Kürk Mantolu Madonna

Merhaba

Sabahattin Ali'den:
Maria Puder Öyle Ölmedi
Şiirleri, hikâyeleri ve romanlarıyla edebiyatımızın en büyük ustalarından Sabahattin Ali’nin parçalanmış cesedi, 16 Haziran 1948 Çarşamba sabahı, Bulgaristan sınırına yakın bir çatakta sürüsünü güden bir çoban tarafından bulunmuştu. Maktulün yanında, ucu kırılmış bir pipo, camları parçalanmış yuvarlak çerçeveli bir gözlük, bir kitap, mürekkebi kurumuş bir dolmakalem ve not defteri göze çarpıyordu. Not defterinde okunabilen tek bir cümle vardı: “Maria Puder öyle ölmedi.”

images


"İnsanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar. Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkak ki, dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini göstecek bir insan bulmaktan daha kolaydır."(s.11)

"İnsanlara ne kadar çok muhtaç olursam onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu." (s.12)
"Mühimce mevkilere geçen adamların esaslı adetlerinden biri de galiba eski- ve kendilerinden geri kalmış- arkadaşlarına karşı gösterdikleri bu biraz da şuurlu dalgınlıktı. Sonra, o zamana kadar 'siz' diye hitap ettikleri dostlarına birdenbire ahbapça 'sen' diyecek kadar alçakgönüllü ve babacan oluvermek, karşısındakinin sözünü yarıda kesip rastgele manasız birşey sormak ve bunu gayet tabii olarak, hatta çok kere şefkat ve merhamet dolu bir tebessümle birlikte yapmak..."(s.14)

"Nedense, hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için, alaka ve merhamet göstermek isteriz."(s.15)

"İnsanları, kendi cinslerinden biri üzerinde kudret ve salahiyetlerini denemek kadar tatlı sarhoş eden ne vardır?" (s.20)

"Bütün teessürlerimiz, inkisarlarımız (düş kırıklıklarımız), hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarıdır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?"(s.23)

"İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar."(s.32)

"Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!... Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz?" (s.38) '

Remzi Kitapevi

Sabahattin Ali’nin 1943 yılında yazdığı romanıdır.
Romanın baş karakterleri herkesçe bilinen Maria Puder ve Raif Efendi‘dir. Rus Edebiyatı’ndan izler taşır. Büyük bir aşkın romanıdır.
Kitaba adını veren Kürk Mantolu Madonna isimli tablo Andrea Del Sarto tarafından yapılmıştır. Asıl adı Madonna Della Arpie‘dir.
Şu an Floransa’daki Uffizi Galeri’de bulunmaktadır.

Konusu:
İçine kapanık biri olan Raif Efendi’nin içinde yaşadığı fırtınaları kağıda dökmesini anlatır.
Raif Efendi’nin Kürk Mantolu Madonna’sını aramasını anlatır.
 
Merhaba
Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar.
Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz.


Bu manasız harflerden oluşan anlamlı kelimeler Raif Efendi için söylenmiştir. Aslında o kendi bulunduğu durumu
bulunduğum yerde donup kalmak ve ertresi gün sessiz sedasız bir yere gömülüvermek ne iyi olurdu şeklinde tanımlıyor.

İsterseniz en baştan başlayalım.
-Raif Efendi; sabun eğitimi almak için Almanyaya gönderilen ama gördüğü bir sergi ile hayatını farklı bir yöne çeviren
daha doğrusu kendi gerçek benliğini ortaya çıkaran bir beyefendi.
Raif Efendi içine kapanık olmasına karşın içinde büyük fırtınaların koptuğu bunları dile getiremediği için
günlüğüne aktardığı bir kimilerine göre aşk romanı olsa da bana göre- kendi ruhumuzu yakalayabileceğimiz bir çıkmazın romanı.

Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla
asıl hedefine varmak isteyen adımlarını zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüne çarpmış gibi önünde durduğu
Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordu.
my.opera.com
 
Kürk Mantolu Madonna İngilizceye çevrildi

Merhaba

1462653973407.jpg


Türk edebiyatının önemli yazarlarından Sabahattin Ali'nin
'Kürk Mantolu Madonna' romanının İngilizce çevirisi
Penguin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Eseri ingilizceye Maureen Freely ve Alexander Dawe çevirdi.
Romanla ilgili BBC'ye konuşan çevirmen Freely,
"Bu roman hayatının büyük aşkını ıskalayan
bir adamın yürek parçalayan öyküsü
" dedi.

Sabahattin Ali'nin kızı Filiz Ali ise
romanın hala çok satanlar listesinde olmasını
şaşkınlıkla karşıladığını söylerken,
"Şaşkınım çünkü bu babamın en favori kitabı değildi"
dedi.
 
pek güzel bir anlatımı ve hikayesi vardır. Güzel bir yazar, ilham verici ve yol gösterici. tespitleri ve dili de çok hoş. asla akışı bozmuyor, sürüklüyor. popüler olmayı hak ediyor.
 
Üst Alt