• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Kürdistan için Kuzey Irak'tayız. Burada Kürdistan kurulacak

Okunuyor :
Kürdistan için Kuzey Irak'tayız. Burada Kürdistan kurulacak

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Değerli Arkadaşlar,
Senelerden beri, nispeten şifahi gözlemlerimize dayanarak bu konularda
yorumlar yapıyorduk lakin, şu anda, elimizin altı ve gözümüzün önünde,
kaynağından alınmış, konuya ilişkin detaylı bilgi-belge var.


Dolayısı ile, şimdi bu yazının satır aralarını inceleyip, ABD-PKK ve TSK
ilişkilerine dair, nihai tespitlerde bulunabiliriz…


*Türk Silahlı Kuvvetleri, 1993, 1994 ve 1995 yıllarında Irak kuzeyine pek
çok operasyon yaptı. O yıllarda Hakkari Dağ Komando Tugay Komutanlığı’nda
görevli 4. Tabur Komutanı Emekli (E.) Binbaşı Serhat Karadeniz, Irak
kuzeyinde görevli ABD’li Yarbay ile yaptı görüşmeyi ilk kez Aydınlık’a
anlattı. *

AYDINLIK- 1993-94-95 yıllarında Hakkari’de Dağ Komando Tabur Komutanlığı
yaptınız ve pkk’ya karşı savaş verdiniz. O yıllara dönersek neler yaşadınız?

E. BİNBAŞI SERHAT KARADENİZ- Terör olayları 92 ve 93 yıllarında en üst
seviyeye çıkmıştı. O dönemde Güneydoğu Anadolu’da görev yapmanın mutluluğunu
duyan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personellerinden biri de benim. O
yıllarda pkk ile mücadele etmek daha zordu. Hakkari’de görev yaptığım
yıllarda hiçbir zaman bina içerisinde kalmadık. 4. Dağ Komando Taburu olarak
devamlı üs bölgelerinde çadırlarda kaldık. Bu dönem zarfında da 15 kez irili
ufaklı, bir haftadan iki aya kadar Kuzey Irak’a operasyon düzenledik. Yol
olmadığı için oraları adım adım biliyorum. Anılarım bir kez daha gözümün
önüne geldi. Oradaki mücadelemiz ve birçok olay.

“ABD STRATEJİK HASIM”
Evet, yerinde bir teşhis ve tespit bu ve şahsen de hep böyle biliyor, böyle
düşünüyordum…

AYDINLIK- Türkiye’nin gündeminde de ağırlıklı olarak. ABD-PKK ilişkisi
bulunuyor. ABD’li Komutanların pkklılarla Irak’ın Kuzeyi’nde ve Kandil
Dağı’nda bir araya geldikleri ortaya çıktı. Siz Irak kuzeyine düzenlenen
operasyonlarda bu durumla karşılaştınız mı?

KARADENİZ- Bu konuya “ABD bizim stratejik müttefikimiz mi, yoksa stratejik
hasmımız mı?” değerlendirmesini yaparak girmek gerek. Önce buna karar
vermemiz lazım. Doğru teşhis koymadan tedaviyi yanlış uygularız. Bence
bugüne kadar doğru teşhis koyamadık ve tedaviyi de yanlış uyguladık. ABD ile
Türkiye’nin menfaatleri Ortadoğu ve Türkiye toprakları üzerinde
çatışmaktadır. Bu yüzden ABD bizim müttefikimiz olamaz. ABD hasmımız.

Tesbit veya teşhisi bir Binbaşı yapıyor ama, TSK Genel Kurmay’ı böyle
düşünmedikten sonra pek bir anlamı yoktur.

“TSK’DA M-16 YOKKEN, PKK' DAN M-16 PİYADE TÜFEĞİ YAKALIYORDUK”

Hakkari’de görev yaptığım dönemde bunun örneklerini yaşadık. O yıllarda
basında bu kadar yer almayan ABD’nin faaliyetleri artık ayyuka çıkmış
durumda. Artık kendileri de kabul ediyor pkknın elindeki silahların ABD
menşeli olduğunu. İkiyaka Dağları’nda bir operasyonda PKK’lılardan M-16
piyade tüfekleri ele geçirdik. Bu tüfekler o yıllarında ABD askerinin piyade
tüfeğiydi. Henüz bu tüfekler TSK da bulunmuyordu. O zaman bunun bir
rastlantı olmadığını düşünüyorduk.

“İNCİRLİK’TEN KALKAN ÇEKİÇ GÜÇ HELİKOPTERLERİNİN PKK' YA MALZEME ATTIĞINI GÖZLERİMLE GÖRDÜM”

Kuzey Irak’a yaptığımız bir operasyon sırasında da bir ABD helikopterinin
bizim çatışma içerisinde olduğumuz bölgedeki pkklılarla malzeme attıklarını
teşhis ettik, gözlerimizle gördük.

Bu olayı hep duyardık lakin, ilk defa, ben gözlerimle gördüm, diyen bir
askerin ifadesiyle karşılaşmakla kalmıyor, aklımıza şu soru da geliyor;
pekala, öyle ise daha sonra, o bölgede görev yapmış bir Binbaşı olarak, ne
düşünüp, ne yaptınız hasmınız karşısında?

Hiç. Biz sadece PKK militan, yani kendi vatandaşımız olan ABD maşalarına
karşı savaştık, diyeceğini de peşin olarak tahmin ediyoruz tabii ve de
maalesef ki… Acaba onun yerinde ben olsam, ne yapar, ne yapmazdım, diye de
soruyorum bu arada kendime tabii…

İncirlik’ten kalkan Çekiç Güç uçakları PKK’ya havadan malzeme desteğinde
bulunuyorlardı. Çekiç Güç de yanlış bir teşhisdi. Türkiye o dönemde
üslerinde denetimini sağlayamıyordu. Bu olay diplomatik yolla protesto
edildi ancak, gelen cevap çok komikti: *“Biz onu peşmergelere atıyorduk
yanlışlıkla oraya gitmiş*”

“GENELKURMAY GECE UÇAN HELİKOPTERİ VUR EMRİ YAYINLADI”

AYDINLIK- ABD’nin pkkya başka yollardan da destek verdi mi?

KARADENİZ- Bu konuyla ilgili aslında başımızdan çok olay geçti. O yıllarda
TSK helikopterlerinin gece görüş imkanı olmadığından gece görevlerine
çıkamıyorduk. İlk kez 1993’te TSK’nın çok eleştirilen ve terörle mücadelede
yüksek başarıları olan tamamen astsubay ve subaylardan oluşan özel
harekattan arkadaşlarımıza Cudi Dağı’na gece operasyon düzenleme emri geldi.
Bu operasyon için pilotlarımız sadece gece görüş gözlüğü takarak helikopteri
kaldırabildi. Helikopter Cudi’ye inerken bir pkk mensubu bizim helikopteri
yönlendiriyor. Sanki helikopter yönlendirme kursu görmüş bir uzman gibi.
Bizim tim şaşırıyor görev yerlerine iniyor ve mevziye giriyor.

Pkklı o zaman anlıyor ve bunlar Türkiye Cumhuriyeti askeri deyince, çatışma
çıkıyor. Bu da oldukça enteresan bir durum.

Hem de nasıl enteresan?!

Pkklı Cudi Dağı’na gece inen helikopteri Türkiye Cumhuriyeti helikopteri
değil de başka bir ülkenin helikopteri olarak karşılıyor ve yönlendirmede
bulunuyor. Bu “dört ayaklıdır, damlarda dolaşır, miyav miyav der” bilin
bakalım bu kimdir bilmecesine benziyor. Cudi’ye inen helikopter TSK
helikopteri değilse kimin helikopteri. Tabiî ki İncirlik üssünden kalkan ABD
helikopteri. Bu olayın ardından Genelkurmay Başkanlığı yazılı bir emir
yayınladı ve geceleri uçan helikopterlerin düşürülmesi emri verildi.

Tamam, lazım olan her türlü tespit yapılıp, asıl düşmanın yeri tespit
edilmiekle kalmamış, nihayet Genel Karargah Komutanlığından gelmesi şart
sayılan o emir de gelmiş.

Bundan sonra ne yapıldı?

Yardım faaliyetleri bıçakla kesilir gibi kesilmiş olamayacağına göre,
vurulan hiç Çekiç Güç helikopteri oldu mu?

Şahsen hiç böyle bir haber duymadım, ve adı geçen Binbaşı da aksini
demediğine göre, bu durumda, yardım atmalar sürmüş olsa bile, vurulan hiçbir
Çekiç Güç helikopteri olmadı, diye tespit ettikten sonra, öyle ise niye
olmadı bu? Diye, sormamak mümkün değil.

ABD’Lİ YARBAY: BURADA kürdistan KURULACAK

AYDINLIK- O dönemde Çekiç Güç subaylarıyla da görüşmeleriniz oldu mu?

KARADENİZ- *1994 yılının Haziran, ya da Temmuz ayında, Irak kuzeyinde bir
ABD’li Yarbay ve peşmergelerle karşılaştık. ABD askeri Yarbay North’un
burada ne işi olduğunu sorduk?*

O’da bizim Kuzey Irak’ta ne işimiz olduğunu sordu. Ben de pkk’lıları
kovaladığımızı söyledim. Yarbay North da “burası pkk’lıların değil,
gördüğünüz gibi, Kuzey Iraklıların” dedi. Kendisinin resmi olarak askeri
irtibat subayı olduğunu söylemişti. Bizim Süleymaniye’deki özel kuvvetlerden
oluşan irtibat subaylarımız gibi.Ve sonra Yarbay North ile aramızda şu
diyalog geçti:

YARBAY NORTH- “Kürdistan için Kuzey Irak’tayız. Burada Kürdistan kurulacak.”

BİNBAŞI KARADENİZ- “Bizim çıkarlarımıza aykırı, kurdurmayız.”

YARBAY NORTH- “Kürdistan’ı kabul etmezseniz o zaman savaşırsınız.”

BİNBAŞI KARADENİZ- “Biz zaten Kuzey Irak’a çiçek toplamaya girmedik, bir
mücadeleyi zaten yürütüyoruz.”

YARBAY NORTH- “O zaman ABD ile savaşırsınız.”

Bu diyalogu okurken sizler ne düşündünüz bilemiyorum lakin, şahsen, ABD’li
subayın bariz meydan okumalarına karşın, bizim subayın bunlardan tecahül
ederek, diyalogu sürdürmesinden dolayı sükut-u hayal ve esefle karşıladım.
Bana göre, ilk ABD-Türkiye çatışması o anda başlamalıydı çünkü…

AYDINLIK- Nisan ayından bu yana bir sınırötesi harekat gündemde. Ancak şu
ana kadar bu operasyon yapılmadı. Siz bunu neye bağlıyorsunuz?

Aydınlık bu hususları hiç açmamış anlaşılan ki, hemen başka konuya
atlanılmış…

KARADENİZ- TSK, kendisine verilen emirleri uygular. Asker planlamasını
yapar, emri alır ve uygular.

TSK kendisine verilen emirleri uygular, tamam da, bazen, işte öyle
zamanlarda, ani emr-i vaki durumları ve meydan okumalar çıkınca, Türk
subayları resen davranmayı da bilmeli değil midir; gerekirse rütbesini
yakarak? Kahramanlık denen mefhum yoksa başka mı tarif ediliyor şimdinin
askerlik anlayışında?

Genelkurmay Başkanımız bu soruya “Kuzey Irak’a operasyon yapmamızın faydası
var, TSK hazırdır. Siyasi irade gerek” diyerek yanıt verdi. Operasyon
kararını iktidar verir.

Bu sözlerin gerçekte ne mana taşıdığını, sonra yapılan o kış harekatı ile
gayet güzel anlamış, konuya ilişkin düşüncelerimizi (derin bir hayal
kırıklığı ve teessüf) de buradan nakletmiştik.

“TÜRKİYE’NİN ABD İLE ÇATIŞMASI KAÇINILMAZDIR”

Hayır, bunu hiç sanmıyorum bu gidişle ve bu komutanlar varsa başta… Çünkü
belli ki bunlar ABD’den resmen korkuyor veya çoktan teslim bayrağını da
çekmişler. Zira, öyle olmamış olsaydı, kesinlikle kimi malum durumlar böyle
olmazdı…

AYDINLIK- Türkiye pkkdan nasıl kurtulur?

Bu soruya, hiçbir zaman, diye cevap verilebilir. Çünkü biz böyle pasif
kişilerin komutasında askerlik yapıp, yaşamayı sürdürdükçe, onların yaşam
alanı her zaman var demek olacağından, bütün hedeflerine ulaşmak için,
yaşamağa devam etmeyecekleri düşünülemez.

KARADENİZ- Stratejik müttefikimiz ABD’yi hasım ilan ederse. Tezkerede olduğu
gibi düşman ordusunu topraklarına bastırmazsa.

Ne alakası var kardeşim, durum gayet net bir şekilde ortada değil mi?

Adamın kendisi vurmuyor seni belki, ama, maşalarına resmen vurduruyor;

hem de kendi hakimiyet sınırların dahilinde. Dolayısı ile, bu tarz
yaklaşımlar kendini aldatmaktan başka bir mana taşıyamaz.

AYDINLIK- ABD’nin Kuzey Irak’a çekilmesi söz konusu.

Bu TSK ile sıcak bir çatışmayı gündeme getirebilir mi?

Sorulacak bir soru mu ki bu; bu saatten sonra hemde?

Cevabı kendiniz bilmiyor musunuz sanki?

Öyle ise söyleyelim; hayır. Çatışmağ falan çıkmaz, çıkmayacak, çünkü onun
vakti geçmiştir gayri… Demir tavında dövülür, diye beyhude dememiş, bunu
diyenler…

KARADENİZ- TSK ile ABD arasında bir savaş çıkacağı bir kehanet değil. Eğer
bu gidişat değişmezse bu kavga sıcak çatışmaya dönüşecektir. Türkiye’nin ABD
ile çatışması kaçınılmazdır.

Bunu ancak ve sadece sebebi malum şartla teyit etmek mümkündür; ordunun
başındaki üst kademe külliyen emekliye sevk edildikten sonra…

AYDINLIK- Türkiye’ye içerden ve dışarıdan federasyon dayatılıyor.

Irak’ın kuzeyinde kurulan Kurdistan şayet resmen ilan edilir ve Türkiye
tarafından da tanınırsa, bu, yani Türkiye’nin de fedarasyona dönüşmesi
neredeyse kesindir.
alıntıyı goster...
 

serkan yolacar

Acemi
Üye
istikbal göklerdedir. bunu göremiyorsak sonucun ne olacağı bellidir.Tedbirleri almak ve savasma emri vermek meclisin görevidir. savasın hakkını vermek ise askeriyenin görevidir.Hükümet tetbir alamıyorsa teslimiyetcilik görevini üsleniyor ve bir ulusu başka uluslara teslım ediyorsa,ihtilal askeriyenin görevidir diye düşünüyorum.
 

Masterlord

Kıdemli
Üye
binbaşı tespitleri çok güzel yapmış
simdi sadece kurmaylar uyumuyo, hükümette bu kervana katıldı
 
Üst Alt