikati, bu ilâhî takdirin melekler alemine ilân edilmesidir.

Bu secde bir ilâhî emirdir; Âdemoğlunun melekler ve cinler üzerindeki üstünlüğünün ilânı yanında melekler için de bir ibadet teklifidir. Allah nasıl emretmişse, onlar da o şekilde secde etmekle mükelleftirler.

Adem’e secde, bir İlâhî emrin yerine getirilmesi cihetiyle, gerçekte, Allah’a yapılmıştır.

Biz de namaz kılarken kıbleye döneriz. Eğer Kâbe’nin yanında isek, yüzümüzü ona çevirerek ibadetimizi öylece yapar, secdeye kapanırız. Bu secdemiz görünüşte Kâbe’ye, hakikatte ise Allah’adır.

Secde yalnız Allah’a yapılacağına göre, Meleklerin Hz. Adem’e secdesini nasıl değerlendirmeliyiz? Yaratılış yönünden şeytanla melekler arasında nasıl bir münasebet vardır? Cenab-ı Hak insanı kuru bir çamurdan, cinleri ateşten, melekleri de nurdan yaratmıştır. Yaratılışta ilk sırayı melekler, sonra cinler, ondan sonra da insanlar almıştır. İlk yaratılan insan, aynı zamanda ilk peygamber Adem Aleyhisselamdır.

Cenab-ı Hak, Hz. Adem’i yarattığında meleklerin ona secde etmelerini emretti. Bütün melekler secde ettiği halde İblis secdeden kaçındı. Bundan sonra da kıyamete kadar şeytanlığını devam ettirmek için Allah’tan izin istedi. İsteği kabul edilince de insanları hak yoldan çıkarmaya devam etti. Meleklerin Hz. Adem’e secde etmeleri gaybi bir mesele olduğu halde hadisenin seyri ve şekli hakkında tefsirlerimizde bazı izahlar bulunmaktadır. Ebu’s-Suud’un izahlarına göre, İblis meleklerle birlikte yaşıyordu, onlar gibi ibadet ediyordu. Secde emri gelince İblis meleklerden ayrıldı. İkinci bir görüşe göre, meleklerin bir cinsi vardır ki, doğup büyürler, bunlara cin denir. İblis de işte bunlardandı. Başka bir görüşe göre, secde emri bütün cinlereydi. Fakat Cenab-ı Hak melekleri zikretmekle cinlere de hitap etmiş olmaktadır. Böylece sadece melekler değil, bütün ruhani varlıklar secde ile emredilmiştir.(1)

Cin hakkında iki görüş vardır:
1. Bütün ruhani varlıklara cin denir. Bu durumda melekler ve şeytanlar cin mefhumunun içine girerler. Böylece melek ile cin arasında hem umumi, hem de hususi manada bir durum vardır. Her melek cindir; fakat her cin melek değildir.
2. Cin ruhani varlıkların bir kısmına denir. Çünkü ruhaniler üç kısımdır:
a. İyiler: Melekler.
b. Kötüler: Şeytanlar.
c. Hem iyisi, hem de kötüsü bulunanlar: Cinler.

Safvetü’t-Tefasir’de verilen bilgiye göre:
1. İblis meleklerden değildir.
2. Melekler masum varlıklardır, hiçbir zaman Allah’a asi olmamışlardır. Halbuki, İblis secde etmemekle Allah’a karşı gelmiştir.
3. Melekler nurdan, İblis ateşten yaratılmıştır.
4. Melekler doğup üremezler, halbuki İblis ürer ve çoğalır. Kehf Sûresinde geçtiği gibi “İblis cinlerdendir.”(2)

İbni Abbas’tan gelen bir rivayete göre, bazı müfessirler, “şeytan tabiri” insanların ve cinlerin sefih ve fitnekar kısmına denildiği görüşündedirler. Cinlerden olan şeytanlar var olduğu gibi, insanlardan olan şeytanlar da vardır.

Meleklerin Adem Aleyhisselama secde ediş şekline gelince; emredilen bu secdenin Hz. Adem’e ibadet niyetiyle yapılmadığı açıktır. Çünkü Allah’tan başkasına ibadet etmek şirktir. Hz. Adem, yeryüzünün halifesi olunca, meleklerin ona secdesi bu halifeliği kabul etme yani ona biat etme şeklinde olmuştur. Bu hal, Hz. Adem’e bir hürmet olmakla beraber, esasta Allah’a yapılan bir ibadettir.

Nitekim, eski ümmetlerde selamlaşma, ibadet kasdı olmaksızın, yere kapanarak secde etme şekilde vaki olmuştur. Mesela, Yusuf Aleyhisselamın kardeşlerinin kendisine secde etmeleri bir tazim ve saygıdan ibarettir

Bunlarla beraber, meleklerin Hz. Adem’e secde etmelerinin ibadet manasına alınması da mümkündür. Bu durumda secde edilen gerçekte Cenab-ı Haktır. Hz. Adem ise bu secdede kıble vazifesi görmüştür. Dolayısıyla secde yine doğrudan doğruya Allah’a yapılmıştır.(3)

Diğer taraftan, Cenab-ı Hak melekleri Hz. Adem’e secde ettirmek sûretiyle kainatın insana boyun eğdiğini göstermiş; İblis’in ona karşı üstünlük davasında bulunmasını zikretmekle de, insanlığın maddi ve manevi gelişmesinde şeytanların ne kadar büyük bir engel teşkil edeceklerine onların dikkatini çekmiştir.

Kaynaklar
1. Tefsir-i Ebu`s-Suûd, 1:87.
2. Safvetü`t-Tefasir, 1:52.
3. Hülasatü`l-Beyan, 1:97.
Secde yalnız Allah’a yapılacağına göre, Meleklerin Hz. Adem’e secdesini nasıl değerlendirmeliyiz? Yaratılış yönünden şeytanla melekler arasında nasıl bir münasebet vardır? Cenab-ı Hak insanı kuru bir çamurdan, cinleri ateşten, melekleri de nurdan yaratmıştır. Yaratılışta ilk sırayı melekler, sonra cinler, ondan sonra da insanlar almıştır. İlk yaratılan insan, aynı zamanda ilk peygamber Adem Aleyhisselamdır.

Cenab-ı Hak, Hz. Adem’i yarattığında meleklerin ona secde etmelerini emretti. Bütün melekler secde ettiği halde İblis secdeden kaçındı. Bundan sonra da kıyamete kadar şeytanlığını devam ettirmek için Allah’tan izin istedi. İsteği kabul edilince de insanları hak yoldan çıkarmaya devam etti. Meleklerin Hz. Adem’e secde etmeleri gaybi bir mesele olduğu halde hadisenin seyri ve şekli hakkında tefsirlerimizde bazı izahlar bulunmaktadır. Ebu’s-Suud’un izahlarına göre, İblis meleklerle birlikte yaşıyordu, onlar gibi ibadet ediyordu. Secde emri gelince İblis meleklerden ayrıldı. İkinci bir görüşe göre, meleklerin bir cinsi vardır ki, doğup büyürler, bunlara cin denir. İblis de işte bunlardandı. Başka bir görüşe göre, secde emri bütün cinlereydi. Fakat Cenab-ı Hak melekleri zikretmekle cinlere de hitap etmiş olmaktadır. Böylece sadece melekler değil, bütün ruhani varlıklar secde ile emredilmiştir.(1)

Cin hakkında iki görüş vardır:
1. Bütün ruhani varlıklara cin denir. Bu durumda melekler ve şeytanlar cin mefhumunun içine girerler. Böylece melek ile cin arasında hem umumi, hem de hususi manada bir durum vardır. Her melek cindir; fakat her cin melek değildir.
2. Cin ruhani varlıkların bir kısmına denir. Çünkü ruhaniler üç kısımdır:
a. İyiler: Melekler.
b. Kötüler: Şeytanlar.
c. Hem iyisi, hem de kötüsü bulunanlar: Cinler.

Safvetü’t-Tefasir’de verilen bilgiye göre:
1. İblis meleklerden değildir.
2. Melekler masum varlıklardır, hiçbir zaman Allah’a asi olmamışlardır. Halbuki, İblis secde etmemekle Allah’a karşı gelmiştir.
3. Melekler nurdan, İblis ateşten yaratılmıştır.
4. Melekler doğup üremezler, halbuki İblis ürer ve çoğalır. Kehf Sûresinde geçtiği gibi “İblis cinlerdendir.”(2)

İbni Abbas’tan gelen bir rivayete göre, bazı müfessirler, “şeytan tabiri” insanların ve cinlerin sefih ve fitnekar kısmına denildiği görüşündedirler. Cinlerden olan şeytanlar var olduğu gibi, insanlardan olan şeytanlar da vardır.

Meleklerin Adem Aleyhisselama secde ediş şekline gelince; emredilen bu secdenin Hz. Adem’e ibadet niyetiyle yapılmadığı açıktır. Çünkü Allah’tan başkasına ibadet etmek şirktir. Hz. Adem, yeryüzünün halifesi olunca, meleklerin ona secdesi bu halifeliği kabul etme yani ona biat etme şeklinde olmuştur. Bu hal, Hz. Adem’e bir hürmet olmakla beraber, esasta Allah’a yapılan bir ibadettir.

Nitekim, eski ümmetlerde selamlaşma, ibadet kasdı olmaksızın, yere kapanarak secde etme şekilde vaki olmuştur. Mesela, Yusuf Aleyhisselamın kardeşlerinin kendisine secde etmeleri bir tazim ve saygıdan ibarettir

Bunlarla beraber, meleklerin Hz. Adem’e secde etmelerinin ibadet manasına alınması da mümkündür. Bu durumda secde edilen gerçekte Cenab-ı Haktır. Hz. Adem ise bu secdede kıble vazifesi görmüştür. Dolayısıyla secde yine doğrudan doğruya Allah’a yapılmıştır.(3)

Diğer taraftan, Cenab-ı Hak melekleri Hz. Adem’e secde ettirmek sûretiyle kainatın insana boyun eğdiğini göstermiş; İblis’in ona karşı üstünlük davasında bulunmasını zikretmekle de, insanlığın maddi ve manevi gelişmesinde şeytanların ne kadar büyük bir engel teşkil edeceklerine onların dikkatini çekmiştir.

Kaynaklar
1. Tefsir-i Ebu`s-Suûd, 1:87.
2. Safvetü`t-Tefasir, 1:52.
3. Hülasatü`l-Beyan, 1:97.
Meleklerde cüz’i irade var mıdır? Varsa, insanın cüz’i iradesinden farkı nedir? Cüz-i irade meleklerde de var, ama insandakinden çok farklı. Cebrail (a.s.) kendisine verilen bir ilâhî emrin gereğini cüz-i iradesiyle yerine getirir. İlâhî bir emri başka meleklere yine iradesiyle tebliğ eder. Şu farkla ki, onda emrin zıddına hareket etme iradesi yoktur ve insan iradesinden bu yönüyle ayrılır.

Şu da var ki, melekler derecelerine göre bir anda çok yerlerde bulunabilir ve farklı nice işleri birlikte irade edebilirler. Yine de bu iradeleri mutlak değil sınırlıdır; ancak belli hudutlar arasında cevelan edebilirler. Bu faaliyetlerinde Allahın küllî iradesinin bir cilvesini sergilerler.

“Melâike gibi zîşuur olanların, yalnız cüz-i ihtiyarıyla cüzî, icatsız, kesb denilen bir nevi hizmet-i fıtriye ve amelî bir nevi ubudiyetten başka ellerinde yoktur.” Şualar
Melekler amellerimizi nasıl yazıyorlar? Melek dendi mi çoğu insanın aklına, öncelikle, sevap ve günahları yazan melâikeler gelir. Bunlar meleklerin sadece bir şubesi.

Çok karşılaştığımız bir sahne: Bakarsınız, karşınızda tereddüt dolu bir çehre. Bakışlarda hayret ve şaşkınlık iç içe. Bir sorusu olduğunu hemen anlar ve kendisine fırsat verirsiniz. “Bir noktayı merak ediyorum da...” der ve sorusunu yerleştirir: “Melekler bizim amellerimizi nasıl yazıyorlar?”

O söylemese de siz, bu sorunun arkasında, “Acaba meleklerin kâlemleri ne marka?”, “Mürekkepleri ne renk?”, “Amelleri daktiloyla mı yazıyorlar, yoksa bilgisayara mı kaydediyorlar?” gibi bir mânâ hissedersiniz. Ve kendisine meleklerin ayrı bir canlı türü olduğunu, insanlara benzemediklerini, yazmalarının ve kaydetmelerinin de bizim tahminlerimizin çok ötesinde olduğunu anlatırsınız. Ve kendisine biraz ışık tutmak niyetiyle, teyp bandından, fotoğraf makinesinden, kara kutudan söz edersiniz. “Bunlar da kaydediyorlar, ama ne kâlemle, ne de daktiloyla” diye eklersiniz.

Bir şey anlamış olmanın ümit ışıkları gözlerinde hafifçe belirmiş olarak yanınızdan ayrılır. Ve siz kendi iç âleminizde meselenin muhasebesini yaparsınız: Bundan önceki asırlarda ne bant vardı, ne fotoğraf makinesi, ne televizyon, ne de kara kutu. Ama o asırların insanları, amellerini meleklerin kaydettiğine bu asrın insanından çok daha fazla inanıyorlardı. Bunun sebebi ne idi?

Sorunuza değişik cevaplar verir ve sonunda şu cevapta karar kılarsınız:
“Onlar, Nefsini bilen Rabbini bilir. sırrına ermişlerdi. Ve bu sorunun en güzel cevabını da yine kendi nefislerinde bulmuşlardı; hafızalarını dikkate alarak.”

İnsan hafızası da sesleri, görüntüleri zapt ederken bizim sözünü ettiğimiz âletlerin hiçbirini kullanmıyordu. Hafızanın rahatlıkla yaptığı bir işi, Allahın vazifeli bir meleği de yapabilirdi.


Meleklerin bir anda birçok yerde bulunmaları mümkün mü? Meleklerin bir anda birçok yerde bulunmaları ve farklı işleri birlikte görmeleri de çokça sorulan sorulardan. Bu sorunun kaynağında da yine insanın kendi kabiliyetini, tek ve şaşırmaz ölçü kabul etmesi yatıyor.

Bediüzzaman'ın Nur Külliyatında ki On Altıncı Söz, bir yönüyle de bu sorunun en güzel cevabı... Bu risalede, kesif ve maddî bir varlık olan insanın bir anda birçok aynalarda birlikte tecelli ettiği, ama kendisindeki sıfatların, özelliklerin o görüntülerde bulunmadığı dikkate sunulduktan sonra, maddî-nuranî olan güneşin aynalardaki görüntülerinde güneşin ziyasından, hararetinden, renklerinden bir cilvenin mevcut olduğu nazara verilir. Nuranî varlıklar olan meleklerin ise bir anda, çok yerlerde bizzat bulunabileceklerine dikkat çekilir.

Aynı anda çok yerde bizzat bulanmaya ise, aynı eserin Lemaât kısmında harika bir misâl verilir: Kelime.

Ağızdan çıkan bir kelimenin nice kulaklarda aynı anda işitilmesi, güneşin aynalarda tecelliyle iş görmesinden çok daha ileri bir mazhariyet. Burada kelime, kulaklara tecellisini göndermiş değil; her kulağa giren bizzat kendisi.

Bu harika misâllerle melek hayatına uzaktan uzağa bakabiliriz. Uzaktan diyorum, çünkü, kendi ruhumuzu ve gözümüz önündeki hayvanların ruhlarını bile yeterince bilemediğimiz halde, hiç görmediğimiz melekleri, o nuranî varlıkları tam mânâsıyla nasıl anlayabiliriz?!.

Konuyu, yine Nurlardan bir cümle ile noktalayalım: “Akl-ı beşer anlamaz, melek olmayan bilemez.”
Kur’ana göre melekler müslümanların yardımına gelmiş midir? Uhud Savaşı öncesinden bahseden şu ayetlerde meleklerin yardımına işaret edilir:
"Sizler zayıf bir durumda, iken Allah Bedir'de size yardım etti (zafer verdi) ... O vakit mü'minlere şöyle diyordun: "Rabbinizin üç bin melek indirmekle size yardımda bulunması size yetmez mi ? Evet (yeter). Eğer siz sabreder ve korunursanız, onlar da birden üzerinize gelecek olurlarsa, Rabbiniz size beş bin nişan sahibi melekle imdat edecektir" (Al-i İmran Sûresi, 123-125)

Meleklerin yardıma geleceğini bildiren Cenab-ı Hak, müminlerin sebeplere takılıp kalmasını önlemek için(1) ardından şunu hatırlatır: "Allah bunu, "ancak size bir müjde olsun ve kalpleriniz yatışsın" diye yaptı. Yoksa, yardım (zafer) ancak Allah'tandır" (Enfal Sûresi, 10; Al-i İmran Sûresi, 126).

Ayette ifade edildiği üzere, meleklerin imdada gelmesi, müminlere bir müjde olması ve kalplerinin sükunet bulması içindir. Yoksa, yardım Allah'tandır, zafer O'ndandır. Bir meleğe yeryüzünün altını üstüne getirmeye yetebilecek bir güç verilebildiğine göre, Bedir'de binlerce meleğin görülmesi, bu savaşın yücelik ve kutsiyetini müşahhas bir şekilde gösterme gayesine matuftur diyebiliriz(2).

Bedir'de görevli meleklerin, savaştaki fonksiyonları ile ilgili olarak şu bildirilir: "Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: Ben sizinleyim. Artık, iman edenlere sebat verin. İnkar edenlerin kalplerine korku bırakacağım. Artık, onların boyunları üstüne vurun, parmaklarına vurun" (Enfal Sûresi, 12).

Bu ayetten öyle anlaşılıyor ki, melekler ehl-i imana sebat kazandırmakta, ehl-i küfre ise korku vermekte birer vasıtadırlar. Bedir'den başka savaşlarda da meleklerin görevlendirildiğine dair rivayetler vardır. İstiklal Savaşında, yakın tarihteki Kıbrıs Harekatında ve Afgan mücahitlerinin komünizmin yıkılmasına öncülük eden direnişlerinde ruhani varlıkların görüldüğü, müslümanlara yardımcı oldukları, hayli kişi tarafından anlatılmaktadır.

Melekler, Hz. Adem’e niçin secde etti ? "Kur'an-ı Kerim'de meleklerin Adem'e secde ettiklerini okuyoruz. Bu durum Allah'a bir anlamda saygısızlık olmaz mı?"

Öncelikle bunun Allah'a bir saygısızlık olmadığını ifade edelim. Çünkü meleklere Hz. Adem'e secde etmelerini emreden bizzat Allah'tır. Hem bu emrini, hem meleklerin secde edip, şeytanın secde etmeyerek rahmetinden kovulduğunu haber veren yine bizzat Yüce Allah'tır. Dolayısıyla yapılmasını bizzat kendisinin emrettiğini, Hz. Adem'e secde edenleri övüp secde etmeyen şeytanı rahmetinden uzaklaştırdığını bildirdiği bir meselede Allah'a bir saygısızlık olduğunu söylemek doğru olmaz.

Bununla beraber, ancak Allah'a secde yapıldığı halde, meleklerin Adem'e secde etmelerinin hikmeti araştırılabilir. Bunu ise şöyle izah edebiliriz:
Bütün Müslümanlar bu secdenin Hz. Adem'e ibadet kastıyla yapılmadığına ittifak halindedir. Çünkü başkasına ibadet kastıyla secde etmek küfürdür ve Yüce Allah küfrü emretmez. Hz. Adem'e secde edilmesinin hikmetleri üzerinde genel olarak üç görüş vardır. Bunlar:
1. Bu secde Allah için olmuştur. Hz. Adem ise sanki bir kıble olmuştur.
2. Bu secde selam mahiyetinde olabilir. Bazı alimlere göre melekler, Hz. Adem'e tazim ve selam için secde etmişlerdir. Müslümanların birbirlerine selam vermeleri gibi, geçmiş ümmetler de birbirlerini secde ile selamlıyorlardı. Katade, "Anne, babası ve kardeşleri Yusuf için secdeye kapandılar"(1) ayeti hakkında, "O zaman insanların birbirlerine selamı, secde etmek şeklindeydi" der.
3. Üçüncü görüşte ise secdenin Arapça'da inkıyad ve boyun eğme manasına geldiği söylenir ve "Ot ve ağaçlar O'na secde ederler"(2) ayeti de bu manadadır.
Fahreddin Razi, Tefsir-i Kebir'inde bu üç görüşün zayıf olduğunu söyler. Buna sebep olarak da, "Çünkü bu kıssadan maksat, Hz. Adem'in büyüklüğünün izahıdır... Onun sadece kıble olması, şanının büyüklüğünü ifade etmez" der. Üçüncü görüşün de zayıf olduğunu ifade eder. Buna gerekçe olarak da, secdenin, şeriat örfünde alnı yere koymaktan ibaret olduğunu söyler. Ve kendi görüşünü şöyle ifade eder:
"Meleklerin Hz. Adem'in üstünlüğünü ve değerini ortaya koymak için Allah'a kullukta bulunmaları imkansız değildir."(3)

Son olarak konu hakkında Elmalılı Hamdi Yazır'ın görüşüne yer verelim. Yazır, özetle şöyle diyor:
Meleklerin secde etmesi, Hz. Adem'e bir tekrim olmakla beraber, bizzat Allah'a bir ibadettir. Bu secde ile melekler Allah'ın hükümlerinin icrası noktasından Hz. Adem'e onun yeryüzüne halife olması mertebesiyle uygun bir şekilde hizmet ve yardıma memur kılınmış ve bir ahde bağlanmıştır. O halde melekler Adem'e bizzat hizmetkar değil, fakat onun halifelik yönü için hizmetkar olacaklardır. Gerçek Mabud Yüce Allah'tır. Hasılı bu secde Adem'e bir ibadet değildir.(4)

Netice olarak: Melekler Hz. Adem'e ibadet olsun diye değil, onun üstünlüğünü ve hilafetini kabul ettiklerini açıklamak üzere secde etmişlerdir. Meleklere secde etmelerini emreden bizzat Allah'tır. Dolayısıyla bu secdenin İslamiyet’e ters bir tarafı yoktur.

Melek, cin ve şeytanların temessülü hakkında bilgi verir misiniz? Suyun buharlaşması, katı maddelerin gaz, sıvı ve buhar haline dönüşmesi, atomun parçalanıp enerji dalgaları ve kuantlar haline gelmesi, yıldızların kara delikler halinde ortaya çıkmaları gibi, şu görülen alemden görülmeyene doğru bir faaliyet, bir akış ve bir hamle mevcuttur. Bu İlahi icraatı tersine düşündüğümüzde ise, görülmeyenden görülene ve bilinmezden de madde olarak müşahede edilir hale gelmeye doğru bir akışın varlığını gözlemek mümkündür.

İşte, görünmeyen varlıklar olan melek, cin ve ruhaniler de, her ne kadar kendilerine has yapılarıyla bu alemde görülmeseler bile, bu aleme has vasıtaları kullanıp, kılıf ve elbise giyerek görünebilirler. Meleklerin ve cinlerin bu şekilde görünmelerine “temessül” diyoruz. Kur’an-ı Kerim, temessülü anlatırken (19:17), “Melek, (Hz. Meryem’e) tastamam bir insan şeklinde temessül etti” der.

Efendimiz (s.a.v)’e vahiy getiren melek, bazen kendine has keyfiyetle, bazen bir muharip şeklinde, bazen de daha başka suretlerde geliyordu. Beni Kureyza üzerine yürüneceği zaman Cebrail (a.s), tozu toprağı üstünde bir muharip suretinde gelmiş ve “Ya Rasülallah, siz zırhlarınızı çıkardınız, fakat biz melekler taifesi çıkarmadık” demişti. Yine aynı melek, bazı zaman oluyordu ki, Dıhye (r.a) suretinde geliyor, bazı zaman da, dini talim etmek maksadıyla üzerinde hiç de yolculuk emaresi taşımayan bir misafir kıyafetinde geliyor ve “İman, İhsan, İslam nedir?” şeklinde sualler sorup, verilen cevapları “Doğru” diye tasdik edip gidiyordu...

İmam Şiblî, cinlerin ve şeytanların kendi kendilerine şekil değiştiremeyeceklerini, buna güç ve kuvvetlerinin olmadığını, fakat Allah’ın kendilerine öğrettiği kelime ve isimlerden adeta şifre vazifesi yapan birini söylediklerinde, Allah’ın onları bir şekilden diğer şekle, bir halden başka bir hale soktuğunu belirtir. Cinler ve şeytanlar, kendi kabiliyet ve iradeleriyle bu tebdil-i kıyafeti (transformasyon) yapamazlar; yapmaya kalkıştıklarında, bünyeleri parça parça olur ve hayatiyetlerini kaybederler.
 
Üst Alt