• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Kur'an Yobazları İlahlık ve Peygamberlik taslıyorlar

bziya

Kıdemli
Üye
İlk önce Kur'an yobazı kimlere denir onu açıklayalım.

Kur'an yobazı ehliyeti ve icazeti olmadığı halde ve burada bulunan ilmlere hazi olmadığı halde kendi aklına göre Kur'anı Kerimi açıklamya kalkanlara , kişisel görüş olan meallerle din fetfası verenlere KUR'AN YOBAZI DENİR.

Din'de kişisel beşeri görüşlere yer yoktur. İSLAM ; Allahü Teala'nın emri ile Cebrail aleyhisselam vasıtası ile Efendimize bildirilen , Efendimizin Eshabına bildirdiği , Eshabının da talebelerine aynen naklettiği içerisine en ufak bir nokta eklenip çıkartılmayan ilahi bir dindir.Bu gün dini islamda söylenmemiş yazılmamış bilgi kalmamış kıyaete kadar lazım olan tüm bilgiler en ince noktasına kadar bildirilmiştir.DİN BİLGİLERİ ZAMAN GÖRE DEĞİŞMEZ.FEN BİLGİLERİ DEĞİŞİR.İslam, asla içine beşeri yorumların karıştırıldığı ne idiğü belli olmayanların ayetlerden kendi akılları ile anlayarak uydurduğu kendi sapkın görüşleri değildir.

Ayetleri ehliyeti olmadığı halde kendi aklına göre yorumlayanlar aşağıdaki galiz hatalara düşerek hem ilahlık hem peygamberlik taslayıp sapıtmakta doğru yoldan ayrılmaktadırlar.

1- Ayetlerin açıklanmasında ölçü olarak kendi akıllarını ve görüşlerini baz aldıkları için ortaya çıkartıkları manayı "Allah böyle buyuruyor" diyerek kendi sözlerini Allah sözü gibi lanse etmekte şirkin en büyüğüne girmektedirler. Bu fiilleri , Allah'lık taslamak , kendi nefsini ilah yerine koymaktır.Çünkü ortaya çıkan mâna kendi nefsinin ürünüdür. Asla Allah Celle Sultanüh'ün sözleri değildir.Bu işin vebalinin ne olduğunu ilm ehlinin yorumlarına bırakıyorum.

2- Aynı zamanda bu cahiller Nahl Sûresinin 44. ayetinde bildirildiği üzre Kur'anı Kerimin BEYAN etme yetkisinin sadece Efendimizde olmasına rağmen bu ayete inanmayıp , kendileri Kur'anı beyana kalkmakta bu fiilleri ile de peygamberlik taslamaktadırlar.Nahl süresinin 44. ayetini inkar ederek dinden çıktıkları gibi , halen msülüman sıfatı ile ayetleri tahrif etmeleri art niyetli olduklarının da açık bir delilidir.
 

Ammar

Kıdemli
Üye
İlk önce Kur'an yobazı kimlere denir onu açıklayalım.

Kur'an yobazı ehliyeti ve icazeti olmadığı halde ve burada bulunan http://www.supermeydan.net/forum/forum392/thread51045.html ilmlere hazi olmadığı halde kendi aklına göre Kur'anı Kerimi açıklamya kalkanlara , kişisel görüş olan meallerle din fetfası verenlere KUR'AN YOBAZI DENİR.

Din'de kişisel beşeri görüşlere yer yoktur. İSLAM ; Allahü Teala'nın emri ile Cebrail aleyhisselam vasıtası ile Efendimize bildirilen , Efendimizin Eshabına bildirdiği , Eshabının da talebelerine aynen naklettiği içerisine en ufak bir nokta eklenip çıkartılmayan ilahi bir dindir.Bu gün dini islamda söylenmemiş yazılmamış bilgi kalmamış kıyaete kadar lazım olan tüm bilgiler en ince noktasına kadar bildirilmiştir.DİN BİLGİLERİ ZAMAN GÖRE DEĞİŞMEZ.FEN BİLGİLERİ DEĞİŞİR.İslam, asla içine beşeri yorumların karıştırıldığı ne idiğü belli olmayanların ayetlerden kendi akılları ile anlayarak uydurduğu kendi sapkın görüşleri değildir.


Ayetleri ehliyeti olmadığı halde kendi aklına göre yorumlayanlar aşağıdaki galiz hatalara düşerek hem ilahlık hem peygamberlik taslayıp sapıtmakta doğru yoldan ayrılmaktadırlar.

1- Ayetlerin açıklanmasında ölçü olarak kendi akıllarını ve görüşlerini baz aldıkları için ortaya çıkartıkları manayı "Allah böyle buyuruyor" diyerek kendi sözlerini Allah sözü gibi lanse etmekte şirkin en büyüğüne girmektedirler. Bu fiilleri , Allah'lık taslamak , kendi nefsini ilah yerine koymaktır.Çünkü ortaya çıkan mâna kendi nefsinin ürünüdür. Asla Allah Celle Sultanüh'ün sözleri değildir.Bu işin vebalinin ne olduğunu ilm ehlinin yorumlarına bırakıyorum.

2- Aynı zamanda bu cahiller Nahl Sûresinin 44. ayetinde bildirildiği üzre Kur'anı Kerimin BEYAN etme yetkisinin sadece Efendimizde olmasına rağmen bu ayete inanmayıp , kendileri Kur'anı beyana kalkmakta bu fiilleri ile de peygamberlik taslamaktadırlar.Nahl süresinin 44. ayetini inkar ederek dinden çıktıkları gibi , halen msülüman sıfatı ile ayetleri tahrif etmeleri art niyetli olduklarının da açık bir delilidir.


Bu savunduğun sözleri delili ile ispat et, KUR-AN' ı kul değil de ALİM, ŞEYH, EVLİYA, TARİKAT ÖNDERLERİ, İLAHİYAT FAKÜLTESİ okumuşlarmı anlıyabiliyor yani, O zaman okuma yazma bilmeyen ALLAH RESULU bunları nasıl anladı..

Genel olarak insan, doğru yolu bulabilecek kabiliyetlerle yaratılmıştır. Ebedi âlemin mutluluğunu kazanabilecek imkânlarla donatılmıştır. Buna rağmen onu hak yoldan saptıran nefis, şeytan vb. engeller de mevcuttur. Bu nedenle onun sürekli korunmaya, telkine, iyiliğe ve hayra yönlendirilmeye ihtiyacı vardır. İşte bu görev; sadece peygamberlerin sorumluluğu ile sınırlı olmayıp bütün Müslümanlara yüklenmiş bir görevdir. Bu duyarlılık Kur’an-ı Kerim’de şöyle açıklanmıştır:

“İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Rasulün de size şahit olması için sizi mutedil bir millet kıldık.” (Bakara, 143)

Ve işte böylece sana Kitab'ı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz O'na inanırlar. Ve bunlardan O'na (Kur'ân-ı Kerim'e) inananlar, kâfirler hariç, âyetlerimizi bile bile inkâr etmezler.

Ve sen, bundan önce kitap okumadın. Ve sen, O'nu elinle de yazmıyorsun. Öyle olsaydı, batılda olanlar (boş konuşanlar) elbette şüphe ederlerdi.

ANKEBÛT Suresi 47-48. ayetler

İşte bu ayetler ile ALLAH C.C kendi dinlerinde, örneğini burda da gördüğümüz gibi sadece kitabı okumayı ve yorumlamayı belli bir RUHBAN sınıfına mahsus bir ayrıcalık gibi kabul ettirmeye çalışanlara karşı (Hristiyan ve Yahudiler güzel bir örnektir..) aslında herkesin bu kitabı anlayabileceğini alenen açıklayan ayetler ile destekliyorum sözlerimi....

Zaten Asr-ı Saadet döneminde müminler kafalarına takılan sorunların çözümünü ALLAH RESULU S.A.S e sorar onun sünnetleri ile amel ederlerdi ayetlerin kullar arasında ki uygulamalı derslerini bizatihi RESULLULLAH S.A.S tarafından gösterilirdi, işte bunun içindir ki Müslüman sadece ve sadece ALLAH C.C' un KUR-AN ile emrettiklerini, RESULULLAH S.A.S' in Sünneti ile uygular, Mümin sadece KUR-AN ve SÜNNET ile yaşar onlara tabii olur yoksa, ALİM, ŞEYH, GAVS, felan gibi insanların kitaplarına değil, KUR-AN ve SÜNNETE tabii olur..
 

nefisetülilm

2.imza yarışma birincisi
Üye
Müceddidi Elfisani , 2000 yılın yenileyicisi ve Ehli sünnet alimlerinin en yükseği, Sıla ismi şerifi hadisi şerifle müjdelelen İmamı Rabbani Ahmed Faruk-i Serhendi hazretleri ( Rahmetullahialeylh ) buyuruyorlar ki :


" Dini hükümleri kendi aklıyla anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen , peygamberliğe inanmamış olur.Onunla konuşmak akıl işi değildir."


Hadislerle ve ayetlerle sabit ve böyle yüksek bir alimin, müctehid imamın sözü ile de açıkça ortada olduğu gibi Kur'anı Kerimi aklına göre yorumlamak kişiye felaket olarak yeterlidir.Böyle cahillere aldanmamak sözlerine itibar etmemek gereklidir.

Teşekkür ederim sayın Bziya...
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Ben size ALLAH KELAMI KUR-AN ayetleri ile hitap ediyorum, Alimlerin sözlerini karşı çıkığınız karşıt görüşe göre yorumluyorsunuz ALLAH C.C ;

Ve kezâlike enzelnâhu âyâtin beyyinâtin ve ennallâhe yehdî men yurîd(yurîdu).

İşte biz onu (Kur'ân'ı) böylece, apaçık âyetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah dilediğini doğru yola eriştirir... HACC - 16

-

Açık ve anlaşılırdır

(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın. (MERYEM/97)

İşte biz onu (Kur'ân'ı) böylece, apaçık âyetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah dilediğini doğru yola eriştirir. (HAC/16)

Ve Allah âyetlerini size açıklıyor. Allah, (işin iç yüzünü) çok iyi bilir, tam bir hüküm ve hikmet sahibidir. (NUR/18)

Allah, size Kitab'ı (Kur'ân'ı) açıklanmış olarak indirdiği halde, ondan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine kitap verdiklerimiz, o Kur'ân'ın, gerçekten Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde sakın şüphe edenlerden olma. (EN'AM/114)

-

Ayrıntılı açıklanmıştır

Elif-Lâm-Râ. Bu öyle bir kitaptır ki, âyetleri muhkem kılınmış, sonra da herşeyden haberdar olan hikmet sahibi Allah tarafından âyetleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır (HUD/1)

Suçluların tuttuğu yol açığa çıksın diye, âyetleri işte böyle genişçe açıklıyoruz. (EN'AM/55)

Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O'dur. Şüphesiz biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık. (EN'AM/97)

De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye, yahut sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter". Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki, onlar iyice anlasınlar. (EN'AM/65)

İşte Rabbinin doğru yolu budur. Şüphesiz biz, hatırlayıp ibret alan bir kavim için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık. (EN'AM/126)


Diye KUR-AN okumak ve anlamanın zor olmadığını herkesin anlayabileceğini beyan etmişken başkaca bağlayıcı bir söz olabilirmi..?

bizim bilmediğimiz RESULULLAH S.A.S Sünnetinde veya Hadislerinde mevcut aksi bir bilgimi vardır aksine RESULDE RABBİNİ tasdik etmiyecek, tek bir söz tek bir ibadet yoktur, tekrar ediyorum ALLAH C.C ve RESULUN den gelen bir deliliniz var ise gösteriniz....

Sizin mantığınız ile Yaratıcının sözünü anlayamayan Yaradılanın sözünü nasıl anlasın, Alim lerin sözlerinide yarım yamalak alıntılayıp ona göremi amel edilecektir

“Resul size ne getirdi ise onu alın ve sizi neden nehyetti ise ondan kaçının.” (Haşr: 7)

Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur. Eğer sizi (yardımsız) bırakıverirse, O’ndan sonra size kim yardım eder? Müminler ancak Allah’a güvenip dayanmalıdırlar.” (Âl-i imran:160)

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: "Size öyle şeyler bıraktım ki onlara bağlandığınız müddetçe ebediyyen şaşmazsınız



Bundan sonra daha nasıl net bir açıklama bekliyorsunuz anlayamadım...Herşey açık ve net...Anlamak için Alim olmak şart mı..?

Verdiğin örnek yazıya bi bak istersen ALİM ne demiş;

HTML:
" [B][SIZE="5"]Dini hükümleri [/SIZE][/B]kendi aklıyla anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen , peygamberliğe inanmamış olur.Onunla konuşmak akıl işi değildir."

Bu alim zat bu kadar cahil bir kişilik mi sergilemiş acaba koskoca ALİM olmuşda DİNİ HÜKÜMLER yerine KUR-ANI kendi aklıyla anlamak isteyenler diye girmemiş konuya, yoksa ALİM lerin sözlerinide nasıl dinleyip, nasıl anladığınız ve kimin karşısına ne ye karşı delil koyduğunuzu bilemeyecek kadar düşünemiyormusunuz.... Siz Aslında burda bu ALİM lere iftira ve hakaret ediyorsunuz da anlamıyor görmüyorsunuz,
ADAM DİNİ HÜKÜMLER diyo konu başlığı;
KUR-AN' I HERKES ANLAYAMAZ
Verilen cevap hayır efendim ALLAH C.C Açıklamış işte herkes anlayabilir,
karşıt görüşü savunmak adına verilen cevaba bak

HTML:
" [SIZE="5"]Dini hükümleri kendi aklıyla[/SIZE] anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen , peygamberliğe inanmamış olur.Onunla konuşmak akıl işi değildir."

EDİT : İMLA HATASI
 
Son düzenleme:

bziya

Kıdemli
Üye
Sayın Ammar , evet yazdıkların meal fakat bu meallerin senin nefsinin istediği mânayı taşıyıp taşımadığı konusunda hataya düşüyorsun.Kendine göre ayetler senini tahmin ettiğin mânada.Fakar bu kendine göre.Dinde ise bence , sence yoktur.Din beşeri bir görüşe göre değişmez.Dinde biricik gerçek tekdir ve bu biricik gerçek Efendimizin Kur'anı Kerimi açıkladığı ve varisleri olan Ehli sünnet alimlerinin naklettiği şekilden başka olmaz.Efendimizin beyanlarına uymayan her kişisel dini görüş kendi aklına tabî olmak ve dini yıkmak olur.

Mealleri palaşıyor ve kendi hükmün ile bu ayetlerde böyle deniyor diyorsun ve o anda bu ayetler Allah sözü olmaktan çıkıp senin kendi görüşün , kendi zannın , kendi aklının erdiği bir beşer sözü oluyor.Bunu Allah sözü diye ortaya atman senin için ve senin gibi bu hataya düşenler için Allah'lık iddiasıdır, yani şirklerin en büyüğü.Çünkü ayetlere vermek istediğin mâna senin sözündür Allah sözü değildir.

Kendi anladığın mânaları Allah sözü diye nitelendirmen çok büyük bir hatadır.Bu Kur'anı Kerimin hakiki mânasına Murâdı İlahi denir.Yani Allahü Teala'nın murad ettiği mâna.

İşte gerçek murâdı ilahiyi anlayabilmek için mealleri yazıp kendi yüklediğimiz mâna ile bu ayet bunu söylüyor diyerek ilahlık iddiasında bulunmak yerine kul olanın ve Efendimize iman edenin Efendimiz ( aleyhisselam ) ve O'nun varisi olan Ehli sünnet alimlerinin naklettiği doğru mânalara göre inanması , dinimizi buna göre öğrenmesi lazımdır.Efendimiz doğru mânayı cebrail aleyhiselam vasıtası ile Allahü Teala'dan öğrendi.Ve Kur'anı kerimin beyan etme yetkilisi olarak Nahl 44 ayetinde de emredildiği gibi Kur'anı kerimin gerçek manasını eshabına ( rıdvanullahitealaaleyhmecmain ) öğretti , onlarda talebelerine öğretti , böylece hocadan talebeye tek nokta değişmeden bu kıymetli bilgiler bizlere nakledildi.Bu silsilenin , bu kıymetli alimlerin adına Ehli sünnet alimleri denir.Bu alimler Efendimizden öğrendiklerini aynen naklettiler , kendi akıllarından birşey eklemediler.

Dolayısı ile bu gün her müslüman dinini ancak hakiki Ehli sünnet alimlerinin kitaplarından öğrenebilir.Bu kitaplar Kur'anı Kerim ve Hadisi şeriflerin gerçek , hakiki mânalarıdır.

Buna rağmen kendi aklı ile Kur'an ve Hadisten dinini öğrenmeye çalışanlar İslam'a değil kendi nefslerine uymuş olurlar , kendi akıllarına iman etmiş olurlar.Hatta böyle olanlar İmamı Rabbani hazretlerinin yukarıda buyurduğu gibi Efendimize iman etmemiş olur.İman etse idi Efendimizin beyanlarına teslim olurdu , bu beyanları kendi aklına göre sorgulamaz , aklına yatarsa uyar , yatmazsa uymamazlık yapmazdı.

Hülasa konu ince ve hassas ayak kaydıracak zemindedir.Hatta iman ile küfürün siyah ile beyaz gibi ayrıldığı bir noktadadır.Halinizi dikkatlice gözden geçirmeniz bizlerin sizlere tavsiyesidir.

"Az söyledim dikkat ettim kalbini kırmamaya ,
bilirim üzülürsün , yoksa sözüm çoktur sana"
 
E

Ebu-Ahmet-Musab

Ziyaretci
Sayın Ammar , evet yazdıkların meal fakat bu meallerin senin nefsinin istediği mânayı taşıyıp taşımadığı konusunda hataya düşüyorsun.Kendine göre ayetler senini tahmin ettiğin mânada.Fakar bu kendine göre.Dinde ise bence , sence yoktur.Din beşeri bir görüşe göre değişmez.Dinde biricik gerçek tekdir ve bu biricik gerçek Efendimizin Kur'anı Kerimi açıkladığı ve varisleri olan Ehli sünnet alimlerinin naklettiği şekilden başka olmaz.Efendimizin beyanlarına uymayan her kişisel dini görüş kendi aklına tabî olmak ve dini yıkmak olur.

Mealleri palaşıyor ve kendi hükmün ile bu ayetlerde böyle deniyor diyorsun ve o anda bu ayetler Allah sözü olmaktan çıkıp senin kendi görüşün , kendi zannın , kendi aklının erdiği bir beşer sözü oluyor.Bunu Allah sözü diye ortaya atman senin için ve senin gibi bu hataya düşenler için Allah'lık iddiasıdır, yani şirklerin en büyüğü.Çünkü ayetlere vermek istediğin mâna senin sözündür Allah sözü değildir.

Kendi anladığın mânaları Allah sözü diye nitelendirmen çok büyük bir hatadır.Bu Kur'anı Kerimin hakiki mânasına Murâdı İlahi denir.Yani Allahü Teala'nın murad ettiği mâna.

İşte gerçek murâdı ilahiyi anlayabilmek için mealleri yazıp kendi yüklediğimiz mâna ile bu ayet bunu söylüyor diyerek ilahlık iddiasında bulunmak yerine kul olanın ve Efendimize iman edenin Efendimiz ( aleyhisselam ) ve O'nun varisi olan Ehli sünnet alimlerinin naklettiği doğru mânalara göre inanması , dinimizi buna göre öğrenmesi lazımdır.Efendimiz doğru mânayı cebrail aleyhiselam vasıtası ile Allahü Teala'dan öğrendi.Ve Kur'anı kerimin beyan etme yetkilisi olarak Nahl 44 ayetinde de emredildiği gibi Kur'anı kerimin gerçek manasını eshabına ( rıdvanullahitealaaleyhmecmain ) öğretti , onlarda talebelerine öğretti , böylece hocadan talebeye tek nokta değişmeden bu kıymetli bilgiler bizlere nakledildi.Bu silsilenin , bu kıymetli alimlerin adına Ehli sünnet alimleri denir.Bu alimler Efendimizden öğrendiklerini aynen naklettiler , kendi akıllarından birşey eklemediler.

Dolayısı ile bu gün her müslüman dinini ancak hakiki Ehli sünnet alimlerinin kitaplarından öğrenebilir.Bu kitaplar Kur'anı Kerim ve Hadisi şeriflerin gerçek , hakiki mânalarıdır.

Buna rağmen kendi aklı ile Kur'an ve Hadisten dinini öğrenmeye çalışanlar İslam'a değil kendi nefslerine uymuş olurlar , kendi akıllarına iman etmiş olurlar.Hatta böyle olanlar İmamı Rabbani hazretlerinin yukarıda buyurduğu gibi Efendimize iman etmemiş olur.İman etse idi Efendimizin beyanlarına teslim olurdu , bu beyanları kendi aklına göre sorgulamaz , aklına yatarsa uyar , yatmazsa uymamazlık yapmazdı.

Hülasa konu ince ve hassas ayak kaydıracak zemindedir.Hatta iman ile küfürün siyah ile beyaz gibi ayrıldığı bir noktadadır.Halinizi dikkatlice gözden geçirmeniz bizlerin sizlere tavsiyesidir.

"Az söyledim dikkat ettim kalbini kırmamaya ,
bilirim üzülürsün , yoksa sözüm çoktur sana"
Syn bziya kardeş! Ammar kardeşin yazdıkları ayet ya da hadisleri senin takipçisi olduğun, inandığın, güvendiğin ehli sünnet imamların nasıl tefsir etmişler bizimle paylaşırmısın? Merak ediyorum acaba onlar bu ayetlerde farklı şeyler anlatıldığını mı söylüyorlar? Sadece merak ediyorum? Tamam biz anlayamayız. Biz arapça bilmiyoruz. Biz alim değiliz ama bizde bunları Alim kişilerin yorumu olarak naklediyoruz. Kimsenin kendi yorumu değilki bunlar.

Neden hep aynı şeyleri söyleyip duruyorsunuz? Güvendiğiniz kur'an tefsircisi kim onun tefsirinden bakalım ayetlerin ne manaya geldiğine ona göre devam edelim tartışmaya olmaz mı?
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Sayın Ammar , evet yazdıkların meal fakat bu meallerin senin nefsinin istediği mânayı taşıyıp taşımadığı konusunda hataya düşüyorsun.Kendine göre ayetler senini tahmin ettiğin mânada.Fakar bu kendine göre.Dinde ise bence , sence yoktur.Din beşeri bir görüşe göre değişmez.Dinde biricik gerçek tekdir ve bu biricik gerçek Efendimizin Kur'anı Kerimi açıkladığı ve varisleri olan Ehli sünnet alimlerinin naklettiği şekilden başka olmaz.Efendimizin beyanlarına uymayan her kişisel dini görüş kendi aklına tabî olmak ve dini yıkmak olur.

Mealleri palaşıyor ve kendi hükmün ile bu ayetlerde böyle deniyor diyorsun ve o anda bu ayetler Allah sözü olmaktan çıkıp senin kendi görüşün , kendi zannın , kendi aklının erdiği bir beşer sözü oluyor.Bunu Allah sözü diye ortaya atman senin için ve senin gibi bu hataya düşenler için Allah'lık iddiasıdır, yani şirklerin en büyüğü.Çünkü ayetlere vermek istediğin mâna senin sözündür Allah sözü değildir.

Kendi anladığın mânaları Allah sözü diye nitelendirmen çok büyük bir hatadır.Bu Kur'anı Kerimin hakiki mânasına Murâdı İlahi denir.Yani Allahü Teala'nın murad ettiği mâna.

İşte gerçek murâdı ilahiyi anlayabilmek için mealleri yazıp kendi yüklediğimiz mâna ile bu ayet bunu söylüyor diyerek ilahlık iddiasında bulunmak yerine kul olanın ve Efendimize iman edenin Efendimiz ( aleyhisselam ) ve O'nun varisi olan Ehli sünnet alimlerinin naklettiği doğru mânalara göre inanması , dinimizi buna göre öğrenmesi lazımdır.Efendimiz doğru mânayı cebrail aleyhiselam vasıtası ile Allahü Teala'dan öğrendi.Ve Kur'anı kerimin beyan etme yetkilisi olarak Nahl 44 ayetinde de emredildiği gibi Kur'anı kerimin gerçek manasını eshabına ( rıdvanullahitealaaleyhmecmain ) öğretti , onlarda talebelerine öğretti , böylece hocadan talebeye tek nokta değişmeden bu kıymetli bilgiler bizlere nakledildi.Bu silsilenin , bu kıymetli alimlerin adına Ehli sünnet alimleri denir.Bu alimler Efendimizden öğrendiklerini aynen naklettiler , kendi akıllarından birşey eklemediler.

Dolayısı ile bu gün her müslüman dinini ancak hakiki Ehli sünnet alimlerinin kitaplarından öğrenebilir.Bu kitaplar Kur'anı Kerim ve Hadisi şeriflerin gerçek , hakiki mânalarıdır.

Buna rağmen kendi aklı ile Kur'an ve Hadisten dinini öğrenmeye çalışanlar İslam'a değil kendi nefslerine uymuş olurlar , kendi akıllarına iman etmiş olurlar.Hatta böyle olanlar İmamı Rabbani hazretlerinin yukarıda buyurduğu gibi Efendimize iman etmemiş olur.İman etse idi Efendimizin beyanlarına teslim olurdu , bu beyanları kendi aklına göre sorgulamaz , aklına yatarsa uyar , yatmazsa uymamazlık yapmazdı.

Hülasa konu ince ve hassas ayak kaydıracak zemindedir.Hatta iman ile küfürün siyah ile beyaz gibi ayrıldığı bir noktadadır.Halinizi dikkatlice gözden geçirmeniz bizlerin sizlere tavsiyesidir.

"Az söyledim dikkat ettim kalbini kırmamaya ,
bilirim üzülürsün , yoksa sözüm çoktur sana"
SUBHANALLAH... Ya kardeşim sen ne laftan anlamaz insansın, Yukarda alıntıladığım kısımları bilerek işaretledim zaten bu kelimeler senin düşünce yapını ele veren kelimeler, şu forumda senin yazdığın değişik konularda değişik mesajların da savunduğun şeyi ne bir Ayet ne bir Sahih Hadis ile desteklediğin bir yorumun yok bana kendi fikrini söylüyor (HAŞA) İLAH'lık idda ediyor diyosun sende bir tane savunduğunu destekleyecek, ALLAH KELAMI AYET, nede bir tane HADİS-İ ŞERİF var, şimdi sana sorarım, ve bu yazışmaları okuyan tarafsız gözlere, Hangimiz söylediklerimizde HAKKI hangimiz BATILI savunmaya gayret ediyoruz...

Gözünün önüne ayetleri getiriyorum okuyasın diye, anlayasın diye şu ayeti ALİM Yorumlar ben HAŞA yorum dahi yapamam, ben işte bu kadar acizim, ne anlamlar vardır şu aşağıdaki ayetlerde, diyorsan sorun nerde bi düşün bakim


Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın. (MERYEM/97)

Suçluların tuttuğu yol açığa çıksın diye, âyetleri işte böyle genişçe açıklıyoruz. (EN'AM/55)


Bundan daha açık ne olacak ALLAH (C.C)' kelime kelime tefsiride mi gönderecekti,

Tefsir okunmasına karşı değilim ki, bende okuyorum, ALİM lerin kitaplarının okunmayacağınıda hiçbir zaman söylemedim, ama MÜMİN AMEL EDERKEN ALİMİN YAZDIĞI KİTABA, MEZHEBİNDEKİ İBADET ŞEKLİNE KUR-AN ve SÜNNET den önce tutarsa işte burda ki örnekde olduğu gibi yukardaki gibi ne söylediğini yazdığını bilmeyen gibi olur, var mı böyle bir cümle ya BEN İLAHLIK İDDA EDİYORMUŞUM... SUPHANALLAH, SUPHANALLAH....


HTML:
Az söyledim dikkat ettim kalbini kırmamaya
Söyleyeceğin ne varsa söyle hiç çekinme, eksik bırakma... Ben sözümü kimseden sakınmam kulların ayıplamasından, değil ALLAH C.C dan korkarım HAKKI söylerim zaten senin gibilerin adetleridir savundukları zemin zaten o kadar temelsizdir ki, deliller ve belgeler ile karşısına gerçekler çıkınca çöküverir, savunanda o harbenin altında kalır....

EDİT: EKLEME
 
Son düzenleme:
E

Ebu-Ahmet-Musab

Ziyaretci
Bu nasıl bir itham gerçekten insan ürperiyor! Bziya kardeş sen ne yazdığının farkındamısın?

Bu kadar ileri gitmeye ne gerek var. "Söylediklerine katılmıyorum, ben şöyle düşünüyorum" desen daha şık olmaz mıydı?
 

ARİF

Amatör
Üye
Sayın Ammar , evet yazdıkların meal fakat bu meallerin senin nefsinin istediği mânayı taşıyıp taşımadığı konusunda hataya düşüyorsun.Kendine göre ayetler senini tahmin ettiğin mânada.Fakar bu kendine göre.Dinde ise bence , sence yoktur.Din beşeri bir görüşe göre değişmez.Dinde biricik gerçek tekdir ve bu biricik gerçek Efendimizin Kur'anı Kerimi açıkladığı ve varisleri olan Ehli sünnet alimlerinin naklettiği şekilden başka olmaz.Efendimizin beyanlarına uymayan her kişisel dini görüş kendi aklına tabî olmak ve dini yıkmak olur.

Mealleri palaşıyor ve kendi hükmün ile bu ayetlerde böyle deniyor diyorsun ve o anda bu ayetler Allah sözü olmaktan çıkıp senin kendi görüşün , kendi zannın , kendi aklının erdiği bir beşer sözü oluyor.Bunu Allah sözü diye ortaya atman senin için ve senin gibi bu hataya düşenler için Allah'lık iddiasıdır, yani şirklerin en büyüğü.Çünkü ayetlere vermek istediğin mâna senin sözündür Allah sözü değildir.

Kendi anladığın mânaları Allah sözü diye nitelendirmen çok büyük bir hatadır.Bu Kur'anı Kerimin hakiki mânasına Murâdı İlahi denir.Yani Allahü Teala'nın murad ettiği mâna.

İşte gerçek murâdı ilahiyi anlayabilmek için mealleri yazıp kendi yüklediğimiz mâna ile bu ayet bunu söylüyor diyerek ilahlık iddiasında bulunmak yerine kul olanın ve Efendimize iman edenin Efendimiz ( aleyhisselam ) ve O'nun varisi olan Ehli sünnet alimlerinin naklettiği doğru mânalara göre inanması , dinimizi buna göre öğrenmesi lazımdır.Efendimiz doğru mânayı cebrail aleyhiselam vasıtası ile Allahü Teala'dan öğrendi.Ve Kur'anı kerimin beyan etme yetkilisi olarak Nahl 44 ayetinde de emredildiği gibi Kur'anı kerimin gerçek manasını eshabına ( rıdvanullahitealaaleyhmecmain ) öğretti , onlarda talebelerine öğretti , böylece hocadan talebeye tek nokta değişmeden bu kıymetli bilgiler bizlere nakledildi.Bu silsilenin , bu kıymetli alimlerin adına Ehli sünnet alimleri denir.Bu alimler Efendimizden öğrendiklerini aynen naklettiler , kendi akıllarından birşey eklemediler.

Dolayısı ile bu gün her müslüman dinini ancak hakiki Ehli sünnet alimlerinin kitaplarından öğrenebilir.Bu kitaplar Kur'anı Kerim ve Hadisi şeriflerin gerçek , hakiki mânalarıdır.

Buna rağmen kendi aklı ile Kur'an ve Hadisten dinini öğrenmeye çalışanlar İslam'a değil kendi nefslerine uymuş olurlar , kendi akıllarına iman etmiş olurlar.Hatta böyle olanlar İmamı Rabbani hazretlerinin yukarıda buyurduğu gibi Efendimize iman etmemiş olur.İman etse idi Efendimizin beyanlarına teslim olurdu , bu beyanları kendi aklına göre sorgulamaz , aklına yatarsa uyar , yatmazsa uymamazlık yapmazdı.

Hülasa konu ince ve hassas ayak kaydıracak zemindedir.Hatta iman ile küfürün siyah ile beyaz gibi ayrıldığı bir noktadadır.Halinizi dikkatlice gözden geçirmeniz bizlerin sizlere tavsiyesidir.

"Az söyledim dikkat ettim kalbini kırmamaya ,
bilirim üzülürsün , yoksa sözüm çoktur sana"
Syn Bziya , bilgilendirmelerin için ne kadar teşekkür etsek azdır.Her biri inci mercan olan büyüklerimizin sözlerinden nakl olan sözleriniz Kur'anı Kerim ayetlerini yazıp Resul Efendimizin beyanlarına ihtiyacı olduğu halde , bu ayet bak ne diyor diyerek kendi düşündüğünü Allah sözü diye yansıtmaya çalışanlara ve manasını düşündüğü gibi zannedenlere yıkıcı sağlam bir cevap olmuş.Fakat sözleriniz ancak aklı selim sahipleri anlar.Sakim akıl sahipleri itiraz ve saldırılarına devam edecektir.
 

ARİF

Amatör
Üye
SUBHANALLAH... Ya kardeşim sen ne laftan anlamaz insansın, Yukarda alıntıladığım kısımları bilerek işaretledim zaten bu kelimeler senin düşünce yapını ele veren kelimeler, şu forumda senin yazdığın değişik konularda değişik mesajların da savunduğun şeyi ne bir Ayet ne bir Sahih Hadis ile desteklediğin bir yorumun yok bana kendi fikrini söylüyor (HAŞA) İLAH'lık idda ediyor diyosun sende bir tane savunduğunu destekleyecek, ALLAH KELAMI AYET, nede bir tane HADİS-İ ŞERİF var, şimdi sana sorarım, ve bu yazışmaları okuyan tarafsız gözlere, Hangimiz söylediklerimizde HAKKI hangimiz BATILI savunmaya gayret ediyoruz...

Gözünün önüne ayetleri getiriyorum okuyasın diye, anlayasın diye şu ayeti ALİM Yorumlar ben HAŞA yorum dahi yapamam, ben işte bu kadar acizim, ne anlamlar vardır şu aşağıdaki ayetlerde, diyorsan sorun nerde bi düşün bakim


Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın. (MERYEM/97)

Suçluların tuttuğu yol açığa çıksın diye, âyetleri işte böyle genişçe açıklıyoruz. (EN'AM/55)


Bundan daha açık ne olacak ALLAH (C.C)' kelime kelime tefsiride mi gönderecekti,

Tefsir okunmasına karşı değilim ki, bende okuyorum, ALİM lerin kitaplarının okunmayacağınıda hiçbir zaman söylemedim, ama MÜMİN AMEL EDERKEN ALİMİN YAZDIĞI KİTABA, MEZHEBİNDEKİ İBADET ŞEKLİNE KUR-AN ve SÜNNET den önce tutarsa işte burda ki örnekde olduğu gibi yukardaki gibi ne söylediğini yazdığını bilmeyen gibi olur, var mı böyle bir cümle ya BEN İLAHLIK İDDA EDİYORMUŞUM... SUPHANALLAH, SUPHANALLAH....


HTML:
Az söyledim dikkat ettim kalbini kırmamaya
Söyleyeceğin ne varsa söyle hiç çekinme, eksik bırakma... Ben sözümü kimseden sakınmam kulların ayıplamasından, değil ALLAH C.C dan korkarım HAKKI söylerim zaten senin gibilerin adetleridir savundukları zemin zaten o kadar temelsizdir ki, deliller ve belgeler ile karşısına gerçekler çıkınca çöküverir, savunanda o harbenin altında kalır....

EDİT: EKLEME
Yukarıda Bziya'dan alıntı yaparak bold yaptığın kısımlarda bariz hatalarını görmüyormusun Ammar kardeş.Ayetleri evet çıplak yazıyorsun fakat bu ayetleri yazarken kendi düşündüğün anlamlara istinaden buraya asıyorsun , işte bu anda bu ayetler ise senin düşündüğün anlamları içermediği için şirke girip İlahlık iddiasında bulunduğunun farkında değilmisin.Aynı zamanda da peygamberlik iddian var.

Sana tek sözüm eğer PEYGAMBERE İMAN ETTİ İSEN NAHL. 44 ayetine İMAN EDİN ve AYETLERİ KENDİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ ANLAMLARDA OLDUUNU ZANNETMEKTEN VAZGEÇİN.Ayetler sizin düşündüğünüz gibi değil Efendimiz ve Ehli sünnet alimlerinini naklettiği gibidir.Ayetleri kendi aklına göre açıklayanın dinden çıkacağına diar hadisler var , madem ukelaca ulemalık taslamak için çıktınız ortaya hiç mi duymadınız bu hadisleri.

Diğer yandan Din sadece kitap ve sünnet midir.İcma ve kıyas vardır.Bunuda mı öğrenemediniz.Bunları iki delili ortadan kaldırıp kendi aklınızla icma ve kıyas yapıyor burda çocuklar gibi kendinizi komik duruma düşürüyorsunuz.

Açıkcası itikadınız üflesen yıkılacak kadar zayıf, halinize tövbe edin haddinizi aşmadan akıllıca dininizi öğrenip yaşamaya bakın.
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Merak ettim inci mercan olan büyüklerinizi hangi cemaattansınız...
 
E

Ebu-Ahmet-Musab

Ziyaretci
Yukarıda Bziyua'dan alıntı yaparak bold yaptığın kısımlarda bariz hatalarını görmüyormusun Ammar kardeş.Ayetleri evet çıplak yazıyorsun fakat bu ayetleri yazarken kendi düşündüğü anlamlara istinaden buraya asıyorsun , işte bu anda bu ayetler ise senin düşündüğün anlamları içermediği için şirke girip İlahlık iddiasında bulunduğunun farkında değilmisin.Aynı zamanda da peygamberlik iddian var.

Sana tek sözüm eğer PEYGAMBERE İMAN ETTİ İSEN NAHL. 44 ayetine İMAN EDİN ve AYETLERİ KENDİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ ANLAMLARDA OLDUUNU ZANNETMEKTEN VAZGEÇİN.Ayetler sizin düşündüğünüz gibi değil Efendimiz ve Ehli sünnet alimlerinini naklettiği gibidir.Ayetleri kendi aklına göre açıklayanın dinden çıkacağına diar hadisler var , madem ukelaca ulemalık taslamak için çıktınız ortaya hiç mi duyadınız bu hadisleri.

Diğer yandan Din sadece kitap ve sünnet midir.İcma ve kıyas vardır.Bunuda mı öğrenemediniz.Bunları iki delili ortadan kaldırıp kendi aklınızla icma ve kıyas yapıyor burda çocuklar gibi kendinizi komik duruma düşürüyorsunuz.
Ayetlere kendi düşündüğü anlamları verip vermediğini anlamamız için sizin güvendiğiniz bir alimin bu sözkonusu ayetlere yaptığı yorumları buraya aktarında bakalım kendi hevasınımı söylüyor yoksa alimlerin yorumlarını mı naklediyor?

Son olarak size Peygamber efendimizin (S.A.S.) bir hadisini bildirmek isterim: “Bildiği halde babasından başkasına ait olduğunu iddia eden kişi kafir olur. Kendisinin olmayan bir şeyi, kendisininmiş gibi iddia eden kimse bizden değildir ve ateşteki yerine hazırlansın. Kim öyle olmadığı halde bir Müslümana kafir veya Allah’ın düşmanı derse, bu isimler kendisine döner.” (Müslim Kitabu-l İman.)

Siz Ammar' a daha beterini söylüyorsunuz bence :malesef:
 

Ammar

Kıdemli
Üye
1- Ebû Hanife(H:80-150)
Bunların ilki İmam Ebû Hanife Numan b. Sabit'tir. Mezhebinden olanlar ondan çeşitli söz ve ifadeler nakletmişlerdir. Hepsi de tek bir şeye götürmektedir ki, o da şudur: “Hadisi esas almak, ona muhalif olan görüşleri terk etmek vaciptir.”

1. Hadis sahih olduğunda, benim mezhebim o(hadis)dur.

(İbn Abidin, Hâşiye (1/63), Resmul-Müfti (İbn Abidin'in risalelerinden biridir) 1/4'te, şeyh Salih el-Fellâni İkaz'ul-Himem (s.62)'de nakletmişlerdir.)

2. Bir kimsenin nereden aldığımızı bilmeden bizim sözümüzü alması (onunla amel etmesi) helal olmaz. Bir rivayette de: “Benim delilimi bilmeyen bir kimsenin sözlerimle fetva vermesi haramdır.” “Çünkü biz beşeriz. Bugün bir söz söyler, yarın ondan geri dönebiliriz.

İbn Abdilberr, el-İntika fi fedaili's-selaseti'l-eimmeti'l-fukaha s. 145 İbnu'l-Kayyim İ'lamu'l-Muvakkıîn (2/309). Ġbn Abidin el-Bahru'r-Raik'in Haşiyesi (6/293). Resmu'l-Müfti (s. 29, 32).

2- İmam Malik b. Enes (H:93-179)

İmam Malik ise Şöyle demektedir:

1. Ben bir beşerim, isabet eder, hata da ederim. Benim görüşlerime bakın; Kitap ve sünnete uyanları alın, Kitap ve sünnete uymayanların hepsini terkedin.

İbn Abdilberr, el-Câmi (2/32). Ondan da İbn Hazm Usulü'l-Ahkam (6/149), yine el-Fellâni(s.72)

2. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışında her insanın sözlerinin bir kısmı alınıp, bir kısmı terk edilebilir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ise müstesnadır.

İbn Abdilhadi, İrsâdû's-Salik (1/227)'te sahih olduğunu söylemiştir. ibn Abdilberr el-Câmi (2/91)'de ibn Hazm Usulü'l-Ahkam (6/145, 179)'da el-Hakem b. Uteybe ve Mücahid'in sözü olarak rivayet etmiĢlerdir.

3. İbn Vehb diyor ki: İmam Malik'e, abdest alırken ayak parmaklarının arasını tahlil (el parmaklarıyla arasına su ulaştırma) meselesi sorulduğunda Şöyle dediğini duydum: “Bunu yapmak vacip değildir.” İnsanlar gidinceye kadar sustum. Sonra ona dedim ki: “Bu hususta elimizde varid olan bir sünnet var.” Dedi ki: “Nedir bu?” Dedim ki: “Bize Leys b. Sa'd, İbn Lehia ve Amr b. Haris anlattı ki, Yezid b. Amr el-Meafirî'den, (o da) Ebû Abdurrahman el-Habelî'den, (o da) el-Müstevrid b. ġeddat el-Kureşî'den dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in serçe parmağıyla ayak parmaklarının arasını ovaladığını gördüm.” Dedi ki: “Bu güzel bir hadistir, şimdiye kadar da duymuş değilim.”

İbn Ebi Hatim, el-Cerh ve't-Tadil'in mukaddimesi s. 31,32. Ayrıca Beyhaki Sünen'de (1/81)'de rivayet etmiştir.


3- İmam Şafiî (H:150-204)

İmam Şafiî'ye gelince bu hususta ondan nakledilenler daha çok ve daha da güzeldir.Şafiî mezhebine tâbi olanlar da bununla daha çok amel etmişlerdir. Bu sözlerden bazıları Şunlardır:

1. Rasûlullah‟ın sallallahu aleyhi ve sellem sünnetlerinden bazılarının ulaşmadığı veya kaybolmadığı hiç kimse yoktur. Söylediğim her söz ve koyduğum her asıl, şayet
Rasûlullah‟ın sallallahu aleyhi ve sellem bir sünnetiyle aykırılık arzediyorsa, uyulacak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sözüdür. O ayrıca benim de sözümdür.

Hakim, imam Şafiî'den kendi senediyle muttasıl olarak rivayet etmiştir. İbn Asakir'in “Tarih-u Dımeşk”ında da böyledir. (15/1/3) “İ'lâmu'l-muvakkiîn” (2/363-364) ve “el-ikâz”, s.100)


2. Müslümanlar, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in sünneti ortaya çıktıktan sonra, bir kimsenin o sünneti başka birinin sözü için terketmesinin helal olmayacağı hususunda icma etmişlerdir.

İbnu'l-Kayyim 2/361, el-Fellani s.68)


3. Kitaplarımda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetine muhalif birşey bulursanız, Rasûlullah‟ın sünnetiyle amel edin benim sözlerimi terkedin. Başka bir rivayette de: “Ona tâbi olun ve başka hiç kimsenin sözüne iltifat etmeyin.”

el-Heravi Zemmü'l-Kelam 3/47/1, Hatib el-İhticac bi'ş-Şafii 8/2, İbn Asakir 15/9/1,

4. Hadis sahih olduğunda benim mezhebim o hadistir.

Nevevi, a.g.e. şa'rani (1/57) (Hakim ve Beyhaki'ye nispet ederek) Cellani (s.107)

4- İmam Ahmed b. Hanbel (H:164-241)

İmam Ahmed'e gelince; imamlar arasında hadisleri daha çok toplayan ve bunlara bağlanan odur. Öyle ki “fer‟î konuları ele alan kitapların telif edilmesini hoş görmezdi.” Bundan dolayı Şöyle demektedir:

1- Beni taklid etmeyin, Malik‟i de, Şafiî'yi de, Evzaî ve Sevrî'yi de taklid etmeyin. Onlar nereden aldılarsa siz de oradan alın.”

Başka bir rivayette: “Dininde bu kimselerden kimseyi taklid etme, Rasûlullah ve sahâbîlerinden varid olan ne ise onu al. Bunlardan sonra gelenler (tabiînler) hususunda ise kişi muhayyerdir.”

Bir defasında da şöyle demiştir: “ittiba, kişinin, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟e ve sahâbîlere tâbi olmasıdır. Ancak tabiînden sonra kişi muhayyerdir.”

el-Fellani s.113, İbnu'l-Kayyim, İ'lam 2/302

2- Evzaî'nin görüşü, Malik'in görüşü, Ebû Hanife'nin görüşü... Bunların hepsi birer görüştür. Bana göre de hepsi eşittir. Delil ise ancak rivayetler (hadisler)dir.

ibn Abdilberr, el-Câmi' 2/149

3. Kim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in hadisini reddederse, o helak olacağı bir uçurumun kenarındadır (demektir).

İbnu'l-Cevzi s.182





İşte bu alimlerin kendi dillerinden söyledikleri bizim söylediğimizden farklı değildir ki; KUR-AN ve SÜNNET haricinde bağlıyıcı hiçbir KİTAP, SÖZ, ŞEYH, ALİM, TARİKAT yoktur.. buyrun delilleri ve belgeleri ile size sunuyorum, bu ALİM zat'lara bile iftira atıyorlar, onlar zaten KUR-AN ve SÜNNET dışına hiç çıkmadılar meselelerin çözümlerinde başka kaynaklara başvurmadılar ki..


İŞTE SİZE ALİMLERİN SÖZLERİ DELİLLERİ İLE BERABER Bİ OKUYUN BAKALIM.. Ama sizin adetinizdir.. BizMürşidimiz ne oku derse onu okuruz, biz ne anlatırsa onu dinleriz .....
 

ARİF

Amatör
Üye
Merak ettim inci mercan olan büyüklerinizi hangi cemaattansınız...
Bak Ammar kardeş , konuya hem müdahil oluyor yıpratmak için ayetler asıyorsun.Fakat ayetlerin gerçek manasını bilmeden aklınca cevap yetiştiriyorsun.Bir müslüman böylemi yapar.Unutmaki İncil ve Tevrat kutsal kitapları da sizin gibi düşünenlerin , ayetlere kendi düşündüğü manayı vermek isteyenlerin yüzünden tahrif edildi.

Yaptığınız çok yanlış birşeydir.Kur'anı Kerimin sahibi muahtabı Efendimizdir.Efendimiz ne açıklamış varisleri ne nakletmiş ona bakılır.Çıplak yaeti buraya kendi düşündüğün şeyin tercümanı olarak asarsan o ayet ayet olmaktan çıkar senin dar ve kısa aklının anlatmak istediği bir beşer sözüne döner.Bu bir şekil yorumdur ve çok tehlikelidir.

İçerde biri varsa bir söz yetişir.

Madem merak ettin söyleyelim , ben ALTIN SİLSİLE adı ile meşhur hocadan talebeye icazet sahibi ve en son Efendimiz aleyhisselama bağlanan silsilenin yolunda giden bir kulum.Bu yolun alimleri her söylediğini hocasından nakletmiştir.Yukarı doğru çıkıldığında en üstte Efendimiz'den öğrendiklerini nakletmişlerdir.Dinzamanla değişmez.Din sahibinden nakl edilmedikçe değişime uğruyor demektir.Dinin sahibi ise Hz. Muhammed Aleyhisselam'dır.Efendimize uymak isteyen Ehli sünnet büyüklerine uymalıdır.Ehli sünnete uymayan Efendimize uymuş olmaz.Kendi aklına veya başka bir insanın kendi aklına uymuş olur.
 
E

Ebu-Ahmet-Musab

Ziyaretci
Bak Ammar kardeş , konuya hem müdahil oluyor yıpratmak için ayetler asıyorsun.Fakat ayetlerin gerçek manasını bilmeden aklınca cevap yetiştiriyorsun.Bir müslüman böylemi yapar.Unutmaki İncil ve Tevrat kutsal kitapları da sizin gibi düşünenlerin , ayetlere kendi düşündüğü manayı vermek isteyenlerin yüzünden tahrif edildi.

Yaptığınız çok yanlış birşeydir.Kur'anı Kerimin sahibi muahtabı Efendimizdir.Efendimiz ne açıklamış varisleri ne nakletmiş ona bakılır.Çıplak yaeti buraya kendi düşündüğün şeyin tercümanı olarak asarsan o ayet ayet olmaktan çıkar senin dar ve kısa aklının anlatmak istediği bir beşer sözüne döner.Bu bir şekil yorumdur ve çok tehlikelidir.

İçerde biri varsa bir söz yetişir.

Madem merak ettin söyleyelim , ben ALTIN SİLSİLE adı ile meşhur hocadan talebeye icazet sahibi ve en son Efendimiz aleyhisselama bağlanan silsilenin yolunda giden bir kulum.Bu yolun alimleri her söylediğini hocasından nakletmiştir.Yukarı doğru çıkıldığında en üstte Efendimiz'den öğrendiklerini nakletmişlerdir.Dinzamanla değişmez.Din sahibinden nakl edilmedikçe değişime uğruyor demektir.Dinin sahibi ise Hz. Muhammed Aleyhisselam'dır.Efendimize uymak isteyen Ehli sünnet büyüklerine uymalıdır.Ehli sünnete uymayan Efendimize uymuş olmaz.Kendi aklına veya başka bir insanın kendi aklına uymuş olur.
Syn Arif, arkadaşın kendi düşüncelerini yazdığı konusunda inatla idiia ediyorsunuz. Adam ben demiyorum bak alimler bunu demiş diyor, siz yok bunlar senin yorumların diyorsunuz.

Şimdi biz Alimlerin tefsirlerini okumayalım mı? Hadis alimlerinin söylediklerini boşmu verelim. Bu dört büyük imamın ne söylediği önemli değilmi? Tabikide evet önemli diceksiniz. EE neyi tartışıyorsunuz o zaman? Ammar da buraya alimlerin sözlerini ve tefsirlerini aktarıyo, Aktarmasın mı? Bilinmesin mi bunlar?

Sizin inandığınız alimler farklımı tesfir yapmışlar bi aktarında bi bakalım ne var sanki? :icon_question:
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Yukarıda Bziya'dan alıntı yaparak bold yaptığın kısımlarda bariz hatalarını görmüyormusun Ammar kardeş.Ayetleri evet çıplak yazıyorsun fakat bu ayetleri yazarken kendi düşündüğün anlamlara istinaden buraya asıyorsun , işte bu anda bu ayetler ise senin düşündüğün anlamları içermediği için şirke girip İlahlık iddiasında bulunduğunun farkında değilmisin.Aynı zamanda da peygamberlik iddian var.

Sana tek sözüm eğer PEYGAMBERE İMAN ETTİ İSEN NAHL. 44 ayetine İMAN EDİN ve AYETLERİ KENDİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ ANLAMLARDA OLDUUNU ZANNETMEKTEN VAZGEÇİN.Ayetler sizin düşündüğünüz gibi değil Efendimiz ve Ehli sünnet alimlerinini naklettiği gibidir.Ayetleri kendi aklına göre açıklayanın dinden çıkacağına diar hadisler var , madem ukelaca ulemalık taslamak için çıktınız ortaya hiç mi duymadınız bu hadisleri.

Diğer yandan Din sadece kitap ve sünnet midir.İcma ve kıyas vardır.Bunuda mı öğrenemediniz.Bunları iki delili ortadan kaldırıp kendi aklınızla icma ve kıyas yapıyor burda çocuklar gibi kendinizi komik duruma düşürüyorsunuz.

Açıkcası itikadınız üflesen yıkılacak kadar zayıf, halinize tövbe edin haddinizi aşmadan akıllıca dininizi öğrenip yaşamaya bakın.


Üfle bakalım bi yıkmayı dene, ALLAH C.C un izniyle görebilecek göze işitecek kulağa, düşünecek akla sahipsen yukardan aşşağı konuda yazılanları sakin kafayla geri çekilip şöyle bi zahmet oku bakalım, kim neyi savunmuş, savunduğu şeyleri nelerle desteklemiş bi bak bakalım, Tövbe etmesi gerekn sensin uyarıyı içeren ayeti de ekliyeyim belki gafletten uyandırır.


6.128.Gün olur şöyle diyerek onları huzurunda toplar: "Ey cinler/görünmez varlıklar topluluğu! Şu insanlara gerçekten çok ettiniz/insanların birçoğuna göz diktiniz." Onların insanlardan olan evliya şöyle derler: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlanmıştı. Bizim için belirlediğin sürenin sonuna geldik." Buyurur ki: "Barınağınız ateştir. Allah'ın dilediği zamanlar hariç orada süreklisiniz." Senin Rabbin Hakîm'dir, Alîm'dir.



7.3.Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden birtakım evliya ardına düşmeyin. Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
 

Ammar

Kıdemli
Üye
Bak Ammar kardeş , konuya hem müdahil oluyor yıpratmak için ayetler asıyorsun.Fakat ayetlerin gerçek manasını bilmeden aklınca cevap yetiştiriyorsun.Bir müslüman böylemi yapar.Unutmaki İncil ve Tevrat kutsal kitapları da sizin gibi düşünenlerin , ayetlere kendi düşündüğü manayı vermek isteyenlerin yüzünden tahrif edildi.

Yaptığınız çok yanlış birşeydir.Kur'anı Kerimin sahibi muahtabı Efendimizdir.Efendimiz ne açıklamış varisleri ne nakletmiş ona bakılır.Çıplak yaeti buraya kendi düşündüğün şeyin tercümanı olarak asarsan o ayet ayet olmaktan çıkar senin dar ve kısa aklının anlatmak istediği bir beşer sözüne döner.Bu bir şekil yorumdur ve çok tehlikelidir.

İçerde biri varsa bir söz yetişir.

Madem merak ettin söyleyelim , ben ALTIN SİLSİLE adı ile meşhur hocadan talebeye icazet sahibi ve en son Efendimiz aleyhisselama bağlanan silsilenin yolunda giden bir kulum.Bu yolun alimleri her söylediğini hocasından nakletmiştir.Yukarı doğru çıkıldığında en üstte Efendimiz'den öğrendiklerini nakletmişlerdir.Dinzamanla değişmez.Din sahibinden nakl edilmedikçe değişime uğruyor demektir.Dinin sahibi ise Hz. Muhammed Aleyhisselam'dır.Efendimize uymak isteyen Ehli sünnet büyüklerine uymalıdır.Ehli sünnete uymayan Efendimize uymuş olmaz.Kendi aklına veya başka bir insanın kendi aklına uymuş olur.


Bu ne çarpık bir düşüncedir, KUR-AN Tüm İnsanlığa gönderilmiş apaçık bir uyarıdır.. bir insana gönderilmemiştir. EFENDİMİZ S.A.S ölümsüzmüdür, ki ALLAH C.C kıyamete kadar sadece onun açıklayacağı bir kitap indirsin, peki varis diye idda ettiğin şahısların delilleri nedir, RESULULLAH S.A.S' in ben öldükten sonra varislerim ümmetimin üzerinde KUR-AN açıklamakla görevlidir diye bir Ayet, bir Hadis varmı..? Bizim için Tek bağlayıcı KUR-AN ve SÜNNET dir.. yukarda verdim zaten gerçek alimler de bunu kendileri ilan ediyorlar delilleri ile AL sana ALLAH C.C un kitabında niçin, kime, apaçıkmı yoksa alim şartmı delilleri ile AYETLER ;

Elif lâm râ! Bu, İnsanları Rabb’lerinin izniyle karanlıklardan aydınlığa, Aziz ve Hamîd olanın dosdoğru yoluna çıkarman için, sana indirdiğimiz Kitaptır.(İbrahim: 1)

İşte bu, insanlara bir tebliğdir. Onunla uyarılsınlar ve ancak onun tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye...(İbrahim: 52)

Biz, kitabı ancak hakkında ihtilaf ettikleri şeyleri onlara açıklaman için, yol gösterici ve iman eden bir halka rahmet olarak sana indirdik. (Nahl: 62)



Öğüt almak İçin Gönderildi:

Onların söylediklerini biz daha iyi biliriz. Sen, onları zorlayacak değilsin. Bu sebeple tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver. (Kâf: 45)

Düşünmek İçin Gönderildi:

Onlar, Kur’an’ı hiç düşünmüyorlar mı, yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var? (Muhammed: 24)

Akıl sahiplerinin, ayetlerini düşünmeleri ve öğüt almaları için sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. (Sâd: 29)



Hak ile bâtılı ayırmak için gönderildi:

Ey iman edenler! Eğer Allah’tan korkarsanız, O size iyiyi kötüden ayıracak bir kabiliyet verir. Ve sizin günahlarınızı örter. Sizi bağışlar. Allah son derece büyük lütuf sahibidir. (Enfal: 29)

Deki, “Hak geldi, batıl yıkıldı. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur.” (İsra: 81)



Müjdelemek Ve Uyarmak İçin Gönderildi:

Müjdeci ve uyarıcıdır. Oysa çokları işitmeyerek yüz çevirmiştir (Fussilet: 4)



Şüphesiz bu Kur’an, en doğru yolu gösterir. Doğruları yapan müminlere büyük mükafat olduğunu müjdeler. (İsra: 9)





İnsanları Uyarmak İçin Gönderildi:

“O, (Kur’an) senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu, belki doğru yola gelirler diye uyarman için Rabbi’nden gelen gerçektir.” (Secde: 3)



İnsanları Doğru Yola Sırat-ı Müstakime Ulaştırmak İçin Gönderildi:

Allah, onunla hoşnut olduğu şeyleri isteyenleri kurtuluş yollarına iletip karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onları dosdoğru bir yola hidayet eder (Maide: 16)



Korunmak İsteyenlere Kılavuz Olmak İçin Gönderildi:

İşte bu kitap, onda hiç şüphe yok ki korunmak isteyenler için bir kılavuzdur. (Bakara: 2)



İnsanlara Rahmet Olması İçin Gönderildi:

Andolsun ki, peygamberlerin kıssalarında, sağduyu sahipleri için ibretler vardır. Bu, uydurma bir söz değildir. Kendinden önceki Kitabları tasdik eden, iman eden bir toplum için her şeyi açıklayan, doğru yolu gösteren bir rehber ve rahmettir.(Yûsuf: 111)

Kur’an’dan müminler için şifa ve rahmeti indiriyoruz. Bu, zalimlere de hüsrandan başka bir şeyi artırmıyor (İsra: 82)



İnsanlara Ağır Ağır Okunmak için Gönderildi:

Kur'an'ı insanlara ağır ağır okuman için bölüm bölüm indirdik. (İsra: 106)



Bütün Kutsal Kitaplardaki Hakkı Doğrulamak Tasdik Ve Teyit Etmek İçin Gönderildi:

Sana vahyettiğimiz kitap, kendinden öncekileri tasdik eden hak bir kitaptır. Allah, kullarından haberdardır, onları görür.(Fatır: 31)



Mü’minlere İmanlarını Artırmak İçin Gönderildi:

Bizim sana her bir peygamberin haberini anlatmamız senin kalbini sağlamlaştırmak içindir. Bu konuda sana gerçek olan, güzel öğüt ve uyarı gelmiştir. (Hûd: 124)





Kalplerini Yatıştırmak Ve Mutmain Kılmak İçin Gönderildi:

De ki: “O’nu Ruhul Kudüs (Cebrail), müminlerin imanının pekişmesi, müslümanlara doğru yolu göstermek ve müjde vermek için Rabbinin katından indirmiştir (Nahl: 102)



İslam Düşmanlarına Karşı Kur’an’la Savaşmak İçin Gönderildi:

O halde sen, kafirlere itaat etme ve onlara karşı Kur’an’la büyük bir cihatla mücadele et. (Fûrkan: 52)



İnsanların İhtilafa düştükleri Şeyleri Açıklamak İçin Gönderildi:

Biz, kitabı ancak hakkında ihtilaf ettikleri şeyleri onlara açıklaman için, yol gösterici ve iman eden bir halka rahmet olarak sana indirdik. (Nahl: 64)



Kendisiyle Hükmedilmesi İçin Gönderildi:

Şüphesiz biz, sana kitabı insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği gibi hüküm veresin diye hak olarak indirdik, hainlerin savunucusu olma(Nisa: 105)



Kendisine Tabi Olunup Yaşanması İçin Gönderildi:

Rabbinizden size indirilene uyun; ondan başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt dinliyorsunuz!(A’râf: 3)

İnsanlara Sorumluluklarını Hatırlatmak Ve Onlara Sorumluluk Yüklemek İçin Gönderildi:

Topluca Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve parçalanmayın! Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün, hani siz düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirdi. O'nun bu nimeti ile kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş çukurunun kenarında idiniz de sizi oradan kurtardı. Doğru yola çıkasınız diye, Allah size ayetlerini işte böyle açıklıyor. (Al-i İmran: 103)



Kur’an Ölüler İçin Değil Diriler İçin Gönderildi:

Ona şiir öğretmedik, ona yakışmaz da. Bu, yalnızca bir hatırlatma ve apaçık Kur'an'dır.

Diri olanları uyarmak ve sözün nankörler aleyhinde gerçekleşmesi için... (Yâsin: 69-70)

“Sen, ölüye sesini duyuramazsın, arkasını dönüp gittiği zaman sağırlara çağrını duyuramazsın.” (Rûm: 52)



Kur’an Arapça Olarak Gönderildi:

Biz Kur'an'ı yabancı bir dilde okusaydık:

‑Ayetleri açıklanmalı değil miydi? bir Araba, yabancı dilde mi? derlerdi. De ki:

‑İman edenlere kılavuz ve şifadır. İman etmeyenlerin kulaklarında ağırlık vardır. O, onlara karşı bir körlüktür. (Sanki) onlara uzak bir yerden sesleniliyor. (Fussilet: 44)

Onların, “Ona (Muhammed'e) bir insan öğretiyor." dediklerini elbette biliyoruz. Kastettikleri kimsenin dili yabancıdır. Kur'an ise apaçık Arapça'dır. (Nahl : 103)



Kur’an Öğüt alınması için Kolaylaştırılmıştır:

Andolsun ki Kur'an'ı da öğüt olması için kolaylaştırdık, öğüt alan var mı? (Kamer: 17,22, 32, 40)
 

ARİF

Amatör
Üye
Mezhepsizler, dindeki dört delilin ikisini kabul etmeyip, kitap ve sünnetten başka delil yok diyorlar. Mezhepsizleri de geride bırakan türediler, kitap ve sünnet tabirine bile saldırıp, (Kur’andan başka, sünnet adı altında din çıkarılıyor, Kur’anı getirmekle Peygamberin işi bitti, o bir postacıdır) diyerek sünneti Kur’andan farklı gibi gösteriyorlar. Âyet-i kerimelerde bunların kâfir oldukları bildiriliyor.

Görüldüğü gibi, yalnız Kur’an diyerek, Resule uymayanların, sahtekâr birer kâfir olduklarını, Allah ve Resulü bildirmektedir. Bunların, Kur’ana inanıyorum demeleri yalandır; çünkü Kur’an-ı kerimi toplayanlar da, hadis-i şerifleri bildirenler de Eshab-ı kiramdır. Birine inanıp öteki inkâr edilmez. Resulullah efendimiz, bunların çıkacağını mucize olarak 14 asır önce bildirmiştir. Üç hadis-i şerif meali:
(Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” derler.) [Ebu Ya’la]

(Bazı kibirli kişiler çıkacak, “Allah Kur’anda bildirilenden başka bir şeyi haram kılmadı” diyecek. Yemin ederim ki, benim de emrettiğim, yasakladığım, koyduğum hükümler vardır. Bunların sayısı Kur’andaki hükümlerden daha çoktur.) [Ebu Davud]

(Kur’andan başka delil kabul etmem diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]

Kur’an-ı kerimde, (yalnız Kur’ana uyun) denmiyor, (Allah’a ve resulüne uyun) deniyor. Resulünü dışlayıp, Kur’anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan, Kur’anın ifadesiyle kâfir olur.

(Bize yalnız Kur’andan söyle) diyen birine, İmran bin Husayn hazretleri, (Ey ahmak! Kur’anda, namazların kaç rekât olduğunu bulabilir misin?) dedi. Hazret-i Ömer, farzların seferde kaç rekât kılınacağını Kur’anda bulamadık diyenlere, (Kur’anda bulamadığımızı, Resulullah’tan gördüğümüz gibi yaparız. O, seferde, 4 rekâtlı farzları iki kılardı) buyurdu. (Mizan-ül-kübra)

Resulullah’a uymanın önemi anlaşılınca, Kur’an-ı kerimin açıklaması olan hadis-i şeriflere de uymak gerektiği anlaşılır. Hadis-i şerifler olmasaydı, namazların kaç rekât olduğu ve nasıl kılınacağı, zekâtın, orucun, haccın farzları, hukuk bilgileri bilinemezdi. Yani hiç kimse, bunları Kur’an-ı kerimden çıkaramazdı. Şu halde Kur’an-ı kerimi anlamak için, onun açıklaması olan hadis-i şeriflere ihtiyaç vardır. Hadis-i şerifleri de anlamak için âlimlere ihtiyaç vardır. Allahü teâlâ, (Peygambere sorun, âlimlere sorun) buyuruyor. Herkes Kur’anı anlayabilseydi o zaman peygambere ne lüzum kalırdı? Kur’an-ı kerimi doğru anlayamadıkları için 72 sapık fırka meydana çıktı? Üç ayet-i kerime meali:
(Eğer onun hükmünü peygambere veya ülül-emre [yetkililere, âlimlere] sorsalardı, öğrenmiş olurlardı.) [Nisa 83] (Demek ki, ülül-emre de uyulması gerekiyor.)

(Verdiğimiz bu misalleri ancak âlim olanlar anlar.) [Ankebut 43]

(Bilmiyorsanız âlimlere sorun.) [Nahl 43]

Bu âyetler, Kur’an-ı kerimi anlamak için âlimlerin açıklamasına da ihtiyaç olduğunu bildiriyor. Zaten Kur’an meali okuyan, murad-ı ilahiyi öğrenemez. Tercüme edenin bilgi derecesine göre, yaptığı açıklamayı öğrenir. Bir cahilin veya bir sapığın yazdığı meali okuyan da, Allahü teâlânın bildirmek istediğini değil, tercüme edenin anladım sanarak kendi kafasından anlatmak istediğini öğrenir. Kur’an-ı kerim mealini okuyan, amel ve ibadetle ilgili bilgileri öğrenemez. İtikada ait bilgileri ise öğrenmesi hiç mümkün olmaz; çünkü 72 dalalet fırkası, Kur’an-ı kerime yanlış mana verdiği için sapıtmıştır.

Kur’an-ı kerim, dinin anayasası hükmündedir. Yüz binlerce hadis-i şeriflerle açıklanmıştır. EHLİ SÜNNET Âlimleri, Kur’an-ı kerimi ve hadis-i şerifleri açıklamıştır. Bu açıklamalar olmadan Kur’an-ı kerime uyulamaz. Bugünkü Anayasa da öyledir. Kanunlar, tüzükler, yönetmelikler ve mahkeme ictihadlarıyla ülke yönetilmektedir. Bunlar olmadan sırf anayasa ile ülke yönetilmez. Anayasa hep kanunlara havale eder. Kur’an-ı kerim de hep Resulullaha havale eder, âlimlere havale eder. Onun için, sırf anayasa ile memleket idare edilmez, Kur’an mealinden de din öğrenilmez.
 

ARİF

Amatör
Üye
Dinimizde delil sadece Kur’an-ı kerim değildir. Dinimizde dört tane delil vardır. Bunlar;
1- Kitab,
2- Sünnet,
3- İcma [Ehli sünnet âlimlerinin söz birliği],
4- Kıyası fukaha [Ehli sünnet Fıkıh âlimlerinin ictihadı]

Her meselede bu dört delile bakılır. Mesela enseyi mesh etmek haram mı diye bu delillere bakılır. Bu delillerde öyle bir şey yok. Hatta sünnet olduğunu fıkıh kitapları bildiriyor. Zebranın yendiğini, köpeğin yenmediğini yine fıkıh kitapları bildiriyor. Bir de, dört hak mezhepte bazı fıkhi konular farklıdır. Bir mezhepte haram olan öteki mezhepte mubah olabilir. Onun için herkes kendi mezhebine göre amel etmesi gerekir. Bu delillerle inanmayan, dört mezhepten birisinde bulunmayıp sadece Kur’an diyen kimse mezhepsizdir. Mezhepsizin sapık veya kâfir olduğu Seyyid Ahmed Tahtavi’nin Dürr-ül-muhtar hâşiyesinin Zebâyıh kısmında bildirilmektedir.

Örf, bir şehirdeki insanların dine aykırı olmayan umumi âdetleri demektir. Edille-i şeriyye denilen dört delilden sonra dine aykırı olmayan örf ve âdetler de delil olur. Ancak, zamanın değişmesiyle örf ve âdete dayanan hükümler değişebilir. Çünkü Mecelle’nin 39. maddenin açıklamasında deniyor ki: Zamanın değişmesiyle, örf ve âdete ait hükümler değişebilir. Nassa, delile dayanan hükümler zamanla değişmez. (Dürer-ül hükkam)

Nassa dayanan hükümler zamanla değişmez. İbadetlerde nass ile bildirilmiş olmayan bir hükmü anlamak için umumi [genel] âdetler delil olur. Âdetlerin umumi olması için Eshab-ı kiram zamanından kalması, müctehidlerin kullanmış olmaları ve devamlı olmaları gerekir. Sonradan âdet olan şeyler, şer’i delil olmaz. Muamelattaki âdete ait hükümler, nassa muhalif değilse delil olur. Örf ve âdetin nassa aykırı olup olmadığını da ancak fıkıh âlimleri anlar. (Mecelle şerhi)
 

ARİF

Amatör
Üye
YUKARIDA BİZ ALİMLEDEN NAKLEDİYORUZ DİYENLER ; AMMAR ve DİĞER YANDAŞI : MADEM ALİMLERDEN NAKLEDİYORSUNUZ NEDEN SADECE KİTAP ve SÜNNET DİYORSUNUZ.HER ELİNE KİTAP LAN ALİMMİ OLUYOR.KENDİNİ ALİM TANITAN BİNLERCE MEZHEPSİZ SAPIK VAR.HEM KİTAP ve SÜNNET DELİLDİR BAŞKA DELİL YOKTUR DİYORSUNUZ HEMDE AYETLERİN MEALLERİNİ BİR YORUM ŞEKLİ OLAN KONUYA ADAPTE EDEREK ALİMLER BÖYLE BUYURUYOR DİYORSUNUZ.

YANİ HEM ALİMLER EVLİYALAR YOKTUR DİYE AHKAM KESİYORSUNUZ KÖŞEYE SIKIŞINCA MEALLERİN ALİMLERE AİT OLDUĞUNU SÖYLEYİP ÇOCUK MU KANDIRIYORSUNUZ.PEKİ BU AYETLERİ HANGİ KONUYA NE DEMEK İSTEYEREK ASIYORSUNUZ.BUDA BİR ÇEŞİT YORUMDUR.KENDİ AKLINI ÖLÇÜ ALMAKTIR.

İŞİNİZE GELMEDİMİ ALİM EVLİYA YOK , İŞİNİZE GELDİMİ ALİMLER BÖYLE BUYURDU...

KENDİ ÇELİŞKİLERİNİZİ ÇÖZÜN ONDAN SONRA ÇIKIN DİN ADINA KONUŞUN.
 
Üst Alt