• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Mahagonny Kentinin Yükselişi ve Çöküşü

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 0
  • Görüntüleme 4K

Okunuyor :
Mahagonny Kentinin Yükselişi ve Çöküşü

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba
Bertolt Brecht`in yazıp müziklerini Kurt Weillin bestelediği Mahagonny Kentinin Yükselişi ve Çöküşü operasını aşağıdaki satırlarla özetlemiş: İki erkek ve bir kadın, polislerden kaçarken kendilerini terk edilmiş bir bölgede bulurlar. İki adam, altın kıyısına geçerek, tüm ihtiyaçlarının karşılanabileceği bir şehir kurmaya karar verir. Bu cennet şehirde yaşayanların rahatlık içerisinde, cazip bir hayatları olacaktır, fakat altın sahili insanlarını uzun süre mutlu etmek mümkün değildir. Memnuniyetsizlik baş gösterir, ücretler düşer. Şiddetli bir kasırganın yaklaştığı gece Jim Mahoney yeni bir iç hukuk yasası çıkarır: Ne istiyorsanız onu yapabilirsiniz!Kasırganın kente zarar vermeden geçip gitmesi beklenmedik bir etki yaratır. Halk hayatını yeni yasaya göre sürdürmeye başlar. Şehir gelişmeye başlar, talepler artar, fiyatları ile birlikte. Artık her şeye izin vardır, fakat yalnızca bedeli ödendiği takdirde. Sonunda Jim Mahoney, kendisi de tüm parası tükendiğinde, ölüme mahkûm edilir. Mahagonnyde en kötü suç meteliksiz kalmaktır. Jimin ölümü Mahagonnynin düşüşünün de habercisidir.

Brecht, hem şair, hem oyun yazarı olarak, 20. yüzyıl sanatının en büyük kişiliklerinden biri. Değişik bestecilerle gerçekleştirdiği çalışmalarla, 20. yüzyıl müziğini de etkilemiş. Alman besteci Kurt Weillle sanatsal işbirliği, bu birlikteliklerin en önemlisi. Mahagonny Kentinin Yükselişi ve Düşüşü, 1927-1929 yılları arasında bestelenmiş ve ilk kez 1930da Leipzigde sahnelenmiş.

Marksist Brecht için Mahagonny, burjuva saygınlığı yaldızının ardında gizlenen vahşi kapitalizmin simgesidir. Kent, halkın ihtiyaçlarını ve arzularını gerçekleştirmek için kurulmuş, bu ihtiyaç ve arzular da kentin yıkımına yol açmıştır. Brechtin Marksist bakış açısıyla, ihtiyaç ve hizmetlerin karşılanabilmesinin bedeli insanları bile sırf meta olarak kabul etmekten geçer. Kapitalizmde zenginleşebilmek gaddarca bir girişim olduğundan, güçlüler aslında eşkıya çeteleridir ve kanunları da bu çeteler uygular. Mahagonny, dolaylı olarak, yalancı bir refah ve mutluluk görünümünün altında vahşet, yolsuzluk ve ahlaksızlığın kol gezdiği dönemin Weimar Cumhuriyetinin de simgesidir.

Yapısal olarak Mahagonny, operayı hicveden bir operadır. Klasik operanın törensel görünümünün altında giderek içi boşalan bir form haline geldiğine inanan Brecht-Weill ikilisi, geleneksel operanın azametli küstahlığını söndürmek için, geleneksel opera temalarını alt üst ederler. Operanın en asil duygu olarak resmettiği aşk basit bir alışverişe indirgenir, kurtarıcı olması gereken tanrısal güçler herkese cehenneme kadar yolunuz var der, kanunu kanunsuzlar yönetir vs.vs. Mahagonnyde klasik operanın gözde teması gerçek aşka en yakın ilişki Jim ile fahişe Jennyninkidir. Ancak, Jimmynin üç kuruşluk borcunu ödeyip hayatını kurtarma fırsatı eline geçtiğinde Jenny ağlayarak onu ne kadar sevdiğini, ne kadar çok özleyeceğini ancak paracıklarından da ayrılamayacağını söyler. Müzik neredeyse her an atonallere kayar, Jennynin iki şarkısı hariç arya olarak nitelendirilebilecek bölüm yoktur, öykü Amerikada geçtiği için caza kayan ve görünürde kaygısız ve tasasız gibi duran tonalitelerde bile bir huzursuzluk ve tedirginlik hissedilir.

Brechtin kuramcısı olduğu epik tiyatro için geliştirdiği Verfremdungseffekt/ yabancılaştırma efektininamacı, seyirci ile oyun arasında bir mesafe oluşturarak, onun olayların gidişatına ve duygusallığına kapılmasını engellemek, anlatılan toplumsal olayı, vurucu gerçeği, ya da oyunun mesajını yakalamasını sağlamaktı. Böylece, seyircinin kendi zamanında ve kendi toplumunda geçen bir oyunla özdeşlik kurması engellenerek, aktif eleştirel tutumunu kaybetmesi önleniyordu.

Operanın bestecisi Kurt Weill, bir Alman Yahudisi. 1900 yılında Dessauda doğmuş, 1950de New Yorkda ölmüş. Her ne kadar günümüzde Brechtle yapmış olduğu ortak çalışmalarla anılsa da, kısa yaş***** 6 kantat, 5 oda müziği,12 orkestra eseri, sayısız lied ve pek çok sahne eseri sığdırmış. İsrail Ulusal Marşının orkestra aranjmanı da onun. Ölümünden kısa bir süre sonra, Üç Kuruşluk Opera oyunundaki baladın Louis Armstrong tarafından Mack the Knife adıyla söylenmesi ile yeniden üne kavuşmuş. Eşi ve şarkılarının bir başka ünlü yorumcusu Lotte Lenyanın kurmuş olduğu Kurt Weill Vakfının da desteğiyle bu ün günümüze kadar süregelmiş. Teresa Stratas, Ute Lemper, Gisela May, Anne Sofie von Otter, Max Raabe, Dee Dee Bridgewater, ve Marianne Faithfull gibi farklı türlerde söyleyen yorumcular Weill kayıtlar yapmış.

Weill, Mayagonnyde, Brechtin yabancılaştırma efektinin müzikal karşılıklarını da araştırmış. Kimi zaman, orkestra sahnede olanlarla taban tabana zıt bir müzik çalarak, kimi zaman bir mutluluk şarkısına, karanlık, ahenksiz ve uyumsuz ve bir yorumla eşlik ederek, izleyicinin gördüklerine değil, görünenin ardındaki gerçeklere yönlendirilmesine çalışmış.

Weillin bir başka müzikal Verfremdungseffekt i de ünlü Alabama Song şarkısınınkullanımında. Şarkı ilk kez oyunun başlarında, hayat kadınları Mahagonnyye girerken duyulur. Oyunun sonlarına doğru, kent düşüşe geçtiğinde ve bütün gurup dünyanın ve insanların nasıl iğrenç ve kokuşmuş olduğunun şarkısını söylerken, Jenny ve hayat kadınları, Jimmynin cesedini taşıyarak ve Alabama Songu söyleyerek sahneye girerler. Tasasız ve keyifli Alabama Song ile cenaze töreninin karşıtlığı, izleyiciyi bir kez daha olaylardan kopararak, Mahagonnynin (kapitalist düzenin) sapıklıklarını ve çelişkilerini son bir kez daha sindirmesini sağlayacaktır.
Erdoğan MİTRANİ
Şalom Gazetesi
 
Üst Alt