• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

La ilahe illallah....

  • Konbuyu başlatan Ammar
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 27
  • Görüntüleme 3K

Okunuyor :
La ilahe illallah....

Ammar

Kıdemli
Üye
Ki beni yaratan ve bana hidayet veren O'dur;" (26/78)

"Bana yediren ve içiren O'dur;" (26/79)

"Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;" (26/80)

"Beni öldürecek sonra diriltecek olan da O'dur" (26/81)

"Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur;" (26/82)

"Rabbim bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat;" (26/83)

"Sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver." (26/84)

"Beni nimetlerle-donatılmış cennetin mirasçılarından kıl" (26/85)

"Babamı da bağışla çünkü o şaşırıp sapanlardandır." (26/86)

"Ve beni (insanların) diriltilecekleri gün küçük düşürme" (26/87)

"‘Malın da çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde." (26/88)

"Ancak Allah'a selim bir kalp ile gelenler başka." (26/89)
 

çerkeş18

Amatör
Üye
sn ammar 14 ciltten oluşan risaleleri bi kere açıp okudunmu hiç önce bilgi sahibi olalım sonra fikir sahibi,bu düşmanlık niye kimi yoldan çıkarmış biraz insaf
 

Ammar

Kıdemli
Üye
okumadığımı nerden biliyorsun, elbette okudum...

Size de söylüyorum bakınız benden daha çok okumuşsunuzdur, belkide halen dah okuyorsunuzdur, yukarıda kitaplar, cilt no ları, sahife noları ile verilmiş, eğer elinizde bu kitaplar mevcut ise, lütfen açıp bahsedilen kitaplarda, bahsedilen sahifelerde bu zatın söylediği sözler varmı yokmu..? açıp bakınız, ve deyiniz ki, hayır bakın sizin söylediğiniz sözler bu zatın o kitaplarında yoktur, iftira atıyorsunuz deyin.. ama bunu diyemiyorsunuz çünkü o yukarda ki sözler bu zatın kitabında mevcut, ve anlamlarıda açık ve seçik belli lütfen ALLAH C.C rızası için ALLAH C.C' un size eşsiz bir nimeti olan aklınızı kullanın, aklınız ile haraket edin yukarda yazılan sölzer mevcut biraz düşünün, bu sözler ne demek, bu zat eleştirilemz değildir, kaldi ki ALLAH RESULU S.A.S dahi KUR-AN da bizzat ALLAH C.C tarafından eleştiriliyor;

Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler kimler, gerçekten yalancılar kimlerdir, bunların iyice belli olmasını beklemeden niçin onlara izin verdin.?TEVBE - 43

ama siz bu adama laf söyletmiyorsunuz... Daha ne diyeyim ki... Lütfen biraz aklınız kalbinizin önüne geçsin, gözlerinizin önünde yazılanları iyi okuyun, bu sözler ALLAH C.C' un kitabına ve Sünnete uyuyormu adam resmen vahiy geldi bana diyor...


Onlara uyanlar da şöyle demektedirler: «Ah, bizim için dünyaya bir dönüş olsaydı da onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!» İşte böylece Allah onlara bütün amellerini, üzerlerine yığılmış hasretler (pişmanlık ve üzüntüler) halinde gösterecektir. Onlar bu ateşten çıkacak değillerdir. Bakara 167 (elmalılı Hamdi Yazır)
 
Son düzenleme:

çerkeş18

Amatör
Üye
Resâili’n-Nur dahi ne şarkın malûmatından, ulûmundan ve ne de garbın felsefe ve fünunundan gelmiş bir mal ve onlardan iktibas edilmiş bir nur değildir. Belki, semâvî olan Kur’ân’ın şark ve garbın fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas edilmiştir.
Lügatler :
ayn-ı hakikat : doğru gerçeğin kendisi
beyan : açıklama
cihet : yön, taraf
fevkinde : üstünde
fünun : fenler, ilimler
garb : batı
gayet : son derece
hilâf-ı âdet : alışılmışın dışında
iktibas edilmek : alınmak
istifade : faydalanma, yararlanma
işârât : işaretler
keyfiyet : nitelik
kurbiyet : yakınlık
külfet : zorluk
külfet-i tahsil : bir ilmi tahsil etme sırasında karşılaşılan zorluklar
lem’a-i i’caz : mu’cizelik parıltısı
letafet : incelik, hoşluk, güzellik
malûmat : bilgiler
mânâ-yı remiz : işaret edilen mânâ
mertebe-i arşî : arşa uzanan yücelik mertebesi
meşakkat : güçlük, sıkıntı
mu’cizâne : mu’cizeli bir şekilde
muhakkik : gerçekleri araştıran ve delilleriyle bilen
müderris : ders veren, öğretmen, hoca
müellif : yazar
münasebet : bağlantı, ilişki
remzen : işareten
semâvî : Allah tarafından olan, İlâhî
şark : doğu
taallüm : öğrenme
tahsil : öğrenme
tarihçe-i hayat : hayat hikâyesi, biyografi
tevafuk : denk gelme, uygunluk
ulûm : ilimler
ulûm-u âliye : yüksek ilimler
velâdet : doğum, dünyaya gelme
zaman-ı zuhur : ortaya çıkma zamanı
bide yazılanı böyle çözmeye çalış
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Bak ben sana ne diyorum sen ne getiriyosun benim sana 1 sayfa geride ciltlerine sayfalarına kitap isimlerine kadar verdiğim kitaplarından sunduklarım varmı yokmu diyorum ...? Sen gidip karşı bir söz getiriyosun RİSALE-İ NUR' dan... bu adam bir yerde hadis sahih deyip başka bir yerde aynı hadise uydurmadır diyecek kadar çarpık bir adam..

HZ. ALİ'YE (R.A) SUHUF İNDİ Mİ? (18. LEM'A)

“Gizlidir herkese gösterilemez. Otuz birinci mektubun onsekizinci lem'ası Risale-i Nur şakirtlerine (talebelerine) işaret eden Hz. Ali (r.a.)nin bir keramet-i gaybiyesidir. (Gaybi, bilinmeyenleri bildirmesidir).70 Said Nursi'nin, Hz. Ali'ye suhuf indiğine dair bazı iddiaları mevcuttur. Bu iddialarını on sekizinci lem'ada şöyle ifade ediyor:

Hazret-i Gavs-ı Âzam Şeyh Geylani'nin sarahat (açıklık) derecesindeki keramet-i gaybiyesini te'yid ve takviye eden (sağlamlaştıran) Hazret-i Esedullah-ul Galib Ali ibn-i Ebu Talib (r.a.) ve keremullahu vechehü kaside-i Ercüze-i MeĢhuresinde aynen İhbarat-ı Gavsiyeyi tasdik edip işaret ediyor. Bu surette İmam-ı Ali'nin (r.a.) hicretten otuz sene sonra Kufe'de yazdığı bu Ercüze'deki dokuz defa altmış, otuz ilave edilse beş yüz yetmiş olur ki, Cengiz'in ve Hülağû'nun hücum ve tahribat zamanıdır. Sonra Hz. Cebrail'in, Âlâ Nebiyyina (a.s.m.) huzur-u nebevide getirip Hz. Ali'ye sekine namıyla bir sahirede yazılı ism-i âzam, Hz. Ali (r.a.)'nin kucağına düşmüş: “Ben Cebrail'in şahsını yalnız alaim-üs-sema (gök kuşağı) suretinde gördüm. Sesini işittim. Sahifeyi aldım; bu isimleri içinde buldum” diyerek bu ism-i azamdan bahs ile hadisat-ı zikirden sonra tahdis-i nimet suretinde diyor ki: Yani “evvelki dünyadan kıymete kadar ulumu esrar-ı mühimme (bilinmeyen gizli ilimler) bize meşhud derecesinde inkişaf etmiş. Kim ne isterse sorsun, sözümüzde şüphe edenler zelil olur.
 

çerkeş18

Amatör
Üye
Bak ben sana ne diyorum sen ne getiriyosun benim sana 1 sayfa geride ciltlerine sayfalarına kitap isimlerine kadar verdiğim kitaplarından sunduklarım varmı yokmu diyorum ...? Sen gidip karşı bir söz getiriyosun RİSALE-İ NUR' dan... bu adam bir yerde hadis sahih deyip başka bir yerde aynı hadise uydurmadır diyecek kadar çarpık bir adam..

HZ. ALİ'YE (R.A) SUHUF İNDİ Mİ? (18. LEM'A)

“Gizlidir herkese gösterilemez. Otuz birinci mektubun onsekizinci lem'ası Risale-i Nur şakirtlerine (talebelerine) işaret eden Hz. Ali (r.a.)nin bir keramet-i gaybiyesidir. (Gaybi, bilinmeyenleri bildirmesidir).70 Said Nursi'nin, Hz. Ali'ye suhuf indiğine dair bazı iddiaları mevcuttur. Bu iddialarını on sekizinci lem'ada şöyle ifade ediyor:

Hazret-i Gavs-ı Âzam Şeyh Geylani'nin sarahat (açıklık) derecesindeki keramet-i gaybiyesini te'yid ve takviye eden (sağlamlaştıran) Hazret-i Esedullah-ul Galib Ali ibn-i Ebu Talib (r.a.) ve keremullahu vechehü kaside-i Ercüze-i MeĢhuresinde aynen İhbarat-ı Gavsiyeyi tasdik edip işaret ediyor. Bu surette İmam-ı Ali'nin (r.a.) hicretten otuz sene sonra Kufe'de yazdığı bu Ercüze'deki dokuz defa altmış, otuz ilave edilse beş yüz yetmiş olur ki, Cengiz'in ve Hülağû'nun hücum ve tahribat zamanıdır. Sonra Hz. Cebrail'in, Âlâ Nebiyyina (a.s.m.) huzur-u nebevide getirip Hz. Ali'ye sekine namıyla bir sahirede yazılı ism-i âzam, Hz. Ali (r.a.)'nin kucağına düşmüş: “Ben Cebrail'in şahsını yalnız alaim-üs-sema (gök kuşağı) suretinde gördüm. Sesini işittim. Sahifeyi aldım; bu isimleri içinde buldum” diyerek bu ism-i azamdan bahs ile hadisat-ı zikirden sonra tahdis-i nimet suretinde diyor ki: Yani “evvelki dünyadan kıymete kadar ulumu esrar-ı mühimme (bilinmeyen gizli ilimler) bize meşhud derecesinde inkişaf etmiş. Kim ne isterse sorsun, sözümüzde şüphe edenler zelil olur.
Kes kopyala yaptıgından yazdıgınıda bilmiyon 23 soru sormuşsun ya kendi kendine yazıpta anlamını bilmedigin kelimeler oldugu bölümün lugat manaları var .ama bakmak görmek okumak anlamak ayrı şey
 

Ammar

Kıdemli
Üye
23) Bu devirde; “Urvet-ül vüska”, yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir “hablullah” yani Allah’ın ipi olan kitap Kuran mıdır yoksa Risalei Nur mudur?
CEVAP EVET İSE

24) Bu soruya cevabınız evet Risaledir diyorsanız Bakara 2/256; Ali İmrân 3/103. ayetlerinin hükmü kaldırıldı da bizim mi haberimiz olmadı?
CEVAP HAYIR İSE

25) Cevabınız hayır ise Şualar, On Birinci Şua, Onbirinci Meselenin haşiyesinin bir lahikasıdır, c. I, s. 985.de geçen “Risale-i Nur bu asırda, bu tarihte bir “urvet-ül vüska”dır. Yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir “hablullah” yani Allah’ın ipidir.” Sözü insanları Risalelere mahkum edebilmek için söylenmiş bir söz müdür?
Senin verdiğin cevap..

Resâili’n-Nur dahi ne şarkın malûmatından, ulûmundan ve ne de garbın felsefe ve fünunundan gelmiş bir mal ve onlardan iktibas edilmiş bir nur değildir. Belki, semâvî olan Kur’ân’ın şark ve garbın fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas edilmiştir.
Lügatler :
ayn-ı hakikat : doğru gerçeğin kendisi
beyan : açıklama
cihet : yön, taraf
fevkinde : üstünde
fünun : fenler, ilimler
garb : batı
gayet : son derece
hilâf-ı âdet : alışılmışın dışında
iktibas edilmek : alınmak
istifade : faydalanma, yararlanma
işârât : işaretler
keyfiyet : nitelik
kurbiyet : yakınlık
külfet : zorluk
külfet-i tahsil : bir ilmi tahsil etme sırasında karşılaşılan zorluklar
lem’a-i i’caz : mu’cizelik parıltısı
letafet : incelik, hoşluk, güzellik
malûmat : bilgiler
mânâ-yı remiz : işaret edilen mânâ
mertebe-i arşî : arşa uzanan yücelik mertebesi
meşakkat : güçlük, sıkıntı
mu’cizâne : mu’cizeli bir şekilde
muhakkik : gerçekleri araştıran ve delilleriyle bilen
müderris : ders veren, öğretmen, hoca
müellif : yazar
münasebet : bağlantı, ilişki
remzen : işareten
semâvî : Allah tarafından olan, İlâhî
şark : doğu
taallüm : öğrenme
tahsil : öğrenme
tarihçe-i hayat : hayat hikâyesi, biyografi
tevafuk : denk gelme, uygunluk
ulûm : ilimler
ulûm-u âliye : yüksek ilimler
velâdet : doğum, dünyaya gelme
zaman-ı zuhur : ortaya çıkma zamanı
bide yazılanı böyle çözmeye çalış
Ne yazdığını bilmeyen, senmisin benmiyim soru açık senin verdiğin cevap dam üstünde saksağan vur beline kazmayı,...

Aynı satırlara koyalım ki millet görsün

bakmak görmek okumak anlamak ayrı şey
 

çerkeş18

Amatör
Üye
3) RİSALEİ NUR denen kitaplar kutsal değildir deniyorsa öyleyse; Şualar, Birinci Şua, c. I, s. 833.de geçen “Resailin Nur dahi ne şarkın malûmatından, ulûmundan ve ne de garbın felsefe ve fünunundan gelmiş bir mal ve onlardan iktibas edilmiş bir nur değildir. Belki semavî olan Kur'an'ın, şark ve garbın fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas edilmiştir.” Cümlesinin ne anlama geldiğini düşünüp Said Nursiye göre bu risalelerin arştan inen kitaplar olduğunu öğrenmeleri gerekmez mi?
Arkadaşım bu senin yazdıgın degilmi
ayn-ı hakikat : doğru gerçeğin kendisi
beyan : açıklama
cihet : yön, taraf
fevkinde : üstünde
fünun : fenler, ilimler
garb : batı
gayet : son derece
hilâf-ı âdet : alışılmışın dışında
iktibas edilmek : alınmak
istifade : faydalanma, yararlanma
işârât : işaretler
keyfiyet : nitelik
kurbiyet : yakınlık
külfet : zorluk
külfet-i tahsil : bir ilmi tahsil etme sırasında karşılaşılan zorluklar
lem’a-i i’caz : mu’cizelik parıltısı
letafet : incelik, hoşluk, güzellik
malûmat : bilgiler
mânâ-yı remiz : işaret edilen mânâ
mertebe-i arşî : arşa uzanan yücelik mertebesi
meşakkat : güçlük, sıkıntı
mu’cizâne : mu’cizeli bir şekilde
muhakkik : gerçekleri araştıran ve delilleriyle bilen
müderris : ders veren, öğretmen, hoca
müellif : yazar
münasebet : bağlantı, ilişki
remzen : işareten
semâvî : Allah tarafından olan, İlâhî
şark : doğu
taallüm : öğrenme
tahsil : öğrenme
tarihçe-i hayat : hayat hikâyesi, biyografi
tevafuk : denk gelme, uygunluk
ulûm : ilimler
ulûm-u âliye : yüksek ilimler
velâdet : doğum, dünyaya gelme
zaman-ı zuhur : ortaya çıkma zamanı
Arştan indiğini nerde söylüyor lugata göre bi oku iftira atma
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Sende anlama sıkıntısı var galiba yada nasıl okuyosun bilemiyorum.. bi daha oku bakim Arş dan indi demişmiyim ( Hoş kendisi bunuda söylüyor, hemde Cebrail A.S aracaılığı ile Hz. ALİ (R.A)' a SUHUF indi diyor..)

Al bu Hz Ali R.A a indiği idda ettiği suhuf...


HZ. ALİ'YE (R.A) SUHUF İNDİ Mİ? (18. LEM'A)

“Gizlidir herkese gösterilemez. Otuz birinci mektubun onsekizinci lem'ası Risale-i Nur şakirtlerine (talebelerine) işaret eden Hz. Ali (r.a.)nin bir keramet-i gaybiyesidir. (Gaybi, bilinmeyenleri bildirmesidir).70 Said Nursi'nin, Hz. Ali'ye suhuf indiğine dair bazı iddiaları mevcuttur. Bu iddialarını on sekizinci lem'ada şöyle ifade ediyor:

Hazret-i Gavs-ı Âzam Şeyh Geylani'nin sarahat (açıklık) derecesindeki keramet-i gaybiyesini te'yid ve takviye eden (sağlamlaştıran) Hazret-i Esedullah-ul Galib Ali ibn-i Ebu Talib (r.a.) ve keremullahu vechehü kaside-i Ercüze-i MeĢhuresinde aynen İhbarat-ı Gavsiyeyi tasdik edip işaret ediyor. Bu surette İmam-ı Ali'nin (r.a.) hicretten otuz sene sonra Kufe'de yazdığı bu Ercüze'deki dokuz defa altmış, otuz ilave edilse beş yüz yetmiş olur ki, Cengiz'in ve Hülağû'nun hücum ve tahribat zamanıdır. Sonra Hz. Cebrail'in, Âlâ Nebiyyina (a.s.m.) huzur-u nebevide getirip Hz. Ali'ye sekine namıyla bir sahirede yazılı ism-i âzam, Hz. Ali (r.a.)'nin kucağına düşmüş: “Ben Cebrail'in şahsını yalnız alaim-üs-sema (gök kuşağı) suretinde gördüm. Sesini işittim. Sahifeyi aldım; bu isimleri içinde buldum” diyerek bu ism-i azamdan bahs ile hadisat-ı zikirden sonra tahdis-i nimet suretinde diyor ki: Yani “evvelki dünyadan kıymete kadar ulumu esrar-ı mühimme (bilinmeyen gizli ilimler) bize meşhud derecesinde inkişaf etmiş. Kim ne isterse sorsun, sözümüzde şüphe edenler zelil olur.




Buda sorunun cevabı Arş dan indimi demişim..? ALLAH C.C' un ipi mi demişim...?


23) Bu devirde; “Urvet-ül vüska”, yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir “hablullah” yani Allah’ın ipi olan kitap Kuran mıdır yoksa Risalei Nur mudur?

Battıkça çırpınıyosun, çırpındıkça batıyosun...:)
 

çerkeş18

Amatör
Üye
Cümlesinin ne anlama geldiğini düşünüp Said Nursiye göre bu risalelerin arştan inen kitaplar olduğunu öğrenmeleri gerekmez mi?
Arştan indiğini nerde söylüyor lugata göre bi oku iftira atma




Bide sen oku gözünle oku ama.
 
Üst Alt