• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Kurana göre İslamda savaş için hiçbir gerekçe yok!

Okunuyor :
Kurana göre İslamda savaş için hiçbir gerekçe yok!

erkanarkut

Acemi
Üye
Tüm dünyada İslamın bir terör dini olduğu ciddi şekilde yayılmaya çalışılıyor. Ortadoğuyu kan gölüne çeviren İşid bütün bu katliamları İslam adına yapıyor gibi gözüküyor. Oysa İşid Kurana göre hareket eden bir topluluk değil, tamamen hurafelere ve yobazların uydurduğu din anlayışına uyan bir örgüttür. İslam adına yaptıkları savaş cihat değil, katliamdır ve hepsi masum insanları öldürdükleri için katil hükmündedir. Kuranda haksız yere bir insanın öldürenin suçunun tüm dünyadaki insanları öldürmekle eşit olduğu bildirilir:

...Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır. (Maide Suresi, 32)

İslamın bir savaş dini olduğunu iddia edenler, temelde böyle bir görüşün, İslamın öğretileri ile tamamen zıt olduğunu anlamalılar. Kuranda karşı tarafa saldırıda bulunmak için bir gerekçe yoktur. Kuran, demokrasi ve özgürlüklerin en mükemmel tarifini yapar. Demokrasinin ve özgürlüklerin bulunduğu bir ortamda ise, karşı tarafı düşman ilan etmek veya onu susturmaya çalışmak söz konusu değildir. Çünkü böyle bir ortam herkese saygı duyulan ve herkesin rahatlıkla konuştuğu özgür bir ortamdır. İslam şeriatı asıl bu ortamı tarif eder. Dolayısıyla, Kuranda savaşın gerekçesi yoktur.

İslamı zorla kabul ettirmek için savaş yapılamaz:

Savaş, zor, dayatma veya baskı yoluyla bir insana İslamı kabul ettirme yöntemini uygulayanlar Kurana ihanet ederler. Kurandaki en açık hükümlerden biri dinde asla zorlamanın olmadığıdır. Eğer zorlarsanız karşınızdaki kişi dindar olmaz, münafık olur.

Dinde zorlama (ve baskı) yoktur... (Bakara Suresi, 256)

Bu açık ayet Kuranın hükmüdür. Hiçbir Müslüman bu hükmün dışına çıkarak bir başkasına dindar olması için baskı uygulayamaz. Bu Kuranda yasaklanmıştır.

Peygamberimiz yalnızca bir öğütçüdür, tebliğ yapmakla ve son gelen hak din İslamı topluluklara tanıtmakla yükümlüdür. O dönemde, İslam dinini Peygamberimizin ve diğer Müslümanların ağzından dinleyenlerin kimi iman etmiş, kimi ise etmemiştir. Kuranın açık hükmü gereği, Peygamberimiz de, beraberindeki Müslümanlar da kesin olarak baskı yoluna gitmemişlerdir. Kuranda Peygamberimize, Sen, yalnızca bir öğüt verici-bir hatırlatıcısın. ONLARA ZOR VE BASKI KULLANACAK DEĞİLSİN (Gaşiye Suresi, 21-22) hatırlatması yapılmış ve baskı kesin olarak yasaklanmıştır. Kurana göre tüm diğer Müslümanlar da İslam ahlakını tanıtmakla görevlidirler. Ama hiç kimseye sen Müslüman olacaksın, dindar olacaksın veya ibadetleri uygulayacaksın gibi bir baskı yapamazlar. Kuranın amacı dünyaya sevgi ve huzur getirmektir. Dolayısıyla böyle bir baskı ortamının Kurana uygun olmayacağı açıktır.

Kuranda baskının açıkça yasaklandığı diğer bazı ayetler şöyledir:

Ve de ki: Hak Rabbinizdendir; ARTIK DİLEYEN İMAN ETSİN, DİLEYEN İNKAR ETSİN... (Kehf Suresi, 29)

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin tümü, topluca iman ederdi. Öyleyse, ONLAR MÜMİN OLUNCAYA KADAR İNSANLARI SEN Mİ ZORLAYACAKSIN? (Yunus Suresi, 99)

Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. SEN ONLARIN ÜZERİNDE BİR ZORBA DEĞİLSİN; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kuran ile öğüt ver. (Kaf Suresi, 45)


Artık sen, öğüt verip-hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici-bir hatırlatıcısın. ONLARA ZOR VE BASKI KULLANACAK DEĞİLSİN. (Gaşiye Suresi, 21-22)

De ki: Ey kafirler. Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma siz tapacak değilsiniz. Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz. SİZİN DİNİNİZ SİZE BENİM DİNİM BANA. (Kafirun Suresi, 1-6)


Zor ve baskı Kuranda yasaklandığına göre, savaş, saldırı, düşmanlık ve öfke için bir gerekçe kalmamaktadır. Eğer baskı ile dinin kabul ettirilmesi haram ise, Müslümanlar müşrik toplulukları neye zorlayacaklardır? Dolayısıyla Kurandaki İslama göre, İslamı kabul ettirmek asla ve asla savaş gerekçesi olamaz.

İdeolojik ve etnik bir üstünlük için savaş yapılamaz:

İslamda her ideolojiye, her millete, her etnik gruba, her düşünceye, her dine saygı vardır. İslam, tüm fikirlerin dinlendiği, fikir özgürlüğünün alabildiğine yaşandığı bir dindir. Böyle bir demokrasi anlayışının ve hürriyetin olduğu dinde, fikir çatışması veya etnik çatışma nedeniyle savaş olması elbette mümkün değildir.
erkanarkutyaziyor.wordpress.com
 

bursali68

Amatör
Üye
Verdiğiniz ayetler, gayet yerinde, ancak " KİM " bu ayetleri takıyor...? Takan var mı...? Ki konu sadece inanç zorlamasındaki katliam veya savaşlar da değil...

Tüm dünyadaki katliamlara, savaşlara bakalım,
-Ekonomik,
-Etnik köken,
-İnanç

nedeniyle ortaya çıkmıştır...

Sorduğumuzda hiçkimse mangalda kül bırakmıyor ve dinde zorlama yok diyor...Diyor da bu sadece ayetlerde kalıyor, pratikte çok bir şey ifade ettiğini sanmıyorum...

Umarım insanlık kendisinin ne olduğunu anlar artık...!
 
Üst Alt