• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Kurana göre şahitlikte neden bir erkeğe karşılık iki kadın olmalı?

Okunuyor :
Kurana göre şahitlikte neden bir erkeğe karşılık iki kadın olmalı?

erkanarkut

Acemi
Üye
Bundan bir önceki yazımda Kuranda hiçbir çelişki olmadığını sizlere yazmıştım. Kuranda çelişki arayan ateistler cahilliklerinden dolayı erkeğin kadından üstün tutulduğunu savunurlar. Oysa Kuran ayetleriyle kadın daima yüceltilmiştir ve tüm hakları korunmuştur. Kaın çok sevgi duyulacak, saygı duyulacak, korunup kollanacak, sürekli iltifat edilerek yüceltileek bir varlıktır. Peygamberimizin kadınlara gösterdiği güzel tavır da tüm Müslümanlara örnektir.

Kuranda bildiğiniz gibi borç konusunda yapılan şahitlikte bir erkeğe karşılık iki kadın olması uygun görülmüştür. Fakat bu durum bazı ateistler tarafından kadının değersiz olması şeklinde yorumlanır. Oysa anlaşılanın aksine, ilgili ayete kadının rahatı ve konforu gözetilir. Şimdi ayeti inceleyelim

Ey iman edenler, belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız. Aranızdan bir katip doğru olarak yazsın, katip Allahın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın, yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allahtan sakınsın, ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer üzerinde hak olan (borçlu), düşük akıllı ya da zaf sahibi veya kendisi yazmaya güç yetiremeyecekse, velisi dosdoğru yazdırsın. Erkeklerinizden de iki şahid tutun; eğer iki erkek yoksa, şahidlerden rıza göstereceğiniz bir erkek ve biri şaşırdığında öbürü ona hatırlatacak iki kadın (da olur) (Bakara Suresi, 282)

Ayetin ilk bölümünde, belirli bir süre borçlandığınızda, yani vadeli bir borca girdiğinizde bu borcu yazın, kayıt altına alın diyor. Eğer borç sahibi olan kişi düşük akıllı veya zaf sahibi ise borcu velisi kaydetsin diyor. Ve bu duruma iki erkek şahit olsun diyor. Tıpkı bankadan kredi alırken, bir yakınınızın borcunuza şahit ve kefil olması gibi. Eğer iki erkek yoksa, o zaman bir erkek ve iki kadını şahit tutun diyor. Şimdi ayetin ikinci bölümüne bakalım;

Şahidler çağırıldıkları zaman kaçınmasınlar (Bakara Suresi, 282)

Allah, borcun ödenmemesi ve taraflar arasında sorun oluştuğunda, durumu çözmek için şahitler çağırıldıkları zaman, kaçınmasınlar, sorumluluklarını yerine getirsinler diyor. Ayetin son bölümüne bakalım;

Yazana da, şahide de zarar verilmesin. (Aksini) Yaparsanız, o, kendiniz için fısk (zulüm ve günah)tır (Bakara Suresi, 282)

Borcu yazana ve şahitlik edenlere zarar verilmesin deniyor. Ayeti bütün olarak ele aldığımız zaman ortaya değişik bir sonuç çıkıyor. Son bölümden anlıyoruz ki, şahitlik edenler için riskli, zarar görebilecekleri bir durum söz konusu. Bankada kefil olduğunuz kişi borcunu ödemezse siz bu borçtan sorumlu olursunuz. Ya da borç konusunda taraflar arasında gerginlik oluşursa, şahit olarak baskı altına alınabilir, tehdit de edilebilirsiniz. Allah risk taşıyan bir durum için sorumluluğu ilk etapta tamamen erkeğe vermiş. Ancak iki erkeğin olmadığı durumda tek erkek ve iki kadına bu sorumluluğu paylaştırarak, kadınların üzerlerinde oluşacak baskı ve gerginliği de azaltmış. Mesela insanlar bir olaya şahit olsa, polis şahitlik eder misiniz dediğinde pek çok kişi buna yanaşmaz. Kimse böyle bir durumda kızının, annesinin ya da karısının şahitlik etmesini de istemez. Çünkü şahitlik güç gerektiren ve riski olan bir iştir.

Bir süreç gerektiren ve bu süreçte zarar görme riski de olan borç konusundaki şahitlikte, açıkça kadının rahatı gözetilmiş Kuranda. Ve şahitliğin getirdiği gerginlik ve sorumluluk iki kadına paylaştırılmış. Ateist arkadaşlar, Kuranda yer alan tüm şahitlik gerektiren konularda bir erkeğe karşı iki kadının şahitliği var zannediyor olabilirler. Ancak bu sadece borç konusu için geçerli bir durum. Mesela fuhuş yapıldığına dair 4 şahit getirin deniyor ayette. Burada cinsiyet belirtilmiyor. Şayet kadın aklı yarım görülse ya da ikinci planda olsaydı, 4 erkeğe karşı 8 kadın olması gerekiyor denirdi. Ancak böyle bir ayrım yok. Cinsiyeti ne olursa olsun sadece 4 şahit deniyor.

Bir başka ayette erkek, eşine zina konusunda suçlama getirdiğinde, eşinin bu eylemi yaptığına dair 4 kez yemin ediyor.Beşinci (yemini) ise, eğer yalan söyleyenlerdense, Allahın lanetinin muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dir. (Nur Suresi, 7)

Ancak Onun (kadının) da dört kere Allah adına (yeminle) onun (kocasının) hiç şüphesiz yalan söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmesi kendisinden cezayı uzaklaştırır. (Nur Suresi, 8) Görüldüğü gibi, erkeğin 4 yeminine karşı kadın da 4 kez yemin ediyor. Ancak bu ayette, kadının yemini erkeğe üstün görülüyor.

Sonuç olarak Kuranda erkek ve kadın amel bakımından tam eşittir. Kuranda kadınlar çiçeğe benzetilmiştir. O çiçeği solduracak, yoracak her detay ortadan kaldırılmıştır. Kadın, eller üzerinde tutulmuş, güç gerektiren zor işler erkeğe yüklenmiştir. Bu da Allahın kadınlar üzerindeki merhametinin apaçık bir göstergesidir.
 

tansxx

Kıdemli
Üye
selam ederim;

cahil diye adlandırdığınız pek çok ateist kur'an ı bilmiyor. onlar müslümanları gözlemliyor ve bu kanıya varıyorlar. tıpkı kurduğunuz şu cümle gibi "kadınlar, korunup kollanmalı, onlara iltifat edilmeli". buna ne gerek var? islamiyet önce insan der, kadın erkek fark etmez. neden kadınlar küçümseniyor? kimden korunacak kadın? yine erkeklerden, bence müslüman erkekler kendilerine çeki düzen versinler ve kadınları belden aşağı düşünmekten vazgeçsinler. kadınlar duygu ve düşüncede erkeklerden üstün varlıklardır. annelik kadınlara bahşedilmiştir. bunun tartışılması bile ayıptır artık, bayanlar ülke yönetiyor, ucak indirip kaldırıyor, uzaya gidiyorlar. ne iltifata gerek var nede korumaya. erkekler tehlike yaratmasın yeter.

ulu Allahın merhamet terazisi sağlamdır, kadın erkek ayrımı yoktur. duygu ve düşünce tartıya çıkar, bunda şüpheye yer yoktur. cinsiyet maddesel bir kavramdır. toplumda yüklenilecek vazifeyi ayırd eder. bayanların anneliğinin avantajı çocuklarına verdiği eğitim ile doğru orantılıdır. toplumun yanlış yada doğruya gidişi ailede verilen eğitim ile yakın ilişkilidir. bu eğitim insanlık ile ilgilidir, saygı, sevgi, dürüstlük, samimiyet. bunlar ahlaklı bir toplum için gereklidir. anneler çocuklarımızın ilk ögretmenleridir. ve kutsal olan bu vazifedir. cehaletin ilacı eğitimdir. adaletin ve doğrunun zuhuru cehalet ile yan yana mümkün değildir.
 
Son düzenleme:

bursali68

Amatör
Üye
cahil diye adlandırdığınız pek çok ateist kur'an ı bilmiyor. onlar müslümanları gözlemliyor ve bu kanıya varıyorlar.
Pek çoğu da kendini " Müslüman " diye tanımlayan " cahil Müslümanlardan " çok daha fazla Kur'an'ı biliyor...Ve pek çoğu ateist olmadan önce zaten Müslüman kimliği ile yaşamıştır.
 

bursali68

Amatör
Üye
Kur'an'ın " Kadının şahitliği " konusundaki ayetlerinin " evrensel " olma ihtimali dışında, evrensel olmama, bölgesel, sadece o topluma ait olma ihtimali de vardır.Kur'an'a bakınca böyle bir algı da oluşabilmektedir.Yani bir erkek yerine iki kadın şahit olayı, Arap toplumunun, toplumsal yaşantısına uygun olabilir ve bundan dolayı da ayetler şahitlik konusunu bu yönde belirlemiş olabilir.

Ateist toplumların içerisinde cahiler var mıdır...? Tabii ki vardır, nasıl ki inançlı toplumların içerisinde cahiller varsa, ateist toplumların içerisinde de cahiller vardır.

Ancak ilginçtir ki toplumsal olarak hangi toplumlar sağlıklı, eğitimli, özgür ve zengin toplumlardır diye baktığımızda devlet baskısı ile veya toplumsal baskı ile oluşmuş olan ateist toplumlar değil, " organik ateizmin " olduğu toplumlar karşımıza çıkıyor.Bu toplumlardın, okur-yazar oranı, kişi başına düşen gelir, eğitim seviyesi ve doğum anında tahmini yaşam süresi yüksek olup, cinayet, bebek ölümleri ve cinsiyet eşitliği konularında iyi durumda oldukları görülüyor.

Tam tersi inanç olarak nüfus yoğunluğu yüksek toplumlara baktığımızda bunların tersi durumlarla karşılaşıyoruz.

Belki de inançlı toplumların kendi inançlarını koruyarak bir REVİZYONA ihtiyacı vardır, bu bilinmez, ancak durumun iyi olmadığı da aşikardır.
 

tansxx

Kıdemli
Üye
selam ederim;

sevgili bursalı dini konuların neredeyse tamamı sosyal konulardır. bu konuda revizyon cesaret ister, çünkü çok cahil bir kesimde dindarlık adı altında Allah rızası için katliamlar yapmaktadır.

hangi güç sizce bu revizyonu yapabilir? karşı taraf ölümü göze alacak kadar inançlıyken, yine onların karşısına revizyonu savunan ve bu yolda ölümü göze alan inançlı bir topluluk gerekir. revizyonu savunanlarda malesef o inanç yoktur. yada bir liderleri yoktur. bu konuda mahalle baskısı korkutucu düzeydedir. yazarlar, düşünürler geri çekilmiş durumdadırlar. bunu ancak gençler başarabilir benim fikrimce. geçmişteki tüm reformlarda gençlerin izleri vardır. ilk müslüman olanlarında büyük kısmı gençlerden oluşmaktaydı. yanlışları gören din alimleri bile susmaktadır.

bir müdahale bu sebeple söz konusudur. savunduğumuz şey budur.
 
Son düzenleme:

tansxx

Kıdemli
Üye
selam ederim;

ehlibeyt'in hazreti sıfatıyla anılma sebebi budur. fark, doğru anlayış ile birlikte cesarettedir. doğruyu savunmadır "cihat". hala ortaya çıkıp silahlarınızı kuşanın cihat zamanıdır, bize bildirilen olaylar gerçekleşti mehdi zuhur etmek üzeredir diyorlar hiç utanmadan. akıllarısıra doğrudan yana anlayış için döktükleri kan yetmedi.

peki lider kim olabilir?

insandaki anlayışın düzelip, doğruya ulaşmasında? mehdimi?

insanlar ölümlü anlayışlar kalıcıdır. mehdi çıksa istedikleri tip ve düşüncede yine savaşlar çıkıp bölünecekler. aslında mehdi yalnızca aracıdır, öncü olan öğretmenle insanlar arasında. o öğretmen ve lider ölümsüz olan harf meleği cebrail as. dır, insanlık tarihi boyunca idrak ve muhakeme lideri olmuştur görevi gereği. neden aleyihselam diyoruz o meleğe, işte sebebi budur. bir selamı hak eder. ama malesef yüzyıllardır sanki o yokmuş gibi davranıp hep onun öğrencilerini önplana çıkarıp, getirdiği ulu Allahın doğruluk ve adalet yolundan uzaklaştık hemde büyük bir ayıba imza attık ne yazık.

yazıkki insanlar aracı insanlarda tutuklu kalmış her defasında bölünmüşlerdir o ileri insanlık anlayışı yolunda.

şeytanın kovulmadan önceki sözü ne idi hatırlayalım.

"insanların en emin sandiklar yola oturacağım" onun diğer adıda cehalettir.

daha çok yazasım var ama kim için? bu konularda yazmak benide yordu açıkcası. saygılar sunarım
 
Üst Alt