Little Big Horn Savaşı

Little Big Horn Savaşı​

( 1876 )

Little Big Horn Savaş Bölgesi​

Amerikalıların yıllar boyu Kızılderilileri yaşadıkları topraklardan sürmeleri sonrasında 1868 yılında Sioux'lar ile Amerikan Hükümeti arasında bir antlaşma imzalanmış ve bu antlaşmaya göre adı geçen bölgenin Sioux'lara ait olduğu belirtilmiştir. Ancak bir kaç yıl sonra (1874) bölgede altın bulunduğunun duyulmasıyla beraber, bölgeye beyaz adam hücum etmek istemiştir. Altına hücum emrini veren ise tahmin edilebileceği gibi Custer'dan başkası değildir. Beyaz adamın montana topraklarından uzak duracağı sözünü verdiği bu antlaşmanın ihlali anl***** gelen bu olay, Amerikalıların Kızılderililere verdiği ancak tutmadığı sözlerden sadece bir tanesidir ancak adı geçen savaşa ön ayak olması açısından en önemlisidir.. Amerikan Hükümeti, altının bulunduğu ve daha evvel Kızılderililerin olduğunu kabul ettiği toprakları kendilerinden satın almak istemiştir ve Kabile Şefleriyle görüşmüştür. ancak Kızılderililer toprakların satılık olmadığını belirtmişlerdir. Bunun üzerine Amerikalılar kendilerine toprakları bir an önce terketmelerini aksi taktirde yakalandıkları taktirde "Savaş Esiri" konumuna düşeceklerini ve kan çıkacağı tehdidini savurmuşlardır. 1876 yılının nisan mayıs aylarında, Amerikalılar 1500 - 1600 adamla bölgede Kızılderili avını başlatmış ve yakaladıklarını söyledikleri gibi esir almamış, aksine öldürmüşlerdir. Yapılan saldırıları haber alan kabileler, birlikten kuvvet doğar dürtüsüyle, kendilerini savunmak adına biraraya gelmeye karar vermişler Little Bighorn Nehri civarında konuşlanmışlardır. Bir birlik, beraberlik amacında olan yerliler, oluşturulan bu köyün lideri olarak Sitting Bull (Oturan Boğa) yardımcısı olarak ise Crazy Horse (Çılgın At) seçmişlerdir

17 Haziran'da, General Crook yönetimindeki en az 1000 askerin, köyün güneyinde sadece 1 günlük mesafede bulunduğunu öğrenen Kızılderililer, saldırmamayı seçmiş ancak kendilerine saldırıldığında harekete geçileceği kararını vermişlerdir. Fakat, Kızılderililerin kanında olan kahramanlık, onur gibi dürtülerle çoğunluğu gençlerden oluşan 500 kişilik bir grup askerlere saldırmış, 6 saat süren savaş sonrasında general Crook yönetimindeki birliğe büyük zaiyat vermişlerdir. Bu saldırı sırasında Crook'un kendisi de yaralanmış, üstelik bölgeden uzakta konuşlanmış Custer yönetimindeki birliğe saldırıya uğradıkları bilgisini göndermekte gecikmiştir

Saldırıyı takip eden haftada, Little Bighorn Nehri kıyısında kurulan köye çevreden pek çok Kızılderili katılmış, köyün nüfusu iyice artmıştır. Köyün Liderleri ise, köyün nüfusunun iyice artmasının beyaz adamı korkutmasını ümit etmiş böylece en azından bir süre daha özgür olarak yaşayacaklarını düşünmüşlerdir.. Haziran 25 'te ise, Crook'a yapılan saldırıdan haberdar olmayan general Terry ve ve Custer yönetimindeki iki ordu köye epey yaklaşmış ve Crook'un da kendilerine katılmasını beklemek için ertesi gün sürpriz saldırma kararı vermişlerdir. Ancak, ordunun varlığı Kızılderililer tarafından tespit edilmiştir. Bunun üzerine general Custer artık saldırının sürpriz olmayacağını düşünmüş, Generel Crook'un kendilerine katılmasını beklemeden, emrindeki 647 adamdan oluşan 7. Süvari Birliğine saldırı emri vermiştir. Ancak, tek bir kıta ile saldırmanın anlamlı olmayacağını tahmin eden Custer, ordusunu üçe bölmüş, birini Binbaşı Reno, diğerini Yüzbaşı Benteen komutasına vermiştir

Köye ilk Binbaşı Reno komutasındaki birlik saldırmış, köyün dışında gündelik işlerle meşgul kadınlara ve çocukları kılıçtan geçirmiştir. Ardından köyün içlerine dalma hatasını yapmıştır zira burada erkeklerle karşılaşmış, adamlarından bir kısmının ölmesi üzerine geri çekilmiştir

Ardından Custer yönetimindeki birlik saldırıya geçmiş ancak karşısında, Reno'nun ölen adamlarından ele geçirdikleri silahlarla savaşan Kızılderilileri bulmuştur. Çok kısa süren bu savaş sonrasında, 647 adamdan oluşan beyaz adamın ordusu sadece 102 kişiye düşmüştür. Panikleyen askerler savaş mahallini terketmiş ve daha evvelden kaçan Reno'nun askerliyle birleşmişlerdir. İlerleyen saatlerde son bir saldırı emrini veren Reno ve askerleri, artık ele geçirdikleri silahlarla daha da güçlenen Kızılderililer tarafından öldürülmüşlerdir. Savaşta, pek çok kayıp veren beyaz adamın askerlerine karşılık Kızılderililer sadece 50 - 60 civarı kayıp vermişlerdir. Custer, iki biraderiyle beraber, Kızılderililere saldırmanın bedelini canıyla ödemiştir.. Bu olay Amerikan ordusunun tarihindeki en büyük yenilgisi olarak kabul edilir. Savaşta 7.süvari Birliği tamamen yok olmuştur sadece General Custer'ın atının savaştan sağ olarak çıktığı söylentileri dolaşmıştır.
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt