Kuran'daki Tekrarlar

hz eyup mevzusundan alınan ders nedir peki verilen sözö ne olursa olsun yerine getirmek lazımmı acaba

madem şiir kitabıda aynı kraatle neden başka bir şiir kitabı yazılamıyor bunuda değerlendirin lütfeen yoksa yazıldısa haberimizmi yok
 

diamat

Uzaklaştırıldı
adına hile-i şeriyye denen ve islam ıstılahında da yeri olan şeyin dayanağı işte bu eyüp kıssasıdır.
bilmeyen müslümanlar için minicik bir bilgi notu olsun.
bu kıssa verilen sözü tutmaktan çok, o sözün içeriği nasıl boşaltılır nasıl kıvırılır ve nasıl yapıştırılır üzerine dersler veriyor.

işte kitabın tanrısı böyle olunca, inananları da kar payı adı altında faiz yemeyi gayet rahat sindirebilirler.

bu ilkesizliğin en açık örneklerinden biridir.
 
adına hile-i şeriyye denen ve islam ıstılahında da yeri olan şeyin dayanağı işte bu eyüp kıssasıdır.
bilmeyen müslümanlar için minicik bir bilgi notu olsun.
bu kıssa verilen sözü tutmaktan çok, o sözün içeriği nasıl boşaltılır nasıl kıvırılır ve nasıl yapıştırılır üzerine dersler veriyor.

işte kitabın tanrısı böyle olunca, inananları da kar payı adı altında faiz yemeyi gayet rahat sindirebilirler.

bu ilkesizliğin en açık örneklerinden biridir.

Karısı bir iş için ayrılıp gitmiş, ancak zamanında gelmeyip oldukça gecikmişti. Ağır bir hastanın beklediği hizmeti anında görmemesinden kaynaklanan bir kızgınlık, Hz. Eyyub’u böyle bir yemine itmiştir. Ancak, anlık bir kızgınlık sonucu olarak ağzından çıkan böyle bir yeminden dolayı oldukça pişman ve rahatsız olan Hz. Eyyub’a, Rabb-i Rahimi bir ruhsat ve muhtereme eşine de bir ikram olarak: “Eline bir demet ot/sap al, onunla vur! Yemininden dönen kimsenin durumuna düşme!” diye özel bir çıkış yolu göstermiştir. 100 başak sapından bir demet veya 100 hurma yaprağından bir tutam alıp onunla hanımına vurarak yemini yerine getirmesini emretti. Allah böyle bir çağrıyı; Hz. Eyyûb'a olan merhameti, ve hanımının da ona, sıkıntılı günlerinde çok güzel hizmet etmiş olduğu için emir buyurdu.
 

diamat

Uzaklaştırıldı
sözonusu yeminin haksız bir gerekçesi olduğu, bu nedenle hükümsüz olması gerektiği, hatta gerekirse diyet verilerek bu haksız yeminin bozulması gerektiğini söylemek başka.

sıkışınca kelimeleri eğip bükerek haklı gerekçelerle bile olsa hile yapmayı bir yöntem olarak öğretmek başka.

kuranın tanrısı üstteki iki seçenekten ikincisini tercih ederek oldukça sıradan bir öğretmen olduğunu, hatta çok yüce bir yaratıcıdan daha çok tipik bir şark kurnazı gibi düşündüğünü ele vermiştir bu kıssada.
 
sıkışınca kelimeleri eğip bükerek haklı gerekçelerle bile olsa hile yapmayı bir yöntem olarak öğretmek başka.

sizin yaptığınız ne acaba burda eğmeden bükmeden getirdiniz ölemi bana ayetteki sopa dediğiniz aslında sap olan bir şeyi nasıl eğip büküp sopa yaptığınızı anımsatıyor şu sözönöz
 

diamat

Uzaklaştırıldı
yüz dalı olan bir sopa dedim.
açıkki orda sopayla değil dallarla vuruluyor.
burda eğilip bükülecek bir şey zaten yok.

burda bağlam; kuranın tanrısının tavrının ne kadar da insani olduğunu işaret etmektir.
ordaki şiddete ben hiç vurguda bulunmadım.
o başka bir mesele ve o meseleye dikkat çeken bir arkadaş da oldu.

ama benim meselem başka.
ister sopa, ister 100 dalı olan sopa, bazı meallerdeki ifadesiyle de isterse deste olsun,farketmez.
kuranın tanrısının yöntemini konuşuyoruz.
 
yüz dalı olan bir sopa dedim.
açıkki orda sopayla değil dallarla vuruluyor.
burda eğilip bükülecek bir şey zaten yok.

burda bağlam; kuranın tanrısının tavrının ne kadar da insani olduğunu işaret etmektir.
ordaki şiddete ben hiç vurguda bulunmadım.
o başka bir mesele ve o meseleye dikkat çeken bir arkadaş da oldu.

ama benim meselem başka.
ister sopa, ister 100 dalı olan sopa, bazı meallerdeki ifadesiyle de isterse deste olsun,farketmez.
kuranın tanrısının yöntemini konuşuyoruz.

burda hz eyyubun hanımının gidipte uzun zaman gelmemesinden dolayı hastalığın verdiği acıyla ve sonrada pişman olduğu bir aht var

hz eyyub allah katında allahın övdöğö bir insan sabrından dolayı çok sevdiği bir kulu ve peygamberi

ve orda allah adına yemin etmiştir ahtine dönerse vuracam diye bu durumda allah adına yemin etmek allahı şahit tutmaktır ve allahta bunu sölediğine şahittir

allahta hz eyyubun ahtında sabit kalması yani doğruluktan sapmaması için ona yöntem sunmuştur bu yöntem hem hz eyyubun pişmanlığını karşılamıştır hemde değerli hanımının gönlönö kırmamıştır çünkü hanımı saliha bir insandır

yöntem nedir orda sopa geçmmektedir arapçasına iyi bakın vede 100 başlı olması hanımına bir defa vurmasına işarettirki yüz sopa aht rtmiştir hz eyyub yüz tane sapı bir araya getirip bir defa vurulduğunda yüz tane sopa atılış karşılığı oluyorki hem vurduğu araç olan sap hemde 100 tanenin bir arada vurulup 100 defa vurulmaya eşit sayılması tamamen senbolik ve iki tarafında gönlönö kırmamıştır

burda amaç değerli bir kul olan hz eyyubun verdiği sözön eri olmasını karşılamaktır
 

diamat

Uzaklaştırıldı
sayın kapkale

100 daldan oluşan bir deste ile 1 kez vurulacağı hususunda bir görüş ayrılığı zaten yok.
bunu zaten tartışmıyoruz.

tartıştığımız şey hile-i şeriyye denen şey ve onun dayanağı olan kıssa.
ve bu kıssada kuranın tanrısının önerdiği metodun ilkesiz ve pragmatist oluşu.

yasa boşluğundan yararlanmak diye bir deyim vardır
yasada boşluk nasıl üretilir ve bu boşluk nasıl değerlendirilirin yöntemini insanlara öğreten bir tanrı modeli var.
ben bu modele dikkat çekiyorum.

zaten müslümanlar da bu yöntemi hemencecik öğrenivermiş ve gereğinde bolca da uygulamıştır.

örnek: sizin paraya ihtiyacınız var.borç almak istiyorsunuz.
ancak faiz de haram.

bana 100 liraya bir kibrit satarsınız.
ben de 100 lirayı size veririm ve kibriti alırım.

sonra aynı kibriti size 110 lira karşılğı vadeli satarım.
siz bana 110 lira borçlanmış olursunuz.

size verdiğim 100 lirayı cebinize koyar, bana 110 lira borçlu olarak masadan kalkarsınız.
sözde,bu alışveriş olur, faiz olmaz.

bu arada kibrit masada unutulur.çünkü o işlevini tamamlamıştır.

bu farazi bir örnek değildir.
bu türlü tatlı su kurnazlıklarına hile-i şeriyye denilir.bolca uygulanır.
hatta bu işlerin kralını imamı azamın talebesi ebu yusuf yapardı.

işte bu tarzın kurandaki en canlı örneği eyup kıssasıdır.
kuranın tanrısı o kıssada bunun örneğini veriyor.

yoksa mesele verilen söze sadık kalmaksa eğer, eyüp sözüne sadık kalmamıştır.
çünkü o yüz değnek vuracağım derken, yüz yapraklı bir deste ile bir kez vuracağım dememiştir.
o halde sözüne sadk kaldığını kimse iddia edemez.

burda ilginç olan, kuranın tanrısının problem çözme biçimidir.kelimeleri eğip bükerek, anlamından saptırarak problem çözmek.

bu biçime argoda şark kurnazlığı deniyor.
 
sayın kapkale

100 daldan oluşan bir deste ile 1 kez vurulacağı hususunda bir görüş ayrılığı zaten yok.
bunu zaten tartışmıyoruz.

tartıştığımız şey hile-i şeriyye denen şey ve onun dayanağı olan kıssa.
ve bu kıssada kuranın tanrısının önerdiği metodun ilkesiz ve pragmatist oluşu.

yasa boşluğundan yararlanmak diye bir deyim vardır
yasada boşluk nasıl üretilir ve bu boşluk nasıl değerlendirilirin yöntemini insanlara öğreten bir tanrı modeli var.
ben bu modele dikkat çekiyorum.

zaten müslümanlar da bu yöntemi hemencecik öğrenivermiş ve gereğinde bolca da uygulamıştır.

örnek: sizin paraya ihtiyacınız var.borç almak istiyorsunuz.
ancak faiz de haram.

bana 100 liraya bir kibrit satarsınız.
ben de 100 lirayı size veririm ve kibriti alırım.

sonra aynı kibriti size 110 lira karşılğı vadeli satarım.
siz bana 110 lira borçlanmış olursunuz.

size verdiğim 100 lirayı cebinize koyar, bana 110 lira borçlu olarak masadan kalkarsınız.
sözde,bu alışveriş olur, faiz olmaz.

bu arada kibrit masada unutulur.çünkü o işlevini tamamlamıştır.

bu farazi bir örnek değildir.
bu türlü tatlı su kurnazlıklarına hile-i şeriyye denilir.bolca uygulanır.
hatta bu işlerin kralını imamı azamın talebesi ebu yusuf yapardı.

işte bu tarzın kurandaki en canlı örneği eyup kıssasıdır.
kuranın tanrısı o kıssada bunun örneğini veriyor.

yoksa mesele verilen söze sadık kalmaksa eğer, eyüp sözüne sadık kalmamıştır.
çünkü o yüz değnek vuracağım derken, yüz yapraklı bir deste ile bir kez vuracağım dememiştir.
o halde sözüne sadk kaldığını kimse iddia edemez.

burda ilginç olan, kuranın tanrısının problem çözme biçimidir.kelimeleri eğip bükerek, anlamından saptırarak problem çözmek.

bu biçime argoda şark kurnazlığı deniyor.


yasalrı koyan sizsseniz yasa açığından nasl bahsedebilirsinizki

ayreten bahsettiğiniz konu ticarettir kibriti alır size gene satabilirim ister alır istamasseniz almassınız karımı koyarım elbette niye aldım fiyata satımkı o zaman bu ticaretin ne maksadı olur siz işi faize vurmaya çalışıyorsunuzki

faiz verilen borç paraya uygulanan kar haddidir yani ticaretssiz ticaret dışı paranın para kazanmasıdır

islamda bahsettiğiniz şark kurnazlığı yoktur o bahsettiğiniz olay islam dışı düşüncededir ama sizlerin sayesinde islamdada varmış gibi gösterilmeside doğaldır çünkü islama karşısınız bildim kadarıyla
 
Üst Alt