Leoben hapishanesi

Merhaba

Hiç bir suçum yok. Hakkımda bir iddianame yok. Ama kaderde varmış işte. Avusturya nın Leoben kentindeki hapishaneye girdim.
images

Ama ne hapishane! Avrupa nın en lüks hapishanesi. 4 yıldızlı bir kodes.
Allah düşürmesin yine de.

Melekler kadar masumdum. Ama yine girdim bu hapishaneye.
Tabii girmem çok kolay olmadı. Dostum Gustav Jackel'in bana büyük desteği oldu. Bakanlıktan özel izinler alındı.

Ve ben sizlere bu lüks hapishaneyi tanıtmak için girdim kafese. Sabah girdim, öğleden sonra da çıktım. "Oh be. Özgürlük gibisi yokmuş" dedim kendi kendime.

Hapishanenin toplantı salonu
Gerçekten de çok temiz bir hapishane.

4 yıldızlı otel konforunda. Odalar tek kişilik ya da iki kişilik. Her odada banyo ve tuvalet var. Dolaplar evdekini aratmayacak cinsten.
Başgardiyana sordum. "İki erkek bir odada seksüel açıdan sıcak temas yapmıyorlar mı?" diye. Adam güldü. "İsterlerse yaparlar. Bizi ilgilendirmez," dedi. Ve nedenini açıkladı. "Bizim yasalarımıza göre iki erkeğin yakınlaşması bir suç oluşturmaz."

Hapishaneden bir bölüm...
Tutuklu ve hükümlülere, hapishaneye girerken bir kitapçık veriyorlar.
images

Orada, tutuklu ve hükümlülerin hakları ve hapsihanede yaşam kuralları anlatılıyor.
Örneğin, bir yatak odası var. Hapihane sakinleri, ayda bir olmak üzere eşlerini ya da birlikte yaşadıkları kadınları davet edip, bir gece ve bir tam gün onları bu odada ağırlayabiliyorlar.
images

Ve hemen merakımı atıyorum ortaya. Adam niyetimi anlamış olacak ki, sormadan konuşuyor. "Aman yanlış anlamayın. Gazetede ilanları çıkan telekızları almıyoruz tabii. Nikahlı olmasa bile birlikte yaşadıklarını polis araştırıyor. Ondan sonra...."
images

"Neden beş yıldızlı değil?" diye soruyorum bu kez. Başgardiyan kardeşim gülerek yanıtlıyor sorumu. "Müzik yok da ondan. Çünkü içeride çok çeşitli milletlerden konuğumuz oluyor. Herkesin müzik anlayışı farklı. İşte o yüzden 5 yıldızlı değiliz."
images

Hergün üç öğün yemek çıkıyor. Ve herkes çalışmak zorunda. Bazı mahkumlar ise cezaevi yerleşkesinde bulunan lojmanlarda kalıyorlarmış. İşte o mahkumlar sabah şehre çalışmaya gidip akşam dönüyorlarmış. Ya geri gelmezlerse? Onun da önlemini almışlar. Bu mahkumlara yönetim cep telefonu veriyormuş. Eğer bir gecikme olursa önce işyeri aranıyormuş. İşyerinden " Epey oldu çıkalı" şeklinde bir yanıt gelirse, bu kez cep telefonundan bizzat makhum aranıyormuş. "Nerede kaldın?" diye. Adam "Sana ne kardeş, gelmiyorum," derse, hemen durum polise bildiriliyormuş. Tabii o mahkum da lojman hakkını kaybediyormuş.

15 bin kitaplık bir de kütüphanesi var kodesin. Her dilde ve her konuda kitaplar.
images

Tek kişilik koğuş...
"Herşey çok güzel de mahkumlar çıkarken çok üzülüyorlarmış.
images

Çünkü bu hapishane misafirlik en fazla 18 ay sürüyormuş. Sonrası yıldızsız düz bir hapishaneye tayin...

Gardiyan kardeşim güzel bir hususa ışık tutuyor bu kez. "Havaların bozuk gittiği kış aylarında çok fazla konuğumuz oluyor."

Peki de neden? " Evsiz barksız takımı göz göre göre bir suç işleyip kapağı buraya atıyor." Son olarak bir soru daha yöneltiyorum Başgardiyana. " Kapasiteniz ne kadar." Tabii bu da gizli bir bilgi. Arkadaşın yanıtı, "Hiç merak etmeyin. Herkese yetacek kadar yerimiz vardır," oluyor.
 
Üst Alt