mahya nedir? mahyalarda ne yazmalıdır?

selam ederim;

mahya
isim (ma'hya) Farsça m¥h + Arapça -iyye

1 . Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılan resim:

2 . mimarlık Çatılarda iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm.

Ramazan aylarında camilerin minareleri arasına gerilen ışıklı yazı şeritlerine mahya, bu yazıları hazırlayan sanatçıya da mahyacı denir.

eskiden tv ve radyo yokluğunda topluma mesaj vermek için güzel bir yöntemdi mahyalar. ve toplum ruhunuda ateşleyen bir özelliği vardır. insanlar eskiden camileri gezerlermiş ki camiler, kadar mahyalarda yazanlarıda görmek isterlermiş. çünkü bu y anlızca bir mesaj değil aynı zamanda bir sanat eseri imiş. o kandillerin yanyana dizilip gökyüzünde ışıl ışıl parlaması insanlara sevinç ve heyecan verirmiş. ne anlamlı ve bugünden bile çok ileride mesajlar rica ederim okuyun. bir kısım mahya resimlerini sizlerle burada paylaşıp konu ile ilgili sabah gazetesi yazarı emre AKÖZ den çok güzel ve anlamlı idrakları ve düşünceyi aydınlatan güzel bir yazı paylaşacağım.

sabah gazetesi yazarı emre AKÖZ'ün kaleminden;

Mahyalara ne yazmalı?

Geçen akşam gördüğüm mahya, bana Yahudi bir arkadaşımla yaptığım konuşmaları hatırlattı.
Museviliğe yürekten inanan ve gereklerini yerine getirmeye çalışan arkadaşım, "Dinim söz konusu olduğunda, 'nasıl'ını konuşurum ama 'neden'ini tartışmam" der.
Bu arkadaşla gezmek hem zordur, hem de kolay: Herkes kebap ısmarlar... Bizimki mönüyü uzun uzun inceledikten sonra, peynirli pide ve salata ister.
Biz tabii biraz huzursuz oluruz. "Keşke senin daha lezzetli bir şeyler yiyeceğin bir lokantaya gitseydik ama sen de buraya gelirken hiç itiraz etmedin" deriz.
O ise hiç istifini olmaz: "Sizin lokantalarınızdaki etler 'koşer' değil ki... Yani benim dine uygun kesilmemiş. O yüzden, nereye gidersek gidelim, ben zaten o etleri yiyemem..."
İşte mesela o anda masadaki birisi, "Neden koşer olmalı" diye sorduğunda... Yahudi arkadaş, "Çünkü dinimizin gereği... Nedeni beni ilgilendirmez" der.

birinci yazısının devamı; Mahyalara ne yazmalı? - EMRE AKÖZ - Sabah

Mahyalara ne yazmalı? (2)

Geçen günkü "Mahyalara ne yazmalı" başlıklı yazıma çok sayıda mesaj geldi. Gördüm ki bir noktayı açmak gerekiyor.
Mahya yazmak, topluma genel bir mesaj vermektir... Doğru mu? Doğru... Ben de diyorum ki: Eğer mesajı topluma veriyorsanız, o toplumun özelliklerini de dikkate almanız gerekir.
Diyanet İşleri, kötü niyet taşımasa da, topluma çelişkili mesajlar verebiliyor.
"Oruç tut, sıhhat bul" mahyası bunlardan biri... Burada sözün kimin (Hz. Muhammed) tarafından söylendiğine değil, toplum tarafından nasıl algılandığına bakılmalı.

Dindar hastanın 'mantığı'
70 yaşlarındaki akrabamız Parkinson hastalığına yakalanmıştı. Gündelik işleri yapmakta fevkalade zorlanıyordu. Doktor ilaçlar yazdı. Hasta kısa sürede kendini toparladı. Durumu hiç de fena değildi.
Derken ramazan geldi. Birkaç gün sonra hastanın eski haline döndüğünü öğrendik. Niye ki? Meğer oruç tutmaya başlamış... Bu yüzden ilaçları, doktorun dediği vakitlerde değil de, iftarda ve sahurda almış. Düzen bozulunca ilaçlar işe yaramamış, Parkinson geri dönmüş.
Aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Ama dindar hastamız, "Baksanıza koskoca mahyada yazıyor, oruç tutarsam sıhhat bulurmuşum" deseydi, ona ne cevap verecektik?

Herkese aynı mesaj verilmez
Oruç tutmak hastalara farz değil. Vatandaş, Diyanet'e sorduğunda, "sağlığınızı bozacaksa oruç tutmayın" cevabını alıyor... Ama aynı Diyanet, "Oruç tut, sıhhat bul" hadisini mahya olarak camilere yazdırıyor. Bu toplumda her türden Müslüman var: Kimi okumuş, kimi okumamış... Kimi zeki, kimi değil... Kimi akılcı, kimi fanatik...
Siz bu insanlara çelişik mesajlar verirseniz... Elbette bir kısmı Peygamber'in dediğini önemseyip, diğer mesajları kulak ardı eder.
Diyanet bugüne kadar "Hastalar oruç tutmasın" diye bir mahya yazdırdı mı? Hayır! (Zaten uygun düşmez ama konumuz o değil).
Yani... Herkese ulaşan "büyük" mesajda "oruç tutarsan sağlıklı olursun" denirken... Tek tek şahıslara kâh ulaşan, kâh ulaşmayan "küçük" mesajda, "hastaysan, sağlığını daha da bozacaksa oruç tutma" deniyor.
Kafa karıştırıcı bir durum! Bunu çözmek için insanların belli düzeyde din bilgisine sahip olarak; aklını, mantığını, zekâsını kullanması gerekiyor.
Tamam ama toplum öyle değil ki!

devamı; sabah.com.tr
 
Üst Alt